Takip Edin

Güncel

Özersay: Anastasiadis daha ne kadar açık söylesin?

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiades’in siyasi eşitliğe ilişkin açıklamasının aslında Rum tarafının federal bir ortaklığın en temel parametresini dahi içine sindiremediğini göstermesi açısından çok önemli olduğunu söyledi.  Özersay, bunu gizlemek yerine açıkça söylediği için Anastasiadis’e teşekkür etmek gerektiğini belirtti. .  Özersay, Federal ortaklık için gereken şartların bulunmadığını, bunu bilmelerine rağmen federal ortaklık ısrarını sürdürenlerin aslında dolaylı olarak müzakerelerle muhafaza edilecek olan statükoya yardımcı olduklarını söyledi.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, yaptığı yazılı açıklamada, Anastasiadis’in Pazar günü yaptığı açıklamaları değerlendirdi. Özersay “Siyasi eşitliği kendine göre bir eşitsizlik olarak tarif etmeye kalkan anlayış, sayın Anastasiades’e özgü bir şey değildir, bugüne değin gelmiş geçmiş tüm Kıbrıs Rum liderlerinin anlayışıdır. Bugüne kadar 5 farklı Kıbrıs Rum lideri ile aynı müzakere masasına oturdum, bu açıdan farklı bir şey görmedim. Bu nedenle birisi federal ortaklık için sayın Anastasiadis’in değişmesini ya da yerine bir başkasının gelmesini bekleyelim diyorsa, bu gerçekçi bir yaklaşım değildir” diye konuştu.

Özersay bu açıklamasını hükümet adına yapmadığını, son 20 yıldır akademik olarak ve fiilen Kıbrıs müzakerelerinin içerisinde yer alan bir kişi olarak gözleminin ve değerlendirmesinin bu olduğunu vurguladı.

“GERÇEKÇİ OLALIM, FEDERAL ORTAKLIK İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR YOK”

Özersay, sözlerine şöyle devam etti:

“Sayın Anastasiadis açıkça söylüyor, ‘biz sizin anladığınız ve sizin istediğiniz gibi bir siyasi eşitliği kabul etmiyoruz ve kabul etmeyeceğiz’ diyor. Federal bir ortaklık kurulursa bazı konularda siz istemeseniz bile, Kıbrıs Türk Halkı istemese bile o konuda karar alabileceğiz, Kıbrıs Rum Halkının istediği olacak diyor. Daha ne kadar açık söylesin? Bizim anladığımız ve BM belgelerine de yansımış olan siyasi eşitliği Rum lider siyasi eşitsizlik olarak tanımlıyor. Buradaki fark gece ile gündüz arasındaki fark kadardır. Bu şartlarda federal bir ortaklık olamayacağını görmek ve kabullenmek için daha ne duymak istiyorsunuz? Şahsen ben bu gerçekle yüzleşmemiz gerektiğini düşünüyorum”.

Özersay “yarım asırdır aynı şeyi söylüyormuş gibi görünüyoruz ama aynı cümleleri tekrar ederken bunlardan tamamen farklı şeyler anlıyoruz. Bu şartlarda yönetimi ve zenginliği paylaşmaya dönük bir ortaklık ne kadar gerçekçidir?” ifadesini kullandı.

“OLAMAYACAK OLANDA ISRAR ETMEK STATÜKOYA HİZMET EDER”

Özersay açıklamasında “tüm görüşlere saygı duymakla birlikte bazı kesimlerin federal ortaklığın olmayacak olduğunu bilmelerine rağmen ‘bundan başka çözüm yoktur’ diyerek aslında dolaylı olarak statükonun devamına hizmet ettikleri aşikardır. Bu ülkedeki neredeyse tüm siyasi aktörler Kıbrıs Rum tarafının yönetimi ve zenginliği Kıbrıs Türk Halkı ile paylaşmak istemediğini kabul ediyor. Ancak bunun ardından ‘federasyon paylaşmayı gerektirmesine rağmen ve Rumlar paylaşmak istemeseler dahi çözüm federal ortaklıktır” diyenler var. Burada ciddi bir tutarsızlık vardır diye düşünüyorum. Bu yaklaşım aslında bir ezberdir ve siyasi olarak yerleşmiş bir anlayışın kendi kendini sorgulamak yerine statükonun devamını tercih etmesinin göstergesidir” dedi.

Güncel

“AB, barışı değil zulmü savunuyor”

Başbakan Tatar, Ankara’da TC Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya geldi. Erdoğan, “AB Kıbrıs’ta eşitliği değil eşitsizliği, hakkaniyeti değil haksızlığı, barışı değil zulmü savunuyor” dedi

Başbakan Ersin Tatar, Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yer alan baş başa görüşme saat 18.45’te başladı ve yarım saat sürdü.

Erdoğan ile Tatar’ın baş başa görüşmesinin ardından heyetlerarası görüşmeye geçildi. 

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Tatar arasında gerçekleştirilen  görüşmede, Türkiye ile KKTC arasındaki yakın işbirliğinin daha da geliştirilmesine yönelik hususlar ile Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarına dair faaliyetler ve Kıbrıs meselesine ilişkin son gelişmeler ele alındı. 

Başbakan Tatar’a ziyaretinde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ile Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu da eşlik etti. 

Öte yandan Erdoğan Tatar görüşmesi sırasında Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Kudret Özersay da Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü. 

Ersin Tatar, ikili görüşme ve heyetlerarası görüşmenin tamamlanmasının ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Ankara’da, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği ve refahı için yürütüğü çalışmaları desteklemeye devam etmektedir, devam edecektir. Kendi haklarımızı nasıl savunuyorsak, Kıbrıs Türklerinin de adadaki ve bölgedeki çıkarlarını, aynı kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz” dedi.

“Kıbrıs’taki sorunun ortaya çıkışı da bugüne kadar gelişi de tamamen Rumların uzlaşmaz tavırlarından kaynaklanmaktadır.” diyen Erdoğan, “Dün Kıbrıs Türklerinin kanını akıtarak adayı ele geçirmeye çalışanlar, bugün de siyasi ve ekonomik saldırılarla aynı amacın peşindedir” ifadesini kullandı. Erdoğan: “Kıbrıs Rum Kesimi, ancak samimi ve gerçekçi bir uzlaşma zeminine gelirse adada herkesin beklediği çözüm yolu açılır. İşte o gün gelene kadar, Türkiye olarak, KKTC ile birlikte her alanda kendi yol haritamıza uygun adımları atmaya devam edeceğiz.”şeklinde konuştu.

Erdoğan, Annan Planı referandumunda “hayır” oyu veren Rumları üyeliğe kabul eden Avrupa Birliği’ni (AB) de eleştirdi.  Erdoğan “Ne yazık ki Annan Planı referandumunda Kıbrıslı Türklerin sözünde durmasına, Rumlarınsa sözünde durmamasına rağmen, AB Güneyi üyeliğe almış, Kuzeyi ise dışlamıştır. Kıbrıslı Türklere yönelik mali sözlerini dahi tutmamıştır. Bu AB’nin kendi ayıbıdır” dedi.

Erdoğan şu ifadeleri kulandı:

“Kıbrıs Rum Kesimi’nin tek muhatabı, adadki sorunu birlikte müzakere ettikleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir (KKTC). AB bu meseleye müdahale tarzıyla adada eşitliği değil eşitsizliği, hakkaniyeti değil haksızlığı, barışı değil zulmü savunan bir konuma düşmüştür. Maalesef AB ve uluslararası toplumun attığı her adım Kıbrıs Rumlarını çözüm değil, çözümsüzlük yönünde cesaretlendirmektedir. Kıbrıs Rum Kesimi’nin, KKTC’yi tanımayan tavrı, ortada tarihiyle, coğrafyasıyla, nüfusuyla, kültürüyle, siyasi ve ekonomik haklarıyla bir toplum ve devlet olduğu gerçeğini değiştirmiyor.”

Erdoğan, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon arama faaliyetlerine ilişkin, “Arama çalışmalarına bizler aynı kararlılıkla devam ediyoruz, edeceğiz.” diye konuştu.

Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Doğu Akdeniz’le ilgili olarak ülkemize yönelik sözde tedbirler açıklayan AB bize değil, kendine zarar veriyor. Türkiye, adayla olan derin bağları yanında, üç garantör ülkeden biri olan Türkiye’nin elbette orada söz hakkı vardır. Ama bir bakıyorsunuz, hiç söz hakkı olmayanlar da var. Bu aram çalışmalarına bizler aynı kararlılıkla devam ediyoruz, devam edeceğiz. Doğu Akdeniz’de ne Türkiye’yi ne de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yok sayan hiçbir proje hayata geçirilemez. Ülkemizin bu konudaki kararlılığını sınamak isteyenler şu ana kadar gerekli dersleri almış olmalıdırlar. Şayet yaşananlardan hala ders almayanlar varsa onlara da gereken cevapları vermekten çekinmeyeceğimizin bilinmesini isterim.” şeklinde konuştu.    

Bu süreçte asıl önemli olan Kıbrıslı Türklerin kendi içlerindeki birliği, beraberliği, dayanışmayı güçlü tutmasıdır” diyen Erdoğan, “Rum tarafının ve arkasında yer alan kesimlerin oyunları artık hepimizin malumudur. KKTC’deki hiçbir yöneticinin ve hiçbir Kıbrıs Türkü’nün bu oyunlara gelmeyeceğine inanıyorum. Sayın Başbakan ve heyetiyle yaptığımız görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yönetiminin bu konudaki dirayetini ve kararlılığını görmekten memnuniyet duydum. Aynı dirayetli ve milli yaklaşımın ülkenin diğer yönetim kademelerinde de hakim olduğundan en küçük bir şüphe duymuyorum.” dedi.

Kıbrıslı dostlarımızı ülkemizde ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyleyen Erdoğan şunları kaydetti:

“Milli davamız olan Kıbrıs meselesinin peşini, oradaki kardeşlerimizden güvenliğinden başlayarak, siyasi ve ekonomik hakları tamamen kendilerine teslim edilene dek bırakmayacağız. Taşınmaz mal komisyonu çalışmalarından Maraş’ın yeniden iskana açılmasına kadar her gelişmeyi bu anlayışla yakından takip ediyoruz.”

Devamını oku

Güncel

Firari yakalandı

Kıbrıs’ın güneyinden araba sirkat ederek kuzeye geçirdiği iddiası ile tutuklanan 23 yaşındaki Gökhan Doğan, öğle saatlerinde Lefkoşa Askeri Mahkemeden firar etti, Doğan, İnönü – Türkmenköy arasındaki bir arazide polis ekipleri tarafından gizlenmiş vaziyette bulunarak tutuklandı.

Devamını oku

Güncel

Protokol ayıbı: Tatar’ı, aynı uçakla geldiği Elçi karşıladı!

Tatar’ı Ankara Esenboğa Havalimanı’nda aynı uçakla geldiği Büyükelçi Başçeri karşıladı

Başbakan Ersin Tatar’ın, ilk resmi ziyaretini gerçekleştireceği Ankara’da üst düzey şekilde karşılanmaması dikkat çekti.

Başbakan Tatar’ı Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KKTC’nin Ankara Büyükelçisi Kemal Köprülü ve diğer yetkililer karşıladı. 

Ancak Büyükelçi Başçeri de Tatar’la birlikte uçaktaydı. Başçeri uçaktan inip karşılama bölümüne geçti ve Tatar’ın elini sıktı. Tatar’a yapılan bu uygulama, tepkiyle karşılandı.

Vatandaşlar, Tatar’a yapılan bu uygulamanın Kıbrıs Türk halkına yapılmış bir ayıp olduğunu vurguladı.

Devamını oku

Çok Okunanlar

Copyright © 2017 Gazetda Haber Sitesi