Takip Edin

Türkiye

“Defteri çekip aldılarsa bir daha gider bir daha yazarız”

Ekrem İmamoğlu, Anıtkabir ziyaretine ilişkin Erdoğan’ın eleştirilere yanıt verdi: “Anıtkabir’e ne zaman fırsat buldukça gideceğim. Defteri çekip aldılarsa da bir daha gider bir daha yazarız”

Resmî olmayan sonuçlara göre CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, Fatih Camii’nde Cuma namazını kıldıktan sonra Fatih’te yemek yedi. İmamoğlu, yemeğin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İmamoğlu’na Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinin Anıtkabir ziyaretine ilişkin “Misak-ı Milli Kulesi’nde deftere nasıl yazılacağını da bilmiyor. Böyle bir şeyi zaten yazma hakkın da yok. Kalkıp daha mazbatasını almadığı bir yerde altına da böyle bir isim işledi ve şimdi noldu? Milli Savunma Bakanlığı da defteri oradan çekti, aldı.” sözleri hatırlatıldı. İmamoğlu, Erdoğan’ın bu eleştirilerine, “Anıtkabir’e ne zaman fırsat buldukça da gideceğim. Defteri çekip aldılarsa da bir daha gider bir daha yazarız. Bizim için Anıtkabir’e gitmek çok önemli. Çok değerli. Moral bulmak için gideceğim. Türkiye’mizin nasıl varlığını koruduğunu ve nasıl kurulduğunu anlamak için gideceğim. Kaldı ki bu kadar usule hassas bakıyorlar, İstanbul’da uygulanan usule niye hiç göz atmıyorlar, yorum yapmıyorlar? Hayretle takip ediyorum. Onu da düzeltirlerse sevinirim. Hâlâ hiçbir hamleleri yok. Yaratılan ortamın en büyük müsebbibi “İstanbul’da 3 bin oyla kazandık” açıklamasıdır. Sonrasında da diğer hususlar vukuu buldu. Ama dediğim gibi Anıtkabir’e yine gideriz. Yine yazarız. Seçimi kaybetsem de gidecektim. O benim ruhumda saklıydı.” diye yanıt verdi.

“BENİM ELİM KOLUM BAĞLI DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü (dünkü) açıklamasında “Büyükşehir Belediye Meclisi’nde çoğunluk bizde” açıklamaları da İmamoğlu’ndan yanıt geldi. İmamoğlu, “Biz yönetmeyi başarırız. Hiç kuşkuları olmasın. Belki bir başka siyasi anlayışla yönetme kabiliyeti konusunda kendi partilerinde bir eksiklik olabilir. Ama benim ruhumda böyle bir eksiklik yok. İstanbul’un 39 ilçesindeki başkanlar da benimle şeffaflık içinde İstanbul’a hizmet için çalışacak. Benim elim kolum bağlı değil. Ben arkamı 16 milyon İstanbulluya dayayacağım. Meclis’teki herkesi çalışmaya davet edeceğim. Birlikte uyumlu bir şekilde süreci yöneteceğiz. Onlar da şahit olacak. Türkiye’nin demokratikleşme anlamında yerelden başlayacak, yeni bir demokrasi hikayesinin de merkezi olacak İstanbul. Bunu başarabiliriz. Sokakta kimseyi ayrıştırmıyorsak Meclis’te de ayrıştırmayacağız.” ifadelerini kullandı.

“SEÇİMİ KAYBETTİLER, BUNU DA BİLİYORLAR”

Oy sayım sürecinde son durumu da değerlendiren İmamoğlu, “Matematik üzerinden konuşuyorum. Ortada bir sayım var. Önce bunu ele almak lazım. Sayım ile ilgili bir derdimiz yok. İtiraz hakkını biz biliyoruz. Ama herkesin gözü önünde bir çifte standart varsa biz bunu anlatıyoruz. Bugüne kadar usulle ilgili soyut kavramlar üzerinden sayım yapılmaz. İstanbul bunun ilk uygulaması. Şimdi Ankara’da aynı şeyler konuşuluyor. Peki, neden Balıkesir’de yapılmadı. Neden Yusufeli’nde yapılmadı. Şimdi çifte standart olunca, haktır, hukuktur diyemezsiniz. İster sağdan sola, ister soldan sağa saysınlar inanın hiçbir şey değişmeyecek. Kaldı ki, başka şeylere de artık girişim yapıyorlar. Bazı ilçede başvurular yapmışlar, o ilçelerle uğraşmaya başladılar. Kaybetmek bu kadar zor mu? 1994’de seçildiğiniz geldiniz, nezaketle bu süreç size teslim edildi. Siz de teslim etmeyi bilin. Gününün sonunda en fazla Ak Partili hemşerilerimi üzüyorlar. Ak Parti’ye o vermiş dostlarım beni gördüklerinde tebrik ediyorlar. Bence en çok onları üzüyorlar. Böyle bir çaba ile o oy verenlerin bile başını öne eğiyorlar. Bu kadar net yanlış yapıyorlar. Akıllarına geldikçe bir yorumla gündeme getiriyorlar. Seçimi kaybettiler, bunu da biliyorlar. Biz de kazandığımızı biliyoruz. Bilgisi ve belgesi ile. Ama bunu anlamak istemiyorlar. Bu seçimlerde başarısızlığın nedenini anlamaya çalışsalar, neyi eksik yaptık deseler, hem kendilerini hem de memlekete fayda verirler.” diye konuştu.

“ARADAKİ FARK 18 BİN CİVARINDA”

YSK’nın da kendi sistemlerinin de verileri güncellediğini belirten İmamoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Benim sosyal medya hesaplarımı takip edebilirler. Biz oradan ne olduysa paylaşıyoruz. Bu hesap konusunda da, ‘Biz şuradan şuraya indik, şöyle oldu böyle oldu’ bu bir yanlıştır. Algı yaratıyorlar. Hesap bellidir. Biz yaklaşık 800 civarında iptal oyların sayımına başladığı anda 21 binin altındaydı. Başlanılan yeri yanlış tanımlıyorlar. Zaten 27 bin civarında ilk açıklamalarımız vardı pazar gecesi. Şuanda 18 bin civarında bir oya inmiş durumda. Bu da yaklaşık 120 binin üzerinde geçersiz oyların sayılmasından sonra gelinen netice. Dolayısıyla bizim şöyle bir durumumuz söz konusu. Biz seçimlere ve sayımlara çok hassas davranıyoruz. Toplumu doğru bilgilendirme konusunda özel bir çabamız var. Burada yanlış yapmayacağız. Lütfen vatandaşlarımız bizden bilgi alsınlar.”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye olmalısınız Giriş

Yorum Yaz

Türkiye

Davutoğlu Ak Parti’den istifa etti

AK Parti’de kesin ihraç talebiyle Merkez Disiplin Kuruluna sevk edilen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, parti üyeliğinden istifa etti.

Davutoğlu, Beysukent’teki çalışma ofisinde düzenlediği basın toplantısında, başarısı için emeklerini ve bütün varlıklarını ortaya koydukları AK Parti’den ihraç talebiyle karşı karşıya kalacaklarını hayal bile edemediklerini dile getirerek, kendilerini derinden etkileyen bu şartlar altında düşüncelerini paylaşmak istediklerini belirtti.

AK Parti’nin kuruluşundan itibaren ülkeye büyük hizmetlerde bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, “Bu hareketi yaşatan en büyük etken milletin umuduna kaynak ve duasına layık olmasıdır.” dedi.

Son yıllarda AK Parti’nin değer, söylem ve politikalardan uzaklaştığını ileri süren Davutoğlu, adaletten kalkınmaya her alanda sorunların baş gösterdiğini iddia etti. Davutoğlu, AK Parti yönetiminin öncelikleri, söylemleri ve politikalarının değiştiğini öne sürdü.

Davutoğlu, genel başkanlığı bıraktığı günden itibaren AK Parti’de ve ülke yönetiminde gözlemledikleri aksaklıkları, yanlışları, yapıcı eleştiri ve önerilerle, sözlü, yazılı olarak en yetkili makamlarla paylaştıklarını söyledi.

“AHDİMİZE HER ZAMAN SADIK KALDIK”

Ne tespit ve eleştirilerine “yanlış veya yalan” denildiğini ne de çağrılarına kulak verildiğini anlatan Davutoğlu, “Konuşmalarımıza, açıklamalarımıza ve ifadelerimize önyargısız bir şekilde bakıldığında hiçbir hakaret, ima, tahkir ve tehdidin olmadığı görülecektir. Genel başkanlığı bıraktığımız gün dile getirdiğimiz ahdimize her zaman sadık kaldık. Ahdin muhataplarının da aynı olgunluk ve ahlakla davranmalarını bekledik. Sözlerimiz açık, tespitlerimiz net, tavsiyelerimiz samimiydi.” diye konuştu.

İhraç süreci başladığında gerekçeyi beklediklerini aktaran Davutoğlu, “Merkez Disiplin Kurulunun tebligatları ulaştığında bir kez daha derin bir hüzün ve utanç duygusu yaşadık.” ifadesini kullandı. Davutoğlu, ihracın hiçbir somut gerekçeye dayanmadığını iddia etti.

Ahmet Davutoğlu, şunları söyledi:

“AK Parti içerisinde iç muhasebe, ortak akıl ve istişare kanallarının tamamıyla kapalı olduğu ve içeride bir dönüşüm imkanının kalmadığı ortadadır. Bu gelişmeler bize siyasi hayatımızda savunduğumuz temel ilkelerin ve hedeflerin her iyi niyetli eleştiriyi ve tavsiyeyi ihanet ve düşmanlık olarak gören mevcut yönetim altında, AK Parti’de gerçekleştirmenin imkanı kalmadığını göstermiş bulunmaktadır. İşletilen sürecin tüzük kurallarının uygulandığı hukuki bir işlem değil, sonucu baştan yazılmış bir senaryo olduğu aşikardır. Bu çerçevede, AK Parti’nin vefakar tabanını ülkenin her yanında omuz omuza iki seçim mücadelesi verdiği ve demokrasi tarihimizin en yüksek oyu ile birlikte büyük bir onur yaşadığı kendi genel başkanının ihraç edildiğini görme üzüntüsünden kurtarmak için yıllarca alın terimizi ve fikir emeğimizi verdiğimiz partimizden istifa ediyoruz.”

Yeni bir siyasi hareket inşa etmek için yola çıkmanın hem tarihi bir sorumluluk hem de millete karşı yükümlülüklerinin gereği olduğunu vurgulayan Davutoğlu, “Bu çerçevede, hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun, bu ülkenin geleceği için yüreği çarpan ve sorumluluk hisseden herkesi ve her kesimi ortak akıl çerçevesinde bir araya gelmeye ve birlikte çalışmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.

Davutoğlu’nun yanı sıra ihracı istenen Ayhan Sefer Üstün, Selçuk Özdağ, Abdullah Başçı, Nedim Yamalı ve Selim Temurci ile 24. Dönem Milletvekili Feramuz Üstün de AK Parti’den istifa etti.

Devamını oku

Türkiye

Yenikapı’da israf sergisi

İBB Başkanı İmamoğlu’nun Yenikapı’da sergilemek için hazırlıklarına başladığı ihtiyaç fazlası kiralık araçların İstanbul’a maliyeti 138 milyon 757 bin TL

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim öncesinde yaptığı açıklamada AKP döneminde ihtiyaç fazlası kiralanan yüzlerce aracı, israfın kanıtı olarak Yenikapı Meydanı’na toplayacaklarını söylemişti.

Önceki gece üzerlerinde İBB logoları da bulunan yüzlerce araç, Yenikapı’ya getirildi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Yenikapı’da sergilemek için hazırlıklarına başladığı ihtiyaç fazlası kiralık araçların İstanbul’a maliyeti dudak uçuklatıyor. İBB, AKP yönetimindeyken 2019 yılı için düzenlenen kiralık araç ihalesi sonucunda 2 bin 432 araç kiralamak üzere 138 milyon 757 bin 501 liralık sözleşme imzalanmıştı.

Yerel seçim sürecinde İstanbul’da en çok tartışılan konu İBB’deki israf düzeni oldu. İsrafın en önemli kalemleri arasında da kiralık araçlar bulunuyordu. Ekrem İmamoğlu, seçim kampanyası sürecinde İBB’de 643 yöneticiye bin 717 makam aracı, İSKİ’de 124 yöneticiye 874 makam aracı, İETT’de 48 yöneticiye 150 makam aracı düştüğünü açıklayarak ihtiyaç dışı araçlarda tasarrufa gidildiğinde yılda 120 milyon TL tasarruf edilebileceğini vurgulamıştı. Daha sonra açıklanan İBB’nin 2018 yılı performans raporunda; 93’ü resmi, 1717’si kiralık olmak üzere toplam 1810 adet binek araç yer almıştı.

İmamoğlu, 23 Haziran’da yenilenen seçim sonrasında göreve gelince kiralık araçlarla ilgili çarpıcı açıklamalarına devam etmiş ve “Araçta mı tasarruf yapmamız gerekiyor yapacağız. Yarıya mı indirmemiz gerekiyor indireceğiz. Bazı tespitlerimiz var 13 ay ödediğiniz kira ile aslında o aracı satın alabiliyorsunuz” demişti.

Kiralık araç sayıları ve ödenen ücretler tartışılırken resmi veriler, 2019 yılı için İBB’nin kiralık araç sayısı ve kiralama bedelini net bir şekilde ortaya koydu. İBB Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğü, AKP yönetimi görevdeyken 20 Aralık 2018 tarihinde 2019 yılı için 559 sürücü çalıştırmak ve 2 bin 432 araç kiralamak üzere ihaleye çıktı. İhale 138 milyon 757 bin 501 lira karşılığında Platform Turizm Taşımacılık Şirketi’ne verildi. İhalenin tek katılımcısı olan şirket ile 1 Ocak 2019-31 Aralık 2019 arasına kapsayan sözleşme imzalandı. Platform Turizm, Albayraklar Holding Başkan Yardımcısı Nuri Albayrak’ın damadı Adem Altunsoy’un şirketi. Şirket, 2018 yılında da İBB’nin 450 sürücü çalıştırılması ve 2 bin 155 araç kiralanması için açılan ihaleyi 101 milyon 993 bin TL’ye almıştı.

Devamını oku

Güncel

Akar: Türkiye ve KKTC vatandaşlarının hakkını hukukunu çiğnetmeyeceğiz

TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, herhangi bir oldubittiye izin vermeyeceklerini, Türkiye ve KKTC vatandaşlarının hakkını hukukunu çiğnetmeyeceklerini söyledi.

Milli Savunma Bakanı Akar, T-38 jet eğitim uçağı ile Ege Denizi üzerindeki uçuşa katılarak 2019-2020 Uçuş Eğitim Yılı’nın açılışını gerçekleştirdi.

Akar, 2019-2020 Uçuş Eğitim Yılı Açılış Töreni’ne katılmak üzere dün beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Çiğli’deki 2. Ana Jet Üs Komutanlığı’na geldi. Bakan Akar’ı komutanlığa gelişinde İzmir Valisi Erol Ayyıldız, Ege Ordusu Komutanı Korgeneral Ali Sivri ve öteki yetkililer karşıladı.

Tören mangasını selamlamasının ardından üs personeline hitap eden Bakan Akar,  Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki faaliyetlere de değinerek, Türkiye’nin uluslararası hukuktan, ikili anlaşmalardan ve problemlerin dostane çözümünden yana olduğunu kaydetti. Bunun hiçbir şekilde taviz veya zaafiyet olarak anlaşılması gerektiğini ifade eden Akar, herhangi bir oldubittiye izin vermeyeceklerini, Türkiye ve KKTC vatandaşlarının hakkını hukukunu çiğnetmeyeceklerini belirtti.

“OLDUBİTTİYE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Akar, şöyle devam etti:

“Hazırlıklarımız da buna göre tamdır. Bu da bir tehdit değil. Biz sadece rasyonel bir şekilde iyi komşuluk ilişkilerinin devamını istiyor, karşı taraftan da buna uygun cevap vermesini bekliyoruz. Fatih, Yavuz sondaj gemilerimizi, Barbaros Hayrettin Paşa, Oruç Reis sismik gemilerimiz görevlerini orada eksiksiz yapıyor. Hem ülkemizin hem de Kıbrıslı kardeşlerimizin hak ve hukukunun gereği neyse bunları yerine getiriyor. Bu konuda Deniz Kuvvetlerimiz başta olmak üzere Hava Kuvvetlerimiz ile yapılması gereken destek neyse bunları sonuna kadar verdik, vermeye devam edeceğiz. Oradaki haklarımızın gereği neyse bunları gerçekleştireceğiz. Herhangi bir oldubittiye asla izin vermeyeceğiz.”

“BÜYÜK BİR KAHRAMANLIK ÖRNEĞİ”

Kara ve Deniz Kuvvetlerinin olduğu gibi Hava Kuvvetleri’nin de önemli başarılar elde ettiğini vurgulayan Akar, “108 yıldan beri gerek ülkemizde gerek dünyada NATO başta olmak üzere yapılan bütün uluslararası faaliyetlerde Hava Kuvvetlerimizle ne kadar övünsek, gurur duysak azdır. Pilotlarımızın, Hava Kuvvetleri personelimizin seçkin ve saygın bir yeri var. Hepimize düşen bir sorumluluk bu seçkin ve saygın yerin biraz daha ileri gitmesini sağlamak için gece-gündüz demeden artan bir tempoda çalışmalarımızı sürdürmektir. O kadar yoğun bir çalışma içindeyiz ki Kıbrıs Harekatı’nda yapılan hava desteği 211 sorti ile gerçekleştirilmişti. Sadece son üç ayda içinde ise 814 sorti yaptı Hava Kuvvetlerimiz. Bu büyük bir kahramanlık büyük bir fedakarlık örneği. Bu kadar yoğun, etkili, başarılı, sonuç alıcı bir kuvvet olarak Hava Kuvvetlerimize milletimiz, bizler müteşekkirdir.” ifadelerini kullandı.

Konuşmanın ardından geleneklere uygun olarak kurban kesildi.

Devamını oku

Çok Okunanlar

Copyright © 2017 Gazetda Haber Sitesi