Takip Edin

Güncel

“Sağlık, ekonomi ve elektrikte yaşanan sorunlara çözüm üretilmeli”

Kıbrıs Türk Emekli Dernekleri Koordinasyon Konseyi, hükümetten; sağlık, ekonomi ve elektrik alanlarında yaşanan sorunlara ivedi çözüm üretmesini beklediğini bildirdi.

Konsey, özellikle emekliler için sağlık alanında yaşanan sıkıntılara çözüm üretilmesinin şart olduğunu belirterek, “Emeklinin çoğu 70’li 80’li yaşlardadır. Bu insanların doktora ve ilaca ulaşması kolaylaştırılmalıdır.Bizler normal bir yaşamda son yıllarımızı yaşarken artık uzun beklemelere tahammül edemeyiz. Bazı arkadaşlarımızı bu yüzden kaybettiğimizi biliyoruz. Artık kader deyip geçmek istemiyoruz” dedi.

Emekli Dernekleri Koordinasyon Konseyi, Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözüm istediğini de belirterek, “Kıbrıs’ta varılacak bir çözüm ister Federal, ister Konfederal veya isterse AB içerisinde iki ayrı Devlet esasına dayalı çözüm olsun önemli olan; iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğimize dayalı, konulara etkin katılım ile Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü çerçevesinde ve AB Birincil Hukuk temelinde kendi topraklarımızda güven içerisinde özgürce yaşamaktır” ifadelerini kullandı.

EMEKLİLER HAFTASI

Emekli Dernekleri Koordinasyon Konseyi’nin, 28 Haziran-4 Temmuz tarihleri arasında yer alacak Emekliler Günü ve Emekliler Haftası etkinlik programı bugün düzenlenen basın toplantısıyla başladı.

Emekli Dernekleri Koordinasyon Konseyi Başkanı Mustafa Tolga, basın toplantısında okuduğu ortak basın açıklamasında, Ulu Önder Atatürk’ün Askerlikten Emekliye ayrıldığı gün olan 30 Haziran 1927 tarihinin “Emekliler Günü” ve devamı da “Emekliler Haftası” olarak kutlandığını kaydetti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de bugün ve devamı olan hafta içinde çeşitli etkinliklerle kutlama yapıldığını ifade eden Tolga, etkinlik programını paylaştı.

Tolga, “ekonomide bugünkü sorunların kökeninin Türkiye Cumhuriyeti olsa da dar gelirliden yana hiçbir adım atılmamış olmasında hem bu hükümetin hem de ondan öncekilerin sorumluluğu olduğunu” kaydetti.

DÖVİZ TAKSİTLERİ

Özellikle döviz bazında borçlananların dövizle olan taksitlerin makul bir noktada dondurulmamasının önemli bir eksiklik olduğunu ifade eden Tolga, şöyle devam etti:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  "Kıbrıs Rum tarafı bize karşı olumsuz tavrını arttırmış durumdadır”

“4 yıl önce borçlanırken sterlin 3 bin 500 TL iken bugün bu rakam 7 bin 300 TL olmuştur. O gün maaşından elinde 5 bin 500 TL kalan bir aile bugün 2 bin 800 TL ile geçinmek durumundadır. Aradan iki yıl geçmesine rağmen hala herkes döviz ile uğraşmaktadır. Kişiler feryat etmekte insanımız dövizden nasıl kurtulacağını düşünmektedir. Gazeteler yedi yılda 21 bin kişinin çek yasağına girdiğini yazmaktadır. İktidar bu sorunlarla ilgilenmeli ve çözüm aramalıdır.”

İLAÇ SIKINTISI

Tolga, sağlık konusunun da ele alınıp çözüm üretilmesi gerektiğini ifade ederek, uzun süre ilaçsız kalan KKTC’nin şimdi bir miktar ilaca kavuştuğunu ancak bunun da kesin çözüm olmadığını ifade ederek, şu ifadeleri kullandı:

“Yıllardır tekrarlıyoruz Emeklinin çoğu 70’li 80’li yaşlardadır. Bu insanların doktora ve ilaca ulaşması kolaylaştırılmalıdır. Yine Hastanelerde Randevu sistemine rağmen Doktor için gittiğimizde yeniden numara almamız ve oradaki sayıya göre bazen bir saate yakın beklememiz kabul edilemez. Acile başvuranların çokluğundan oranın tıkanması veya orada çalışanların, hakarete uğraması bazen de saldırıya uğraması hoş değildir.Bizler normal bir yaşamda son yıllarımızı yaşarken artık özellikle Eko, Efor, Ultrason, Tomografi, Emar v.b. hizmetlerde uzun beklemelere tahammül edemeyiz. Bazı arkadaşlarımızı bu yüzden kaybettiğimizi biliyoruz. Artık kader deyip geçmek istemiyoruz.”

“ET FİYATLARI KONTROLSÜZ”

Mustafa Tolga, piyasanın hem sağlık hem de fiyatlar yönünden sıkı denetim altında tutulması gerektiğini, ne yazık ki ayni malın farklı marketlerde farklı fiyatlarla müşteriye sunulduğunu, özellikle et fiyatlarının tamamen kontrolsüz durumda olduğunu belirtti.

Tolga, devlet ve Yerel yönetimlerin halka dönük hizmetlerindeki ortak konulara da müdahale edebilmesi gerektiğini ifade ederek, şunları dile getirdi:

“Özellikle devlet kontrolünde belediyelerce sunulmakta olan içme suyu fiyatlarının farklı fiyatlarda satılması ve aralarında ciddi farkların bulunmasına çare üretilmelidir. Yine toplu sözleşmeler, özellikle seçim süreçlerinde tamamen kontrolsüz olmamalıdır. Bizler ne Yerel Yönetimlere, ne de çalışanlara karşı değiliz. Ancak hala meclis üyelerinin görevlerini tam olarak yerine getirememeleri ve çoğu üyelerin kendilerini Belediye Başkanlarının memuru gibi görmeleri veya bu yönde izlenim uyandırmaları bu denetimlerin tartışılmasına neden olmaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Cezaevine 20 gardiyan alınacak

Elektrik konusu da vatandaşı ciddi şekilde tedirgin etmektedir. Bu tedirginlik hem fiyat artışlarından hem de karmaşadan kaynaklanmaktadır. Ay sonuna gelinmiş olmasına rağmen birçok ev hala ne ödeyeceğini bilmemektedir.”

MARAŞ KONUSUNA DESTEK

Mustafa Tolga, gazetelerden Kapalı Maraş bölgesinde emlak envanter çalışmalarına başlanacağının duyurulduğunu da belirterek, “Emekli Dernekleri Koordinasyon Konseyi olarak geç kalındığına inandığımız bu çalışmanın yapılmasını desteklediğimizi belirtiriz” dedi.

Tolga, diğer adıyla “Varoşa” diye de bilinen açık ve kapalı Maraş Bölgesinin Vakıf arazisi olduğunu, söz konusu emlağın, Mazbut vakıf olan Lala Mustafa Paşa Vakıfına, bir kısmının da Mülhak olan Abdullah Paşa “Mülhak’a” Vakfına ait olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

“Maraş arazileri 1571-1878 tarihleri arasında Osmanlı toprağı olup yukarda adı verilen vakıflara aittir. Ancak, yapılan araştırmalara göre 1878 den sonra İngiliz Sömürge Döneminde özellikle 1914-1933 yılları arasında takriben, Rumlara 4350 dönüm, Kıbrıs Cumhuriyetine 139 dönüm, İngiliz Mezarlık yeri olarak verilen 3 dönüm ve Mağusa Rum Belediyesine 4566 dönüm ayrıca Türklere ait 72 dönüm Vakıf emlak gelişigüzel İngiliz Sömürge İdaresi tarafından taksim edilmiştir.

Bu nedenle Açık Maraş bölgesine sahip çıkıldığı gibi Kapalı Maraş bölgesi içinde Envanter Çalışması yapılması memnun edici olumlu bir gelişmedir.”

Tolga, Rumların Doğu Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge üzerindeki tek taraflı Doğal Gaz arama faaliyetlerine devam ettiğini de belirterek, “Bahse konu bölgelerde bizlerin de hakkı vardır” dedi ve şu görüşlerini dile getirdi:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Emekli Dernekleri Koordinasyon Konseyi olarak, Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözüm istiyoruz.

Kıbrıs’ta varılacak bir çözüm ister Federal, ister Konfederal veya isterse AB içerisinde iki ayrı Devlet esasına dayalı çözüm olsun önemli olan iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğimize dayalı, konulara etkin katılım ile Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü çerçevesinde ve AB Birincil Hukuk temelinde kendi topraklarımızda güven içerisinde özgürce yaşamaktır.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Doğu Akdeniz Enerji Sempozyumu sonuçları açıklandı

Tolga, tüm emeklilerin Emekliler Günü ve Emekliler Haftasını en içten duygularla kutlayarak, herkese sağlık ve esenlikler diledi.

Kıbrıs Türk Emekli Dernekleri Koordinasyon Konseyi basın açıklamasına, Kıbrıs Türk Emekliler Derneği Genel Başkanı Mustafa Tolga, KKTC Polis Emeklileri Derneği Genel BaşkanıNurettin Çırakoğlu,  Emekli Mücahitler Derneği Başkanı Mehmet Salih Direktör, Güvenlik Kuvvetleri Emekli Astsubaylar Derneği Başkanı Esen Ömürlü ve Vakıflar ve Din İşleri Emeklileri Derneği Başkanı Derviş Coşkuner imza koydu.

EMEKLİLER HAFTASI ETKİNLİK PROGRAMI

Emekli Dernekleri Koordinasyon Konseyi Başkanı Mustafa Tolga’nın verdiği bilgiye göre, etkinlik programı kapsamında bugün Cuma namazından önce Ulu Önder Atatürk, Kıbrıs Türk halkının lideri Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ve aramızdan ayrılan emekliler için saat 12.00’de Arabahmet Camii’nde mevlit okutulacak.

Emekliler Haftası dolayısıyla her yıl olduğu gibi bu yıl da 28 Haziran ile 4 Temmuz tarihleri arasında gelen ve giden gönderilere Posta Dairesi Müdürlüğü’nce kaşe vurulacak.

Etkinlikler kapsamında 29 Haziran Cumartesi saat 10.00’da Atatürk Anıtı’na çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak, günün anlam ve önemini belirten kısa bir konuşma yapılacak. Ardından program şöyle devam edecek:

“Aynı gün saat 10.30’da Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün kabri ziyaret edilecek, çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve Dr. Küçük’ün Türk toplumuna hizmetleri anlatılacak.

Saat 11.00’da Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın kabri ziyaret edilecek, çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve Denktaş’ın Kıbrıs Türkü’nün özgürlük mücadelesindeki hizmetleri anlatılacak.”

29 Haziran-4 Temmuz tarihleri arasında ise her dernek kendi yaşlı ve hasta üyelerini ziyaret edecek.

Haber: Emir Ertorun Fotoğraf: Süleyman Önal/TAK

Güncel

“Gerçekçi ve yapıcı tutumumuzu sürdüreceğiz”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in çağrısıyla 25 Kasım’da Berlin’de üçlü bir toplantı gerçekleştirileceğini anımsatarak, bu toplantıda her zaman olduğu gibi meşru hak ve çıkarları koruma kararlılığı içerisinde, gerçekçi ve yapıcı tutumlarını sürdüreceklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Kıbrıs sorununun adadaki iki toplumun eşitliğini, güvenliğini ve özgürlüğünü teminat altına alan iki kurucu devlete dayalı adil ve kalıcı federal bir çözüme kavuşturulmasına yardımcı olabilecek her ortamı ve fırsatı değerlendirmek, en başta halkımıza karşı sorumluluğumuzdur. Ben sorumluluğumun bilincinde olarak Berlin’de bulunacağım. Umarım muhatabımın tutumu da aynı olur” dedi.

Akıncı, yaptığı yazılı açıklamada,  Berlin’de yapılacak üçlü görüşme ve şahsına yöneltilen eleştirilere de yanıt

“SÜREKLİ AYAR VERME TELAŞIYLA HAREKET EDENLERE TAVSİYEM, YÜZLERİNİ HALKA DÖNMELERİ VE TOPLUM İRADESİNE SAYGI GÖSTERMELERİDİR”

“Böylesi bir görüşmeden önce, içimizde ısrarla sergilenen kimi yaklaşımlar karşısında ise daha fazla sessiz kalmak mümkün değildir” diyen Akıncı, şunları kaydetti:

“Örneğin daha önce Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil etmediğimi iddia ederek Berlin’e gitmemem yönünde çağrı yapan Başbakan, şimdi ise, Kıbrıs Türk halkını ve ülkenin tamamını temsil etmekte olduğumu söyleyerek, Berlin’de sözlerime dikkat etmem gerektiğini belirtmektedir.

Elbette herkesin ağzından çıkacak olanları önceden ölçüp tartması gereklidir. Hayatım boyunca önce konuşup sonra düşünenlerden olmadım. Ya da sufle alarak konuşma ihtiyacı hissetmedim.

Ben Kıbrıs Türk halkının ne istediğini; Kıbrıs Türk halkı ise benim ne için çalıştığımı, nerede nasıl konuştuğumu iyi biliyor. Kendi kafalarındakini başkalarına empoze ederek, sürekli ayar verme telaşıyla hareket edenlere tavsiyem, yüzlerini halka dönmeleri ve toplum iradesine saygı göstermeleridir.”

“HEM GERÇEKLERDEN HEM CİDDİYETTEN UZAK BİR TAVIR”

Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Öte yandan son zamanlarda İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, düzenli olarak şahsıma yönelik gerçekleri çarpıtarak bazı suçlamalar yönelttiği ve bu şekilde gündem yaratmaya gayret ettiği dikkat çekiyor. Son olarak işi öyle bir noktaya taşımıştır ki, haksız suçlamaları daha fazla yanıtsız kalamaz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Erhürman’ın acı günü

Göreve seçildiğim ilk günden beri, Kıbrıs sorunun çözüme kavuşturulabilmesi için, oturup beklemeden, inisiyatifler alarak ve fırsatlar yaratmaya çalışarak hareket ettim. Kıbrıs Türk tarafı benim dönemimde aktif bir şekilde sürecin içinde ve hatta yeri geldikçe sürecin sürükleyicisi oldu.

Bütün bunlar yaşanırken elbette Türk tarafının bir bütün olarak hareket etmesinin önemini bilerek davrandık. KKTC olarak her aşamada Türkiye ile istişare içinde olduk, görüşlerimizi anlattık, görüşlerden istifade ettik. Bazı durumlarda inisiyatif almamız gerektiğinde de bunu yapmaktan çekinmedik. Kıbrıs, beşli konferans aşamasına böyle ulaştı. Orada da gerek kendi içimizde, gerekse Türkiye ile yakın istişare içinde çalışıldı.

Bunca gelişmeden sonra Kıbrıs sorununun halen niçin çözülemediğini anlamak için derin analizlere gerek yoktur. Buna karşın ‘Akıncı’nın Türkiye olan ilişkileri Kıbrıs’ta çözümü imkansızlaştırıyor’ demek, hem gerçeklerden hem ciddiyetten uzak bir tavırdır.”

“UYUM, İLKELERDEN SAPMADAN FARKLI GÖRÜŞLERİN AÇIKÇA İFADE EDİLEREK SENTEZE ULAŞILMASIYLA SAĞLANIR. BUNUN OLMADIĞI YERDE UYUM DEĞİL, BİAT VARDIR”

Türkiyeli yetkililerle her konuda aynı düşünmenin mümkün olmadığı gibi zorunlu da olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, bunun demokrasinin en doğal sonuçlarından biri olduğunu ifade etti. 

Akıncı, Kıbrıs Türk tarafından kaynaklanan herhangi bir diyalog eksikliğinin de söz konusu olmadığını belirtti ve şu ifadeleri kullandı:

“Kendi görüşünü ve duyarlılıklarını ifade etmemeyi ‘iyi ilişkinin’ reçetesi sayan siyaset anlayışları da olabilir. Ben hiçbir zaman bu anlayışı benimsemedim. İyi bir ilişkinin ilk şartı eşit iletişim, dürüstlük ve açıklık olmalıdır. Uyum, ilkelerden sapmadan farklı görüşlerin açıkça ifade edilerek senteze ulaşılmasıyla sağlanır. Bunun olmadığı yerde uyum değil, biat vardır ve bu anlayışın hiçbir tarafa yararı yoktur.

KKTC Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türk halkının çıkarları ve geleceği için söz söylemeye ve uğraş vermeye devam edecektir. Bunu yaparken her zaman olduğu gibi halkına kulak vermeyi ve onun sesi olmayı sürdürecektir. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Doğu Akdeniz Enerji Sempozyumu sonuçları açıklandı

Kimse bizden kaderimize razı bir biçimde oturup kalmamızı beklememelidir. Kıbrıs Türk halkının çıkarları neleri gerektiriyorsa, onları söyleyip onları yapacağız. Kendimize güvenerek hep devrede kalacağız; ilişkilerimizi açık ve samimi bir iletişim içinde sürdüreceğiz. Gerekli durumlarda her türlü diyalog ve istişare mekanizması daha önce de olduğu gibi elbette yürürlükte olacaktır.”

“ÇÖZÜM EN BAŞTA İKİ TOPLUM TARAFINDAN BENİMSENMELİDİR Kİ YAŞAYABİLİR OLSUN”

Kıbrıs sorununun çözümü için gerek Türkiye’nin gerekse diğer garantör ülkelerin katkı ve desteğinin kaçınılmaz olduğunu belirten Akıncı, bunun da ötesinde BM’nin, AB’nin ve en genel anlamda uluslararası toplumun ilgi ve yardımının da gerekli olacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Ancak unutulmaması gereken en önemli gerçek, en başta Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların çözümü istemesi ve bu yönde ortaya çaba koymasının zorunluluğudur. Bulunacak çözüm en başta iki toplum tarafından benimsenmelidir ki yaşayabilir olsun. Bu bilinçle çalışmalarımızı Berlin’de de sürdüreceğiz” dedi.

Devamını oku

Güncel

Yenal Senin, Serdar Denktaş’a Belgeler ile Cevap Verdi

Halkın Partisi’de Genel Sekreteri Yenal Senin dörtlü kualisyon döneminde yaşanan Serdar Denktaş’ın arsa olayı ile ilgili açıklama yaptı

Senin “kendi verdikleri belgede GİZLEDİKLERİ ya da en iyi ihtimalle YAZMAYI UNUTTUKLARI ilave bir 60 dönüm arazi kiralaması DAHA dün yayınlanan sözleşmelerle ortaya çıkmıştır. Belge ortada dururken gözümüzün içine baka baka bunun aksini savunmaya çalışanların var olması kabul edilemez.” dedi.

İşte Yenal Senin’nin açıklaması

Dün basına yansıyan “ARSA OLAYI” gündemin en önemli haberi olurken, maalesef dörtlü hükümet döneminde kabinede yer alan bazı arkadaşların ve konunun ilk muhatabı Serdar Bey’in olayı OLMAMIŞ gibi göstermesini anlamlandıramıyorum. Mayıs 2019′ da Halkın Partisi bu konuda hassasiyetini ortaya koymuş, dönemin Maliye Bakanı Serdar Bey’de dörtlü koalisyonun diğer üç ortağına, yani CTP, HP ve TDP Genel Başkanları’na “bizim hükümetimiz döneminde yaptığım kiralamalar bunlardır” diyerek birer dosya vermiştir. Ancak bu verdiği dosyada ve belgelerde dün Kıbrıs Gazetesi’nde belgeleriyle ortaya çıkan 60 dönümlük arazi kiralamasının yer almadığını gördük. Bu, 2017 yılında yine oğlunun şirketine kiraladığı 58 dönümden ayrı, ona ilaveten bir 60 dönümdür. Bunun akabinde dün, o dönem Kabine’de bulunan bazı bakanlar ise bunu kabul etmeyen açıklamalarda bulundu. Kimse kusura bakmasın ama kendi verdikleri belgede GİZLEDİKLERİ ya da en iyi ihtimalle YAZMAYI UNUTTUKLARI ilave bir 60 dönüm arazi kiralaması DAHA dün yayınlanan sözleşmelerle ortaya çıkmıştır. Belge ortada dururken gözümüzün içine baka baka bunun aksini savunmaya çalışanların var olması kabul edilemez. Bu nedenle kimin haklı olduğunu görmemiz, topluma gerçeği iletmemiz bağlamında bize ve diğer partilere ilgili şirketin kiraladığı yerlerle ilgili verilen belgeyi sizlere sunuyorum:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  "Kıbrıs Rum tarafı bize karşı olumsuz tavrını arttırmış durumdadır”
Devamını oku

Güncel

Özersay açıkladı: Bayrağı yakanların kimliği tespit edildi

Dışişleri Bakanlığı’nın KKTC bayrağını yakan ELAM hakkında BM ve polis teşkilatı nezdinde yaptığı girişimler sonuç verdi.

Bayrağı yakan ELAM üyelerinin kimlik tespiti yapıldı, sınır kapılarına gerekli bilgiler iletildi.


Söz konusu çirkin provokasyonu yapan eylemciler, KKTC’ye giriş yaptıkları anda tutuklanacak.

Konuyla ilgili sosyal medya hesabından bilgi veren Dışişleri Bakanı Kudret Özersay şöyle dedi.
“Bakanlığımızın girişimiyle gerekli araştırmayı yapan Polis Teşkilatımız bayrağımızın yakılmasından sorumlu olanların kimliklerini tespit etmiştir, sınır kapılarından geçişlerinde polisin gerekli işlemi yapması için kapılara bilgi ve talimat da verilmiştir. Kamuoyunun bilgisine.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Cezaevine 20 gardiyan alınacak
Devamını oku

Güncel

Yeni sevgili buldu diye kızı darp etti

Lefkoşa’da üniversite öğrencisi Yunus Emre Köylü, yeni erkek arkadaşı edindiği gerekçesi ile eski kız arkadaşını darp etti

Lefkoşa’da eski kız arkadaşını darp eden zanlı Yunus Emre Köylü tutuklanarak bugün mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Murat Plevne, olguları aktardı. Polis, zanlı Yunus Emre Köylü’nün darp ve mülke tecavüz suçuna methaldar olduğunu belirtti. Polis, 14.11.2019 tarihinde saat 07.00 raddelerinde zanlı Emre Yunus Köylü’nün eski kız arkadaşı olan İ.T.’nin yeni erkek arkadaşı edindiği gerekçesi ile ikametgâhına gittikten sonra ikametgâhın salon kısmı içerisinde aralarında çıkan tartışma sonucu adı edilene sağ eli ile yüzünü sıkıp sol el bileğini bükerek darp ettikten sonra ikametgâh içerisinden çıkmayarak mülke tecavüz suçunu işlediğini mahkemeye aktardı. Polis, zanlı aleyhinde ayni gün mahkemeden derdest emri temin edilip, tutuklandığını söyleyerek, üniversite öğrencisi olan zanlının davalarında hazır bulunması için uygun bir teminata bağlanmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Temay Sağer, yurtdışına çıkışının yasaklanması, haftada 1 gün en yakın polis karakoluna ispatı vücutta bulunması, 5 bin TL nakit teminat yatırması ve KKTC vatandaşı muteber 1 kefilin 20 bin TL değerinde kefalet senedi imzalaması koşulu ile tutuksuz yargılanmasına emir verdi. (Evrim KAMALI)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Erkeklerle görüştü diye eski eşini dövdü!
Devamını oku

Güncel

Yurt odasında uyuşturucuyla yakalandı

Lefkoşa’da bir üniversite kampüsü içerisinde gerçekleştirilen kontrollerde yurt odası içerisinde hintkeneviri türü uyuşturucu bulundu. Olayla ilgili Mustapha Isa Ahmad adlı üniversite öğrencisi tutuklandı

Bir üniversite kampüsü içerisinde gerçekleştirilen rutin kontrollerde yurt odası içerisinde uyuşturucu madde bulunan zanlı Mustapha Isa Ahmad tutuklanarak bugün mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Ozan Özder, olguları aktardı. Polis, zanlı Mustapha Isa Ahmad’ın 15 Kasım 2019 tarihinde bir kampüs içinde yurt odasında güvenlik görevlileri tarafından yapılan rutin kontrolde metal tütün kutusu içinde 2 gram 515 miligram ağırlığında hintkeneviri türü uyuşturucu madde bulunduğunu belirtti. Polis, zanlının etki edebileceği tahkikatın tamamlandığını söyleyerek, üniversite öğrencisi olan zanlının davalarında hazır bulunması için uygun bir teminata bağlanmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Temay Sağer, yurtdışına çıkışının yasaklanması, haftada 1 gün en yakın polis karakoluna ispatı vücutta bulunması ve 10 bin TL nakit teminat yatırması koşulu ile tutuksuz yargılanmasına emir verdi. (Evrim KAMALI)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  "Kıbrıs Rum tarafı bize karşı olumsuz tavrını arttırmış durumdadır”
Devamını oku

Çok Okunanlar