Takip Edin

Güncel

“Ülkedeki pahalılığın sorumlularından bir tanesi de bu yapıdır”

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Kıbrıs Türk Liman İşçileri Şirketi (Değişiklik) Yasa Tasarısını oyçokluğuyla onayladı.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, devam ediyor.

Genel Kurul’da İç tüzüğün 62. maddesine göre yapılan konuşmalar ardından, Dilekçe ve Ombudsman Komitesi’nin, “Sayın Mehmet Ümit Bahşi’nin başvurusu üzerine hazırlanan denetçi raporu”na ilişkin raporu okundu.

Genel Kurulda daha sonra, Kıbrıs Türk Liman İşçileri Şirketi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ele alındı.

AKANSOY

Tasarı üzerine ilk sözü alan CTP Milletvekili Asım Akansoy, 65 yaş olan liman işçilerinin emeklilik yaşının 66’ya yükseltilmesinin yanlışlığına geçen hafta da aynı tasarı görüşülürken dikkat çektiklerini ancak bugün bu yaşın 68’e yükseltildiğine işaret etti.

3 yıl konusuna sıcak bakmadıklarını, bunun limandaki sorunların ötelenmesi ve sorunlara gereken önemin verilmediği anlamına geldiğini belirten Akansoy, Mağusa Limanı’nda otorite sorunu bulunduğunu ve Mağusa’ya hastalık taşıdığını dolayısıyla da sorunlarının ötelenemeyeceğini vurguladı.

Akansoy, Mağusa Limanı ile ilgili atılacak adımların tüm paydaşlarla birlikte alınması gerektiğini kaydederek, “Kamu kaynağı yok diye bu model kabul edilemez” dedi.  Akansoy, Mağusa Limanı’nın öncelikle yönetsel sorunlarının çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, yasaya oylarının olumsuz olacağını söyledi.

ŞAHALİ

CTP Milletvekili Erkut Şahali de, gayri adil bir uygulama öngören tasarıda yaş sınırının 65’ten 66’ya çıkarılmak istenmesinin nedenini çözmeye çalışırken pazartesinden perşembeye 66‘ya 2 yıl daha eklenmesini anlamlandıramadıklarını kaydetti.

Şahali, bu durumun rahatsızlık yarattığını belirterek, bu konuda nasıl bir olağanüstü gelişme olduğunu sordu.

Erkut Şahali, önemli bir kent olan Mağusa’nın bir liman kenti olduğunu ve limana ne olacağının aslında Mağusa’ya ne olacağı anlamına geldiğini söyledi.

Mağusa Limanı konusundaki bu tartışmanın, daha ciddi ve daha fazla veriye dayalı yapılması gerektiğine inanç belirten Şahali, liman işçilerinin, Mağusa Limanı’ndaki yeri ve öneminin çok büyük olduğunu, liman işçileri şirketinin yaşadığı sıkıntıların aslında limanda oluşan idari zafiyetten kaynaklandığını vurguladı. Şahali, yasaya oylarını olumsuz olacağını kaydetti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İskele’de yarın beş saatlik elektrik kesinti

GÜNDÜZ

UBP Milletvekili Menteş Gündüz, yaş değişikliğindeki temel düşüncenin önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle zaman kazanmak olduğunu ifade ederek, şirkette özelleştirilme yapılıp yapılmayacağının araştırılması için süre kazanmanın amaçlandığını söyledi. 

Liman işçilerinin yaşının 66’ya gelmiş olması nedeniyle süreç içinde oluşabilecek kaosu ortadan kaldırmak amacıyla bu yaşın 68’e yükseltilmesinin düşünüldüğünü, burada art niyet olmadığını vurguladı.

Gelinen aşamada, Mağusa Limanı’nın gelişen denizcilik sektörüne hizmet verecek bir düzeyde olmadığını belirten Gündüz, bunun Mağusa Limanı’nın kapatılacağı anlamına gelmediğini söyledi.

Menteş Gündüz, “Bugün artık Mağusa Limanı tekerlek yüke bile cevap veremiyor. Şu anda konteyner yerleştirecek alanımız bile yok. Yük limanının kaydırılması gerekiyor” dedi.

ARIKLI

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, Liman işçileri şirketinin imtiyaz hakkının kaldırılmasını, TC ile imzalanan protokolde en önemli maddelerden biri olduğunu söyledi.

Liman işçileri şirketinin imtiyazının bilinmeyen bir nedenle 1 yıl daha uzatılmasını öngören bir çalışmayla yaş sınırının 68’e çıkarıldığını anımsatan Arıklı,  protokolde yer alan çalışmanın yapılmadığının görüldüğünü kaydetti.

Bunun neden ötelendiğini ve ekonomik protokolün öngördüğü maddenin yerine getirilmediğini soran Arıklı, protokole göre Kasım ayı sonunda teknik şartnamesi hazır olması gereken özelleştirme ihalesini de sorarak, “Yapamayacağınız şeyi niye protokole koyuyorsunuz”  dedi.

DENKTAŞ

DP Milletvekili Serdar Denktaş da, yıllardır çözülemeyen iki konun Kıbrıs konusu ve Mağusa Limanı konusu olduğuna işaret ederek, burada şirket veya sendikadan emekli olacak birinin yaşının ne olacağının devleti ilgilendirmediğini, burada imtiyazın kaldırılması gerektiğini veya devlete gelir sağlayacak bir durumsa limana harcanabileceğini kaydetti.

Denktaş, limanda büyük bir çevre kirliliği bulunduğunu, bu konuda talimat verdiğini ancak takip edecek ömürlerinin yetmediğini ifade ederek, çevre kirliliğinin oradaki okulu ve Gazimağusa halkını etkilediğini kaydetti.

Gazimağusa Limanı’nda imtiyazın kaldırılması ve buradaki şirketi özel kabul edip, liberalleşmeye gidilmesi gerektiğini anlatan Denktaş, buradaki çalışan yaşının neden büyütülmeye çalışıldığını anlamadığını söyledi. Denktaş, “İlk önce bunun ne olduğun ortaya koymak lazım. KİT ise KİT, sendikaysa sendika, şirketse şirket olduğunu ortaya koymak gerekiyor” dedi. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yarına dikkat! Çok kuvvetli yağış geliyor

Denktaş, ivediliğine olumlu oy kullanacaklarını ancak yasa tasarısına ret oyu kullanacaklarını söyledi.

ATAKAN

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan da, hassasiyetleri saygı ve anlayışla karşıladığını, burada Türkiye ile birlikte hareket edildiğini ve çalışmaların protokole uygun yürütüldüğünü söyledi. Atakan, buradaki düzenlemenin liman işçileriyle birlikte yapıldığını ve imtiyaz bulunmadığını, kaldırılacağını anlattı.

Atakan, burada sağlıklı bir yapı oluşturulamadığını, ne olduğu belli olmayan bir yapı bulunduğunu ifade ederek, “Ülkedeki pahalılığın sorumlularından bir tanesi de bu yapıdır” dedi.

Dolayısıyla bu çerçevedeki çalışmanın bir “basiretsizlik” olmadığını ifade eden Atakan, limanda uluslararası bir ihaleye çıkılabilecek duruma geldiklerini söyledi. Gazimağusa Limanı’nda yıllardır hiçbir şekilde ilerleme sağlanamadığını, limanlar dairesi yapısının liman kadar kötü durumda olduğunu söyleyen Atakan, limanın daha güçlü bir yapıya getirilmesi için birlikte çalışmanın önemine işaret etti.

Atakan, Gazimağusa Limanı’nda esas amacın buradaki yük limanının taşınması ve limanın sadece turist amaçlı kullanılması olduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından tasarının madde madde görüşülmesine geçildi. Tasarı oyçokluğuyla kabul edildi.

Genel Kurul’da daha sonra bir daha görüşülmek üzere komiteye geri verilen Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasa Tasarısı ile Organize Sanayi Bölgeleri (Değişiklik) Yasa Önerisinin üçüncü görüşmesi yapıldı ve yasa tasarısıyla yasa önerisi oybirliğiyle onaylandı.

Güncel

“Türkiye ile her konuda aynı şeyi düşünmek zorunda değiliz”

Bütçe görüşmelerinin ikinci gününde kürsüye çıkan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

“Son dönemde bazı kavramları ortak kullanmaya başladık. Bunlardan ne anladığımız farklı olabilir ama kullanılan kavramlar benzeşmeye başladı. Bunlardan biri ‘kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratmak’ diğeri de ‘statüko’… Statüko daha önce çözüm konusunda istekli olanların sözcüğüyken şimdi farklı kesimler tarafından da dillendirilen bir sözcüğe dönüştü. Statüko denen şeyi tanımlarsak yol hattını da oluşturabiliriz. Statüko dediğimiz şey adada bir çözüme ulaşılamamış olması ve BM’nin sürekli olarak sürdürülemez dediği şeydir. Bunun yansımaları da en azından bizim açımızdan öngörülemez bir durumun devamlılığı, dünya ile arzu ettiğimiz biçimde buluşamamak, diyaloğu geliştirememek ve uluslararası hukukun çerçevesi içerisine bir türlü girememektir.”

“Daha somut tabirle içinde bulunduğumuz koşullar doğrudan ticaret yapamama, direkt uçuşların olmaması, Maraş’ın onlarca yıldır kapalı kalması, kültür, sanat insanlarımızın, sporcularımızın uluslararası alanda kendilerini göstermekte zorluklarla karşılaşması. Yükseköğretim kurumlarımızın yine bir sürü problemle karşı karşıya kalması.”

“Bunu değiştirmek konusunda hemfikir miyiz? Görebildiğim aynen devam etsin diyen biri yok. O zaman rasyonel gözle bakmamız lazım ve bu statükoyu nasıl değiştirebiliriz konusunda fikrilerimizi yarıştırmamız lazım.”

“Rumlar çözüm olmasa da AB’ye gireceklerini düşünerek oy kullandılar ve hayır dediler. Statüko olduğu gibi kaldı. Bugünkü koşullarda doğrudan ticaret yapamıyoruz, turizmin ihtiyacı olan direkt uçuşlar konusunu çözmüş değiliz. Statüko buysa ve bugüne kadar değiştirilemediyse ne yapmamız gerekir konusu temel sorudur.”

“Cumhurbaşkanlığı makamı BM şemsiyesi altında toplum liderliği makamıdır. Bunun üzerinden çok daha proaktif olmak zorundayız. Elimiz güçsüz değil, Maraş konusunda bir şeylerin değişmesi gerektiği ortadır. BM ile kararları istişare ve müzakere etme zeminimiz vardır.”

“Temel derdimiz Kıbrıs Türk halkının varoluşunu, kimliğini, kültürünü geleceğe taşıma gailesidir. En önemli meselemiz budur. Bunu öteye taşıyıp Kıbrıslı Türkleri özne kılacaksak kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratmalıyız. Bu olmadığı müddetçe kendi kararlarımızı kendi organlarımızla olması gerektiği biçimde veremeyeceğimiz ortadadır.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yarına dikkat! Çok kuvvetli yağış geliyor

“Kapsamlı çözüme ulaşamadığımız koşullarda çözüme adım adım ilerleme yolunda adım atmamız lazım. Zaman zaman tek taraflı, zaman zaman GYÖ ile gerçekleşir ama hepsini bütün dünya ile konuşarak yapmak mümkündür.”

“Türkiye ile KKTC her konuda aynı şeyi düşünmek zorunda değildir. Geçmişte de olmadı. Lokmacı Barikatı’nın açılması sırasında yaşananları hatırlayın ama asla diyalog kopmadı ve ekonomik açıdan büyük fayda sağlayan kapı açıldı.”

“Yürümemiz gereken yol rasyonel düşünüldüğünde çok net biçimde karşımızda duruyor. Sonuca ulaşamadığımız noktada hem çözüm irademizi hem de hak ettiklerimizi, haklı taleplerimizi anlatmak gerekir.”

“Cumhurbaşkanlığı makamını daha efektif kullanmamız gerekiyor. Hükümetler olarak siyasi istikrar sorunumuz var ve 12 – 13 aylık hükümetlerle bu işlere odaklanamıyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamının yürütme yetkisi ve görevi başlığı altında yazanları tartışmaya ihtiyacımız var. Kamu işlerinin kesintisiz ve düzenle sağlaması gerektiğini konuşmamız gerekiyor. Anayasanın 111 maddesinde güvenlik sorunu tartışılırken Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’nun başında cumhurbaşkanının bulunduğunu, dolayısıyla bu kurulun güvenlikten temel sorumlu kurul olduğunu hatırlamaya ihtiyacımız var. Ekonomi konusunda da cumhurbaşkanının yetkisi vardır. Beş yıl görev yapan bir makam olduğunu düşünürsek ve cumhurbaşkanlığının yetkilerini artırırsak hükümetler değişse bile o kurulların istikrarı ileriye doğru taşınabilecek demektir.”

“Cumhurbaşkanlığı makamı doğrudan halk oyuyla seçilen bir makamdır. Türkiye buna yeni geçti ama bizde 1975’ten beri cumhurbaşkanını halk seçiyor. Cumhurbaşkanı aynı zamanda toplum lideridir ve içinde bulunduğumuz statüko içinde Rum liderliği ile eşitlendiğimiz tek yer burasıdır. O makamda kim oturursa otursun o kişiye yönelik olarak elbette eleştiri yapılabilir ancak sınırların aşıldığı, hakarete, tehide varıldığı noktalarda bu sadece makamda oturan kişi için sorun değil Kıbrıs Türk halkı için sorundur. O hakaretler Kıbrıs Türk halkının iradesine yönelmiş demektir. İçeride de dışarıda da bu hassasiyet önemlidir. Özne olma potansiyelimizin en önemli parçası cumhurbaşkanlığıdır.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  “Rumlar, yönetimi ve zenginliği paylaşmak istemiyor. Bu noktada ciddi sıkıntı var"

“Ayrıca CTP grubu adına bütçeye oyumuzun ‘evet’ olacağını da açıklamak isterim.”

Devamını oku

Güncel

“Cumhurbaşkanı, toplumu kutuplara ayıran söylemlerden uzak durmalı”

Meclis Genel Kurulu’nda 2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı görüşülmeye devam ediyor.

Meclis Genel Kurulu’nda konuşma yapan HP Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, insan hakları günü olan bugün Kıbrıslı Türklerin haklarını dünyanın görmezden gelmesini eleştirdi.

ıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerini haklarını gasp ettiğini ve dünyanın da bunu görmezden geldiğini belirten Manavoğlu, uluslararası toplumun Kıbrıs’a gönderdiği katkıların yıllardır Rumlar tarafından kullanılmasını da eleştirdi ve bunun sorgulanması gerektiğini söyledi.

Manavoğlu, çözümden kaçan tarafın Rum tarafı olduğuna işaret ederek, “Kıbrıs’ın kuzeyinde farklı şekillerde dile getirsek de hepimiz bir çözüm istiyoruz. Müzakere masalarında harcadığımız bunca zamanda dünyadaki diğer güçler müdahale etmediği sürece kolay değil. Bu nedenle Kıbrıslı Türkler açısından bunu zaman kaybı olarak görüyorum” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti için adadaki Kıbrıs Türk varlığının önemli olduğunu dile getiren Gülşah Sanver Manavoğlu, müzakere süreci devam ederken içinde yaşanılan sistemi sürdürülebilir hale getirmenin yollarının aranması gerektiğini vurguladı.

Manavoğlu, Cumhurbaşkanı’nın tüm halkı kucaklaması gerektiğini de belirterek, Cumhurbaşkanı’nın toplumu kutuplara ayıran söylemlerden uzak durmasının önemli olduğunu söyledi.

Kıbrıslı Türklerin çıkarlarına zarar vermeyecek şekilde konuşulması gerektiğini kaydeden Manavoğlu, bu çıkarların elde edilmesi konusunda daha aktif olunması gerektiğini ifade etti.

Manavoğlu, Kıbrıs konusunda sürekli görüşmeler yapıldığını fakat müzakerelerden sonuç alınmadığını kaydetti.

Kıbrıs sorununun çözülmesi için dış dinamiklerin pozisyon alması gerektiğini dile getiren Manavoğlu, 1571’den beri Kıbrıs’ta Türklerin olduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti için de Türklerin çok önemli olduğunu belirtti.

“Müzakere süreci devam ettiği halde önümüze bakmamız gerekir” diyen Manavoğlu, artık ekonomik olarak ileriye bakılması gerektiğini söyledi.

Manavoğlu, Kıbrıs konusunda Kıbrıslı Türklerin çıkarları konusunda aktif olunması gerektiğini kaydetti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İskele’de yarın beş saatlik elektrik kesinti
Devamını oku

Güncel

Lefkoşa’da alt yapıya 11 milyon TL

LTB Başkanı Harmancı, yeni yılda kanalizasyon, yol yapım, kaldırım, su hatları gibi altyapılara 11 Milyon TL, park yapımı sosyal tesisler gibi alanlara da 2,5 milyon TL özkaynak akışı öngörüldüğünü açıkladı

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, bütçe hazırlık çalışmalarını dün itibariyle tamamladıklarını açıkladı.

Harmancı’nın açıklaması şöyle:

“Aylardır süren bütçe hazırlık çalışmalarını dün itibariyle tamamladık. Uzun yıllardır meclis üyelerimizin bir fiil içinde olduğu ve neyi nasıl yapabiliriz birlikte ele aldığımız bir alan bütçe çalışmaları. Üzerimizde her yıl olduğu gibi 2020 yılında da elbette baskı büyük olacak. LTB kadrosu işçi açığı olan ama memuru fazla olan bir yapı, haliyle şubeler daha iyi çalışma gerçekleştirebilmek için işçi taleplerini ortaya koydular, bizler ise 20/25 yıllık bir maceraya atılma yerine bu talepleri yeni istihdam yaratmadan bazı çalışmalarımızı hizmet alımı ile yapmakla çözüm stratejisi ile yeni bütçeyi tasarladık. Elbette önümüzdeki yıl bizim yaratmadığımız ama çözmek zorunda olduğumuz geriye dönük ödeyeceğimiz ihtiyat sandığı, sigorta ve vergi borçları önemli bir zorluk ama başaracağız. Bütçenin ilk kez %60’ın altına düşen personel oranı olumlu tabi yıl sonu gerçekleşen bütçe ile kıyaslamak gen sağlıklı sonucu verecek ama düşen trendimiz devam ediyor.
Kanalizasyon, yol yapım, kaldırım, su hatları gibi altyapılara yaklaşık 11 Milyon Türk lirası, park yapımı sosyal tesisler gibi alanlara da 2,5 milyon TL gibi bir özkaynak akışı öngörülüyor. Yeni açık pazar projesinin yeni maliyeti ile birlikte proje kredisi kullanılarak bitirilmesi gündeme gelecek.
Sanayi bölgesinin altyapı sorunlarının minimize edilmesine yönelik hazırlanan projeler aylar öncesinde Başbakanlık ve afet kurulunun paydaşlarına verilmiş ve bütçe çıkarılması talep edilmişti. Bu bütçeler eğer sağlanmaz ise ayırdığımız altyapı kaynakları ile biz sorunu hafifleteceğiz lakin çok taraflı bu sorunun çözümü için herkesin elini taşın altına koyması en büyük beklentimiz.
70 Milyon TL AB kaynaklı kanalizasyon ana taşıyıcı hat projemiz başladı devam edecek, Lefkoşa’da 2022’de tamamlandığında hayatı değiştireceğine inandığımız AB kaynaklı Kanlıdere yürüyüş ve bisiklet yolu için de 2020 başında dizayn ve yapım ihalesinin çıkması bekleniyor”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  “Rumlar, yönetimi ve zenginliği paylaşmak istemiyor. Bu noktada ciddi sıkıntı var"

Devamını oku

Güncel

Yurt odasında uyuşturucuyla yakalandı

Bir üniversite kampüsü içerisinde gerçekleştirilen rutin kontrollerde yurt odası içerisinde uyuşturucu madde bulunan zanlı Abdalla Abdusallam Mohammad tutuklanarak bugün mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Mehmet Sevinç, olguları aktardı. Polis, zanlının 9 Aralık’ta bir üniversite kampüsü içinde yurt odasında güvenlik görevlileri tarafından yapılan rutin kontrolde 6 ayrı foil kağıda sarılı 2 gram ağırlığında hintkeneviri türü olduğuna inanılan uyuşturucu madde bulunduğunu belirtti. Polis, zanlının konu maddeyi ayni gün Gönyeli’de aranan bir şahıstan 400 TL’ye 2 gram olarak satın aldığını itiraf ettiğini söyledi. Polis, tahkikatın salimen yürütülebilmesi için zanlının üç gün tutuklu kalmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Temay Sağer, tahkikatın salimen yürütülebilmesi için zanlının üç gün tutuklu kalmasına emir verdi. Evrim KAMALI)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Ev kirası yüzünden arkadaşını bıçakladı
Devamını oku

Güncel

Polislere beraat

Yedidalga – Gemikonağı ana yolu üzerinde 2012 yılı içerisinde kullandığı plakasız dağ motoru ile devriye gezen polisleri fark ederek kaçmaya çalışan ve daha sonra kaza yaparak yaşamını yitiren Aras Kansay’ın kaza yapmasından sorumlu tutulan Polis aracını süren polis memuru Cafer Aygün ve yanında yolcu olan polis memuru Ali Çiftçi, beraat etti.

Polislerin avukatları Mustafa Asena ve Burçin Sertbay, iddia makamının tanıklarının ve şahadetinin sanıkları müdafaaya çağrılmaması veya kendilerini müdafaa edeceklerini gerektirecek inanırlılığın olmadığı gerekçesiyle müdafaa yapılmaksızın beraat etmelerini talep etmişti.

Mahkeme, iki trafik polisini savunmaya davet etmeksizin beraat etmelerine karar verdi. Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkan Nüvit Gazi, Kıdemli Yargıç Şerife Katip ve Yargıç Umut İnan huzurunda itham edilmelerinin ardından yargılanmalarına başlanmıştı. Kazanın, 10 Haziran 2012 tarihinde 19.00 sıralarında Yedidalga – Gemikonağı anayolu üzerinde, Gemikonağı istikametine doğru motosikletle seyreden Aras Kansay’ın polis aracıyla önünün kesildiği ve Kansay’ın yönetimindeki motosikletin anayol dışındaki toprak bankete çıkıp, dengesini kaybederek sağ şeride geçerek, karşı istikametten gelen taksi araca çarpmasıyla meydana geldiği iddia edilmişti. Kansay olay mahallinde yaşamını yitirmişti. Polis aracını süren polis memuru Cafer Aygün ve yanında yolcu olan polis memuru Ali Çiftçi, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu başkasının ölümüne, Yolun sağını muhafaza etmeme, tehlikeli sürüş yapıp kazaya neden olma suçlarından itham edilmişti. Sanıklar suçlamaları kabul etmemişti. Evrim KAMALI)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Senin: Bütçe görüşmelerinde sonuç odaklı ilerlemek önemlidir
Devamını oku

Çok Okunanlar