Takip Edin

Güncel

Oktay: Türkiye yeni bir şahlanış döneminin başında

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Doğu Akdeniz’deki olayı biliyorsunuz. Özellikle güney tarafın yasal olmayan yollarla hakimiyet alanı iddiasıyla yürüttüğü sondaj faaliyetlerine Türkiye’nin kendi kıta sahanlığı bölgesinde ve yine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetiyle yaptığı anlaşmalar çerçevesinde yaptığımız çalışmalardır bunlar. Bu çalışmalarımız kararlılıkla devam edecek.” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Büyük Çamlıca Camisinde bayram namazını kıldıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Oktay, konuşmasının başında görev başında olan güvenlik görevlilerinin, jandarmanın, emniyet güçlerinin, polislerin, 112 Acil’de görev yapan sağlık personelinin, itfaiye, AFAD, Kızılay gibi tüm kuruluşların çalışanlarının ve Hac farizasını yerine getiren hacıların bayramını tebrik etti.

Türkiye’nin güzel günlerden geçtiğini ifade eden Oktay, son bir yılda ekonomik anlamda ve sonrasındaki döneme bakıldığında hepsinin geride bırakıldığını, enflasyonun düşmeye başladığını, faizlerin ciddi boyutta düştüğü ve düşmeye devam edeceği söyledi.

“TÜRKİYE YENİ BİR ŞAHLANIŞ DÖNEMİNİN BAŞINDA”

Oktay, özellikle canlanması arzu edilen sektörlerle ekonominin canlandığı bir yıl olduğunu, terörle mücadelede de hem içeride hem dışarıda son derece başarılı bir şekilde devam edilen bir yıl yaşandığını vurgulayarak, “Böyle bir günde bayramı kutluyor olmamız hepimize mutluluk veriyor. Biz şunu söylüyoruz sürekli. Türkiye yeni bir şahlanış döneminin başında. İnşallah yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemizle birlikte de gördük ki son bir yıl içerisinde normal şartlarda yıllar sürebilecek bir olayı çok hızlı bir şekilde geride bıraktık. Çok umutla, ümitle ve güvenle bütün bir millet olarak önümüze bakıyoruz. Tüm milletimizin bayramını tekrar tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine ilişkin düzenlemenin sorulması üzerine Oktay, şu yanıtı verdi:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın da grup toplantısından sonra yaptığı açıklamadan sonra yaptığımız bir birinci yıl değerlendirme çalışmalarıydı. Çok kapsamlı bir çalışma yaptık. Bu vesiyle yasama, yargı ve yürütmenin tüm organları merkez ve yerel olarak da çok ciddi bir değerlendirmeyle bir yılın muhasebesini yapmış olduk. Şu andaki bizim bütün gayretimiz bundan sonraki yıllarda da Cumhurbaşkanlığı Sisteminin çok güçlü bir şekilde sorunların üstesinden gelme kabiliyeti var. Bunun önünü açmayla alakalı bir şeydir bu. Türkiye’nin önünü açmayla alakalıdır. Çalışmamızın da sonuna geldik. Cumhurbaşkanımıza konuyu arz edecek aşamadayız.”

Fuat Oktay, “Kıbrıslı vatandaşlara mesajınız var mı?” sorusunu, “Kıbrıslı vatandaşlarımızın da bayramını tebrik ediyorum. Biz zaten onlarla sürekli içeyiz. Gönül birlikteliğimiz var. Hedef birlikteliğimiz var. Umut ve ümit birlikteliğimiz var aslında.” diye yanıtladı.

– “ZEYTİN DALINI HER ZAMAN UZATIYORUZ”

Yavuz Sondaj Gemisi’nin Doğu Akdeniz’deki çalışmalarının hatırlatılması üzerine ise Oktay, şunları kaydetti:

“Doğu Akdeniz’deki olayı biliyorsunuz. Özellikle güney tarafın yasal olmayan yollarla hakimiyet alanı iddiasıyla yürüttüğü sondaj faaliyetlerine Türkiye’nin kendi kıta sahanlığı bölgesinde ve yine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetiyle yaptığı anlaşmalar çerçevesinde yaptığımız çalışmalardır bunlar. Bu çalışmalarımız kararlılıkla devam edecek. Şu an da zaten Fatih de Yavuz da Barbaros da bölgede. Oruç Reis de bölgeye geçiyor. Bu noktadaki kararlılığımız son derece kesin. Yunanistan’da yeni bir hükümet kuruldu. İlk arayan, tebrik eden Sayın Cumhurbaşkanımızdı. Bir zeytin dalı uzatmaksa, zeytin dalını her zaman uzatıyoruz ama bu Kıbrıs Türkünün siyasi eşitliğine ve de kaynakların adil paylaşımına dayalı bir çözüm önerisi. Türkiye sürekli bunun arkasında olmuştur, bugünden sonra da bunun arkasında olacaktır. Kararlıdır Türkiye, hem kendi haklarını hem de Kıbrıs Türkünün haklarını korumakla ilgili sonuna kadar hiçbir tereddüt göstermeden kararlı şekilde ilerleyecektir. Hem sondaj faaliyetlerini devam ettirmekle ilgili hem de çözüm süreci boyutunda da Kıbrıs Türkünün eşit ve adil kaynakların paylaşımı noktasında kararlılığını sürdürecektir. Bununla ilgili ortak komite kurulması çerçevesinde teklifimiz hala masadadır.”

Devamını oku

Güncel

Gökçek’e 8 gün tutukluluk daha!

6 Aralık’ta Girne’de denizde ölü olarak bulunan Halil Karakız’ı öldürdüğü şüphesiyle tutuklanan Arif Gökçek bugün yeniden Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Zanlı aleyhine 8 gün tutukluluk kararı verildi.

Devamını oku

Güncel

Başbakan Tatar, AA’nın “Yılın Fotoğrafları” oylamasına katıldı

Başbakan Ersin Tatar, Anadolu Ajansının (AA) “Yılın Fotoğrafları” oylamasına katıldı.

Başbakan Tatar, oylama hakkında bilgi alarak, AA foto-muhabirlerinin yurt içinde ve dışında çektiği fotoğraflardan oluşan “haber”, “yaşam” ile “spor” kategorilerden 3 fotoğraf seçti.

Haber kategorisinde Bülent Ersöz’ün “Yavuz’un Akdeniz’e yolculuğu” isimli fotoğrafı oylayan Tatar, yaşam kategorisinde Hasan Namlı’nın “Huzur Yaylası”, spor kategorisinde ise Serhat Çağdaş’ın “Derbi çekişmesi” fotoğrafını tercih etti.

Devamını oku

Güncel

Polisten sürücülere şiddetli yağış uyarısı

 Ülkeyi etkisi altına alan şidderli yağışlardan dolayı polis sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Özellikle İskele – Karoaz Anayolunun, Boğaz mevkii ile harup ambarları mevkii arasında seyreden sürücülerin,  görüş mesafesi yer yer azaldığından ve yollar içinde su  birikintileri oluştuğundan,  yavaş ve dikkatli seyretmeleri uyarısı yapıldı.

Devamını oku

Güncel

“Türkiye ile her konuda aynı şeyi düşünmek zorunda değiliz”

Bütçe görüşmelerinin ikinci gününde kürsüye çıkan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

“Son dönemde bazı kavramları ortak kullanmaya başladık. Bunlardan ne anladığımız farklı olabilir ama kullanılan kavramlar benzeşmeye başladı. Bunlardan biri ‘kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratmak’ diğeri de ‘statüko’… Statüko daha önce çözüm konusunda istekli olanların sözcüğüyken şimdi farklı kesimler tarafından da dillendirilen bir sözcüğe dönüştü. Statüko denen şeyi tanımlarsak yol hattını da oluşturabiliriz. Statüko dediğimiz şey adada bir çözüme ulaşılamamış olması ve BM’nin sürekli olarak sürdürülemez dediği şeydir. Bunun yansımaları da en azından bizim açımızdan öngörülemez bir durumun devamlılığı, dünya ile arzu ettiğimiz biçimde buluşamamak, diyaloğu geliştirememek ve uluslararası hukukun çerçevesi içerisine bir türlü girememektir.”

“Daha somut tabirle içinde bulunduğumuz koşullar doğrudan ticaret yapamama, direkt uçuşların olmaması, Maraş’ın onlarca yıldır kapalı kalması, kültür, sanat insanlarımızın, sporcularımızın uluslararası alanda kendilerini göstermekte zorluklarla karşılaşması. Yükseköğretim kurumlarımızın yine bir sürü problemle karşı karşıya kalması.”

“Bunu değiştirmek konusunda hemfikir miyiz? Görebildiğim aynen devam etsin diyen biri yok. O zaman rasyonel gözle bakmamız lazım ve bu statükoyu nasıl değiştirebiliriz konusunda fikrilerimizi yarıştırmamız lazım.”

“Rumlar çözüm olmasa da AB’ye gireceklerini düşünerek oy kullandılar ve hayır dediler. Statüko olduğu gibi kaldı. Bugünkü koşullarda doğrudan ticaret yapamıyoruz, turizmin ihtiyacı olan direkt uçuşlar konusunu çözmüş değiliz. Statüko buysa ve bugüne kadar değiştirilemediyse ne yapmamız gerekir konusu temel sorudur.”

“Cumhurbaşkanlığı makamı BM şemsiyesi altında toplum liderliği makamıdır. Bunun üzerinden çok daha proaktif olmak zorundayız. Elimiz güçsüz değil, Maraş konusunda bir şeylerin değişmesi gerektiği ortadır. BM ile kararları istişare ve müzakere etme zeminimiz vardır.”

“Temel derdimiz Kıbrıs Türk halkının varoluşunu, kimliğini, kültürünü geleceğe taşıma gailesidir. En önemli meselemiz budur. Bunu öteye taşıyıp Kıbrıslı Türkleri özne kılacaksak kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratmalıyız. Bu olmadığı müddetçe kendi kararlarımızı kendi organlarımızla olması gerektiği biçimde veremeyeceğimiz ortadadır.”

“Kapsamlı çözüme ulaşamadığımız koşullarda çözüme adım adım ilerleme yolunda adım atmamız lazım. Zaman zaman tek taraflı, zaman zaman GYÖ ile gerçekleşir ama hepsini bütün dünya ile konuşarak yapmak mümkündür.”

“Türkiye ile KKTC her konuda aynı şeyi düşünmek zorunda değildir. Geçmişte de olmadı. Lokmacı Barikatı’nın açılması sırasında yaşananları hatırlayın ama asla diyalog kopmadı ve ekonomik açıdan büyük fayda sağlayan kapı açıldı.”

“Yürümemiz gereken yol rasyonel düşünüldüğünde çok net biçimde karşımızda duruyor. Sonuca ulaşamadığımız noktada hem çözüm irademizi hem de hak ettiklerimizi, haklı taleplerimizi anlatmak gerekir.”

“Cumhurbaşkanlığı makamını daha efektif kullanmamız gerekiyor. Hükümetler olarak siyasi istikrar sorunumuz var ve 12 – 13 aylık hükümetlerle bu işlere odaklanamıyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamının yürütme yetkisi ve görevi başlığı altında yazanları tartışmaya ihtiyacımız var. Kamu işlerinin kesintisiz ve düzenle sağlaması gerektiğini konuşmamız gerekiyor. Anayasanın 111 maddesinde güvenlik sorunu tartışılırken Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’nun başında cumhurbaşkanının bulunduğunu, dolayısıyla bu kurulun güvenlikten temel sorumlu kurul olduğunu hatırlamaya ihtiyacımız var. Ekonomi konusunda da cumhurbaşkanının yetkisi vardır. Beş yıl görev yapan bir makam olduğunu düşünürsek ve cumhurbaşkanlığının yetkilerini artırırsak hükümetler değişse bile o kurulların istikrarı ileriye doğru taşınabilecek demektir.”

“Cumhurbaşkanlığı makamı doğrudan halk oyuyla seçilen bir makamdır. Türkiye buna yeni geçti ama bizde 1975’ten beri cumhurbaşkanını halk seçiyor. Cumhurbaşkanı aynı zamanda toplum lideridir ve içinde bulunduğumuz statüko içinde Rum liderliği ile eşitlendiğimiz tek yer burasıdır. O makamda kim oturursa otursun o kişiye yönelik olarak elbette eleştiri yapılabilir ancak sınırların aşıldığı, hakarete, tehide varıldığı noktalarda bu sadece makamda oturan kişi için sorun değil Kıbrıs Türk halkı için sorundur. O hakaretler Kıbrıs Türk halkının iradesine yönelmiş demektir. İçeride de dışarıda da bu hassasiyet önemlidir. Özne olma potansiyelimizin en önemli parçası cumhurbaşkanlığıdır.”

“Ayrıca CTP grubu adına bütçeye oyumuzun ‘evet’ olacağını da açıklamak isterim.”

Devamını oku

Güncel

“Cumhurbaşkanı, toplumu kutuplara ayıran söylemlerden uzak durmalı”

Meclis Genel Kurulu’nda 2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı görüşülmeye devam ediyor.

Meclis Genel Kurulu’nda konuşma yapan HP Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, insan hakları günü olan bugün Kıbrıslı Türklerin haklarını dünyanın görmezden gelmesini eleştirdi.

ıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerini haklarını gasp ettiğini ve dünyanın da bunu görmezden geldiğini belirten Manavoğlu, uluslararası toplumun Kıbrıs’a gönderdiği katkıların yıllardır Rumlar tarafından kullanılmasını da eleştirdi ve bunun sorgulanması gerektiğini söyledi.

Manavoğlu, çözümden kaçan tarafın Rum tarafı olduğuna işaret ederek, “Kıbrıs’ın kuzeyinde farklı şekillerde dile getirsek de hepimiz bir çözüm istiyoruz. Müzakere masalarında harcadığımız bunca zamanda dünyadaki diğer güçler müdahale etmediği sürece kolay değil. Bu nedenle Kıbrıslı Türkler açısından bunu zaman kaybı olarak görüyorum” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti için adadaki Kıbrıs Türk varlığının önemli olduğunu dile getiren Gülşah Sanver Manavoğlu, müzakere süreci devam ederken içinde yaşanılan sistemi sürdürülebilir hale getirmenin yollarının aranması gerektiğini vurguladı.

Manavoğlu, Cumhurbaşkanı’nın tüm halkı kucaklaması gerektiğini de belirterek, Cumhurbaşkanı’nın toplumu kutuplara ayıran söylemlerden uzak durmasının önemli olduğunu söyledi.

Kıbrıslı Türklerin çıkarlarına zarar vermeyecek şekilde konuşulması gerektiğini kaydeden Manavoğlu, bu çıkarların elde edilmesi konusunda daha aktif olunması gerektiğini ifade etti.

Manavoğlu, Kıbrıs konusunda sürekli görüşmeler yapıldığını fakat müzakerelerden sonuç alınmadığını kaydetti.

Kıbrıs sorununun çözülmesi için dış dinamiklerin pozisyon alması gerektiğini dile getiren Manavoğlu, 1571’den beri Kıbrıs’ta Türklerin olduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti için de Türklerin çok önemli olduğunu belirtti.

“Müzakere süreci devam ettiği halde önümüze bakmamız gerekir” diyen Manavoğlu, artık ekonomik olarak ileriye bakılması gerektiğini söyledi.

Manavoğlu, Kıbrıs konusunda Kıbrıslı Türklerin çıkarları konusunda aktif olunması gerektiğini kaydetti.

Devamını oku

Çok Okunanlar