Takip Edin

Güncel

Oktay: Çözüme varız ancak oyalama taktiklerini de kabul edemeyiz

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Kıbrıs Türkü’nün siyasi eşitliğini garanti altına alan ve güvenlik endişelerini karşılayan adil bir çözüm için ‘biz varız’ ancak müzakere etmek için müzakere etmeyi ya da tek taraflı çıkarlardan beslenen oyalama taktiklerini de kabul edemeyiz” diye konuştu.

Oktay, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının Ada’ya barışın ve istikrarın gelmesi için bir fırsat olarak kullanılması gerektiğini belirterek, Doğu Akdeniz’de hem Türkiye’nin kıta sahanlığındaki hak ve çıkarlarını hem de Kıbrıs Türkü’nün hak ve çıkarlarını koruyacaklarını ve gereken adımları atmaktan çekinmeyeceklerini vurguladı.

Fuat Oktay, Türkiye’nin sondaj faaliyetleri konusunda “tek vücut, tek ses ve tek yürek” olduğunu belirterek, TBMM’de grubu bulunan dört siyasi partinin ortak bildiriyle “Doğu Akdeniz bölgesinde milletimizin hak ve menfaatlerini korumayı hedefleyen her politik girişimin, aldığı her tedbirin, attığı her adımın sonuna kadar desteklendiğini” tüm dünyaya ilan ettiklerini anımsattı ve “Yüce Meclisimizin bu güçlü desteği, Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerimize dair kararlılığımızı daha da perçinlemiştir” ifadelerini kullandı.

Fuat Oktay, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Konseyi Toplantısı sonuç bildirgesinde açıklanan Türkiye’nin arama ve sondaj faaliyetlerine yönelik yaptırımlar gibi baskılara da asla boyun eğmeyeceklerini söyledi.

Uluslararası toplumun “doğruya doğru, yanlışa yanlış” deme vaktinin geldiğine dikkati çeken Oktay, Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne rağmen düzensizliğin düzen kabul edildiği süreçlerin ulus üstü kurumlar tarafından meşru karşılandığını ifade ederek, “Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon faaliyetlerine aynı kararlılıkla devam edecek, kimsenin Kıbrıs Türkü’nü yok saymasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları kapsamında Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarında düzenlenen törende konuştu.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 45. yıl dönümünde Kıbrıs halkının sevincini, coşkusunu ve haklı gururunu en samimi duygularla gönülden paylaştığını ifade eden Oktay, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı vesilesiyle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Lefkoşa’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

ERDOĞAN VE TÜRK MİLLETİNİN SELAMLARINI İLETTİ

“Kalpleri her daim Kıbrıs Türkleriyle birlikte atan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Türk milletinin sevgi ve selamlarını” ileten Oktay, Barış Harekatı’nın Kıbrıs Türkü’nü hedef alan baskı, terör ve insanlık dışı sindirme çabalarına son verdiğini söyledi.

Harekatın Kıbrıs Türk halkını zulümden kurtararak, özgürlük ve refaha kavuşturduğunu, Ada’nın geleceğine güvenle bakabilmesini sağladığını anlatan Oktay, şunları söyledi:

“20 Temmuz tarihi, Kıbrıs Türk halkının barış ve güvenlik ideali doğrultusunda hak ve hukukunun eşit statü ile korunması yönündeki kararlılığımızın, bunu unutmak isteyenlere ısrarla hatırlatılması için bir vesiledir. Türkiye, o gün dünyaya, Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını ve yalnız bırakılmayacağını net şekilde göstermiştir. Bunun yanı sıra, uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerimiz çerçevesinde, derin acıların tekrarlanmasına asla izin vermeyeceğimizin de tarihi bir taahhüdü olmuştur.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yurt odasında uyuşturucuyla yakalandı

Oktay, yarım asrı aşan eşitlik mücadelesinde nice badireler atlatan ve nice zorluklara göğüs geren Kıbrıs Türkü’nün azminin gurur kaynağı olduğunu ifade etti.

“KIBRIS TÜRK HALKI TOPLUMSAL VARLIĞINI KORUDU”

Kıbrıs Türk halkının yaşanan tüm zorluklara rağmen toplumsal varlığını en güçlü şekilde korumanın yanı sıra kendi devletini kurduğunu, devletine dirayetle sahip çıktığını aktaran Oktay, “Kıbrıs Türkü’nün vatanı koruma ve barış içinde refaha ulaşma iradesi, kendi cevherindeki erdem ve değerlere dayanmaktadır. Mücahitlerden aldığı ve her daim tazelenen azmiyle, uygarca yaşama ve manen yücelme hedefine kararlılıkla ilerlemesi, her türlü takdirin üzerindedir. Bu vesileyle, bu mücadelenin önderleri olan merhum Dr. Fazıl Küçük ve merhum Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı şükranla yad ediyorum” dedi.

Oktay, Türkiye olarak bölgede barış ve güvenliğin sağlanmasını şiar edindiklerini, bu doğrultuda amaçlarının bölgenin bir iş birliği sahasına dönüşmesi, bu iş birliğinin de sürekli biçimde istikrar ve refah üreten bir mekanizma haline gelmesi olduğunu vurguladı.

“TEK TARAFLI ÇIKARLARDAN BESLENEN OYALAMA TAKTİKLERİNİ KABUL EDEMEYİZ”

Kıbrıs meselesine başlangıcından bu yana aynı anlayışla yaklaştıklarını anlatan Oktay, şöyle devam etti:

“Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı, meselenin eşit ortaklık temelinde, adil ve kalıcı biçimde çözüme kavuşturulmasını amaçlamış, doğru olanı sabırla takip etmiş ve bu doğrultuda fedakarlıktan da çekinmemiştir. Kıbrıs meselesi, bir siyasi irade meselesidir. Türk tarafı iradesini çözümden yana, eşitlikten yana koyarken, Rum tarafı çözümsüzlükten yana, eşitsizlikten yana ortaya koymaktadır. Rum tarafının Kıbrıs Türkü ile siyasi gücü paylaşmak istemediği de açıkça bilinmektedir ancak biz, her şeye rağmen Kıbrıs’ta Ada’nın ortak sahibi olan iki halkın kurucu iradesini esas alan, müzakere edilmiş çözümün ulaşılabilir bir hedef olduğuna olan inancımızı sürdürmek istiyoruz. Bugün yine ‘çözüme varız’ diyoruz. Kıbrıs Türkü’nün siyasi eşitliğini garanti altına alan ve güvenlik endişelerini karşılayan adil bir çözüm için biz varız ancak müzakere etmek için müzakere etmeyi ya da tek taraflı çıkarlardan beslenen oyalama taktiklerini kabul edemeyiz.”

“ENERJİ KAYNAKLARI BARIŞ VE İSTİKRAR İÇİN FIRSAT”

Oktay, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının Ada’ya barışın ve istikrarın gelmesi için bir fırsat olarak kullanılması gerektiğini en başından beri savunduklarını dile getirdi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Polis bülteni

Doğu Akdeniz’de hem Türkiye’nin kıta sahanlığındaki hak ve çıkarlarını hem de Kıbrıs Türkü’nün hak ve çıkarlarını koruyacaklarını ve gereken adımları atmaktan çekinmeyeceklerini her vesileyle vurguladıklarını anlatan Oktay, sondaj gemisi Fatih’in Kıbrıs Ada’sının batısında, Türkiye’nin kıta sahanlığında faaliyetlerine devam ederken, diğer sondaj gemisi Yavuz’un KKTC tarafından Türkiye Petrollerine verilen ruhsat sahalarında yer alan Karpaz-1 kuyusuna intikal ettiğini anımsattı.

“TÜRKİYE BU KONUDA TEK YÜREKTİR”

Ayrıca sismik araştırma gemisi Barbaros Hayreddin Paşa’nın bölgede faaliyetlerini sürdürürken, Oruç Reis sismik araştırma gemisinin de yakın zamanda bölgeye ulaşacağını söyleyen Oktay, şunları kaydetti:

“Bilinmelidir ki; Türkiye, bu konuda tek vücut, tek ses, tek yürektir. TBMM’de grubu bulunan dört siyasi parti, 18 Temmuz’da yayımladıkları ortak bildiriyle Doğu Akdeniz bölgesinde milletimizin hak ve menfaatlerini korumayı hedefleyen her politik girişimin, aldığı her tedbirin, attığı her adımın sonuna kadar desteklendiğini tüm dünyaya ilan etmişlerdir. Yüce Meclisimizin bu güçlü desteği, Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerimize dair kararlılığımızı daha da perçinlemiştir. Öteden beri kuvvetle vurguladığımız tüm adımları sahada birer birer eyleme dönüştürdük, dönüştürmeye de devam edeceğiz. Bunu kabullenmeyen Rum tarafı, Avrupa Birliği üyeliğini suistimal ederek oluşturduğu algıyla, ülkemizin faaliyetlerini durdurabileceğine inanmaktadır.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler Konsey Toplantısı sonuç bildirgesinde açıklanan arama ve sondaj faaliyetlerimize yönelik yaptırımlar gibi baskılara da asla boyun eğmeyeceğiz. Rum tarafı, çözümden değil sorundan yana tavır takınarak, Kıbrıs Türk tarafının hidrokarbon kaynaklarına ilişkin hakkaniyet temelinde yaptığı, ortak komite kurulması teklifini de içeren, 13 Temmuz tarihli önerisini görüşmeye bile yanaşmamıştır. Rumlar, çözümsüzlükten güç almakta, çözümsüzlüğün bedelini de Kıbrıs Türk tarafına ödetmek istemektedir.”

 “DOĞRUYA DOĞRU YANLIŞA YANLIŞ DEME VAKTİ GELDİ”

Uluslararası toplumun “doğruya doğru, yanlışa yanlış” deme vaktinin geldiğine dikkati çeken Oktay, Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) rağmen düzensizliğin düzen kabul edildiği süreçlerin ulus üstü kurumlar tarafından meşru karşılandığını söyledi.

“Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon faaliyetlerine aynı kararlılıkla devam edecek, kimsenin Kıbrıs Türkü’nü yok saymasına izin vermeyeceğiz.” diyen Oktay, tüm çabalarının daha gelişmiş ve kendi kendine yeten bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için olduğunu ifade etti.

“İZOLASYONLAR HAKSIZ”

Ekonomik bakımdan güçlü olan bir ülkenin, siyasi alanda da etkinliğini artıracağının bir gerçek olduğunu vurgulayan Oktay, KKTC’nin haksız kısıtlama ve ambargolara rağmen siyasal, sosyal ve ekonomik alanlarda önemli mesafe katettiğini belirtti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Baybars: Gazimağusa-İskele-Yeniboğaziçi İmar Planı sürecinin sonuna gelindi

Bu uzun soluklu mücadelede Kıbrıs Türkü’nün ekonomik açıdan daha güçlü bir düzeye gelmesi için her zaman el birliğiyle dayanışma içinde çalıştıklarını vurgulayan Oktay, şöyle devam etti:

“BÜYÜK ÇAPLI PROJELERİ HAYATA GEÇİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

“Geçtiğimiz günlerde Lefkoşa’da düzenlenen ve bizzat katılım sağladığım Türkiye-KKTC Ticaret Odası Forumu 1. Ekonomi Konferansı ve KKTC üçüncü Yatırım Danışma Konseyi Toplantısı, bu dayanışmanın güncel tezahürleridir. Bu çabamız kararlılıkla sürecektir. Kıbrıs Türkü’nün hak ettiği refah düzeyine kavuşması için bugüne kadar yürüttüğümüz çalışmaları bundan sonra da sürdürerek, büyük çaplı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. KKTC’yi bölgenin önemli turizm ve eğitim merkezlerinden biri haline getirmek ortak hedefimizdir. Tüm ambargolara rağmen 1,1 milyonu geçen turist sayısı ve 120 ülkeden gelen 102 bin öğrenci, Kıbrıs Türkü’nün Ada’daki kalıcı varlığının ekonomik yönden destekleyici unsurlarıdır.”

Oktay, gelinen noktayı yeterli göremeyeceklerini, hedeflerinin mevcut gelişmişlik seviyesini daha da aşarak, KKTC’yi Doğu Akdeniz’de gerçek bir cazibe ve çekim merkezi haline getirmek olduğunu bildirdi.

“TÜRKİYE’NİN KKTC HÜKÜMETLERİNE DESTEĞİ SÜRECEK”

Bu hedefe doğru, emin adımlarla ilerlemek için Türkiye’nin tecrübesini paylaşmayı ve KKTC hükümetlerine desteğin bundan sonra da süreceğinin altını çizen Oktay, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla Reform Eylem Planlarının gerçekleşmesi için gerekli kaynak akışının devam edeceğinin müjdesini bu anlamlı günde tüm Kıbrıs Türkü kardeşlerime vermek isterim. Bu çerçevede, KKTC’nin istikrarı ve refahı için, uzun yıllardır gündemde olan reformların ciddiyetle vakit kaybetmeksizin ele alınması temel beklentimizdir. Yapısal reformların layıkıyla gerçekleştirilmesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomik yönden güçlenmesini ve siz kıymetli kardeşlerimizin refah seviyelerinin daha da yükseltilmesini sağlayacaktır. Bizleri bu hedefe yaklaştıracak her adım, Kıbrıs’ta çözüm, barış, istikrar ve huzur için birer köşe taşı olacaktır.”

“ODTÜ’DE YAPILACAK AÇILIŞ DAYANIŞMANIN ÖNEMLİ BİR MEYVESİ”

Oktay, KKTC ile destek ve dayanışmanın önemli bir meyvesinin bugün açılışı yapılacak ODTÜ Kalkanlı Teknoloji Vadisi olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, üniversite-kamu-özel sektör iş birliği ile inovasyon alanında Kuzey Kıbrıs’taki üniversitelere çağ atlatacak bu teknoloji vadisinde dünyanın ilk 100 savunma sanayi şirketi içinde yer alan başarılı kurumum ASELSAN ve Ar-Ge’de öncü şirket TURKCELL’in çalışmalarıyla KKTC’nin ekonomisine katma değer sağlayacağını aktardı.

KIBRIS TÜRK GENÇLİĞİNE ÇAĞRI

Kıbrıs Türkü’nün güçlü olduğunu, yıldığının tarihte görülmediğini anlatan Oktay, şunları kaydetti:

“Kıbrıs Türkü, yaşanan her musibetten güçlenerek çıkmış, dimdik ayakta kalmıştır. Kıbrıs Türkü’nün bu topraklarda geleceğe korkusuz bir şekilde bakarak, barış ve huzur içinde yaşaması bizim için ayrı bir önem arz etmektedir. Bölgesinde güvenlik, barış ve istikrarın teminatı olan Türkiye, kardeşlik bağlarımız ve garantör statüsünün getirdiği yükümlülükler doğrultusunda, Kıbrıs Türk halkına milli, ahdi ve tarihi bağlarla gönülden bağlıdır ve bu bağlar ilelebet canlılığını koruyacaktır. Bu bağları gelecek nesillere aktarmak için Türkiye ile KKTC arasında gençlerimize yönelik kültürel hareketlilik programlarına da önem veriyoruz. Bu kapsamda gençlerimize müjdelemek isterim ki; Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığımızın gençlik kampları programında Türkiye’deki gençlerimize sağlanan tüm imkanları bundan böyle KKTC’li gençlerimize de sunacağız. Buradan tüm Kuzey Kıbrıslı gençlerimizi gençlik kampları programına başvurmaya ve Türkiye’de spor, sanat ve kültürel etkinliklere katılmaya davet ediyorum.”

Oktay, Barış Harekatı’nda Kıbrıs Türkü’nün varlığı, hakları ve hürriyeti için cesaretle savaşan ve bu uğurda gözlerini kırpmadan can vererek, şehadet mertebesine ulaşan Mehmetçik ve Mücahitlere Allah’tan rahmet diledi, gazileri şükranla andı.

Fotoğraf: Süleyman Önal /TAK

Güncel

Tatar’a göre milli gelirimiz 15 bin dolar

Başbakan Tatar, Türkiye’ye kendilerinin üç yıllık mali protokol önerdiğini, Türkiye’nin ise birer yıllık protokoller önerdiğini ve protokolün 2020 yılı içinde mutlaka imzalanacağını söyledi. Tatar, kişi başına milli gelirin de 15 bin dolar olduğunu belirtti

Başbakanlığın 146 milyon 782 bin TL’lik 2020 Mali Yılı Bütçesi, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda oy çokluğuyla onaylandı.

Başbakan Ersin Tatar, Türkiye’yle protokol konusunda kendilerinin üç yıllık protokol önerdiğini, Türkiye’nin ise birer yıllık protokoller önerdiğini ve bu konudaki görüşmelerin sürdüğünü söyledi.

3 yıllık bir çerçeve anlaşması yapılabileceğini, ancak her yıl bir protokol imzalanması gibi bir çalışma yapılabileceğini anlatan Tatar, protokolün 2020 yılı içinde mutlaka imzalanacağını, bürokratlarının taslak protokolü hazırlayarak, karşı tarafa iletildiğini ifade etti.

Maraş konusunda, hükümetin duruşunun belli olduğunu belirten Başbakan Tatar, 45 yıl sonra hala bir anlaşma olmadığına göre, ne kadar daha kapalı olacağı düşüncesiyle bir adım atıldığını söyledi.

Taşınmaz Mal Komisyonu’na kaynak yaratılması için bir talimat verdiğini, eski sakinleri de dahil olmak üzere, Vakıflar İdaresi de dahil geri gelmesi şartıyla bir düzenleme yapılması yönünde çalışma yapıldığını anlatan Başbakan Tatar, bunun uluslararası hukuka aykırı olmayacak şekilde yapılacağını kaydetti.

Herhangi bir sözleşmeli personel alınma durumu olmadığını belirten Başbakan Tatar, 4 kişinin geçmiş hükümet döneminde, 4 kişinin de kendi hükümetleri döneminde alınan personel olduğunu, hayat pahalılığı artışı ile de böyle bir rakamın ortaya çıktığını kaydetti.

“BİZ ÜÇ, KARŞI TARAF BİRER YILLIK PROTOKOL ÖNERDİ”

TC ile protokol konusuna da değinen Başbakan Tatar, kendilerinin 3 yıllık protokol önerdiğini, karşı tarafın da bir yıl bir yıl olarak önerdiğini, dolayısıyla bu konudaki görüşmelerin devam ettiğini söyledi.

3 yıllık bir çerçeve anlaşması yapılabileceğini, ancak her yıl bir protokol imzalanması gibi bir çalışma yapılabileceğini anlatan Tatar, 2020 yılı içinde bu protokolün mutlaka imzalanacağını, bürokratlarının taslak protokolü hazırlayarak, karşı tarafa iletildiğini anlattı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İskele’de ev ve işyerleri sular altında

Döviz konusunda yaptığı değerlendirmelerde ise bir iktisatçı olarak devalüasyon riskinin olmadığını düşündüğünü, bir istikrar sağlandığını, onun bu şekilde devam edeceğini düşündüğünü dile getirdiğini anlatan Başbakan Tatar, bu sebeple de bundan sonraki dönemde bir zam beklentisi içinde olmadıklarını söyledi.

“DEMOKRASİDEN YANAYIZ”

BRTK’daki demokrasi eleştirilerini de yanıtlayan Tatar, kendilerinin görüşlerinin demokrasiden yana olduğunu dile getirerek, herkesin çıkıp görüşünü dile getirebildiğini kaydetti.

KKTC’de ifade özgürlüğü konusunda bir sıkıntı olduğunu düşünmediğini belirten Tatar, KKTC’de demokrasi zenginliğinin devam ettiğini belirtti. 

“MİLLİ GELİR 13-15 BİN DOLAR”

Kişi başına düşen milli gelirin 15 bin dolar civarında olduğunu, zaman zaman 13 bin dolar civarına düştüğünü ifade eden Başbakan Tatar, ekonomi tamamen kayıt altında olsa bunun daha da farklı olabileceğini söyledi.

Spor Dairesi Müdürü konusundaki eleştirileri de yanıtlayan Başbakan Tatar, kendilerine bağlı bir daire olmasına rağmen, HP tarafından müdür atanması konusunda hiçbir sıkıntıları olmadığını kaydetti.

Suç gelirlerinin aklanması konusunda bir yasa çalışmaları olduğuna da değinen Başbakan Tatar, kredi veren kooperatiflerle ilgili  bir takım çalışmaları da olduğunu anlattı.

Başbakan Ersin Tatar, Kamu Görevlileri Yasası konusunda talimatları ile bu konuyu ileriye taşımaya çalıştığını ifade ederek, iki ortak arasında bazı fikir ayrılıkları bulunduğunu, bunların giderilmesi için çalışmaları sürdürüldüğünü söyledi.

“HALKIN KENDİ KENDİNİ YÖNETEBİLMESİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetebilmesi için çalıştıklarını ifade eden Başbakan Tatar, bu ülkenin gerçekleri içinde Türkiye ile ilişkilerin en iyi şekilde olması için gayret ettiklerini ve edeceklerini kaydetti.

AMATEM’in temelinin önümüzdeki günlerde atılacağına işaret eden Başbakan Tatar, imar planı meselesinin geçmiş hükümet döneminde başlayan bir çalışma olduğunu, UBP kanadı olarak bir komite oluşturduklarını, bir takım çalışmalar yaptıklarını anlattı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Polis bülteni

Bu konuda imza atıp atmayacağını partisine soracağını söyleyen Başbakan Tatar, bu işin kolay olmadığını, bu konunun çok sayıda insanı etkileyeceğini, bu konuyu enine boyuna değerlendireceklerini kaydetti.

Başbakan Tatar, bu konuda kimsenin kendilerine bir dayatma yapamayacağını, kendi kararlarını kendilerinin vereceklerini vurguladı.

Devamını oku

Güncel

Dere taştı: İnönü yoluna dikkat!

Polis Basın Subaylığı, şiddetli yağış nedeniyle Nergisli – İnönü kavşağı arasındaki yol üzerinde bulunan derenin taşması sonucu yağmur suları yol üzerinden aktığını duyurdu.

Açıklamada, “Bu güzergahı kullanacak sürücülerin yavaş ve dikkatli seyretmeleri önemle rica olunur.” İfadelerine yer verildi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Polis bülteni
Devamını oku

Güncel

Sürücüler dikkat! Dağyolu kapanıyor

Kuvvetli sağanak beklentisi nedeniyle Girne Değirmenlik Dağyolu bu gece 22:00 ile yarın sabah 07:00 arasında tedbir amaçlı çift yönlü trafiğe kapatılacak.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  UNIFICYP: Tehlikeli görülen 18 bölge mayından arındırıldı
Devamını oku

Güncel

“Herkes hastanesini ve doktorunu seçebilecek”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faiz Sucuoğlu, Genel Sağlık Sigortası ile herkesin hastane ve doktor seçme hakkına sahip olacağını belirterek, kimsenin MR çekmek için 5 ay sonraya randevu almak zorunda kalmayacağını, hastanelerdeki yığılmanın azalacağını söyledi.

Sucuoğlu, Türkiye ile imzalanan “Genel Sağlık Sigortası Mutabakatı”nı değerlendirerek Genel Sağlık Sigortası’nın, vatandaş olanlar ile vatandaş olmayıp da sigortalı olan herkesi kapsayacağını ifade etti.

TV Güneş’te “Parantez” programına katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faiz Sucuoğlu, Türkiye ile imzalanan Genel Sağlık Sigortası mutabakatı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Konunun 1990 yılında gündeme geldiğini anımsatan Bakan Sucuoğlu, ilk kez somut eyleme geçildiğini dile getirdi. O dönemlerin sağlık sorununu bildiğine dikkat çeken Sucuoğlu, Sağlık Bakanlığı döneminde Türkiye’deki hastaneleri gezdiğini ve farkı gördüğünü dile getirdi.

Sucuoğlu, “Şu an dünyanın örnek gösterdiği bir sistem” ifadelerine yer vererek, çalışmanın tam anlamıyla 3 yıl içinde yürürlüğe gireceğini kaydetti. Bu sistem ile ilgili imzanın kendilerinin hükümetten ayrıldıktan sonra gündeme geldiğinin altını çizen Sucuoğlu, “Her şey hazırlandı, biz o aşamada hükümetten ayrıldık. Şubat sonu Türkiye’den hastaneler projesi ile ilgili ön protokol anlaşması geldi, o dönemin yetkilileri bizim dünya görüşümüze şehir hastaneleri uymuyor diye imzalamadı. Bu benim içimde uhde oldu. Keşke ekimden önce imza atılsaydı. Eğer imza atsaydım, Sayın Cumhurbaşkanı’nın da dediği gibi ‘nüfus çok arttı, hastaneler yetmiyor’ konuşması olmayacaktı. Belki de Lefkoşa’da hastane karkası atılacaktı. Projelerin tümü bitirilecekti” şeklinde konuştu.

Genel Sağlık Sigortası’nın kimleri kapsayacağı ile ilgili de açıklama yapan Sucuoğlu, KKTC vatandaşı olanlar ile vatandaş olmayıp sigortalı çalışan herkesi kapsayacağını söyledi. Sucuoğlu, prim ödemelerinin sunum başladığı zaman olacağının altını çizerek, “Halk şunu görecek, sağlık sigortamın primini 3 puan arttırdılar ama sunumu alıyorum. Şu an sigortalı olan Türkiyeli vatandaşlarımız bu kapsama alınan iki hastaneden hizmet alıyor. Ben niye alamıyorum diye soruluyor. İşte bu durum ortadan kalkacak” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yarına dikkat! Çok kuvvetli yağış geliyor

Sucuoğlu, dönemin Türkiye bakanının kendilerine “Genel Sağlık Sigortası ile ilgili adım atın icap ederse ilk 5 yıl her yıl kademeli olarak azaltarak üsteleniriz” ifadelerini kullandığını hatırlatarak, “Bu sistem ayakları üzerinde durmaya başladığında otomasyon sistemi de olması gerekir, belki de önümüzdeki süreçte Türkiye Genel Sağlık Sigortasıyla birlikte çalışacağız. Yani siz gidip Türkiye’deki hastanelerden de bu kapsamda faydalanabileceksiniz. Ben bugün de sayın Bakanla da konuştum. Aynı şeyi söyledi bana. Biz 82 milyona hizmet veriyoruz, ne olmuş 82 milyon 300 bin olmuş. Ama siz ödevlerinizi yapın ki biz karşılıklı olarak sağlarız. Engel diye bir şey yok” şeklinde konuştu. 

Sağlık primlerindeki artışı “devede kulak” diye niteleyen Bakan  Sucuoğlu, hizmet sunumu başlamadan önce her hangi bir pirim artışı olmayacağını ifade etti ve insanların değişimi göreceğini söyledi.

Sucuoğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“5 ay sonra MR randevusu almayacak, hastane ve doktor seçme hakkına sahip olacak, hastanelerimizin üzerindeki bu yük de paylaşılacak. Bugün Burhan Nalbantoğluna gidin, yığılma var. Bu ortadan kalkacak. Tatlı bir rekabet de olacak, hizmet kalitesi yükselecek.”

Devamını oku

Güncel

Sevenleri yasta

Demirciler ailesi yasta. Kemal Demirciler yaşamını yitirdi. Kemal Demirciler’in yakın dostu Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, acı haberi sosyal medya hesabından paylaştı.

Özersay’ın paylaşımı şöyle:

“Yıllar önce denizde geçirdiği bir kaza sonucunda bütün hayatı alt üst olan ancak buna rağmen insan üstü bir mücadele, azim ve ailesinin moral desteğiyle hayata sıkı sıkıya tutunmayı başaran, o kaza öncesinde de ertesinde de başarılarıyla herkesi şaşırtan, çocukluğumda mahalleden arkadaşımız, abimiz, komşumuz Kemal Demircileri maalesef kaybettik. Ailesinin, tüm tanıdık ve yakınlarının başı sağolsun. Kemal her zaman ışıklar içinde olacak.”

KEMAL DEMİRCİLER KİMDİR?

Öte yandan Kemal Demirciler, ülkenin eğitimli ilk eczacı kadınlarından Serpin Onay Demirciler ve Eski bakan, milletvekili, DAÜ kurucularından, 58 yaşında kanserden hayatını kaybeden Onay Fadıl Demirciler’in oğluydu.

Kemal Demirciler, 1985’te Türk Maarif Koleji’nden mezun oldu. Hem derslerde, hem spor faaliyetlerinde başarılı bir öğrenciydi. İyi bir yüzücü,  birçok spor dalında aktifti. ABD’den elektrik-elektronik mühendisliği için burs almıştı. Ailece gideceklerdi. 15 gün sonrası için hazırlıklar yapıldı.

Bu arada Kemal Demirciler, arkadaşlarıyla Koca Reis’te kampa gitti. Bir grup arkadaş bir birlerinin omuzlarına çıkarak denize atlarken, olan oldu. Bir arkadaşının omuzundan atlayan Kemal, kafa üstü düştü ve boyundan aşağısı felç oldu.

Önce Lefkoşa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, ardından Ankara Hacettepe. Burada başarılı bir ameliyat geçirdi ama Türkiye’nin henüz sağlıkta hizmet kalitesinin çok düşük olduğu yıllar. Bir dizi sorun yaşarlar, iyi bakım görmez. Ardından Kemal Demirciler İngiltere’ye, özel bir kliniğe kaldırıldı. 10 ay da burada tedavi gördü. Yürümedi ama üst tarafını kısmen kullanır hale geldi.

Ve Moskova. İngiltere’deki 10 ayın ardından, bu kez benzer bir tecrübe yaşayan bir Rus’un özel aletler, yöntemler kullandığı bir merkeze kaldırdılar Kemal Demiriciler’i. 6 ay da burada kaldılar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Turizm Bakanı Üstel’den çağrı: Kuzey Kıbrıs üzerindeki haksız ulaşım ambargosunu kaldırın

Moskova dönüşü, orada edinilen tecrübeyle Yenişehir’deki ev yeniden dizayn edildi. Demirciler’in tedavisine uygun düzenlemeler yapıldı.

Kemal Demirciler, Amerika’da 1996’da elektrik elektronik bölümünden birincilikle, 4 üzerinden 4 alarak mezun olunca, master ve doktora için de burs vermişlerdi.

Devamını oku

Çok Okunanlar