Takip Edin

Güncel

ODTÜ’lü kadın akademisyen, kanserin şifrelerini çözüyor

SELMA KASAP – AA

Dünya genelinde sağlık sorunlarına bilimsel çözümler aranırken, ODTÜ’lü genç bilim kadını Doç. Dr. Nurcan Tunçbağ’ın kanser hücrelerindeki karmaşık etkileşim ağlarının sırrını matematiksel formüllerle ortaya çıkaran yazılımları, uluslararası çevrelerin de dikkatini çekti.

Çalışmalarıyla geçen yılın UNESCO-L’Oreal Ulusal Genç Bilim Kadınlarına Destek Bursu’nu kazanan Tunçbağ, laboratuvarında çok sayıda öğrencinin mühendisliğe ve biyoenformatik alanına ilgi duyması için de çalışma yürütüyor.

ODTÜ Enformatik Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurcan Tunçbağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler 11 Şubat Dünya Bilim Kadınları Günü dolayısıyla akademik çalışmalarına ilişkin bilgiler verdi.

Sağlık alanında büyük veri çağının yaşandığına dikkati çeken Tunçbağ, deneysel teknolojilerin ve bilgisayar altyapılarının gelişmesiyle, biyoloji alanındaki yaklaşımların sistem bilimine doğru yaklaştığını ifade etti.

Birçok uluslararası enstitünün 5 yıllık strateji planlarındaki öncelikli araştırma alanlarının en tepesine biyoenformatik, bütünleyici biyoloji ve hesaplamalı sistem biyolojisinin yerleştiğini bildiren Tunçbağ, “Dünyada hastaya özgü veri depolanması ve bu veri üzerinden elde edilen bulgularla tedavi stratejilerinin belirlenmesi önemli hızda ilerliyor. Bizim yaptığımız çalışmalar da bu gidişata katkı sağlayabilecek önemde diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Hücre içindeki “sır” ilişkileri açığa çıkaracaklar

Hücre içindeki etkileşim ağlarını modellemeye çalıştıklarını dile getiren Tunçbağ, hücrelerde aynen sosyal ağlarda olduğu gibi on binlerce molekülün birbiriyle iletişime geçtiğini anlattı.

On binlerce molekülün arasında yüz binlerce etkileşim bulunduğuna işaret eden Tunçbağ, buradaki hataların ve yanlışlıkların, çeşitli hastalıklara neden olduğunu söyledi.

Bu hastalıklardan birinin de kanser olduğunu dile getiren Tunçbağ, kanser hücrelerinde normal hücrelerle karşılaştırıldığında birçok farklılık bulunduğunu belirtti.

Bu hastalıkta aynı tedavi yöntemlerinin, aynı tip kanser olmasına rağmen her hastada aynı etkiyi göstermediğine dikkati çeken Tunçbağ, şöyle devam etti:

“Çalışmalarımızda, hücrenin içini modelleyerek bu proteinler arasındaki etkileşimlerin her bir hastada nasıl değiştiğini ortaya koymaya çalışıyoruz. Hücre içindeki karmaşık etkileşim ağının içinde gizli, kansere neden olan fonksiyonel yapıların ve hedef moleküllerin ortaya çıkarılmasına odaklanıyoruz. Bu bağlamda, örneğin telekomünikasyon ve ulaşım sistemlerinin düzenlenmesi için uygulanan çeşitli algoritmaları, biyolojik sistemlere uyarladığımız yazılımımızı kullanarak kanserde hücre iletişimini, kişiye özgü olarak ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Araştırmalarımızda en büyük hedefimiz, kanserde kişiye özgü en uygun tedavi stratejisinin geliştirilmesine katkıda bulunmak.”

Araştırmalarına önemli bir katkı L’Oreal Türkiye’den

Geçen yıl kazandığı UNESCO-L’Oreal Ulusal Genç Bilim Kadınlarına Destek Bursu ödülünün, bilimde kadının yeri için farkındalık yarattığını düşündüğünü dile getiren Tunçbağ, “Bu ödül için değerlendirme, hem akademik öz geçmiş hem de gerçekleştirmek istediğiniz araştırma projesinin niteliği ölçüt alınarak yapılıyor. Alanında önemli çalışmalar yapan bilim kadınlarımızın Türkiye’de görünürlüğünün artırılmasında ve araştırma aktivitelerinin fonlanmasında çok değerli bir katkı.” değerlendirmesini yaptı.

Genç bilim kadını, biyoenformatikte önemli çalışmalar yapıyor

Lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nde 2005’te tamamlayan Tunçbağ, Koç Üniversitesi Hesaplamalı Bilimler ve Mühendislik Bölümü’nde yüksek lisans yaptı.

Doktora çalışmalarında protein etkileşimlerini anlamaya odaklanan Tunçbağ, protein-protein etkileşimlerinin büyük ölçekli tahmini ve yapısal detaylarının belirlenmesi üzerine yüksek performanslı bir algoritma geliştirdi. Ayrıca protein bağlanma yüzeylerindeki “sıcak nokta” olarak adlandırılan ve ilaç tasarımında önemli hedefler olan kritik bölgelerin tahmini için model üretti. Bu yayın, Aralık 2010’da Thomson Reuters ve Science Watch tarafından bilgisayar bilimleri alanında “fast-breaking” makale olarak seçildi.

ABD’de 2010’da Massachusetts Institute of Technology Biyoloji Mühendisliği Bölümü’nde doktora sonrası araştırmalarına başlayan Tunçbağ, hesaplamalı sistem biyolojisi alanında, yüksek hacimli dizileme verilerinin analizi, entegre edilmesi ve tersine mühendislik yöntemleriyle hastaya özgü sinyal ağlarının yeniden oluşturulması üzerine çalıştı.

Özellikle, beyin kanseri üzerine yaptığı araştırmalarda kişiye özel tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinde veri entegrasyonu ve ağ modelleme tekniklerinin kullanılabilirliğini gösteren Tunçbağ, PLOS Computational Biology dergisinde 2016’da yayımlanan Omic Integrator yazılımı, o yıl en fazla ulaşılan ilk 50 makale arasında ilan edildi.

Avrupa Birliği Marie Curie ve TÜBİTAK ortak fonuyla deneyimli araştırmacı dolaşım programı kapsamında 2014’te Türkiye’ye dönen Tunçbağ, 2017’de doçent unvanını aldı. Tunçbağ, ODTÜ Enformatik Enstitüsü Sağlık Bilişimi Anabilim Dalı’nda kendi bağımsız grubu ile hesaplamalı sistem biyolojisi, biyoenformatik ve bütünleyici biyoloji alanlarında hesaplamalı yaklaşımları kullanarak hastalık mekanizmalarının aydınlatılması ve hastaya özgü tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor.

Tunçbağ’ın çalışmaları ve alanda yaptığı etkiler, 2015’te Bilim Akademisi’nin Genç Bilim İnsanları Ödül Programı (BAGEP), 2017’de Parlar Vakfı Araştırma Teşvik Ödülleri, 2018’de UNESCO-L’Oreal Bilim Kadınları İçin Ödül programı ve TÜBA-GEBİP kapsamında da ödüllendirildi.

Güncel

Bir kaza da Ulukışla’da! Kontrolden çıkan araç takla attı, sürücü olay yerini terk etti

Polis Basın Subaylığı’ndan edinilen bilgiye göre, bu sabah saat 07:30 sıralarında, Gazimağusa – Lefkoşa Anayolu üzerinde, sürücüsü meçhul RE 445 plakalı araç sürücüsü dikkatsizliği sonucu Lefkoşa istikametine doğru seyrettiği sırada Ulukışla kavşağı yakınlarına geldiği zaman direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solundan çıkıp takla attı.

Kaza sonucu araç sürücüsü olay mahallinden ayrılmış olduğundan isim tespiti henüz yapılamadı.

Söz konusu şahıs aranmakta olup, soruşturma devam etmektedir.

Devamını oku

Güncel

Basın-Sen, Başbakan Erhürman’ı Eleştirdi

Basın Emekçileri Sendikası(Basın-Sen) Başkanı Ali Kişmir, Başbakan Tufan Erhürman’ı, Dome Otel, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu(Kıb-Tek) ve Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası(KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem’in açıklamaları ile ilgili gelişmeler konusunda eleştirdi.

Ali Kişmir, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Tufan Erhürman’ın, “aldığı veya alamadığı kararlar ile ortaya koyduğu veya koyamadığı görüşlerle kendisine oy verip destekleyen kesimlerin tepkisini” aldığını iddia etti.

Kira sözleşmesi Mayıs 2017’de dolan Vakıflar İdaresi’ne ait Dome Otel ile ilgili olarak Kişmir, Başbakan Erhürman’ı, “Dome Otel’in işletme modelinin devamını sağlayacak sözleşmenin uzatılması yönünde bir irade ortaya koyamamakla” eleştirdi.

Kıb-Tek konusunda da, bazı güçlerin Ahmet Hüdaoğlu’nun Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden alınmasını sağladığı iddiasında bulunan Kişmir, gelişmeler karşısında Başbakan’ın “sağlıklı adımlar atmakta zorlandığı”, “çelişkili” davrandığı ve “kararsızlık” sergilediğini savundu.

KTOEÖS Başkanı Selma Eylem’in hafta içi bir etkinlikte, Kıbrıs Türklerine ekonomik, sosyal ve kültürel dayatmalarda bulunulduğu iddialarının yer aldığı konuşması üzerine, Başbakan’ın bu görüşlere katılmadığı açıklaması ile ilgili olarak da Kişmir, Başbakan’ın Eylem’in konuşmasındaki görüşlere katılmadığı ifadesinin kendi partisinin tabanından bazı kesimleri dahi hayal kırıklığına uğrattığını savundu.

Kişmir, “(Başbakan) Kıbrıslı Türklerin yok oluş nedenlerinin başında gelen unsurları normalleştirmiş bulunmaktadır” dedi.

Ali Kişmir ayrıca, bu konularla ilgili sergiledikleri duruştan dolayı TES, EL-SEN, KTOEÖS ve KTÖS’e destek belirtti.

Devamını oku

En Çok Bunlar Okundu