"Emekçinin hayatı bu kadar ucuz değil"

· Gazetda Haber Merkezi

CTP Milletvekili Asım Akansoy, Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Nöroloji Bölümü’nde servis görevlisi olarak çalışan Orhan Binici’nin işten çıkarılması ve ardından yaşamını yitirmesiyle ilgili açıklama yaptı.
Yaklaşık 12 yıldır taşeron bir şirkete bağlı olarak çalışan Binici’nin cuma günü “sözlü talimatla” işten durdurulduğunu belirten Akansoy, olayın tüm yönleriyle araştırılması ve varsa ihmal ve sorumlulukların belirlenmesi için derhal soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.
Akansoy’un açıklaması şöyle:
Orhan Binici arkadaşımız, Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Nöroloji Bölümünde servis görevlisi olarak çalışıyordu. Yaklaşık 12 yıldır taşeron bir şirkete bağlı olarak emek veren Orhan, aldığım bilgiye göre cuma günü işten “sözlü talimatla” durduruldu.
On iki yıl emek vermiş bir insanı işten durdurmak bu kadar kolay mı ? Bir insanın ekmeğiyle, geleceğiyle, hayatıyla bu kadar pervasızca oynanabilir mi? Bu karar hangi gerekçeyle, hangi değerlendirmeye dayanılarak alındı? Ayrıntılı bir soruşturma yapıldı mı? İdare, hangi yetkiyle ve hangi sorumlulukla hareket etti? Emekçilerin çalışma hayatı, birilerinin iki dudağının arasından çıkacak söze mi bağlı? Taşeron şirketlerin uygulamaları kim tarafından, ne ölçüde denetleniyor? Yoksa bu ülkede emekçinin güvencesizliği, yönetenlerin sorumluluklarından kaçmasının bir aracı hâline mi geldi?
Orhan, iki gündür kendisinden haber alınamadığı için kardeşinin merakla aradığı bir insandı. Dün akşam yaşamını sonlandırdığı öğrenildi.
Bir insanı kaybettik! Bir emekçiyi, bir kardeşimizi kaybettik! Şimdi kimse sorumluluktan kaçmasın. Kimse susarak, bekleyerek, topu birbirine atarak bu olayın üzerini örtmeye kalkışmasın. Yaşananların bütün yönleriyle araştırılması, işten çıkarma kararının hangi koşullarda alındığının ortaya konulması ve varsa ihmal ve sorumlulukların belirlenmesi için derhal soruşturma başlatılmalıdır. Hiçbir idari tasarruf, hiçbir sözleşme ve hiçbir taşeronluk ilişkisi, kamu kurumlarını ve yetkilileri emekçilerin çalışma koşullarına ilişkin sorumluluklarından muaf tutamaz.
Sosyal devlet, emekçiyi kapının önüne koyup sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmak değildir! Sosyal devlet, insanın emeğini, onurunu ve yaşamını korumaktır. On iki yıl boyunca emek veren bir insanın geleceği bu kadar kolay karartılıyorsa burada yalnızca bir işten çıkarma kararını değil, çalışma hayatını kuşatan güvencesizliği, denetimsizliği ve taşeronluk sistemini de sorgulamak zorundayız.
Sağlık Bakanlığı nerede? Çalışma Bakanlığı nerede? Neden susuyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz?
Emekçilerin yaşam koşullarını, çalışma güvencelerini ve haklarını korumakla yükümlü olanlar, şimdi çıkıp hesap vermelidir. Bu ülkede insanlar güvencesizliğe, keyfiliğe ve çaresizliğe terk edilemez. Hiç kimse, yıllarca emek verdiği bir işyerinden bir kararla koparılıp kaderine terk edilemez.
Orhan Binici’nin yaşadıkları bütün yönleriyle aydınlatılmalıdır. Bu olayın üzeri örtülemez, sorumluluklar görmezden gelinemez.
Emekçinin hayatı, geleceği ve onuru bu kadar ucuz değildir!