Takip Edin

Sağlık

Hemen Test Yaptırmanız Gerektiğini Gösteren Tiroid Hastalığı Belirtileri

Boynunun alt tarafında yer alan, kelebek şeklinde bir organ olan tiroit bezin, neredeyse her vücut fonksiyonunu etkiliyor. Peki, sana bir şeylerin ters gittiğini anlatıyor olabilir mi?

Tiroidini ortaokulda aynı sınıfta olduğun popüler kız gibi düşünebilirsin: Etrafında olup biten her şey onun kontrolünde olsun ister ve işler istediği gibi gitmediğinde ortalığı yerle bir edebilir. Tiroit bezi, boynunun alt tarafında yer alan ve neredeyse her bir vücut fonksiyonunu etkileyen, kelebek şeklinde bir organ. Dolayısıyla, bu küçük organ yeteri kadar tiroit hormonu salgılamadığında (hipotiroidi) veya olması gerektiğinden daha fazla salgıladığında (hipertiroidi) birtakım problemlerin ortaya çıkması pek de sürpriz olmuyor.

Belirtileri diğer hastalıklarla karıştırılabiliyor 

Tiroit rahatsızlıklarının en can sıkıcı kısmı ise, belirtilerinin kolayca başka hastalık belirtileriyle karıştırılabilmesi. New York Üniversitesi Langone Health’ten Endokrinoloji Uzmanı Dr. Valentina Rodriguez, “Belirtiler kişiden kişiye değişiklik gösterdiği ve aniden ya da tam aksine uzun zaman içerisinde ortaya çıkabildiği için tiroit hastalıklarını tespit etmek oldukça zor olabiliyor” diyor.

Tiroit hastalıkları kadınlarda daha çok görülüyor

Her hâlükârda deneyimlediğin belirtilere karşı tetikte olman gerek. Çünkü tiroit hastalıklarına kadınlarda, erkeklere kıyasla çok daha fazla rastlanıyor. American Thyroid Association’a göre, her sekiz kadından biri hayatının bir evresinde tiroit hastalığına yakalanıyor. Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi’nde üreme endokrinolojisi ve infertilite alanlarında yardımcı doçent olan Dr. Eve Feinberg daha da endişelendirici bir istatistik veriyor: 30’lu yaşlarındaki kadınların yüzde 10 ila 20’si, tiroit sorunlarıyla mücadele ediyor.

Rodriguez, tiroit hastalığını tedavisiz bırakmanın diğer organlar -özellikle de kalp- açısından büyük sorunlara yol açabileceğini söylüyor. Ayrıca, kontrolden çıkmış tiroidin yarattığı belirtilerle yaşamak gerçekten zor oluyor. Şimdi sana bu küçük salgı bezinin düzgün çalışmaması durumunda, kadınların yaşadığı 10 belirtiyi sıralayacağız. Eğer bu belirtileri yaşıyorsan, geç kalmadan doktora gitmende fayda var.

1- TUVALET ALIŞKANLIKLARIN DEĞİŞİYOR

Hipotiroidi nedeniyle yavaşlayan bir diğer şey ise sindirim sistemin. Eğer tiroidin yavaş çalışıyorsa, daha az tuvalete çıktığını fark edebilir ya da kabızlık problemi yaşayabilirsin. Hipertiroidi durumunda ise dışkı normale kıyasla daha sıvı hâlde olabilir.

2- KAN BASINCIN ANORMALLEŞİYOR.

Tiroit hormonu kalp ile sürekli iletişim içindedir ve kalbin ne kadar hızlı veya yavaş attığına etki eder. Hipotiroidin olması durumunda kalbin olması gerekenden yavaş atacaktır. Bu da diğer birçok organı ve vücut fonksiyonunu etkiler. Hipertiroidi sorunu ise kalp atışlarının normale kıyasla çok daha hızlanmasına neden olur. Rodriguez, “Her iki problem de kalp yetmezliğine yol açabilir” diyor. “Özellikle kalbin uzun bir süre boyunca olması gerekenden hızlı çalışırsa, bu fazladan stres tehlikeli hâle gelecektir.”


3- KİLO DEĞİŞİMLERİ YAŞIYORSUN.

Rodriguez, yavaş çalışan bir tiroidin tüm vücut fonksiyonlarının da yavaşlamasına neden olacağını söylüyor. Buna metabolizman da dahil! Rodriguez, “Kısaca anlatmak gerekirse; vücuduna ‘Frene basman gerekiyor’ mesajı iletiliyor” diyor ve ekliyor; “Bunun sonucu olarak da çoğu kadın biraz kilo alıyor.”

Hipertiroidi sorunun olduğunda ise, bu durumun tam tersi gerçekleşiyor. “Tiroit bezinin fazla çalışması hâlinde, vücut bu sefer de adeta gaza basıyor ve tüm fonksiyonlar olması gerekenden hızlı çalışmaya başlıyor.” Yani hipertiroidi açıklanamaz bir şekilde kilo vermene neden oluyor. Rodriguez, “Çoğu kadın kilo vermenin harika bir şey olduğunu düşündüğünden dolayı, hipertiroidi için tedavi olmamayı tercih ediyor. Fakat bu yanlış bir karar ve acilen tedavi olmaları gerekiyor – fazla hormon üretimi vücudu, özellikle de kalbi çok zorluyor” diye ekliyor.

4- YORGUN VEYA AŞIRI ENERJİK HİSSEDİYORSUN.

Hipotiroidi bitkinlikten gözünü açamayacak hâle gelmene neden olur. Rodriguez, “Enerji dengen şaşar ve kontrolün oldukça etkisiz hâle gelir” diyor. Bu artık alışık olduğun iş gününün seni çok daha fazla yorması veya eskiden çok sevdiğin antrenmanları yapmaya gücünün yetmemesi anlamına gelebilir. Böylece yorgunluk hissi, kilo almana da yol açabilir.

Hipertiroidi ise kendini çok enerjik hissetmeni sağlayabilir – fakat Rodriguez bunun da eninde sonunda bitkinliğe sebep olacağını söylüyor. Sürekli kıpır kıpır veya çok fazla kahve içmiş gibi dinç olduğun takdirde, gün sonunda kendini tükenmiş hissedebilirsin. Vücudun bir molaya ihtiyaç duymadan ancak bir yere kadar üst hızda gidebilir. Ne yazık ki hipertiroidi vücudun için gereken bu dengeyi sağlayamaz.

5- RUH HÂLİN DENGESİZLEŞİYOR.

Rodriguez, hipotiroidinin beyin fonksiyonlarını etkileyerek ruh hâlinde büyük değişimler yaşamana neden olabileceğini söylüyor. Çoğu kadın yavaş çalışan tiroidinin bir belirtisi olarak depresyona giriyor. Ancak, başlı başına depresyon da hipotiroid belirtilerine neden olabildiğinden, sorunun tiroit nedeniyle kaynaklandığını tespit etmek kolay olmuyor. Peki, hipertiroidi ruh hâline nasıl bir etki ediyor? Rodriguez, “Tiroidi hızlı çalışan kişiler, akıllarından bir dakika içinde milyonlarca düşünce geçiyormuş gibi hisseder; kaygılı, gergin ve huzursuz olurlar” diyor. Hastalığın her iki türü de zihnini ve duygularını kontrol edemiyormuş gibi hissetmene neden olabilir. Bu sebeple, tıbbi tedaviye ek olarak zihnini yatıştırmak için bir terapist yardımı alman da kendini daha iyi hissetmeni sağlayabilir.

6- GÖZLERİN ŞİŞ VE KURU DURUMDA.

Graves hastalığı (hipertiroidiye yol açan bir otoimmün hastalığı) görme yetinde değişimlere neden olabilir. Rodriguez bunun işaretlerinden birinin de şişkin ve dışarı doğru çıkık gözler olduğunu söylüyor. Kuru ve tahriş olmuş gözler ise hem hipotiroidi hem de hipertiroidinin bir belirtisi olabilir. Alerjin olmadığı veya ilaç kullanmadığın takdirde gözlerinde kuruluk hissediyor ya da gözlerinin normalden daha şişkin ve belirgin göründüğünü düşünüyorsan, doktorunu ziyaret etmende fayda var.

7- ZİHİN BULANIKLIĞIN VAR.

Hipotiroidi beyin sinapslarının (nöronlar arasındaki yolların) ve fonksiyonunun yavaşlamasına yol açabilir. Rodriguez, “Doğru düzgün düşünemeyebilir ve zihin bulanıklığı yaşayabilirsin”diyor. Bu yavaşlama hissi ise yine ruh hâlinde değişikliklere ve depresyona sebep olabilir.

8- REGL DÖNEMİN AĞIR YA DA ÇOK HAFİF GEÇİYOR.

Regl dönemin birdenbire alışık olduğundan çok daha ağır geçmeye mi başladı? Bu hipotiroidinin bir işareti olabilir. Tiroit bezinin regl döngün üzerinde de etkisi olduğu için, tiroidinde bir sorun çıktığı takdirde regl döneminde değişiklikler fark etmen olasıdır.

Hipertiroidi ise tam aksine bir etki doğurur – regl dönemlerinin normale kıyasla çok daha hafif geçer. Hatta beklenmedik bir şekilde birkaç ay boyunca ortadan tamamen yok olabilir

9- KAS AĞRILARI VE GÜÇSÜZLÜK YAŞIYORSUN.

Rodriguez, her iki tür tiroit hastalığının da kas ağrılarına, eklem sertliğine ve güçsüzlüğe yol açabileceğini söylüyor. Bu durumlar da kendini daha yorgun hissetmene, dolayısıyla da hareketsizliğe neden olur. Rodrigues, “Tek umut vücudunu iyi tanıyor olman ve bir şeylerin yolunda gitmediğini kolayca fark edebilmen” diyor. Yakın zamanda ağır bir antrenman tamamlamadığın takdirde kendini hâlsiz hissetmemen veya ağrı ile boğuşmaman gerekir.

10- HAMİLE KALAMIYORSUN. 

Hamile kalmaya çalışıyor ama bir türlü sonuç alamıyorsan, bu durum hâlihazırda kendini stresli ve kaygılı hissetmene neden oluyordur. Fakat Feinberg, kısırlığın tiroit hastalığı gibi altta yatan diğer sorunların bir belirtisi de olabileceğini belirtiyor. American Thyroid Association’a göre tanı konulamayan tiroit hastalığı kısırlığa neden olabiliyor. Böyle bir duruma karşı doktorunu bilgilendirmeyi ihmal etme.

Sağlık

“Bayramda dikkatli beslenmeliyiz”

Türkiye’de Lokman Hekim Hastaneleri Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Harun Can Uygurer, “Kurban Bayramı’nda büyükten küçüğe hepimiz eti bol miktarda tüketiyoruz. Özellikle yaz aylarına denk gelen bayram günlerinde, oldukça dikkatli beslenilmeli ve sindirimi hafif yiyecekler tüketilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Lokman Hekim Hastaneleri’nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Harun Can Uygurer, bayram boyunca, özellikle mide ve bağırsak hastalığı olanlar, kalp-damar hastaları, diyabet hastaları, hipertansiyon hastalarının et tüketiminde dikkatli olmaları gerektiğine işaret etti.

Uygurer, iyi pişmemiş, dikkat edilmeden ve gereğinden fazla tüketilen etlerin, mide rahatsızlıklarına, safra kesesi problemlerine, kabızlık kolesterol yüksekliğine ve bağırsak problemlerine yol açacağını belirtti.

Veteriner kontrolünde olmayan, uygun koşullarda kesilmeyen etlerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Uygurer, şunları kaydetti:

“Kurbanın kesildiği ortamın hijyen ve temizliğine dikkat edilmelidir. Yeni kesilmiş hayvanların etleri sert olduğundan hem pişirmesi hem de sindirmesi oldukça zordur. Mide, bağırsak hastalığı olanların et tüketirken daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Taze kesilen etler hemen tüketilmemeli birkaç gün bekletildikten sonra tüketilmelidir. Etler, sebzelerle birlikte pişirilirse besin çeşitliliği açısından daha faydalı olacaktır. Etler pişirilirken haşlama veya ızgara yöntemleri kullanılmalıdır.”

Uygurer, özellikle kavurma yapılırken kullanılan kuyruk yağı veya tereyağından kaçınılması gerektiğini aktararak, etlerin kendi yağında pişirilmesinin uygun olacağı değerlendirmesinde bulundu.

Günün ilk saatlerinde et tüketilmesini tavsiye etmeyen Uygurer, bunun yerine sabah saatlerinde 2 bardak ılık su ve hafif kahvaltı ile güne başlamanın daha sağlıklı olacağını belirtti.

 “ETLER İYİ PİŞİRİLMİŞ VE KÜÇÜK PORSİYONLAR ŞEKLİNDE OLMALIDIR”

Günlük et tüketim miktarı 90-120 gram olması gerektiğini belirten Uygurer, “Etin yanında gazlı veya kalorisi yüksek içecekler içilmemelidir. Etler çok fazla yüksek ateşte pişirilmemeli çünkü yüzeyi yanacak ve etteki su kaybına sebep olacaktır. Dondurulmuş etler hemen pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır. Etler saklanırken buzlukta -2 derecede birkaç hafta, daha üzün süre için -18 derece derin dondurucuda saklanabilir.” ifadelerini kullandı.

“Etlerdeki demir ve proteinden faydalanabilmek için mutlaka yanında yeşillik, salata veya sebze tüketilmeli.” bilgisini veren Uygurer, demir emiliminde C vitamini etkili olduğu için bu yüzden yemeklerde sadece et yerine, porsiyonun yarısının sebzelerden oluşturulmasının önemine dikkati çekti.

Uygurer, “Fazla et tüketimi mide ve bağırsaklarda çeşitli sağlık problemlerine yol açmaktadır, hızlı ve çok miktarda tüketmek bağırsak alışkanlığında değişiklik meydana getirdiği için kramp, kabızlık gibi problemler de meydana gelmektedir. Bu yüzden etler iyi pişirilmiş ve küçük porsiyonlar şeklinde olmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Devamını oku

Sağlık

Bir HIV hastası daha tedavi edildi

Yakın zamanda yayımlanan bir araştırmaya göre, otuz yıl önce keşfedilen ve AIDS’e sebep olan bu virüse sahip bir hasta daha tedavi edildi. HIV’in ilk tedavi edilişinden bu yana 10 yıldan fazla süre geçti. Her iki hastaya da kanser tedavisinin yanında mutasyona uğramış, HIV’e dirençli proteinler nakledildi. Yıllar süren çalışmaların ardından ikinci kez bir hastanın tedavi edilmesiyle beraber bilim insanları zor olsa da HIV’in tedavisinin mümkün olduğunu, ilk hastanın bir mucize olmadığını ortaya koydular.

“Londralı Hasta” lakaplı hastaya HIV teşhisi 2003’te konuldu. Hasta, 2012’den beri güncel standart antiretroviral  (uzun süreli etki eden virüslere karşı olan) tedaviyi alıyordu. Hastaya daha sonra bir lenf sistemi kanseri olan Hodgkin Lenfoma teşhisi kondu. Londralı Hasta, akabinde kemik iliği nakli ve kemoterapi tedavisi gördü.

Devamını oku

Sağlık

Aniden kilo alma nedenleri

Son zamanlarda aniden kilo alıp vermeye başlamış olabilirsiniz: panik yapmayın. Kilo alıp verirken yaşanan küçük dalgalanmalar oldukça normaldir ve endişe edecek bir şey yoktur. Fakat birkaç hafta hatta birkaç gün içinde 2 kilo ya da daha fazla aldıysanız bu durumu ciddiye alabilirsiniz. John Hopkins Weight Management Center’ın idare müdürü Lawrence Cheskin, “Bir erkeğin aniden 2 kilo alması artık bir şeylerin ters gittiğini anlaması gereken andır,” diyor.

Cheskin, 2 kiloya varan dalgalanmaların kadınlarda daha tipik ve normal olduğunu belirtirken, erkeklerde sık rastlanmadığını dile getiriyor ve ekliyor: “Özellikle aylardır ya da yıllardır kilonuz sabitse bu durum dikkate değer.”

Aniden kilo alma nedeninizin ne olduğuna dair kafa karışıklığınız varsa, bu 6 durumdan birini yaşıyor olabilirsiniz.

Çok Fazla Tuz Tüketmek

Sodyum tüketiminin vücuttaki suyun içeride hapsolmasına neden olduğunu söyleyen Cheskin, “Suyun bir ağırlığı ve hacmi vardır. Bu nedenle çok fazla tuzlu yiyecek tüketirseniz, hızlı bir şekilde kilo alırsınız,” diyor.

Başta fastfood restoranları olmak üzere birçok restorandaki yiyeceklerde çok fazla sodyum vardır. Eğer haftasonunuzu evden uzakta geçirdiyseniz ve sürekli dışarıdan yemek söylemek zorunda kaldıysanız, kilo almanızın sebebi bu tarz yerlerden yemek yemek olabilir.

Yeni Bir İlaç Kullanmaya Başlamak

Kilo almaya neden olan çok fazla ilaç olduğunu söyleyen Cleveland Clinic’teki Bariatrik ve Metabolik Merkezi’nde obezite bölümü müdürü W.Scott Butsch, “İlaç kullanımı, obeziteyi meydana getiren sebeplerin yüzde 15’ini oluşturuyor,” diyor.

Butsch, antidepresanların (ssri antidepresanları da dahil) ve kalp ilaçlarının (beta blokerler) bu kategorideki en yaygın iki ilaç olduğunu ancak uyku haplarının, ağrı kesicilerin ve hatta bazı alerji giderici antihistaminlerin bile vücut ağırlığında ufak da olsa artış yaratabileceğini söylüyor.

Sterodilerin, testosteron artıran ilaçların ve supplementlerin de bu listeye eklenebileceğini söyleyen Cheskin, “Bu ilaçlar hormonlarınızı etkiler ve kilo almanız için uygun ortamı oluşturur. Bu gruba reçetesiz satılan ilaçlar ve internetten sipariş edilen takviye besinler de girer,” diyor.

Normalden Daha Fazla Yiyip İçmek

Aslında başlık, oldukça açık. Cheskin, “Normalde tükettiğinizden daha fazla kalorili yiyecek tüketiyorsanız, bu durum birkaç ayda aldığınız 2-4 kiloyu açıklıyor” diyor.

Alkolün de hesaba katılması gereken bir etken olduğunun altını çizen Cheskin, “Alkol de tıpkı yiyecekler gibi kalori içerir. Haftalık yeme alışkanlığınıza kalorili yiyecekler eklediyseniz, kilo almanız çok olasıdır. Bu değişimler kolayca fark edilemeyebilir.

Happy hour’lara katılmanın, hatta daha büyük bir yemek takımı almanın bile farkında olmadan daha fazla kalori tüketmenize neden olacağını söyleyen Cheskin, “Haftada 500 kaloriden fazla tüketiyorsanız, kilo almanız kaçınılmazdır,” diyor.

Az Hareket Etmek

Fiziksel hareketlerinizdeki küçük değişimlerin bile kilo almanıza rol oynadığını söyleyen Cheskin, “İşe gitmek için eskiden yürürken, arabayla gitmeye başlamanızı bu tarz durumlara örnek olarak verebiliriz” diyor.

Eskiden ağırlık kaldırırken bu sporu bırakmanız veya kuvvet antrenmanlarınızı hafifletmeniz de kilo almanıza neden olan bir etkendir. Cheskin, “Kas kütleniz, kalori yakmanızı sağlayan metabolizmanızın hızlı çalışmasına neden olur.

Antrenman programlarınızı ve kas kütlenizin azalmasına neden olan etkenleri gözden geçirin. Cheskin, “Metabolizma hızınızın düşmesi, kilo almanıza neden olur“ diyor.

Yakın Zamanda Kilo Vermek

Kaybolan kilolarımız gittiği yerde kalsa gerçekten çok güzel olurdu. Ancak bu bir hayal.

Butsch, “Vücut ağırlığımız ve yağ oranımız düzenli şekilde işler ve vücut sistemimiz bunu dengede tutmayı sürdürecek şekilde çalışır. Ne yol denerseniz deneyin, hatta zayıflama programınıza sadık kalın, kaybettiğiniz kilolar eninde sonunda geri dönecektir.”diyor.

Bu yüzden son zamanlarda kilo kaybettiyseniz, ister yediğinize dikkat edin ister egzersiz yapın, birazını geri alacaksınız.

Endokrin Bozukluğu

Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Sağlık Enstitülerine göre, her beş yetişkinden birinde hipotiroidizm olarak da bilinen tiroidlerin az çalışması sorunu var. Cheskin, bu hastalığın daha çok kadınlarda görüldüğünü söylerken, erkeklerin de hipotiroidi olabildiğini ve bunun önemli ölçüde kilo alıp vermeye sebep olduğunu söylüyor.

Butsch, daha az görülmekle birlikte Cushing Hastalığı gibi hormon bozukluklarının da kilo alınmasına sebep olduğunu söylüyor. Endokrin hastalığınız varsa kilo almak bunun tek belirtisi olmayacaktır. Mayo Clinic’de yayımlanan bir araştırma, bitkinlik, halsizlik, baş ağrısı, sağlıklı düşünememe, depresyon ve sinirlilik de bu hormon bozukluklarının nedenlerinden olduğunu söylüyor.

Devamını oku

Çok Okunanlar

Copyright © 2017 Gazetda Haber Sitesi