Takip Edin

Türkiye

Tuvalet kavgasında öldürüldü

Kocaeli’de bir kişi, açık alanda tuvalet yapmasına tepki gösteren kişilerle arasındaki kavgayı ayırmaya çalışan genci bıçaklayarak öldürdü

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde, sahile tuvaletini yapan Müslüm A. (25) kendisine tepki gösterenlerle kavga etti. Müslüm A., kavgayı ayırmaya çalışan Çağatay Burak Atay’ı (21) bıçaklayarak öldürdü.
Olay, önceki gece saatlerinde, Gölcük ilçesi Değirmendere sahilindeki arıtma tesisleri önünde meydana geldi. Sahilde alkol alan Müslüm A, açık alanda tuvaletini yapınca aynı yerde alkol alan gençler tepki gösterdi.

Bunun üzerine taraflar arasında kavga çıktı. Müslüm A., kavgayı ayırmaya çalışan Çağatay Burak Atay’ı bıçakladı. Kavgaya gören T.A., Müslüm A.’ya müdahale edip yere yatırdı. Bu sırada olay yerine gelen polis ekibi Müslüm A.’yı gözaltına aldı.
Çağatay Burak Atay, çağırılan ambulansla Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. İlk müdahalesinin ardından Derince Eğitim Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Çağatay Burak Atay, yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı.
Müslüm A., polisteki ifadesinde tuvaletini yaparken alkol alan kişilerle tartıştıklarını, ardından kavga ettiklerini, aşırı alkollü olduğu için olayı hatırlamadığını söyledi.
Müslüm A.’nın emniyetteki sorgusunun sürdüğü bildirildi.

Devamını oku

Türkiye

Kadın bomba uzmanı şehit oldu

Şırnak’ın İdil ilçesinde PKK’lı teröristlerce tuzaklanan patlayıcının infilak etmesi sonucu 2 güvenlik görevlisi şehit oldu, 7 güvenlik görevlisi yaralandı. Şehit olan askerlerden biri bomba imha uzmanı Astsubay Esma Çevik

Şırnak’tan acı haber geldi.

İdil İlçe Jandarma Komutanlığınca, Haberli Jandarma Karakol Komutanlığının sorumluluk alanındaki Sarıköy köyü sınırlarında bulunan Pisikayası Tepesi mevkisinde, bu sabah terör örgütü PKK mensuplarınca tuzaklanmış el yapımı patlayıcı tespit edildi.


El yapımı patlayıcıya uzman ekiplerce müdahale sırasında meydana gelen patlamada,  Patlayıcı Madde İmha Timi (PAMİT) tim komutanı s ile Uzman Çavuş Kemal Sayar şehit oldu, 7 güvenlik görevlisi yaralandı.

Şehit olan askerlerden Astsubay Esma Çevik, Türkiye’nin sayısı kadın bomba imha uzmanlarından biriydi. 

Şehit olan Astsubay Üstçavuş Esma Çevik’in daha önce görevi başında patlayıcı imha ettiği ve anaokulu öğrencileriyle bir araya geldiği görüntüleri paylaşılmıştı

Uzman Çavuş Kemal Sayar’ın da Samsun’un Havza ilçesine bağlı Gidirli mahallesi doğumlu olduğu öğrenildi.

Şehit Uzman Çavuş Kemal Sayar

Devamını oku

Türkiye

“Doğu Akdeniz’de kimseyle savaşmak istemiyoruz ama gemilerimi korumam gerekiyorsa da gereken önlemler neyse bunları alırım”

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Biz, KKTC’nin garantörüyüz. (Kıbrıs meselesinde) Biz çözüm bulmak için her şeyi yaptık. Rum tarafı bir anlaşma yapmak istemiyor. Doğal gaz arama faaliyetleri üzerine tek taraflı etkinliklerin olmaması ve gelirlerin komisyon tarafından paylaştırılmasını öneriyoruz. Biz bunu Rumlara, Yunanistan’a, Avrupa Birliği’ne (AB) ve Birleşmiş Milletler’e kadar hepsine ilettik. Ama iş birliği istemiyorlar ben de gemilerimi göndermek zorunda kaldım. Biz kimseyle savaşmak istemiyoruz ama gemilerimi korumam gerekiyorsa da gereken önlemler neyse bunları alırım” dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin Rusya’dan S400 hava savunma sistemi alması konusunda ABD’nin kendilerine yönelik eleştirilerinin olduğunu ancak NATO’nun bu hususta Türkiye’ye bir şey demediğini belirtti.

Çavuşoğlu, İtalya’nın en eski düşünce kuruluşu Uluslararası Siyasi Çalışmalar Enstitüsünün (ISPI), bu yıl 5’incisini düzenlediği “MED 2019-Akdeniz Diyaloğu Forumu” için geldiği Roma’da Corriere della Sera gazetesine, Türkiye’nin S-400 alımından, Barış Pınarı Harekatı ve Doğu Akdeniz’e kadar pek çok konuda mülakat verdi. 

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde demografik yapıyı değiştirmek istediği, insani kriz yarattığı ve terör örgütü DEAŞ’ı yeniden canlandırdığı gibi pek çok yanlış haberin dolaşıma sokulduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “Bunlar, orada küçük bir devlet kurmayı amaçlayan bazı ülkeler tarafından tasarlanan kara propaganda. Biz şimdi orada yeniden inşa etmeyi düşünmeliyiz. Herkesle de çalışmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı. 

İtalyan gazetecinin, İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio’nun “Beşşar Esed’le konuşulabileceğini” söylemesine  atıfta bulunarak “Esed’le konuşulur mu?” sorusuna Çavuşoğlu, “Mültecilerin Suriye’ye dönüşünde herkesin yardımına ihtiyaç var. Belki onunla da konuşulabilir. Ama Esed konusunda Türkiye’nin pozisyonu net: 500 bin kişiyi öldürdü. Kimyasal silah kullandı. Bizim için o, ülkeyi birleştiren biri olamaz.” yanıtını verdi.

Suriye’nin kuzeydoğusundaki teröristlere yönelik yapılan Barış Pınarı Harekatı’na da değinen Çavuşoğlu, “Biz bu operasyonu bir sene önce başlatmak istedik ama ABD, bize ‘Bekleyin, biz çekilelim’ dedi. Sonra 440 kilometrekarelik bir alanda ve 32 kilometre derinlikte bir güvenli bölge önerisiyle geldiler. Biz buna ‘evet’ dedik ama bu geciktirici bir taktik idi. Bu şekilde harekete geçmeye karar verdik. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu Trump’a bildirdi. O da sadece, bizim de düşmanımız olan hapishanelerdeki teröristlere dair güvenceler istedi. Biz operasyona başlarken, ABD çekiliyordu durum böyleydi ama tabii ki ‘Lütfen buyurun’ demediler.” değerlendirmesinde bulundu.

S400 hava savunma sistemlerine ilişkin de Çavuşoğlu, “ABD, bizi eleştirdi ancak NATO bir şey demedi. Aksine NATO Genel Sekreteri (Jens Stoltenberg), pek çok defa her ülkenin istediği silah ve savunma sistemini alma hakkı olduğunu belirtti. Eğer bir komisyon kurarak bunun güvenliğini teyit etmek istiyorsak, biz varız. Bu daha önce ABD’ye de teklif edildi.” ifadelerini kullandı.

Doğu Akdeniz’de Kıbrıs açıklarında Türkiye’nin arama ve sondaj faaliyetlerinde Türkiye’nin güç kullanıp kullanmayacağı sorusu da yöneltilen Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Biz, KKTC’nin garantörüyüz. (Kıbrıs meselesinde) Biz çözüm bulmak için her şeyi yaptık. Rum tarafı bir anlaşma yapmak istemiyor. Doğal gaz arama faaliyetleri üzerine tek taraflı etkinliklerin olmaması ve gelirlerin komisyon tarafından paylaştırılmasını öneriyoruz. Biz bunu Rumlara, Yunanistan’a, Avrupa Birliği’ne (AB) ve Birleşmiş Milletler’e kadar hepsine ilettik. Ama iş birliği istemiyorlar ben de gemilerimi göndermek zorunda kaldım. Biz kimseyle savaşmak istemiyoruz ama gemilerimi korumam gerekiyorsa da gereken önlemler neyse bunları alırım.” yorumunu yaptı.

Röportajı yapan İtalyan gazetecinin FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrasındaki tutuklamalar ve ihraçları hatırlatması üzerine Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Biz, Türkiye’de reformlar yaptık. İtalya ve AB, bunları sessiz devrim olarak tanımladı. Akim bırakılan darbe girişiminden sonra bizim vatandaşlarımızı koruma zorunluluğumuz vardı. Benim bir sorum var size: Eğer İtalyan jetleri, Senatonuzu bombalasa siz nasıl hareket ederdiniz? Bizim başımıza gelen de budur.”

Devamını oku

Türkiye

“Türkiye, Akdeniz’deki varlığını bu anlaşma ile ortaya koymuştur”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Libya Anlaşması’na ilişkin, ” Türkiye’yi kendi karasularının çok gerisine hapseden Ege ve Akdeniz’e çıkmasına müsaade etmeyen o haritayı fiilen anlamsız hale getirdik. Türkiye Akdeniz’den silinmek istenen bir ülke olmaya rıza göstermemiş ve Akdeniz’deki Varlığını bu anlaşma ile birlikte ortaya koymuştur” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Medeniyet Derneği Ankara Temsilciliği ve Kahramankazan Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Ortadoğu’da yeni dengeler ve Barış Pınarı Harekatı konulu programa katıldı. Türkiye Diyanet Vakfı Konferans Salonu ev sahipliğinde gerçekleşen programa Kurtulmuş’un yanısıra Kahramankazan Belediye Başkanı Serhat Oğuz, dernek yetkilileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’daki NATO müttefikleri arasında yaşanan görüş ayrılığının sadece toplantıya yansıyan bir görüş ayrılığı olmadığını vurgulayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Son NATO toplantısı uzun uzun üzerinde konuşulması gereken tartışılması gereken bir husustur. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’daki NATO müttefikleri arasındaki önemli görüş ayrılıklarının ortaya çıktığı bir platform olmuştur. Bu sadece bir toplantıya yansıyan görüş ayrılıkları değil Amerika ve Avrupa’nın arasındaki çıkar farklılıklarının tezahürüdür. Fazlasıyla da bu farklılıklar Orta Doğu siyaseti üzerinde kendisini göstermektedir. Bu önemli gelişme yani küresel siyasetin temel unsurlarında fevkalade ciddi gelişmeler ortaya çıkmış olması gerçekten bu anlamda bölge siyasetini yakından ilgilendiren önemli bir gelişme olarak duruyor. ve önümüzdeki süreçte belki 10 yıl,20 yıl, 30 yıl sürecek olan bir alan olduğunu ifade etmek isterim” diye konuştu.

“BİZ EMPERYALİZMİN VEKALET SAVAŞLARINI ÇOK ÖNCEDEN BİLİRİZ”

Ülkelerin kendi politik amaçlarını elde etmek için terör örgütlerini maşa olarak kullandığını ifade eden Kurtulmuş, “Bir başka savaş türü ise vekalet savaşlarıdır. Vekalet savaşları terör örgütleri üzerinden ülkelerin Ortadoğu coğrafyası başta olmak üzere dünyada Asya’da ve Afrika ‘da kendi politik amaçları ve çıkarlarını elde etmek için terör örgütleri bir maşa olarak kullandığı yeni tür bir savaştır. Biraz sonra haritalar üzerinden konuşurken de ifade edeceğim. Her ne kadar vekalet savaşları adı yeni bir kavram olarak ortaya çıksa da biz emperyalizmin vekalet savaşlarını çok öncesinden de biliriz. Vekalet savaşları Osmanlı cihan devletinin çözülmeye başladığı süreçte belki adı öyle değildi ama terör örgütleri eli silahlı milisler emperyalistler tarafından kullanılmıştır” dedi.

İslam dünyasında ortaya çıkan bölünmelere ilişkin konuşan Kurtulmuş, “Maalesef bütün bu gelişmeler olurken İslam dünyasında ortaya çıkan sadece fiili bölünmeden bahsetmiyorum. Siyasi ve fikri bölünmede de İslam coğrafyasının hallaç pamuğu gibi akmakta olduğudur. Siyasi olarak farklılıklar, toplumun kendi içerisindeki farklılıklar ayrıca ortaya konulan mezhep ve etnik çatışma kökenli siyasal ayrışmalar. İslam coğrafyasını tabiri caizse suların durulmadığı bir ortama sürüklemiştir” şeklinde konuştu.

“AMERİKA BÖLGEDEN ÇEKİLİR Mİ ÇEKİLMEZ Mİ? O SORUNUN CEVABI İSRAİL’İN HEDEFİ NEDİR SORUSUDUR”

Türkiye oyun kurucu bir devlet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Ortadoğu dengelerini son Son 10 yılı kıyasladığımızda ortaya çıkan somut gerçeklerden biri budur. Ortadoğu yeni bir güç merkezi olarak Türkiye’de Türkiye’nin sadece kendisi değil aynı zamanda Türkiye’nin etki alanı ile karşılaşmaktadır. Barış Pınarı dolayısıyla ortaya çıkan etki alanı bunlardan birisidir. Bölgedeki bu gelişmeler sonucu ortaya çıkan giderek güçlenen bir başka güç ise hiç kuşkusuz İsrail’dir. Amerika bölgeden çekilir mi çekilmez mi? O sorunun cevabı İsrail’in hedefi nedir sorusudur. İsrail İslam dünyasını bu kadar bölünmüş bulmuşken bu kadar bölgede Amerika ve silahlı varlığı varken buradaki son vuruşu yapmak istiyor. Nihai adımı gerçekleştirmek istiyor. Cumhurbaşkanımızın BM ‘de aslında İsrail’in genişleme haritasını Filistin’in genişleme haritasını göstererek İsrail’in sınırları neresidir diye sorması bu gerçeği dünya kamuoyuyla paylaşmaktır” dedi.

“TÜRKİYE’NİN BU KARARIYLA KALDIRILIP KENARA ATILDI”

Türkiye’nin tarihi bir süreçte durduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Türkiye daha güçlü bir şekilde varlığını sürdürebilmek için 2 önemli tarihi adım atmıştır. Bunlardan biri Barış Pınarı Harekatı, Fırat Kalkanı Operasyonu ve öncesinde Zeytindalı Operasyonları. Bunların üçü birbirinin devamıdır. Bizim dört hedefimiz var. Bu coğrafyaya Suriye’nin kuzeyinden gelen terör saldırılarını sonlandıracağız. Orada tabiri caizse bir terör örgütü cenneti kurmuş terör örgütlerini o coğrafyadan silip atacağız. Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlayarak bölünme parçalanma haritalarının gerçekleşmemesi için çaba sarf edeceğiz. Bu haritalar çöpe atılmadı. O haritalar üzerinden oluşturulmaya çalışılan yeni bir terör koridoru ve onun sonucunda oluşturacak bir terör devletinin uygulaması Türkiye’nin bu kararıyla kaldırılıp kenara atıldı. Arşivlerinde ve zihinlerinde bu haritaların durduğundan hiç şüpheniz olmasın. Türkiye güçlü olacak” diye konuştu.

“BU HAREKATLA 4 TEMEL HEDEFİ GERÇEKLEŞTİRMİŞ DURUMDAYIZ”

Barış Pınarı Harekatı’nda kullanılan mühimmatların yüzde 70 oranında yerli kaynaklardan karşılandığını hatırlatan Kurtulmuş, “Türkiye’nin kendisi üretmesi, kendisi güçlü olması lazım. Bu harekatla yüzde 70 yerli mühimmatla araç gereçle mücadele ettik. Türkiye ekonomik toplumsal ve demokratik olarak devlet millet kaynaşması bakımından çok daha güçlü bir ülke haline geldikçe bu projeler çöp atılacak uygulama imkanı bulmayacaktır. Bu harekatla 4 temel hedefi gerçekleştirmiş durumdayız. Beşinci alanda siyasi alanı doldurmaktır. Türkiye’nin siyasi olarak üzerine düşen bu bölge halklarının hepsinin çekim merkezi olan bir ülke olmaktır. Biz bu coğrafyadaki herkesin dostuyuz” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE İKİNCİ SYKES-PİCOT’U PARÇALAYIP BİR KENARA ATMIŞTIR”

Savaş meydanında operasyon meydanında verilen mücadeleden daha zor bir sürece girildiğini girildiğini belirten Kurtulmuş, “Biz bu coğrafyada herkesin gözünün içine baktığı esenlik adası olan bir ülke olarak bölge halklarının kardeşliğini çoğaltacağız. Türkiye Barış Pınarı, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarıyla Suriye’nin kuzeyinde oynanan oyun vasıtasıyla ikinci Sykes-Picot’u parçalayıp bir kenara atmıştır” dedi.

“Türkiye Akdeniz’den silinmek istenen bir ülke olmaya rıza göstermemiş ve Akdeniz’deki varlığını ortaya koymuştur”

TÜRKİYE VE LİBYA ARASINDA İMZALANAN AKDENİZ’DEKİ ‘DENİZ YETKİ ALANLARINI’ BELİRLEYEN TARİHİ ANLAŞMAYI DEĞERLENDİREN KURTULMUŞ ŞUNLARI SÖYLEDİ:

“Bu anlaşma bizim için tarihi önemde bir anlaşmadır. Napolyon’un Mısır’ı işgali ile başlayan süreçte özellikle Akdeniz’de dağılan siyasal tavrımızı yeniden gündeme getiren önemli bir anlaşmadır. Bu anlaşma ile ilk sefer münhasır ekonomik bölge oluşturdu Türkiye. Bunun kayıtları parlamentodan da geçti Cumhurbaşkanımız dün imzaladı. Bundan sonrada bu BM ‘de kayıtlı, Türkiye’nin ortak olduğu münhasır ekonomik bölgesi olacaktır. Sykes-Picot gibi bir harita daha var. Sevilla Haritası; Türkiye’yi Kendi karasularının çok gerisine hapseden Ege ve Akdeniz’e çıkmasına müsaade etmeyen O haritayı fiilen anlamsız hale getirdik. Doğu Akdeniz’deki bütün egemenlik haklarımızı bir şekilde tescil ettik. Koro haline ne diyorlar, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de ne işi var. Türkiye burada petrol arayamaz diyorlar. Türkiye bu anlaşma ile birlikte bizim için doğal hakkımız olan Türkiye’nin karasularında ve KKTC karasularında petrol arama meselesini meşru uluslararası hukuk bakımından tescillenmiş hale getirmiştir. Türkiye Akdeniz’den silinmek istenen bir ülke olmaya rıza göstermemiş, ve Akdeniz’deki Varlığını bu anlaşma ile birlikte ortaya koymuştur. İnşallah Münhasır ekonomik bölgenin çevresinde doğalgaz arayarak Türkiye bu konudaki kararlığını kamuoyuyla paylaşacaktır. Türkiye Ortadoğu’nun oyun kurucu bir ülkesi olmayı başarmış Dünyadaki bütün denklemlerde de varlığını sürdürebilen bir ülke konumundadır. Bunu yaparken çok güçlü bir, diplomasi ve varlığımızı ortaya koyuyoruz”.

(Hülya Keklik – Erdinç Türkcan/İHA)

Devamını oku

Türkiye

“Türkiye, Doğu Akdeniz’de çıkarlarını korumuş olacak”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Libya hükümeti ile yapılan anlaşmada Türkiye’nin çok önemli bir inisiyatif aldığını belirterek, “İnşallah bu inisiyatif ile Doğu Akdeniz’de Türkiye, çıkarlarını ve menfaatlerini çok daha güçlü bir şekilde uluslararası hukuk çerçevesinde korumuş olacak” dedi.

AK Parti hükümetlerinin 18’inci bütçesinin Pazartesi gününden itibaren görüşülmeye başlanacağını hatırlatan Yılmaz, “Birbiri arkasına kesintisiz olarak AK Parti’nin yaptığı bir bütçe. 17 yıldır bir istikrar var. Bunun da her alanda yansımalarını görüyoruz. Öncelikli olarak ekonomide bir dönüşüm yaptık. Türkiye, ekonomisini 4 kat büyüttü. Türkiye oldukça farklı bir noktaya geldi. 2002’de 36 milyar dolar olan ihracatta yılsonuna kadar 180 milyar doları görmüş olacağız. 2002’de 12-13 milyon turist  ağırlayan Türkiye, bu yılsonu itibarıyla da 50 milyon turist sayısını da aşmış olacak. Milli gelirdeki rakamlara ve başka noktalara baktığımızda Türkiye’nin geldiği yeri görmemiz mümkün. Tüm bunlar dünyadaki küresel krize, bölgedeki birçok istikrarsızlıklara, çatışmalara ve iç siyasetteki birçok badireye karşın gerçekleşti” ifadelerini kullandı.

Devamını oku

Türkiye

TC Dışişleri Bakanlığı, Fransa’ya seyahat uyarısında bulundu

TC Dışişleri Bakanlığı, Fransa’da devam eden protesto gösterileri nedeniyle Türk vatandaşlarına bu ülkeye seyahatlerinde dikkatli olmaları uyarısı yaptı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Fransa’da bulunan ve Fransa’ya seyahat edecek Türk vatandaşlarının ülkedeki olumsuz koşulları dikkate almaları ve seyahatlerini bu doğrultuda planlamaları uyarısında bulunuldu.

Açıklamada, Fransa’da dün meydana gelen geniş katılımlı grev ve protesto gösterileri nedeniyle ülkede başta şehir içi toplu taşıma, şehirler arası tren ve iç-dış hat uçak seferleri olmak üzere, muhtelif ulaştırma ve kamu hizmetlerinde kesinti ve aksamalar yaşandığına dikkat çekildi.

Bu olumsuzlukların, grev ve gösterilerin sürmesinin söz konusu olduğu belirtilen açıklamada, “Güvenlik bakımından ise grevlere bağlı protesto gösterilerinde yaşanan toplumsal olaylar ve güvenlik güçlerinin orantısız müdahaleleri, başta Paris olmak üzere, Fransa’da bulunan vatandaşlarımızın müteyakkız olmasını gerekli kılmaktadır.” ifadesi kullanıldı.

Paris’te dün protesto gösterilerini takip etmekte olan AA foto muhabiri Mustafa Yalçın’ın, güvenlik güçlerinin attığı gaz kapsülünün gözüne isabet etmesi sonucu yaralandığı anımsatılan açıklamada, Türk vatandaşlarına yönelik şu uyarılara yer verildi:

“Fransa’da bulunan veya anılan ülkeye seyahat edecek vatandaşlarımıza, Fransa’ya yapmaları gereken seyahatlerde mevcut olumsuz koşulları dikkate almaları ve seyahatlerini buna göre düzenlemeleri, protesto gösterileri sırasında müteyakkız olmaları ve olası gösteri alanları ile yakın çevreden uzak durmaları, muhtemel olayların gelişimini yerel makamlar ile basın-yayın kuruluşlarından düzenli şekilde takip etmeleri, Bakanlığımız, Paris Büyükelçiliğimiz ve Fransa’daki başkonsolosluklarımızın yapabilecekleri ilave uyarı ve duyuruları takip etmeleri tavsiye olunmaktadır.”

Açıklamada, Fransa’da yaşayan veya Fransa’ya seyahat etmeyi planlayan vatandaşların, acil durumlarda Konsolosluk Çağrı Merkezi’ne +33 180 146335 ve +90 312 292 29 29 numaralarından ulaşabileceği duyuruldu.

12 BİN GÖZALTI

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un politikalarına karşı çıkan on binlerce kişinin düzenlediği gösterileri olay yerinde takip eden AA foto muhabiri Mustafa Yalçın, polisin attığı gaz kapsülünün gözüne isabet etmesi sonucu dün yaralanmıştı.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, son 1 yılda Fransa polisinin gösterilerde kullandığı orantısız güç nedeniyle 1 kişi ölürken, 26 kişi gözünü kaybetti, 5 kişinin eli koptu ve yaklaşık 500 kişi yaralandı.

Öte yandan, gösterilerde 12 binden fazla kişi gözaltına alındı, 3 bin 163 kişiye hapis cezası verildi.

Devamını oku

Çok Okunanlar