Takip Edin

Güncel

“Maraş, Cumhurbaşkanlığı’ndan bağımsız şekilde ele alınabilecek bir konu değil”

 Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhurbaşkanlığı’nın Kıbrıs konusuyla ilgili konularda bilgi verilecek değil karar üretecek makam olduğunu söyledi.

Akıncı, Maraş’ın Cumhurbaşkanlığı’ndan bağımsız şekilde ele alınabilecek bir konu olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, bugün Başbakan Ersin Tatar ve Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’la görüşmesi sonrasında açıklama yaptı.

Hükümetin Maraş’ta sadece envanter çalışması yapılmasına karar verdiğini belirten Akıncı, “Bundan sonrası için politika yok. Politika oluşturma noktasına gelindiğinde muhakkak Cumhurbaşkanlığı ile hareket edilmesi gerektiği sanıyorum onlar da anlaşılmış bulunmaktadır” dedi.

Akıncı, bu konuyla ilgili politika oluşturulurken mutlaka Birleşmiş Milletler’le iş birliği ve uluslararası hukuk içinde kalınması gerektiğini söyledi.

Öte yandan bugünkü görüşmede sel konusunu da ele aldıklarını belirten, Cumhurbaşkanlığı’nın ve Başbakanlık’ın bu konuda ortak bir çalışma yürüttüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Yeniden bunları yaşamamak için neler yapılmalı sorusuna cevap arıyoruz” dedi.

Akıncı, ivedilikle Su Yönetimi Üst Kurulu Yasası’nın hayata geçmesi gerektiğini de vurguladı.

İLK KONU MARAŞ

Her iki haftada bir Başbakan’la toplantı yaptıklarını anımsatan Akıncı, hafta başında Özersay’ın toplantı talebi olduğunu anımsattı, “Başbakan’ın ve Başbakan Yardımcısı’nın kamuoyunda biraz farklılaşan söylemleri söz konusu oldu. Hükümetin aldığı kararın ne olduğunu birlikte ele almak, görüşmek daha doğru olacak diye değerlendirdim. Bu toplantı bu şekilde gerçekleşti” diye konuştu.

Akıncı, toplantının ilk bölümünde Maraş’ı, ikinci bölümünde Başbakan’la daha önce başlattıkları çalışmayı konuştuklarını belirtti.

“PRENSİPLERE RİAYET EDİLDİĞİ TAKDİRDE KURUMLAR ARASINDAKİ İLİŞKİLER DAHA İYİYE GİDER”

Hükümet başkanının ve yardımcısının Maraş konusunda ne yapmaya çalıştığını dinlediğini kaydeden Akıncı, “Bazı prensiplerin altını çizme ihtiyacı duydum. Bunlar kamuoyuna da söylediklerimdir. Saklanmış bir husus yoktur. Bu prensiplere riayet edildiği takdirde kurumlar arasındaki ilişkiler daha iyiye gider, bu ilişkilerden toplum yarar görür. Devletin kurumları arasında gereksiz tartışmalara da meydan verilmez” şeklinde konuştu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Çalışma affı resmen yürürlükte

Maraş’ın Kıbrıs konusunun önemli unsurlarından biri olduğunu kaydeden Akıncı, “İster bütünlüklü çözümün parçası olarak açılsın ister bir güven yaratıcı önlem olarak ele alsın… Geçmişte alındı. Bu hatırlardadır. Maraş konusu KKTC Cumhurbaşkanlığı’ndan bağımsız şekilde ele alınabilecek bir konu değildir. Kıbrıs konusunu Cumhurbaşkanlığı yürütmektedir” dedi.

Konunun, “karar aldık, partilerle Meclis’le, Cumhurbaşkanı ile görüş alışverişinde bulunuyoruz” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Akıncı, “Bunu sayın hükümet yetkililerine ilettim.  Cumhurbaşkanlığı bu gibi konularda bilgi verilecek bir makam değil, onun başkanlığında karar üretecek bir makamdır” ifadelerini kullandı.

“ENVANTER ÇALIŞMASI YAPILACAK… SONRASI İÇİN POLİTİKA YOK”

Hükümet’in Maraş’ta sadece envanter çalışması yapılmasına karar verdiğini belirten Akıncı, “Ortada, bundan sonrası için politika yok. Politika oluşturma noktasına gelindiğinde muhakkak Cumhurbaşkanlığı ile hareket edilmesi gerektiği, sanıyorum onlar da anlamış bulunmaktadır. Bu konuyla ilgili politika oluşturulurken mutlaka Birleşmiş Milletler ile iş birliği ve uluslararası hukuk içinde kalınması gerektiğini hükümete bir kez daha hatırlattım.”

Çözüme katkı oluşturacak yaklaşım sergilenmesi gerektiğinin altını çizdiğini belirten Akıncı, “Hükümet envanter çalışmasını yapacaksa yapılsın. Sıkıntı yok. Burada da eskiden yapılmış çalışmalar var. Arşiv bu açıdan zengin. Hükümetin yapacağı bu çalışmayla devlet arşivi daha da zenginleşmiş olur” şeklinde konuştu.

TOPLANTININ İKİNCİ BÖLÜMÜNDE KONU SELDİ…

Akıncı, görüşmenin ikinci bölümünde sel konusunu ele aldıklarını hatırlattı.

Geçtiğimiz Aralık ayında 4 gencin yaşamını da yitirdiği ve maddi hasara neden olan sele işaret eden Akıncı, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık iş birliğinde, çeşitli uzmanların katılımıyla Cumhurbaşkanlığı’nda bir toplantı yapıldığını, bir sonuç raporu hazırlandığını, bu raporu Başbakan Tatar’la ele aldıklarını söyledi.

Akıncı, “Yeniden bunları yaşamamak için neler yapılmalı sorusuna cevap arıyoruz.  Cumhurbaşkanlığı olarak yardımcı olmaya çalışıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Su Yönetimi Üst Kurulu Yasa’nın ivedilikle hayata geçmesi gerektiğini belirterek, “Böyle bir taslağın olduğunu anlıyoruz. Bu taslak yasallaşana ve su yönetimi üst kurulu oluşuncaya kadar bir özel birimin oluşturulması, bu konunun çok başlılıktan kurtarılması gerekli. Rapor bunu söylüyor” şeklinde konuştu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adaya bir hafta önce gelmişti! Ölü bulundu

Raporda, ayrıca Meteoroloji Dairesi’nin yağışlara ilişkin verileri daha yaygın paylaşmasının, erken uyarı sisteminin oluşturulmasının önerildiğini belirten Akıncı, selden etkilenen bazı bölgelere sel kapanı kurulması önerileri bulunduğunu ifade etti.

Mustafa Akıncı, iklimlerin değiştiğini, gerekli önlemlerin alınması, her zaman hazırlıklı olunması gerektiğini de vurguladı.

Gözlemlerini ve kendisine iletilen sorunları hükümetle paylaştığını da ifade eden Akıncı, “Bunları kamuoyuyla da paylaşacağım. Etkileşim içinde sorunların çözümüne el birliğiyle yardımcı olalım. Bu konuda da Sayın Başbakan ile hemfikir olduk” dedi.

Haber: Rahme Çiftçioğlu- Tuğçe Ülkü Aydın – Fotoğraf: Hüseyin Sayıl /TAK

Güncel

“Gerçekçi ve yapıcı tutumumuzu sürdüreceğiz”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in çağrısıyla 25 Kasım’da Berlin’de üçlü bir toplantı gerçekleştirileceğini anımsatarak, bu toplantıda her zaman olduğu gibi meşru hak ve çıkarları koruma kararlılığı içerisinde, gerçekçi ve yapıcı tutumlarını sürdüreceklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Kıbrıs sorununun adadaki iki toplumun eşitliğini, güvenliğini ve özgürlüğünü teminat altına alan iki kurucu devlete dayalı adil ve kalıcı federal bir çözüme kavuşturulmasına yardımcı olabilecek her ortamı ve fırsatı değerlendirmek, en başta halkımıza karşı sorumluluğumuzdur. Ben sorumluluğumun bilincinde olarak Berlin’de bulunacağım. Umarım muhatabımın tutumu da aynı olur” dedi.

Akıncı, yaptığı yazılı açıklamada,  Berlin’de yapılacak üçlü görüşme ve şahsına yöneltilen eleştirilere de yanıt

“SÜREKLİ AYAR VERME TELAŞIYLA HAREKET EDENLERE TAVSİYEM, YÜZLERİNİ HALKA DÖNMELERİ VE TOPLUM İRADESİNE SAYGI GÖSTERMELERİDİR”

“Böylesi bir görüşmeden önce, içimizde ısrarla sergilenen kimi yaklaşımlar karşısında ise daha fazla sessiz kalmak mümkün değildir” diyen Akıncı, şunları kaydetti:

“Örneğin daha önce Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil etmediğimi iddia ederek Berlin’e gitmemem yönünde çağrı yapan Başbakan, şimdi ise, Kıbrıs Türk halkını ve ülkenin tamamını temsil etmekte olduğumu söyleyerek, Berlin’de sözlerime dikkat etmem gerektiğini belirtmektedir.

Elbette herkesin ağzından çıkacak olanları önceden ölçüp tartması gereklidir. Hayatım boyunca önce konuşup sonra düşünenlerden olmadım. Ya da sufle alarak konuşma ihtiyacı hissetmedim.

Ben Kıbrıs Türk halkının ne istediğini; Kıbrıs Türk halkı ise benim ne için çalıştığımı, nerede nasıl konuştuğumu iyi biliyor. Kendi kafalarındakini başkalarına empoze ederek, sürekli ayar verme telaşıyla hareket edenlere tavsiyem, yüzlerini halka dönmeleri ve toplum iradesine saygı göstermeleridir.”

“HEM GERÇEKLERDEN HEM CİDDİYETTEN UZAK BİR TAVIR”

Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Öte yandan son zamanlarda İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, düzenli olarak şahsıma yönelik gerçekleri çarpıtarak bazı suçlamalar yönelttiği ve bu şekilde gündem yaratmaya gayret ettiği dikkat çekiyor. Son olarak işi öyle bir noktaya taşımıştır ki, haksız suçlamaları daha fazla yanıtsız kalamaz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Erkeklerle görüştü diye eski eşini dövdü!

Göreve seçildiğim ilk günden beri, Kıbrıs sorunun çözüme kavuşturulabilmesi için, oturup beklemeden, inisiyatifler alarak ve fırsatlar yaratmaya çalışarak hareket ettim. Kıbrıs Türk tarafı benim dönemimde aktif bir şekilde sürecin içinde ve hatta yeri geldikçe sürecin sürükleyicisi oldu.

Bütün bunlar yaşanırken elbette Türk tarafının bir bütün olarak hareket etmesinin önemini bilerek davrandık. KKTC olarak her aşamada Türkiye ile istişare içinde olduk, görüşlerimizi anlattık, görüşlerden istifade ettik. Bazı durumlarda inisiyatif almamız gerektiğinde de bunu yapmaktan çekinmedik. Kıbrıs, beşli konferans aşamasına böyle ulaştı. Orada da gerek kendi içimizde, gerekse Türkiye ile yakın istişare içinde çalışıldı.

Bunca gelişmeden sonra Kıbrıs sorununun halen niçin çözülemediğini anlamak için derin analizlere gerek yoktur. Buna karşın ‘Akıncı’nın Türkiye olan ilişkileri Kıbrıs’ta çözümü imkansızlaştırıyor’ demek, hem gerçeklerden hem ciddiyetten uzak bir tavırdır.”

“UYUM, İLKELERDEN SAPMADAN FARKLI GÖRÜŞLERİN AÇIKÇA İFADE EDİLEREK SENTEZE ULAŞILMASIYLA SAĞLANIR. BUNUN OLMADIĞI YERDE UYUM DEĞİL, BİAT VARDIR”

Türkiyeli yetkililerle her konuda aynı düşünmenin mümkün olmadığı gibi zorunlu da olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, bunun demokrasinin en doğal sonuçlarından biri olduğunu ifade etti. 

Akıncı, Kıbrıs Türk tarafından kaynaklanan herhangi bir diyalog eksikliğinin de söz konusu olmadığını belirtti ve şu ifadeleri kullandı:

“Kendi görüşünü ve duyarlılıklarını ifade etmemeyi ‘iyi ilişkinin’ reçetesi sayan siyaset anlayışları da olabilir. Ben hiçbir zaman bu anlayışı benimsemedim. İyi bir ilişkinin ilk şartı eşit iletişim, dürüstlük ve açıklık olmalıdır. Uyum, ilkelerden sapmadan farklı görüşlerin açıkça ifade edilerek senteze ulaşılmasıyla sağlanır. Bunun olmadığı yerde uyum değil, biat vardır ve bu anlayışın hiçbir tarafa yararı yoktur.

KKTC Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türk halkının çıkarları ve geleceği için söz söylemeye ve uğraş vermeye devam edecektir. Bunu yaparken her zaman olduğu gibi halkına kulak vermeyi ve onun sesi olmayı sürdürecektir. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adaya bir hafta önce gelmişti! Ölü bulundu

Kimse bizden kaderimize razı bir biçimde oturup kalmamızı beklememelidir. Kıbrıs Türk halkının çıkarları neleri gerektiriyorsa, onları söyleyip onları yapacağız. Kendimize güvenerek hep devrede kalacağız; ilişkilerimizi açık ve samimi bir iletişim içinde sürdüreceğiz. Gerekli durumlarda her türlü diyalog ve istişare mekanizması daha önce de olduğu gibi elbette yürürlükte olacaktır.”

“ÇÖZÜM EN BAŞTA İKİ TOPLUM TARAFINDAN BENİMSENMELİDİR Kİ YAŞAYABİLİR OLSUN”

Kıbrıs sorununun çözümü için gerek Türkiye’nin gerekse diğer garantör ülkelerin katkı ve desteğinin kaçınılmaz olduğunu belirten Akıncı, bunun da ötesinde BM’nin, AB’nin ve en genel anlamda uluslararası toplumun ilgi ve yardımının da gerekli olacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Ancak unutulmaması gereken en önemli gerçek, en başta Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların çözümü istemesi ve bu yönde ortaya çaba koymasının zorunluluğudur. Bulunacak çözüm en başta iki toplum tarafından benimsenmelidir ki yaşayabilir olsun. Bu bilinçle çalışmalarımızı Berlin’de de sürdüreceğiz” dedi.

Devamını oku

Güncel

Yenal Senin, Serdar Denktaş’a Belgeler ile Cevap Verdi

Halkın Partisi’de Genel Sekreteri Yenal Senin dörtlü kualisyon döneminde yaşanan Serdar Denktaş’ın arsa olayı ile ilgili açıklama yaptı

Senin “kendi verdikleri belgede GİZLEDİKLERİ ya da en iyi ihtimalle YAZMAYI UNUTTUKLARI ilave bir 60 dönüm arazi kiralaması DAHA dün yayınlanan sözleşmelerle ortaya çıkmıştır. Belge ortada dururken gözümüzün içine baka baka bunun aksini savunmaya çalışanların var olması kabul edilemez.” dedi.

İşte Yenal Senin’nin açıklaması

Dün basına yansıyan “ARSA OLAYI” gündemin en önemli haberi olurken, maalesef dörtlü hükümet döneminde kabinede yer alan bazı arkadaşların ve konunun ilk muhatabı Serdar Bey’in olayı OLMAMIŞ gibi göstermesini anlamlandıramıyorum. Mayıs 2019′ da Halkın Partisi bu konuda hassasiyetini ortaya koymuş, dönemin Maliye Bakanı Serdar Bey’de dörtlü koalisyonun diğer üç ortağına, yani CTP, HP ve TDP Genel Başkanları’na “bizim hükümetimiz döneminde yaptığım kiralamalar bunlardır” diyerek birer dosya vermiştir. Ancak bu verdiği dosyada ve belgelerde dün Kıbrıs Gazetesi’nde belgeleriyle ortaya çıkan 60 dönümlük arazi kiralamasının yer almadığını gördük. Bu, 2017 yılında yine oğlunun şirketine kiraladığı 58 dönümden ayrı, ona ilaveten bir 60 dönümdür. Bunun akabinde dün, o dönem Kabine’de bulunan bazı bakanlar ise bunu kabul etmeyen açıklamalarda bulundu. Kimse kusura bakmasın ama kendi verdikleri belgede GİZLEDİKLERİ ya da en iyi ihtimalle YAZMAYI UNUTTUKLARI ilave bir 60 dönüm arazi kiralaması DAHA dün yayınlanan sözleşmelerle ortaya çıkmıştır. Belge ortada dururken gözümüzün içine baka baka bunun aksini savunmaya çalışanların var olması kabul edilemez. Bu nedenle kimin haklı olduğunu görmemiz, topluma gerçeği iletmemiz bağlamında bize ve diğer partilere ilgili şirketin kiraladığı yerlerle ilgili verilen belgeyi sizlere sunuyorum:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Biri hukuk diğeri adalet öğrencisi çıktı
Devamını oku

Güncel

Özersay açıkladı: Bayrağı yakanların kimliği tespit edildi

Dışişleri Bakanlığı’nın KKTC bayrağını yakan ELAM hakkında BM ve polis teşkilatı nezdinde yaptığı girişimler sonuç verdi.

Bayrağı yakan ELAM üyelerinin kimlik tespiti yapıldı, sınır kapılarına gerekli bilgiler iletildi.


Söz konusu çirkin provokasyonu yapan eylemciler, KKTC’ye giriş yaptıkları anda tutuklanacak.

Konuyla ilgili sosyal medya hesabından bilgi veren Dışişleri Bakanı Kudret Özersay şöyle dedi.
“Bakanlığımızın girişimiyle gerekli araştırmayı yapan Polis Teşkilatımız bayrağımızın yakılmasından sorumlu olanların kimliklerini tespit etmiştir, sınır kapılarından geçişlerinde polisin gerekli işlemi yapması için kapılara bilgi ve talimat da verilmiştir. Kamuoyunun bilgisine.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Biri hukuk diğeri adalet öğrencisi çıktı
Devamını oku

Güncel

Yeni sevgili buldu diye kızı darp etti

Lefkoşa’da üniversite öğrencisi Yunus Emre Köylü, yeni erkek arkadaşı edindiği gerekçesi ile eski kız arkadaşını darp etti

Lefkoşa’da eski kız arkadaşını darp eden zanlı Yunus Emre Köylü tutuklanarak bugün mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Murat Plevne, olguları aktardı. Polis, zanlı Yunus Emre Köylü’nün darp ve mülke tecavüz suçuna methaldar olduğunu belirtti. Polis, 14.11.2019 tarihinde saat 07.00 raddelerinde zanlı Emre Yunus Köylü’nün eski kız arkadaşı olan İ.T.’nin yeni erkek arkadaşı edindiği gerekçesi ile ikametgâhına gittikten sonra ikametgâhın salon kısmı içerisinde aralarında çıkan tartışma sonucu adı edilene sağ eli ile yüzünü sıkıp sol el bileğini bükerek darp ettikten sonra ikametgâh içerisinden çıkmayarak mülke tecavüz suçunu işlediğini mahkemeye aktardı. Polis, zanlı aleyhinde ayni gün mahkemeden derdest emri temin edilip, tutuklandığını söyleyerek, üniversite öğrencisi olan zanlının davalarında hazır bulunması için uygun bir teminata bağlanmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Temay Sağer, yurtdışına çıkışının yasaklanması, haftada 1 gün en yakın polis karakoluna ispatı vücutta bulunması, 5 bin TL nakit teminat yatırması ve KKTC vatandaşı muteber 1 kefilin 20 bin TL değerinde kefalet senedi imzalaması koşulu ile tutuksuz yargılanmasına emir verdi. (Evrim KAMALI)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Cezaevine 20 gardiyan alınacak
Devamını oku

Güncel

Yurt odasında uyuşturucuyla yakalandı

Lefkoşa’da bir üniversite kampüsü içerisinde gerçekleştirilen kontrollerde yurt odası içerisinde hintkeneviri türü uyuşturucu bulundu. Olayla ilgili Mustapha Isa Ahmad adlı üniversite öğrencisi tutuklandı

Bir üniversite kampüsü içerisinde gerçekleştirilen rutin kontrollerde yurt odası içerisinde uyuşturucu madde bulunan zanlı Mustapha Isa Ahmad tutuklanarak bugün mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Ozan Özder, olguları aktardı. Polis, zanlı Mustapha Isa Ahmad’ın 15 Kasım 2019 tarihinde bir kampüs içinde yurt odasında güvenlik görevlileri tarafından yapılan rutin kontrolde metal tütün kutusu içinde 2 gram 515 miligram ağırlığında hintkeneviri türü uyuşturucu madde bulunduğunu belirtti. Polis, zanlının etki edebileceği tahkikatın tamamlandığını söyleyerek, üniversite öğrencisi olan zanlının davalarında hazır bulunması için uygun bir teminata bağlanmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Temay Sağer, yurtdışına çıkışının yasaklanması, haftada 1 gün en yakın polis karakoluna ispatı vücutta bulunması ve 10 bin TL nakit teminat yatırması koşulu ile tutuksuz yargılanmasına emir verdi. (Evrim KAMALI)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adaya bir hafta önce gelmişti! Ölü bulundu
Devamını oku

Çok Okunanlar