Takip Edin

Güncel

Suriye füzesinde ‘İsrail izi’ iddiası

Savunma politikaları uzmanlarından çarpıcı yorumlar: “İsrail kendisine ateşlenen bir füzeyi kasıtlı olarak Kıbrıs’a düşmesini sağlayıp sağlamadığını bilemeyiz. Ancak böyle bir saldırıda İsrail’in Suriye radarlarına sahte hedef oluşturma yapması kesindir”

Savunma politikaları uzmanları, füzenin Kıbrıs’a düşmesinin nedenlerine ve Türkiye’nin bundan sonra ne yapması gerektiğine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Savunma Politikaları Uzmanı Arda Mevlütoğlu, “İsrail, Suriye’ye karşı bir hava saldırısı gerçekleştirdi. O uçaklara karşı bir füze ateşlenmiş ve hedefini bulmayan füze, Kıbrıs’a düşmüş olabilir.

Burada şöyle bir soru akla geliyor; gerçekten bir İsrail uçağına mı ateşlendi ya da İsrail elektronik bir harp sonucu sahte hedef oluşturarak Suriye radarlarını yanılttı mı? Bu spekülasyon açık bir konu” dedi.

Savunma Politikaları Uzmanı Arda Mevlütoğlu, Taşkent köyüne düşen füze ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Mevlütoğlu, ilk yansıyan görüntülerden söz konusu cismin ‘SA-5’ tipi bir hava savunma sistemi füzesi olduğunu söyleyerek, “Bu füzeden Suriye rejiminde hava savunma bataryalarında mevcut.

Eski Sovyet üretimi bir hava savunma füzesi ve uzun menzilli, yüksek irtifada önleme gerçekleştirebilen bir füze.

Değişik tipte füzeler kullanabiliyor. Bunların niteliklerine göre de yaklaşık 180 ile 300 kilometre arasında menzili var.

Suriye bu sistemleri özellikle İsrail’in saldırılarına karşı kullanıyor. İsrail, özellikle son 3-4 yıldır Suriye’deki hedeflerine karşı hava taarruzlarını ciddi oranda arttırmış durumda. Suriye de bu ‘SA-5’ füzelerini İsrail’e karşı yoğun olarak kullanıyor, bunu biliyoruz” dedi.

“SAHTE HEDEF OLUŞTURMA KESİN GİBİ”

Mevlütoğlu, ‘SA-5’ füzelerinden 5’inin daha önce Türkiye topraklarına, Şanlıurfa’ya düştüğünü, yine ‘SA-5’ füzesinin geçen Eylül ayında Rus uçağının yanlışlıkla vurulmasında da başrol oynadığını hatırlatarak şöyle konuştu:

“Dolayısı ile bu füzelerin kullanılma şekli özellikle düşman uçağının yaklaşık geliş istikametine yönelik füzenin ateşlenmesi ve onun yakınlarında patlaması suretiyle çok geniş bir alanda harp başlığı ve parçacık şarapneli ile uçağa zarar verilmesi hedefleniyor.

Bir nevi körlemesine ateşliyorlar ve bu körleme sırasında hedefine ulaşmayan bir füze de başıboş bir şekilde, serseri bir mayın gibi düştüğü yerde tahribata sebep oluyor. Dolayısı ile böyle bir hedef şaşırtma gerçekleşmiş olabilir.

Nitekim İsrail’in de dün (önceki gün) Suriye’ye karşı bir hava saldırısı gerçekleştirdiğini biliyoruz. O uçaklara karşı bir füze ateşlenmiş ve hedefini bulmayan füze, Kıbrıs’a düşmüş olabilir. Burada şöyle bir soru akla geliyor; gerçekten bir İsrail uçağına mı ateşlendi ya da İsrail elektronik bir harp sonucu sahte hedef oluşturarak Suriye radarlarını yanılttı mı? Bu spekülasyon açık bir konu.

Böyle bir şey olmuş olabilir. İsrail kendisine doğru ateşlenen bir füzeyi kasıtlı olarak Kıbrıs’a düşmesini sağlayıp sağlamadığını bilemeyiz. Ancak böyle bir saldırı sırasında İsrail’in Suriye radarlarına bir elektronik karıştırma, bir sahte hedef oluşturma gibi bir şey yapması neredeyse kesindir. Bu ucuz atlatılan bir olay. Bunun gibi olayların artması riski mevcut.”

“YAKIT ZEHİRLİ”

Mevlütoğlu, ‘SA-5’in sıvı yakıt kullanan bir füze sistemi olduğunu belirterek, “Bu tip füzelerde kullanılan yakıt zehirli bir niteliğe sahiptir. Dolayısı ile bu tarz olaylarda, bir füzenin düşmesinde çevre emniyetinin alınması çok önemli.

Çünkü bu kimyasalların solunma veya toprağa karışması ya da teması insanlarla veya hayvanlarla teması ölümcül sonuçlara neden olabilir. Bu kapsamda AFAD’ın olaya müdahalesi kesinlikle gerekli” diye konuştu.

SEMENT: “İSRAİL İÇİN ÇOCUK OYUNCAĞI”

Siyasi analist Serdar Sement, “İsrail, elektronik hesaplama yöntemiyle füzenin ateşleyicisinin kapasitesinin yerini, menzilini, nasıl geleceğini ve mermisini biliyor ve bundan kaçabiliyor. İsrail için bu çocuk oyuncağı, bu teknikle eylül ayında Rus uçağını düşürdü. Bunu Rus Hava Kuvvetleri de söyledi” dedi.

Füzenin düşmesinin G-20 Zirvesi’ne denk gelmesini hatırlatan Sement, “Biz ne zaman Amerika karşısında bir kazanım elde etsek, Amerikan siyasi idaresinde bize yönelik bir kırılma üretirsek, hep İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’dan aktivasyon görüyoruz. Onların derdi bizim Amerika ile çekişmemizin çatışmaya, ekonomik yaptırıma dönmesi” diye konuştu.

“S-400’Ü ALMAMIZ GEREKLİ”

Atılması gereken adımlara yönelik öneride bulunan Sement, “S-400 almanın ve S-400’e yakın hava savunma sistemleri edinmenin ne kadar gerekli olduğunu herkes görmüştür.

Dolayısıyla S-400’ler ve ona bağlı alt savunma sistemleri almamızın kesinleştiği ve acilleştiğini herkesin görmesi gerekir. Ordumuzla gurur duymalıyız. Bu füzeyi Mersin, Diyarbakır ve Awacs’larımız gördü, hangi rampadan işlendiğini, neden ateşlendiğini gördü, ederini anladı ve tepkimesini buna göre biçimlendirdi.

Askerimiz bunu anında radarda tanımlamış ederinin ne olduğunu görmüş çatışma bölgesinde bu tür kazaların olabileceğini Türk Silahlı Kuvvetlerimiz anında anlamıştır” diye konuştu.

Devamını oku

Güncel

Rum “iç cephesi paramparça”

 Berlin’de 25 Kasım’da gerçekleşecek üçlü göçüşme, Genel Sekreter’in Kıbrıs geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un cumartesi günü yapacağı ziyaret, Türkiye’nin şu anda beşli konferansa katılmadaki isteksizliği ve AB’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri nedeniyle Türkiye’ye karşı yaptırım kararının yarın sabah toplanacak Rum Ulusal Konseyi’nin başlıca gündem konuları olması bekleniyor.

Fileleftheros, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in  yukarıda sayılan bütün konulardaki gelişmemeleri aktarması ve Rum tarafının önündeki verilere dair  bir değerlendirme yapması beklenen yarınki toplantı öncesinde siyasi partilerin gelişmelere dair mesajlarına “Başkan’a Baskı Yapıyorlar” başlığıyla yer verdi.

Gazete, yarınki Konsey toplantısının Anastasiadis hükümeti ile AKEL arasında Kıbrıs sorunu  odağında devam etmekte olan sürtüşmenin gölgesinde gerçekleşeceğine dikkat çekti.

Habere göre, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun Anastasiadis’ten -Rum kamuoyuna da yansıyan-  Rum yönetiminin Berlin üçlü görüşmesinden beklentisinin düşük olması ve İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, Anastasdiadis’in kendisine Berlin’den özlü bir şey beklemediğini söylediği açıklaması ile ilgili izahat istemesi bekleniyor.

AKEL Basın Sözcüsü Stefanos Stefanu dün “şu anda hükümet AKEL’e saldırmaya odaklanmak yerine 25 Kasım’daki kritik görüşmeye hazırlansın daha iyi. Bizim taraf haklı davamızı ancak net tezler, uzlaşılanlarda sarsılmaz  tutarlılık ve yapıcı ruh ile zırhlandırabilir ve Türkiye’nin gerçek niyetini ortaya çıkarabilir” dedi.

DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos “Türkiye’nin tavrından, bu görüşmenin (Berlin) müzakerelerin yeniden başlaması için adımları hazırlamak dışında bir şey olacağı anlaşılıyor. Üstünkörü ve gerekli ön hazırlık olmadan, varacağı sonucun şüpheli olduğu bir üçlü görüşmeye sürükleniyor olduğumuzu görmek çok kaygı verici. Her şey yeni bir çıkmaza sürüklendiğimizi gösteriyor” ifadelerini kullandı.

EDEK Başkanı Marinos Sizopulos Anastasiadis’in yapacağı bilgilendirmeyi beklediklerini ve kendisine, bu görüşmelere büyük bir dikkat, ağırbaşlılıkla katılması, ama özellikle de maceralara sürükleme ihtimali olan herhangi bir prosedüre katılmaması tavsiyesinde bulunacaklarını söyledi.

Dayanışma Hareketi Berlin üçlü görüşmesinin “ötenaziye gitmekte olduğu, Anastasiadis’in DİSİ ve AKEL’in Rum halkını manipüle ettiği” görüşünü ortaya koydu, şunları ekledi: “Berlin üçlü görüşmesinden hiçbir perspektifi olmadığını düşünüyor ve Ulusal Konsey toplantısında Başkan Anastasiadis’in, Kıbrıs sorununda bundan sonra atılacak adımlar hakkında bilgilendirmesini bekliyoruz.”

Ekologlar Başkanı Yorgos Perdikis’in Konsey toplantısında, Kıbrıs sorunundaki gidişatın belirlenmesiyle ilgili stratejik planlama önerisi sunması bekleniyor.

Türkiye’yi kınama ortak açıklaması önerisini yarınki Konsey’de yeniden gündeme getireceği kaydedilen Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas  “bu kez  herkesin zamanın ne kadar kritik olduğunu, vatanımızın ve halkımızın iyiliği için ciddiyet ve sorumluluk içerisinde davranması gerektiğini hepimizin anlamasını diliyorum” dedi.

Demokratik Cephe ise, yarınki Konsey toplantısında, iç cephenin sağlam ve taleplerin ortak olduğu mesajı verilmesi arzusunu dile getirdi.

Politis, haberi “Cephe Paramparça… Berlin Üçlü Görüşmesine Kadar ‘Ateşkes’ Arayışı… Berlin Üçlü Görüşmesi Işığı Altında Ulusal Konsey’e 24 Saat Kala İç Cephe Kırılıp Bin Parçaya Ayrılmış Cama Benziyor”  başlık ve spotlarıyla aktardı.

Haberde, Anastasiadis  hükümeti ve DİSİ’nin alenen, Berlin üçlü görüşmesi ışığı altında bütün bir iç cephe arzusunu iletmesine rağmen  AKEL’e ve Anastasiadis’in icraatlarını ve kullandığı söylemi eleştirenlere karşı çıktıklarına dikkat çekildi

Gazeteye göre dünkü açıklamasında “DİSİ içinde bulunulan zamanın ciddiyetinin ve 25 Kasım görüşmesinin ne kadar kritik olduğunun bilincindedir” diyen DİSİ Basın Sözcüsü “AKEL’in, Başkan Anastasiadis’i darbeleme hedefli çabası Kıbrıs Rum tarafının müzakerecilik pozisyonunu da darbeliyor” dedi.

Alithia, haberi “Ulusal Konsey’in Yarınki Toplantısı ve Türkiye’nin Niyetlerine Dair Bilgiler Işığı Altında Birlik Çağrıları ve Üçlü Görüşmeyle İlgili Fısıltılar” başlığıyla aktardı.

Gazete, Rum Ulusal Konsey toplantısı ve Türkiye’nin bu aşamada beşli konferansa katılmakta isteksiz olduğu yolunda sızan bilgiler ışığı altında DİKO, EDEK ve Dayanışma Hareketi’nin, Berlin’de yapılacak üçlü görüşmenin yararı ve müzakerelerin yeniden başlaması çabalarının sonuç vereceği  konusunda şüphe belirttiğini, DİSİ ile AKEL’in de aralarındaki çatışma devam ediyor olmasına karşın üçlü görüşmeye ve müzakerelerin en kısa zamanda yeniden başlamasına tam desteklerini yinelediklerini yazdı. 

Devamını oku

Güncel

Üç kilo hintkeneviri ele geçirildi

Güney Kıbrıs’ta Derinya bölgesinde şüpheli bir aracı durduran Rum polisi, araştırmaları sonucunda yaklaşık 3 kilo hintkeneviri türü uyuşturucu madde ele geçirdi.

Politis ve diğer gazeteler, Rum polisinin Pazar günü öğleden sonra Derinya bölgesinde yolda ilerleyen bir aracı, lastiklerine ateş açarak durdurduğunu ve araçta yaptığı aramada eser miktarda hintkeneviri ve kokin türü uyuşturucu madde ele geçirdiğini yazdılar.

Haberde, polisin araçta bulunan iki kişiyi tutukladığı ve bu iki kişinin olay öncesinde görüldükleri bir çiftlikte yapılan aramada ise 3 kilo hintkeneviri tipi uyuşturucu madde bulunduğu belirtirken, uyuşturucu maddenin bulunduğu çiftliğin 44 yaşındaki sahibinin de tutuklandığı aktarıldı.

Devamını oku

Güncel

“Sağlık Bakanı ve Maliye Bakanı’nı sözlerinde durmaya davet ediyoruz”

 KAMUSEN, sağlıktaki “ek çalışma” ile ilgili sorunun tüm sözlere rağmen çözümlenemediğini savunarak, “Sağlık Bakanı ve Maliye Bakanını sözlerinde durmaya davet ediyoruz” dedi.
KAMUSEN Genel Sekreteri Özgür Kıdrışlıoğlu yazılı açıklamasında, sendika olarak yaz aylarında Sağlık Bakanı Ali Pilli ile ek çalışma ödemeleri konusunda toplantı yaptıklarını, ayrıca Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu ile de görüştüklerini kaydetti. 
Bu görüşmelerde sağlık çalışanlarının ödemelerinin yapılacağı sözünü aldıklarını ifade eden Kıdrışlıoğlu, bu konuda grev de yaptıklarını, ancak ek çalışma ücretlerinin ödeneceğinin bildirilmesi üzerine grevi askıya aldıklarını ancak verilen sözlerin havada kaldığını savundu. 
Sağlık Bakanlığına eleştirilerde bulunan Kıdrışlıoğlu, şöyle dedi:
“Anayasanın 49.(3) maddesine göre angarya çalıştırma suçtur ve Sağlık Bakanının kendi talimatı ile personelin çalıştırılıp daha sonra kesinti yapılması asla kabul edilemez. Görülen odur ki hem Sağlık Bakanı hem de Maliye Bakanının müdürleri ile aralarında iletişim problemi vardır veya Bakanların değil Müdürlerin sözü geçmektedir. Kamusen olarak her iki bakanı da sözünde durmaya davet ediyoruz. 18 Kasım Pazartesine kadar Haziran, Temmuz, Ağustos ayı ek mesailerinde kesinti yapılanlar için olumlu bir gelişme yaşanması halinde hukuksal süreci başlatacağımızı, sonrasında buna ilaveten grev dahil her türlü girişimi başlatacağımızı komuoyuna duyururuz.” 

Devamını oku

Güncel

Ekim ayında tüm otellerin doluluk ortalaması %64 oldu

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) üyesi tüm otellerin Ekim ayı doluluk oranı ortalaması % 64 olarak açıklandı.

 KITOB’un otel sınıfına giren ve 1’den 5’e kadar yıldız taşıyan oteller ile turistik bungalovlar, tatil köyleri, butik, apart otel ve özel belgeli otellerden oluşan üyelerinin, Ekim 2019 ayına ilişkin dolulukları açıklandı.

KITOB’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, 5 yıldızlı büyük tesislerin dolulukları Ekim 2019 ayında %74 oranında oldu. Buna göre Eylül 2019 ayına göre %1 oranında düşüş gerçekleşirken, 2018 yılının Ekim ayına göre %9 oranında bir yükseliş oldu.

Küçük otellerin Ekim 2019 ayında doluluk oranı %54 olarak açıklanırken, Eylül 2019 ve Ekim 2018’e göre oran aynı kaldı.

Tüm otellerin Ekim 2019 ayında doluluk oranı ortalaması ise %64 oldu. Doluluk oranı, Eylül 2019 ayına göre aynı seviyede kalırken, Ekim 2018’e göre %6’lık artış gösterdi.

Devamını oku

Güncel

“Süt sektöründe acil tedbirler alınmalı”

Süt İmalatçılar Birliği Başkanı Mustafa Başlar, süt sektöründe büyük sıkıntılar olduğunu savunarak,  “Acilen tedbir alınması gerekir aksi takdirde doğabilicek kötü neticeler  ilerde telafisi edilemeyecek sonuçlar doğuracak” dedi. 
Başlar yazılı açıklamasında, süt sektörünün, girdi maliyetlerinin, gaz, elektrik ve mazot ağırlıklı olarak çok büyük bir külfet altında ezildiğini ileri sürerek, şunları kaydetti:
“Süt fabrikalarinin plansız bir şekilde izin verilip çoğaltılması mevcut fabrikalar arasında haksız rekabeti oluşturmasına sebep oluyor. Her geçen gün üretim maliyetinin  arttığı  üretmenin zor ve yapılamayacak duruma gelmesinden endişe duyuyoruz. Gereksiz yere verilen süt fabrikası izinleride mevcut fabrikalar ile ayni sorunu yaşamak zorunda kalıyor. Zaten yetersiz olan süt miktarı ister istemez bölünüyor bir fabrikanın kar edebilir durumda çalışması için mevcut yatırım be kapasitesine işçi sayısına göre belirlenir süt miktarı düştüğü takdirde bu maliyet artmış oluyor. Tarım Bakanlığı ve hükümetten ciddi bir şekilde bu konuyu ele alıp değerlendirmesini istiyoruz.”
Başlar, süt sektörünün bir zincir halkası olduğuna ve bu halkanın birtanesinin de hayvancılık olduğuna işaret ederek, kilo başına verilen destek ayarlamasının hatalı ve yanlış olduğunu, bunun süratle düzeltilmesi gerektiğini kaydetti. 
Nakliyecilerin de iflas eşiğine geldiğini savunan Başlar, halkaların tümünde sıkıntı olduğunu kaydetti. 

Devamını oku

Çok Okunanlar