Takip Edin

Genel

Seyrüsefer Ödemeleri İnternet Üzerinden Olacak

Önümüzdeki aylarda tam olarak uygulamaya girecek olan “Araç Kayıt Bilgilendirme Sistemi’yle ilgili Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Kemal Bağzıbağlı açıklamada bulundu.

Yeni sistem, araç sahiplerine seyrüsefer ve muayene gibi işlemlerin zamanının hatırlatılmasının yanısıra harçların da online olarak ödenmesi imkanını sunacak.

Dün itibarıyla vatandaşlar 1300’a ücretsiz olarak bilgilerini göndermeye başladı.

Vatandaşlardan dünden bugüne ciddi dönüş aldıklarını söyleyen Bağzıbağlı, bu konuda endişe duyan vatandaşlara da seslenerek “ bu uygulamada kesinlikle güvenlik zaafiyeti olmayacak” dedi.

“Araç Kayıt Bilgilendirme Sistemi”yle ilgili Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Kemal Bağzıbağlı BRT’ye açıklamalarda bulundu.

Bağzıbağlı, “Araç kayıt sistemimizi genel olarak bir otomasyona geçireceğiz vatandaşlarımızın seyrüsefer muayane gibi işlemlerinin harcını online ödeyebilmesi yönündeki bu çalışmamız devam ediyor.”

Peki Bu bize neyi sağlayacak…

Bağzıbağlı…“Bu sistemi tamamladığımız ve herkesin kaydını aldığımız zaman ciddi bir dönüş de oldu dünden bugüne. Vatandaşımızı sistemimizde sorguladığımız zaman muayenelerinin seyrüseferlerinin bitmesine yakın olduğu dönemi hatırlatacacağız veya bilgilendirme yapabileceğiz.

Online seyrüsefer sistemi çok kısa süre sonra önümüzdeki aylarda başlayacak.” dedi.

Bağzıbağlı, yeni sistemle birlikte online ödemelerde de kredi kartlarına taksitlendirme olacağını  belirtti.

Kesinlikle güvenlik zaafiyeti olmayacağını vurgulayan Bağzıbağlı, vatandaşların endişe duymadan 1300’a ücretsiz olarak bilgilerini girebileceklerini söyledi.

Ücretsiz olan bu servis sayesinde bilgiler kayıt altına alınacak ve seyrisefer muayene gibi işlemlerin tarihi yaklaştığında araç sahipleri SMS yoluyla bşilgilendirilecek.

Sisteme kayıt olunması için SMS’ler 1300’a isim, soyisim, e posta adresi ve araç plakası girilerek ve her bilgiden sonra boşluk bırakılarak gönderilebilecek.

(BRT)

Genel

Polise 3 yıl hapis

Girne’de trafik cezasını ödeyeceğini söyleyip bir tanıdığından aldığı 3 bin 800 TL’yi çaldığı gerekçesiyle yargılanan polis memuru Osman Akınsel’e üç yıl hapis cezası verildi

Girne’de 2017 yılında trafik cezasını ödeyeceğini söyleyip bir tanıdığından aldığı 3 bin 800 TL’yi çaldığı gerekçesiyle Girne  Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan polis memuru Osman Akınsel hakkındaki davada bugün karar açıklandı. Sanık, oy birliği ile 3 yıl hapse mahkum edildi.

Sanık hakkındaki kararı okuyan ağır ceza mahkemesi başkanı Fusün Cemaller, sanığın müştekiyi tazmin ettiğini, af edildiğine dair mahkemeye evrak sunduğunu belirterek, bu hususun lehine değerledirildiğini söyledi.

Cemaller, ancak sanığın polis kimliği altında böylesi bir suç işleyip, toplumun güvenini sarsmasını dikkatte aldıklarını belirterek, hapis cezası vermeyi uygun bulduklarını açıkladı.

Başkan Cemaller, sanığı yargılandığı emanetçi tarafından sirkat suçundan 3 yıl hapse mahkum ettiklerini söyledi. Polis memuru Osman Akınsel,  sabit radar cezalarını ödeyeceğini söyleyerek önceden tanıdığı R.G.’den  2017 yılı Ağustos-Ekim ayları arasında 3 bin 800 TL almıştı. R.G., 6 Aralık 2017 söz konusu trafik cezaları ile ilgili mazbata gitmesi üzerine durumu fark etmiş, şikâyetçi olmasının ardından ise Akınsel tutuklanmıştı. (Kamalı Haber)

Devamını oku

Genel

“Ulusal aşı programımızda yer alan aşıların uygulanmasında herhangi bir sıkıntı yoktur”

Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi, ülke çapında bulunan tüm birinci basamak sağlık hizmeti veren merkezlerde, koruyucu sağlık  hizmetleri  temel  uygulaması  olan Ulusal  Aşı  Programı  çerçevesinde  aşılama hizmeti   yapıldığını ve herhangi bir sorun yaşanmadığını duyurdu.

Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi, her yıl tüm ilkokul  1. ve  5.  sınıfları için aşı  kampanyası düzenlendiğini, Ulusal Aşı  Kampanyası çerçevesinde  1. sınıf öğrencilerine eksik olan MMR aşısı (Kızamık Kızamıkçık Kabakulak)  ve  dörtlü  karma  aşı (Difteri, Tetanoz, asellüler  boğmaca ıpv) yapıldığını kaydetti.

Yazılı açıklamada, beşinci sınıf öğrencilerine ise eksik olan MMR ve d T  (Difteri Tetanoz )  aşılarının  yapıldığı belirtilerek, “Ulusal aşı programımızda  yer alan aşıların uygulanmasında herhangi bir sıkıntı yoktur” denildi.

Ancak, rutin aşı programlarına alınması için çalışmaların sürdüğü   HPV  aşıları  ile ilgili olarak  bazı sıkıntılar olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Bu kapsamda önceden   bir kampanya  çerçevesinde  HPV  aşısı yapılan  çocukların  aşıları  belirtilen program  çerçevesinde   yapılmaktadır.  Geriye kalan çocukların başvuruları değerlendirilip imkanlar çerçevesinde HPV aşılarının yapılması yoluna gidilecektir.”

Devamını oku

Genel

“Bütçe halktan yana değil”

Sol Hareket, 2020 bütçesinin halktan yana bir bütçe olmadığını savundu.

Sol Hareket adına yazılı açıklama yapan Abdullah Korkmazhan,  2020 bütçesinin bir önceki bütçeler gibi adaletsiz ve dengesiz olduğunu ileri sürerek,  bütçenin üretimi güçlendirme ve eşit bölüşüm yerine, kamudaki partizanlığa dayalı statükoyu muhafaza etmeye ve sermaye çevrelerine hizmet etmeye yönelik hazırlandığını iddia etti.

“Oy kaygısı ile partizanca şişirilip hantal ve niteliksiz bir yapıya dönüştürülen kamu sektörünün, ülkedeki toplam istihdam içerisinde yeri % 17’dir. Ancak bütçenin neredeyse % 85’i kamu harcamaları ve cari giderlerine ayrılmıştır” diyen Korkmazhan, toplam istihdam içerisinde % 83 olan özel sektör çalışanları ve işçilerinin  açlık sınırının altında bir ücret ile yaşama mahkum edildiğini öne sürdü.

Korkmazhan, bütçeden sağlık, eğitim, üretim ve turizme ayrılan payın  çok komik olduğunu savunarak, “Siyasilerin ve kamudaki statükocuların ayrıcalıkları ise daha da şişirildi. Bu bütçe halktan yana bir bütçe değildir” dedi.

Mecliste temsil edilen tüm siyasi partilerin, bütçe statükosunu korumak için yemin etmişçesine hareket ettiklerini savunan Korkmazhan,  üreticilere, çalışanlara, asgari ücretlilere, eğitime, sağlığa, turizme ve sanayiye daha fazla pay ayrılmamasının nedeni olarak öne sürülen ‘kaynak yok’ bahanesinin gerçek olmadığını kaydetti.

Esas olanın kaynakların adaletsiz dağıtımı ve israf olduğunu belirten Korkmazhan, Sol Hareket olarak taleplerinin adil ve eşit bir bütçe olduğunun altını çizdi. 

UBP-HP hükümetinin hazırladığı bütçenin, var olan bütçe statükosunu korumakta ve adaletsizliği derinleştirmekte olduğunu iddia eden  Korkmazhan, “Kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi, kendi kendimizi yönetme iradesi ve Kıbrıs sorununun çözümü, federal bir Kıbrıs ile mümkündür” dedi.

Devamını oku

Genel

“2019-2021 orta vadeli program döneminde ortalama yüzde 3.3 büyüme olacağı tahmin edilmekte”

Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu, KKTC ekonomisinin 2017 yılında yüzde 5.4 ve 2018 yılında  yüzde 1.3 büyüme gerçekleştiğini, 2019 yılında yüzde 1.9, 2020 yılında yüzde 3.6 ve 2021 yılında ise yüzde 4.4 büyüme olacağının tahmin edildiğini belirterek, “ Bu bağlamda 2019-2021 orta vadeli program döneminde ortalama yüzde 3.3 büyüme olacağı tahmin edilmektedir” dedi. 

“2019 mali yılı yılsonu tahminimize göre 452,2 milyon TL Bütçe açığı öngörülmektedir” diyen Olgun Amcaoğlu, “ On bir yıllık dönemin ardından 412,2 milyon birikmiş bir açık söz konusu olup 2020 yılı bütçe açığı da göz önüne alındığında öngörülen ödeneklerin üzerine çıkılması bir yana 2020 yılı bütçesinde öngörülen giderlerin yapılabilmesi için, taviz verilmeksizin bütçe açığını azaltacak yönde çalışma yapılması hususunda tümümüze önemli bir görev düşmektedir” ifadelerini kullandı.

2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nce; 8 milyar 824 milyon Türk Lirası Gider, 
 8 milyar 236 milyon Türk Lirası Gelir,  588 Milyon Türk Lirası Bütçe açığı 
olarak onaylandığına dikkat çeken Amcaoğlu, öngörülen bütçe açığının iç kaynaklarla karşılanması hedeflendiğini vurguladı.

Amcaoğlu, “Bunun bize daha fazla görev yüklediğinin bilinci ile çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz” dedi.

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ

Meclis Genel Kurulu’nda 2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı görüşülmeye başladı.

Genel Kurul’daki görüşmelerde ilk olarak Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı Başkanı Sunat Atun, 2020 Mali yılı Bütçe Yasa Tasarısına ilişkin komite raporunu okudu.

Raporun okunmasının ardından Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu bütçe hakkında sunuş yaptı.

Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2020 Mali Yılı Bütçesinin ülkeye hayırlı olmasını diledi. 

Amcaoğlu, Bütçe hazırlıklarında katkı koyan, Bakanlık ve diğer Bakanlıklar ile Bağımsız Dairelerin çalışanlarına, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin Başkan ve Üyeleri ile bakan ve milletvekillerine ve görüşmelerde görev alacak Meclis çalışanlarına, basın ve yayın çalışanlarına teşekkür etti. 

BÜTÇENİN PLANLANMASI

Amcaoğlu’nun konuşması söyle: 

“Bütçe,henüz gerçekleştirilmemiş olan, tahmini rakamları gösteren gelecek zaman periyodu için yapılan belirli bir döneme ait yapılacak giderleri ve elde edilecek gelirleri gösteren mali plandır ve mali yıl olarak adlandırılan dönemdir. Bu dönem; mali, ekonomik, siyasi ve hukuki sonuçlar yaratır. 

Bu nedenle bütçenin iyi planlanması ve dikkatli kullanılması önem arz etmektedir. Elbette ki ihtiyaç ve talepler her zaman olduğu gibi yüksektir. Özellikle taleplerdeki yükseklik ülkemizin kaynak ve olanaklarının göz önüne alınmaması yanında daha başarılı olma, daha iyi hizmet yaratma, insanlarımıza daha iyi olanak sağlama yönündedir. Ancak bizlerin de görevi ülke kaynaklarının olanaklar nispetinde öncelikli ihtiyaçlar çerçevesinde etkin olarak dağılımını sağlamaktır. 

Bu hedefle, geçmiş veri ve bilgileri de kullanılarak gelecek tahmin ve programlarına uygun olarak ihtiyaçların karşılanması yönünde etkin dağılımın en iyi şekilde yapıldığı inancı ile hazırlanan 2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı bugünden başlayarak onayınıza sunulmuştur.


“KAMU BORÇLARININ GERİ ÖDENMESİNE BAŞLANDI..”

Benden önceki hemen hemen tüm Maliye Bakanlarının dile getirdiği bir hususu başlatmanın haklı gururunu ve gelecek nesillere yük bırakmama veya en az şekilde yük bırakmanın sorumluluğunu taşıyarak, KKTC’nde ilk defa olarak, Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası ile yapılan bir protokol ile kamu borçlarının Ekim 2019 ayından başlayarak geri ödenmesine başlanmıştır. Bu durumun 2020 yılı ödemelerinde bizi zorlayacağı açık olmakla birlikte taviz verilmeden borçların ödenmesi bütçeden yapılacak ödemelerin önemli bir paydasını oluşturacaktır.

Bu ödemeler ile banka, daha fazla kaynağı reel sektöre kredi olarak kullandırma olanağı bulacağından, özel sektöre daha çok yatırım olanağı sağlayacaktır. 

Daha iyi bir ülke için ekonomideki hareketliliğin devamını sağlamak amacıyla, ekonomik büyümeyi teşvik eden politikalara odaklanmış bir şekilde, kamu görevlilerinin, devletten yardım alan yoksul ve muhtaçların, burs alan öğrencilerin, hibe alan çiftçilerin alım gücünü muhafaza ederek, yaşam kalitelerinde düşüşe sebep vermemek için, piyasaya daha çok kaynak aktararak daha yüksek istihdam ve daha düşük işsizliği hedef edindik. 

“ORANTISIZ ETKİLENME…”

Küçük bir ekonomiye sahip olmamız nedeniyle uluslararası ekonomideki değişimlerden orantısız olarak etkilenmekteyiz. Ekonomiyi harekete geçirmek için hedefli ve zamanında mali uyaranların kullanımı tercih edilmiştir. Bu maksatla da hem bir kısım vergilerde indirime gidilmiş hem de kamu maliyesinde gelirlerin artışından feragat edilerek akaryakıt zammı gibi ülkedeki tüm fiyatların artmasına sebep olacak fiyat düzenlemelerinden kaçınılmıştır.

Kamu maliyesini sorumlu bir şekilde yönetirken, Sosyal yatırım programlarımız ve toplumumuzdaki en savunmasız kişileri korumak ve herkes için yaşam standartlarında gerçek ve sürdürülebilir artışları teşvik etmek, Ekonomimizin büyüme potansiyelini güçlendirmek ve halkımızın yaşam kalitesini arttırmak temel felsefemiz olacaktır.

YAPILANMA PROJELERİ

21’inci yüzyılda ülkemizi modernize etmek için yeniden yapılanma projeleri ile bugünün dijital çağında, Hükümetimiz, yeni teknoloji ve süreçlerle daha verimli bir şekilde hizmet verebilmek için otomasyon alanında pek çok proje sürdürmektedir.  

Ayni şekilde, yüksek bütçe açığı pahasına, ülkemizin büyümesi için ihtiyaç duyulan ve kamusal alandaki cari harcamaları azaltacak yöndeki mahalli kaynaklı yatırım projelerine, gelirler bütçesi ve genel bütçe büyümemizin çok üzerinde artış yapılarak   (Genel Bütçe % 14,    Yerel Gelirler %11.78,    Yatırım Projeler %22)  hayat bulmasına önem verilmiştir.   

EKONOMİK BÜYÜME

Dünya ülkelerinde olduğu gibi, Ülkemizde de, 2020 Bütçesi hazırlanırken ve hedefler konulurken; öngörülen enflasyon rakamı olarak adlandırdığımız Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) artışları, büyüme oranları, döviz fiyatları ve asgari ücrete bağlı gelişmeler önemli dayanaklar olarak dikkate alınmıştır. 2019 yılı Tüketici Fiyatları Endeksi yılsonu tahmini 12,88,  2020 yılı ilk altı aylık tahmin 4,85 olarak kabul edilmiştir.  
KKTC ekonomisi; 2017 yılında %5.4 ve 2018 yılında %1.3 büyüme gerçekleşmiştir. 2019 yılında %1.9, 2020 yılında %3.6 ve 2021 yılında ise 4.4 büyüme olacağı tahmin edilmektedir. 

Bu bağlamda 2019-2021 orta vadeli program döneminde ortalama %3.3 büyüme olacağı tahmin edilmektedir. 

GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA

Cari fiyatlarıyla; 2017 yılında 14,544,800,000  TL ve 2018 yılında 18,324,200,000 milyon TL olarak gerçekleşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın, 2019 yılında 24,554,600,000 milyon TL, 2020 yılında 28,812,000,000 milyon TL ve 2021 yılında ise 33,064,600,000 milyon TL olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.

YASA TASARISI

2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı;    Sürdürülebilir kamu finansman dengesinin kurulması,Kamunun etkinliğinin ve özel sektörün rekabet gücünün artırılması,Üretime dayalı büyümenin artırılması ve istidamın önünün açılması,Mali disiplinin sağlanarak devam ettirilmesi,Yapısal tedbirlerin uygulamaya konulması,Ekonominin istikrarlı bir hale getirilmesi,Mevcut kaynakların üretken alanlara yönlendirilmesi,    Gelir artırıcı tedbirler yanında harcama disiplininin sağlanarak kamu kaynaklarının ekonomik ve verimli kullanılması,hedefi ile hazırlanmıştır.

2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nın detaylarına geçmeden Kesin Hesap Yasa Tasarısı görüşülecek olan 2018 yılı bütçesine ilişkin büyüklükler ile 2019 Mali Yılı bütçesinin gerçekleşme tahminini de çok kısa olarak bilgilerinize getirmek istiyorum.

2018 YILI VERİLERİ

2018 yılında; Bütçe Giderlerinin 5,452,300,000 milyon TL; Bütçe Gelirlerinin 5,505,700,000 milyon TL; Bütçe Fazlasının 53,400,000 milyon TL; olarak, gerçekleştiğini görüyoruz. Bu rakamların tahmini GSYİH’ya oranı; Bütçe Giderleri % 29,75; Bütçe Gelirleri % 30,05; Bütçe Fazlası % 0,29’dur.

2019 yılsonu itibarıyla; Bütçe Giderlerinin 7 milyar 892,4 milyon TL, Bütçe Gelirlerinin 7 milyar 440,2 milyon TL, Bütçe Açığının 452,2 milyon TL, olarak, gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz.

BÜTÇE AÇIĞI VE FAZLASI

Bu rakamların 2019 yılı tahmini GSYİH’ya oranı;Bütçe Giderleri  % 32,14; Bütçe Gelirleri                        % 30,30; Bütçe Açığı %  1,84’dür.

Bu noktada geçmişe bakmakta fayda var diye düşünüyorum. Her ne kadar bütçe açıkları öngörülenin çok altında gerçekleşmiş olmasına rağmen kamu maliyesi açısından özellikle nakit anlamında sıkıntıya yol açmaktadır. 

2009 mali yılı 65,4 milyon TL,2010 mali yılı 18,0 milyon TL, 2011 mali yılı 51,9 milyon TL Bütçe açığı ile kapatılmıştır.    2012 mali yılında ise Ercan Havalimanı’nın özelleştirmesinden elde edilen 236,7 Milyon TL sonrası 176,2 milyon TL bütçe fazlası oluşmuştur. Ancak, özelleştirme geliri dikkate alınmadığında 2012 Mali Yılı 60,6 milyon TL bütçe açığı söz konusudur.

Devam edecek olursak; 2013 mali yılı 45,4 milyon TL,2014 mali yılı 32,4 milyon TL,    2015 mali yılı 104,1 milyon TL Bütçe açığı ile kapatılmıştır.2016 mali yılı 20,8 milyon TL,2017 mali yılı 106,8 milyon TL,2018 mali yılı 53,4 milyon TL bütçe fazlası ile kapatılmıştır.

2019 mali yılı yılsonu tahminimize göre 452,2 milyon TL Bütçe açığı öngörülmektedir. On bir yıllık dönemin ardından 412,2 milyon birikmiş bir açık söz konusu olup 2020 yılı bütçe açığı da göz önüne alındığında öngörülen ödeneklerin üzerine çıkılması bir yana 2020 yılı bütçesinde öngörülen giderlerin yapılabilmesi için, taviz verilmeksizin bütçe açığını azaltacak yönde çalışma yapılması hususunda tümümüze önemli bir görev düşmektedir. 

YEREL VE GENEL BÜTÇE

Yerel Bütçe:
2019 Mali Yılı Bütçesinde 5.610,0 milyon TL olarak öngörülen yerel gelirler   %19,25 artışla 6.690,2 milyon TL’ye,  7.036,5 milyon TL olarak öngörülen yerel giderler %1,50 artışla 7.142,4 milyon TL’ye ve 1.426,5 milyon TL olarak öngörülen yerel bütçe açığının ise yılsonu itibarıyla %68,3 oranında bir azalışla 452,2 milyon TL olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.

Genel Bütçe: 2019 yılında 6.880,0 milyon TL olarak öngörülen bütçe gelirlerinin %8,14 artışla 7.440,2 milyon TL’ye, 7.731,5 milyon TL olarak öngörülen bütçe giderlerinin ise %2,08 artışla 7.892,4 milyon TL olarak gerçekleşeceği, böylece 851,5 milyon TL olarak öngörülen genel bütçe açığının ise %46,89 azalma ile 452,2 milyon TL olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.

YAPISAL SORUNLAR ÖNEMLİ

Kıbrıs sorunundan kaynaklanan, ülkemize özgü sorunlarımız, ancak en önemlisi yıllar itibarıyla oluşmuş yapısal sorunlarımız; kamu maliyesinin, kamu kurum ve kuruluşlarının, yerel idarelerin ve birçok sektörün sürdürülebilirliği hususunda sıkıntı yaratmaktadır. Bu nedenledir ki ekonomik programlar uygulamak zorunluluğu ve ihtiyacı duyulmaktadır. Bundan korkmamamız, sorunlarla yüzleşmemiz ve sürdürülebilirliği sağlamak açısından plan ve programlara bağlı kalarak mali disiplinden taviz vermeyecek çözümler üretmemiz gerekmektedir. Bu çözümler kesinlikle insanlarımızın gelir seviyesini düşürme politikaları olmayıp, gelecek nesillerin çıkarlarını da öngörerek çok daha iyiye ulaşmak olmalıdır.

İÇ VE DIŞ BORÇ

Ülkemizin kanayan yarası olan ve önceleri telaffuz bile edilmeyen ancak benden önceki Maliye Bakanları tarafından da özellikle hassasiyet gösterilen ve dile getirilen aşırı borç yükü Haziran 2019 itibariyle; 8.142,6 milyar Türk Lirası İç Borç, 22.317,7 Milyar Türk Lirası Dış Borç olmak üzere 30.460,3 milyar Türk Lirasına yükselmiştir. 

Bu rakam, GSYİH’nın % 124’üne tekabül ederken,  kamu maliyesini ve ekonomimizi olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Bu nedenle kamu borç yükünün kontrol altında tutulması ve azaltılması birinci önceliğimiz olmak zorundadır.

2020 BÜTÇESİ… 

Bu çerçevede de; Hükümet Programında da yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılması, hesap verebilirlik ve mali saydamlığın sağlanması yaklaşımı ile Yerel Gelirler %21,85, Yerel Giderler ise %11,62 artış öngörüsü çerçevesinde 2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı hazırlanmıştır.

2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nce; 8 milyar 824 milyon Türk Lirası Gider, 
 8 milyar 236 milyon Türk Lirası Gelir,  588 Milyon Türk Lirası Bütçe açığı 
olarak onaylanmıştır.

Öngörülen bütçe açığının iç kaynaklarla karşılanması hedeflenmektedir. Bunun bize daha fazla görev yüklediğinin bilinci ile çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz.

2019 Mali Yıl Bütçesine göre, 2020 Mali Yılı Bütçesi;Genel Bütçe Büyüklüğü %14,13 artış ve Genel Bütçe açığı ise %30,94 azalışla, Yerel Bütçe Büyüklüğü %11,61 artış ve Yerel Bütçe açığı ise %27,93 azalışla, hazırlanmıştır.

Buna göre Bütçe büyüklüğünün dağılımı ve oransal payları şöyledir.2020 Mali Yılı Bütçe Giderleri 8 milyar 824 milyon TL olarak öngörülmüştür.Personel Giderleri 2,960 milyon TL%33,55; Sosyal Güvenlik Kurumu Devlet Primi Giderleri 178.5 milyon TL%2,02; Mal ve Hizmet Alım Giderleri630,9 milyon TL; %7,15Faiz Giderleri 360.0 milyon TL %4,08;  Cari Transferler3,804.7 milyon TL%43,12;  Sermaye Giderleri 221.1 milyon TL %2,51; Sermaye Transferleri 0.2 milyon TL%0,00;  Borç Verme  0.1 milyon TL %0,00; Yedek Ödenekler 668.5 milyon TL %7,58


Bütçenin Finansmanına bakacak olursak;2020 Mali Yılı Bütçe Gelirleri 8 milyar 236 milyon TL olarak öngörülmüştür.

Mahalli Gelirler, 5,610.4 milyon TL    %63,58; Fiyat İstikrar Fonu Gelirleri,890.0 milyon TL%10,09; Diğer Fon Gelirleri,116.0 milyon TL %1,31; Döner Sermaye Gelirleri, 9.8 milyon TL% 0,11;  Özel Gelirler 209.8 milyon TL% 2,38; Türkiye Cumhuriyeti Yardımları,                   960.0 milyon TL %10,88 (Yatırımlar ve Reel Sektör 310 milyon TL, Savunma 650 milyon TL); Türkiye Cumhuriyeti Kredileri,  440.0 milyon TL%4,99 (67/2005 Yasa Gereği Ödemeler 100 milyon TL, Faiz Ödemesi, Reform Destekleme ve Kamu Maliyesinin Desteklenmesi 340 milyon TL); İç Kaynaklar 588.0 milyon TL%6,66

TC YARDIMLARI

2020 mali yıl Bütçesinde Türkiye Cumhuriyeti Yardımları 960 milyon Türk Lirası, Türkiye Cumhuriyeti Kredileri 440 milyon Türk Lirası olarak öngörülmektedir.

TC Yardım ve Kredileri ülkemizin kendi ayakları üzerinde durabilmesine imkan sağlayan bir kamu maliyesi ve ekonomik yapı oluşturulabilmesi hususunda ihtiyaç duyulan reformları içerecek şekilde 2010 yılından itibaren üçer yıllık programlar halinde uygulanmaktadır.  

2010 – 2012 Dönemi Kamunun Etkinliğinin ve Özel Sektörün Rekabet Gücünün Artırılması Programı,2013 – 2015 Dönemi Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı,2016 – 2018 Dönemi Yapısal Dönüşüm Programı,olarak uygulanmış ve bu programlarda yer alan Bakanlığımızın sorumluluğunda olan hedeflere (Ek Mesai başlığı hariç) çok büyük oranda ulaşıldığını söylemek doğru olacaktır.

Ekonomik Program’ın 2020-2022 dönemi çalışmaları henüz tamamlanmadığından, 2020 bütçesinde yer alacak Türkiye Cumhuriyeti kaynaklı reel sektör ve altyapı yatırımları dağılımı yer almamış, tümünün dağılımı Ekonomik Program sonrası imzalanacak mali protokolde yapılmak üzere Maliye Bakanlığı bütçesi altında yer alan Yedek Ödenekler içerisinde gösterilmiştir. 

Bu programlar çerçevesinde aktarılan kaynaklar incelendiğinde, altyapı ve reel sektör ağırlıklı kaynaklara ayrılan pay artmakta, kamu maliyesinin desteklenmesi yani maaş ödemelerinde kullanılan kaynak miktarı ise sürekli olarak azaltılmaktadır. Sadece bu bile Kamu maliyesinde mali disiplin açısından başarılı bir seviyeye ulaşıldığının bir ifadesidir. 

Bütçe giderleri içerisinde Personel Giderleri ile Cari Transferler, esnek olmayan büyük bir paya sahiptir.  Personel, Sosyal Güvenlik ve Cari Transfer giderlerinin genel bütçe içerisindeki payı %78,69’dur.

Maliye Bakanlığı ile diğer kurumlar arasındaki bütçe görüşmelerinin temeli olan Mal ve Hizmet Alım Giderleri’nin bütçe içerisindeki payı sadece %7.15’dir.

Sağlık Bakanlığı bütçesinde 2019 yılında 161,25 milyon TL olan laboratuvar malzemesi ile tıbbi malzeme ve ilaç alımları 2020 yılında %7,25 artışla 172,95 milyon TL ’na yükseltilmiştir. Artış oranı şu anki fiili duruma cevap vermediği açık olmakla birlikte bu konuda deyim yerindeyse hesapsız ve savurgan olan yerleşik sistemin kesin bir şekilde ve mali yılbaşından önce değiştirilmesi hususunda TC yetkilileri ile varılan mutabakat gereği artış sınırlı tutulmuştur. Ayrıca, 2019 yılında geçmiş yıllara ait borçların ödenebilmesi için 90 milyon TL ’na çıkarılan Yurt İçi ve Dışı Tedavilerle ilgili borçların ödenmesine bağlı olarak 2020 yılında %33,33 oranında azaltılarak 60 milyon TL olarak belirlenmiştir.  

Doğrudan Gelir Desteği için 2020 yılında geçmiş yıla oranla %18,75 oranında artırılarak 190 milyon TL ’na yükseltilmiştir. 

Devletin işveren sıfatı ile yaptığı sosyal güvenlik yatırımları hariç olmak üzere Sosyal Sigortalara sağlanan kaynak %2,11 artış ile 580 milyon TL’dır.

2019 yılında 107,9 milyon TL olan BRTK’na sağlanan kaynak %15,01 artış ile 124,1 milyon TL’dır. Ayrıca, Mahalli kaynaklı yatırım projeleri ile Solar enerji ve Doğu Bölgesi Radyo yayınları gibi altyapı yatırımlarına 2,6 milyon TL kaynak yaratılmıştır.

Devamlı surette artan ve adeta ikinci bir iş olarak karşımızda duran ve 2019 yılsonu harcama tahminine göre 195 milyona ulaşması beklenen Ek Mesai ödemelerinin Kamu Maliyesi yönünden sürdürülebilirliği olmayıp; verimlilik, adalet, istihdam açısından sorgulanmak zorunda olup hükümetimizin ivedi tedbir alması zorunluluk arz eden bir sorundur.  

Her yıl bütçede ayrılan kaynak tükendiği halde ödeme taahhütleri nedeniyle sorun olarak karşımıza çıkan Ek Mesai ödemeleri yanında yine bunun gibi Taşımacılık ve İlaç ile yurt içi ve yurt dışı hasta sevklerinde düzenlemelere gidilmesi noktasında ciddi performans gösterme ihtiyacımız vardır.  

Buna rağmen özellikle TC Kaynaklı Yatırım Projelerine sağlanan bütçe ödeneklerinin gerçekleşmeleri düşük kalmaktadır. Ancak, Mahalli Kaynaklı Yatırım Projelerinde sağlıklı bir planlama yapılmadığından yıl içerisinde ortaya çıkan yatırım mükellefiyeti, Yedek Ödenekler üzerindeki yükü artırmakta ve gerçekleşmeyi de öngörülen ödeneğin üzerine çıkarmaktadır.

Bütçe açıkları ile ilgili olarak yukarıda da açıklandığı üzere 2020 mali yılı bütçesi üzerinde olağanüstü ödenek ihtiyaçları hariç olmak üzere, öngörüsüz ve plansızlıktan kaynaklanan ödenek ihtiyaçlarına bütçe disiplininden taviz verilmeyip karşılık verilmeyeceğini buradan bildirmek istiyorum.  

Özellikle vurgulamak isterim ki her geçen yıl kamu maliyesine Türkiye Cumhuriyeti’nden yapılan katkılar azalırken mahalli yatırımlara özel önem vererek bu yıl 220 milyon TL’sına (%22) yükseltilmiştir.

2020 Yılı Bütçe çalışmalarında Belediyelere Katkı Payı %9,25 olarak öngörülmüştür. Bu durumda 2019 yılında 417,3 milyon TL olan katkı payı %24,3’lük bir artışla 518,9 milyon Türk Lirası’na çıkacaktır. 348 Belediye emeklisi için ise 32 milyon TL ödenek ayrılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti yardımları içerisinde en büyük payı alan Belediye ve Köylerin Altyapı Yatırımlarına Katkı Projeleri bunların dışındadır.

Sağlanan bu olanaklar ışığında tüm belediyelerimizin kendi kendine yeten, ayakları üzerinde durabilen ve sorumluluk alanlarında en üstün hizmeti verebilen icraat sağlamaları ülkemizin geleceğine katkı sağlamak açısından bir zorunluluk olmalıdır. 
Ayrıca yıllardır önemli bir sorun olarak ülke gündemini meşgul eden yerel yönetimlerimizin 2014 yılı ve öncesine ait olan ana para + faiz başlıklarında yaklaşık olarak 400 milyonluk bir rakama ulaşan, Sosyal Sigorta Primleri, İhtiyat Sandığı Primleri, Vergi Borçlarının ödenmesine ilişkin, Maliye Bakanlığı önderliğinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar neticesinde başta Lefkoşa Türk Belediyesi ve Girne Belediyesi olmak kaydıyla toplamda 18 belediyemizle anlaşma sağlanmış vede mevcut borçların ödenmesine ilişkin protokoller imzalanarak 1 Ocak 2020 tarihi itibariyle taksitleri ödenecek noktaya getirilmiştir.

GELİR POLİTİKASI HEDEFLERİ

Gelir politikalarımızın temel hedeflerini; Teknolojiden faydalanarak kayıt dışılığın en aza indirilmesi, Kayıtlı ekonomiye geçişin hızlandırılması daha etkin, basit, ve adil bir vergi sisteminin oluşturulması, yatırım, katma değerli üretim, istihdam ve ihracatın desteklenerek ülkemizin rekabetçi yapısının güçlendirilmesi, yıllardır destek verilen sektörlerin aldıkları desteklerin analiz edilerek ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlayacak sektörlere de destek verilmesinin sağlanmasıdır.

Şüphesiz ki, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi toplanacak vergilerle mümkündür. Devletin yaptığı harcamaların temel kaynağı vergilerdir ve vergi önemli bir maliye politikası aracıdır.

Hükümetimiz döneminde kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye ve Kamu alacaklarının toplanmasına büyük önem verdik. Bu kapsamda mevzuatın iyileştirilmesinin yanı sıra vergi denetim kapasitesinin güçlendirilmesi ve yükümlülerin vergiye gönüllü uyumunun artırılması da önceliklerimiz arasında yer almıştır.

Hükümetimizin amacı mevcut vergi sistemini daha çağdaş daha bilimsel ve daha adil bir yapıya kavuşturmak, yatırımları ve istihdamı destekleyerek sürdürülebilir, ekonomik büyümeye katkı sağlayan uygulanabilir bir vergi sistemini oluşturmaktır. İyi bir vergi sisteminin en önemli özelliği kuvvetli, etkin bir vergi idaresine sahip olmasıdır. 

Gelir ve Vergi Dairesinin yeniden yapılandırılmasını ve güçlendirilmesini sağlamak amacıyla çalışmalar devam etmekte olup Teknolojik yeniliklerle yükümlülerini daha iyi tanıyan ve hizmet sunan ve aynı zamanda ödevlerini yerine getirmeyen yükümlüyü de daha yakından izleyen ve yaptırım uygulayan bir vergi politikası hedeflerimiz arasında yer almaktadır. 

Hükümetimizin temel politikaları arasında yer alan ekonomiyi kayıt altına almak için kayıt dışı ekonomi ile en etkin şekilde mücadele edeceğiz. En basit şekli ile kayıt dışılığı kurallara uyulmaması ve bundan ekonomik yarar sağlanması olarak tanımlarsak buradan da anlaşılabileceği gibi kayıt dışılık haksız rekabet ile gelir dağılımını bozan ve nihayetinde toplumsal refahı sekteye uğratan bir olgudur. Kayıt dışılıkla mücadelede iki temel unsura özellikle önem veriyoruz. Bunlardan birincisi vergi denetimindeki etkinlik ikincisi ise mükelleflerin vergi bilincini geliştirmektir.

Etkin ve güçlü vergi denetimi için personelin eğitimine hızla devam etmeyi, teknolojik alt yapıyı süratle geliştirmeyi ve vergi denetimlerini daha da artırmayı planlamaktayız.

Kayıtlı ekonomiye geçişin hızlandırılması ve kayıt dışılığın en aza indirilmesi amacıyla e-Maliye Projesinin Yürütülmesine ilişkin yapılan sözleşme çerçevesinde Gelir ve Vergi Dairesi yönetimi verginin doğuşundan tahsil edilinceye kadar yapacağı takip sistemi ile vergi gelirlerinin artırılmasında önemli katkılar sağlayacaktır. 

Bakanlığımıza bağlı Gümrük ve Rüsumat Dairesinin de Otomasyon işlemleri devam etmekte olup 2020 yılının ilk çeyreğinde tamamlanacak olan Gümrük otomasyonu ile birlikte Gelir ve Vergi Dairesi ile sağlanacak elektronik kontrolün sonucu olarak kayıt dışılığın önemli ölçüde önüne geçilecektir.

Kamu yararını göz önünde bulundurarak Vergi kayıplarına uğramadığımız ve ödeme gücüne göre herkes için adil olacak bir vergilendirme düzeni vede sorumluluklarımızın farkında olarak her türlü iyileştirmeyi hayata geçirerek elimizdeki imkânlar dâhilinde uygun koşullar yaratmaya devam edeceğiz ve inatla hiçbir vergi mükellefine sıradışı imtiyazlarda bulunmadan bu kayıpları en aza indirebilmenin koşullarını zorlayacağız.

VERGİ ADALETİ

Vergi adaletini daha da pekiştirmek maksadıyla zamanında ve usulüne uygun vergi yükümlülüğünü yerine getiren vatandaşlarımıza ilişkin ödül uygulamasına devam etmekteyiz. 

Şöyle ki; yasal vergilendirme süreleri içerisinde beyannamelerini sunanlar ve tahakkuk eden vergileri düzenli olarak yasal sürelerinde ödeyenler ödemekle yükümlü oldukları vergi miktarlarına yüzde beş oranında indirim verilmektedir.

Vergi kayıplarını engellemek adına yürürlüğe giren ödül uygulamalarımıza karşı vergi adaletini daha da pekiştirmek maksadıyla zamanında ve usulüne uygun vergi yükümlülüğünü yerine getirmeyen yükümlülerimize de usulsüzlük cezaları uygulaması devam etmektedir. 

Gelir ve Vergi Dairesinde tahsilatların tahsilinde aldığımız kararlar ve kayıt dışılığın kayıt altına altına alınmasının sonucu olarak vergi gelirlerinde önemli ölçüde artışlar sağlanmıştır.
Bunun en önemli göstergesi olarak, K.K.T.C. Merkez Bankasının yayınladığı “2019 Üçüncü Çeyrek” bültenindeki değerlendirmelerde, geçen yılın üçüncü çeğreği (Temmuz-Ağustos-Eylül 2018) ile bu yılın üçüncü çeğreğiarasındaki  mahalli gelirlerimizde ortaya çıkan %70,2 oranındaki 385.9 milyonluk artış örnek olarak verilebilir.

Ocak – Ekim 2018 ile Ocak – Ekim 2019 döneminde bazı Vergi Gelirleri artışlarımız aşağıdaki gibidir.
Gelirler     Artış Oranı (%)
Toplam Vergi Gelirleri artışı     %32,36 
Kurumlar Vergisi artışı     %88,69
Dahilde Alınan KDV artışı     %15,32
Gelir Vergisi artışı     %48,08
Şans Oyunları Vergisi artışı     %28,78

Sözlerimin sonuna gelirken, sorunların çözümüne ve geleceğe yönelik somut ve uygulanabilir önerilerin tartışılacağı, ilgili tüm bakanlık ve kurumlara yol gösterici olacağınız verimli bir genel kurul aşaması diler, bütçe görüşmeleri sürecinde yapacağınız çalışmalar ile katkılarınız için Hükümetim ve şahsım adına sizlere teşekkür ederim.”


Haber: Hurşide Baybora   Fotoğraf: Süleyman Önal

Devamını oku

Genel

Tatar’dan Çok Konuşulacak Vatandaşlık Açıklaması

Başbakan Tatar, İstanbul’de CNN Türk’te Hakan Çelik’in sunduğu “Hafta Sonu” Programına katılarak önemli açıklamalarda bulundu.

Başbakan Ersin Tatar, Kıbrıs sorunun çözümünün esasında çok derin farklılıklar ve ayrılıklar bulunduğunu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin kendisini adanın tek sahibi olarak gördüğünü ancak, Kıbrıs’ta iki eşit halkın olduğunu vurguladı.

Başbakan Ersin Tatar, vatandaşlık konusuna da önemli mesajlar verdi.

Tatar, 1974 ten sonra KKTC ye gelip yerleşen, çocuğunu burada doğuran ve okutan insanların vatandaş yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Başbakan Tatar, bun akşam saat 19.00’da KKTC’ye dönecek.

KIBRIS’TA AYRILIK

 “Kıbrıs’ta nihai bir çözüme yönelik girişimlerin netice vermemesi bizi ayrılığa götürebilir” diyen Başbakan Tatar, müzakerelerin iki halkın egemenlik ve eşitliği temelinde bir ortaklık cumhuriyeti için yapıldığını, ancak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin her seferinde masaya tuzaklarla dolu bir anlaşma getirdiğini belirtti.

Tatar “Bir ortaklık cumhuriyeti için görüşmeler yapılıyor. Egemen eşitlik temelinde. Ama karşı tarafın niyeti tuzaklarla dolu bir anlaşma metni geliyor masaya…..”dedi.

Başbakan Tatar, Kıbrıs’ta yakın bir zamanda anlaşma olmasını beklemediğini de aktardı.

Tatar, “Benim şahsen öyle bir beklentim yok. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile yapılan değerlendirmelerde de karşı tarafın düşüncesine bakılırsa bir anlaşma mümkün değil. Kendi haklarımızı korumamız için masada iyice tartışmamız gerekir” dedi.

KKTC’NİN TANINMASI

Başbakan Tatar, KKTC’nin tanınması noktasında yapılan temaslar ve girişimlerin devam ettiğini de vurgulayarak, tüm ambargolara rağmen Türkiye’nin de desteği ile KKTC’nin önemli başarılara imza attığını kaydetti.

Tatar, dünyanın en önemli ülkelerinin bile KKTC gerçeğini kabul ettiklerini kaydetti.

GÖRÜŞ FARKLILIĞI

Tatar, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile kendilerinin Kıbrıs konusunda görüş farklılığı olup olmadığının sorulması üzerine şu yanıtı verdi:

“Ben aynı zamanda UBP’nin Genel başkanıyım bizim için vazgeçilmez unsur Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğüdür. Çünkü ne olacağı hiç belli olmaz. Ancak Cumhurbaşkanı Akıncı ve arkadaşları garantörlük noktasının bir tabu olmadığını, başka bir mekanizma ile değiştirilebilineceği görüşündedir. Bize göre karşı tarafın ortaklıktan anlayışı eşitlik temelinde değil. Bu konuda ısrarcı olmamız gerek. Bana göre kalıcı çözüm adı ne olursa olsun iki devlet egemen eşitlik temelinde ve Türkiye’nin garantörlüğünde olmalı. Kimseyi zorla evlendiremezsiniz. Kıbrıs ta 50 senedir görüşmeler var ama Rum tarafının düşüncesi hala değişmedi. Şu anda bir evlilik göremiyorum ben.”

Doğu Akdeniz’deki gelişmelere de değinen Tatar, Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşma ile yeni bir harita ortaya çıktığını vurgulayarak, Doğu Akdeniz’de 2 bin kilometreye yakın sahil şeridi olan tek ülkenin Türkiye olduğunu söyledi.

“Türkiye Libya ile yaptığı anlaşma ile yeni bir harita belirledi. Bu harita ile Rum Yunan ikilisinin Mısır hatta İsrail’e bile haksızlık yaptığı görülüyor. Deniz hukukuna göre küçücük bir ada ülkesinin böyle talepleri olamaz. Doğu Akdeniz de bin 800 -2 bin kilometreye yakın en uzun sahil şeridi olan ülke Türkiye’dir.1960 anlaşmaları da ortadadır. Rumlar kadar Türklerinde hakları vardır. Türkiye’nin işi çokiyi yönetmesi ile KKTC’nin hak ve çıkarları korunacaktır. Türkiye’nin girişimleri ile Libya’nın da hakları korunacak.”

Başbakan Tatar, turizm ve eğitim sektörlerinin KKTC için önemini de vurgulayarak, ,direkt uçuş engelinin aşılması halinde KKTC’nin çok daha iyi bir noktaya geleceğini söyledi.

Kapalı Maraş’ın konusunda da değerlendirmelerde bulunan Tatar, Maraş’ın tamamen vakıf malı olduğunu vurguladı.

Devamını oku

Çok Okunanlar