Takip Edin

Güncel

Manavoğlu’ndan Zaroğlu’na radar cezalı gönderme

Halkın Partisi Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, sabit hız kamerasına yakalandığını gösteren ceza makbuzunu sosyal medya hesabından paylaştı. Cezanın ödeme tarihini bir gün geçirdiğini ve Milletvekili hem de soyisminin Manavoğlu olduğunu fakat özel muamele talep etmediğini ifade etti.
Manavoğlu’nun sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı aynen şöyle:

“Hız kameralarından mektup geldi 🙂 50 km’yi 71 km ile geçmişim 2inci dilim cezaya girmişim. Ceza kağıdını nereye koyduğumu bulana kadar normal ödeme tarihini 1 gün geçirmişim. Cezam neyse gittim verdim, yasaya göre maddi cezanın 2 mislini.
Milletvekiliyim dahası da soyadım Manavoğlu… 🙂
Özel muamele talep ettim mi?”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye olmalısınız Giriş

Yorum Yaz

Güncel

Toprak Ürünleri Kurumu’ndan zahire alımları hakkında açıklama

Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK) zahire alımları hakkında açıklamada bulundu.

TÜK’ün açıklaması şöyle:

“Toprak Ürünleri Kurumu, 2019 ürünü zahire alımlarını sürdürmektedir. 18 Temmuz 2019, Perşembe gününden itibaren Lefkoşa Silosu Şubesi, İskele Şubesi ve Geçitkale Şubesi’nde yemlik arpa alımlarına; Vadili ambarlarında ise yemlik arpa, yumuşak buğday ve sert buğday alımlarına devam edilecektir.

Değerli zahire üreticilerine önemle duyurulur.”

Devamını oku

Güncel

Bora’dan KKTC’yi tanıtma yönünde adım atma çağrısı

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkanı Yılmaz Bora, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı gerçek barış anlamına gelecek KKTC’yi tanıtma yönünde adım atmaya ve Rum Yönetimi’ne KKTC’yi tanımaları gerektiğini söylemeye davet etti.

Yılmaz Bora, yaptığı yazılı açıklamada, uluslararası hukukta, büyük ve küçük devletler arasında eşitlik ilkesinin geçerli olduğuna dikkat çekerek,  Birleşmiş Milletler sözleşmesinde bu ilkenin açıkça vurgulandığını söyledi.

Buna karşılık “Federasyonlar” ve “Konfederasyonlarda” eşitlik ilkesi bulunmadığını ifade eden Bora,  böyle bir ilkenin bulunduğu uluslararası her hangi bir sözleşme olmadığını vurguladı.

Kıbrıs’ta 51 yıldır federasyonda ısrar edilerek çözüme ulaşılamadığını savunan Bora, “Çünkü Türk tarafı siyasi eşitlikte ısrar ederken Rum tarafı ise Kıbrıs Türk halkını eşit olarak görmeyip azınlık statüsünü ileri sürerek çözümü engellediği bilinmektedir. Bu durumda eğer biz gerçekten ve samimi olarak siyasi eşitliğe büyük önem veriyorsak ve bu bizim kırmızı çizgimizse Federasyon veya Konfederasyon görüşünü terk ederek iki ayrı devletin yan yana, bir birini tanıyarak ve dostça yaşaması ilkesini benimsememiz gerekir” dedi. 

Bora açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Doğru bir tanıtım yapılırsa Kıbrıs’ta 51 yıldır devam eden görüşmelerin ‘iki eşit taraf’arasında sürdürülmesi ve 45 yıldan beri iki ayrı kesimde, iki ayrı idarenin varlığı siyasi eşitlik olduğunu ve bunun barış getirmiş olduğunu kabul eden devletlerin de KKTC’yi tanıyarak iki devleti eşit konuma getirmeleri gerekir. Bunu yapmayarak Federasyonda ısrar edilmesi halinde kavga içinde bir devlet oluşacak büyük anlaşmazlıklar ve çatışmalar çıkacaktır.”

Devamını oku

Güncel

“Polise büyük görev düşüyor”

Lefkoşa Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, “partisinin yola çıkarken verdiği sözlerden taviz vermeden, ülkenin imkanları ölçüsünde bazı şeyleri değiştirerek, bazı şeyleri düzelterek yoluna devam ettiğini” söyledi.

Manavoğlu, sonunda kaybetmek bile olsa savunulan değer ve olgulardan taviz vermeyeceklerini, eski siyaset anlayışını değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdi.

HP Milletvekili Manavoğlu, yazılı bir açıklama yaparak, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

“RUMLAR VETO VE OY GÜCÜYLE AB’Yİ TEHDİT EDİYOR”

Doğu Akdeniz’deki sondaj krizini yorumlayan Manavoğlu, son yaşananların, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın “Artık farklı işbirliklerine gitmeliyiz” söyleminin haklılığını kanıtladığını ifade etti.

Manavoğlu, şöyle devam etti:

“Gelinen durumda artık çözüm olayını Rum kesiminin kilitlediği aşikardır. Kıbrıslı Türkler eğitim konusunda tutucu davranmadı; din ve ahlak bilgisi konusundaki bilgileri doğru harmanladı. O yüzden biz çok şanslıyız ama Rum kesimindeki insanların böyle bir şansı olmadı. Kilise Kıbrıs meselesinin peşini bırakmıyor. Türklere küçücük bir hak veren lider aforoz ediliyor neredeyse. O yüzden bunu konuşmayı, dillendirmeyi dahi düşünemezler. Kıbrıs Rum kesiminde yaşayanların büyük çoğunluğu Türklere herhangi bir imtiyaz verilmesini kesinlikle kabul etmiyor. Böyle bir yapıyı masaya oturup çözmenin imkanı yoktur. Bunu çözmek için dışarıdan başka dürtüler olması lazım. Avrupa Birliği bunu yapacak güce sahipti. Geçen gün yapılan açıklamadan anlıyoruz ki; Kıbrıs Rum ve Yunan lobisi AB’ye ciddi bir baskı yapıyor. Avrupa Birliği’nin bütün karar mekanizmasını etkilediği için AB’ye tehdit unsuru olarak Kuzey Kıbrıs’ın şu an Türkiye’ye vermiş olduğu sondaj iznini kullanıyorlar. Aslında üyelerin veto ve oy güçlerini kullanarak bir çeşit tehdit yapıyorlar.”

Manavoğlu, Annan Planı döneminde Türk tarafının “evet”inden sonra AB’nin Rumlara; “Siz ‘hayır’ dediniz ve buradaki çözümsüzlüğü sürdürdünüz. Sınır ve çözümsüzlük problemi olan bir ülkeyi üye olarak kabul edemem” demesi ve çözüm kapısını aralaması gerektiğini ancak o dönemde bunun yapılmamasının, Kıbrıslı Türkleri dışlamak ve o dönem güçlenen Türkiye’yi durdurma amaçlı olduğunu belirtti.

Manavoğlu, şöyle devam etti:

“Hem Ortadoğu’ya hem Avrupa’ya yakın köprü görevi gören birçok değerli bir toprak parçası. Böyle bir ülkenin önünü kesmezsen gün gelir başına bela olur diye düşündü. Gerçi o günlerde geldi galiba. Ne kadar AB’ye almasalar da ABD S-400’ler üzerinden çeşitli ambargolarla tehdit etse de Türkiye seneler önce KKTC’nin Rum kesimine yapılan teklifin geri çevrilmesinden sonra çok doğru bir hareket yaparak sondaj gemilerini hazırladı. Rum kesimine komite teklifi Derviş Eroğlu zamanında yapılmıştı. O teklifi hazırlayan da o dönem Eroğlu’nun müzakerecisi olan Sayın Kudret Özersay’dır. Bugün konuşulan komite teklifinin çerçevesini çok önceden Kudret Özersay çizmişti. Sayın Akıncı da bu teklifi sundu. İlk teklifi Rum tarafı kabul etmiş olsaydı, bugün Türkiye’nin sondaj gemileri orada olmayacaktı. Kabul etmemeleri çok büyük dezavantajlarına oldu. Bizim stratejimizin de doğruluğunu kanıtladı. Madem siz bizimle masaya oturmuyorsunuz varlığımızı kabul etmiyorsunuz., o zaman biz de garantörümüz ve tek müttefikimizle birlikte gerekli önlemi alacağız denildi. Sonraki seneler içinde de bu yatırımlar yapıldı. Bu hazırlığı Türkiye o zamandan yapmaya başladı. Rum kesimi bence o zaman büyük bir hata yaptığını anladı diye düşünüyorum.”

“POLİSE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”

Gülşah Sanver Manavoğlu, ülkede suç oranlarının artması konusuna da değindi.

“Nüfusun değişmesi, kaçakların artması, değişik ihtiyaçlardan dolayı işçi olarak getirilip başıboş bırakılan bir kesimin olmasının” bunda etkin unsurlar olarak gördüğünü belirten HP milletvekili Manavoğlu, bu konuda polise büyük görev düştüğünü kaydetti.

Rum kesimiyle aramızdaki sınıra rağmen ciddi bir uyuşturucu geçişi olduğunu söyleyen Manavoğlu, “Rum kesiminde bonzai üretilip bizim tarafa satılmasına göz yumulduğunu duyuyoruz. Geçişin kolay yapıldığı, organize olduğu bölgelerde daha fazla kontrol edilmesi lazım. Polisin bir dönem varlık göstermemesi, suç oranında artışa neden oldu. Suç oranını en aza indirmek istiyorsak otorite açısından ülkemize sahip çıkmamız gerekir. Polisin rolü çok büyüktür. Düzenli baskın ve kontrollerin yapılması lazım. Herkes suç işlediğinde başına ne geleceğini hatırlayacak.” Diye konuştu.

“MİLLETVEKİLİ GÖREV SÜRESİ 10 YILLA SINIRLANMALI, BAKANLAR TEKNOKRAT ATANMALI”

Halkın Partisi Lefkoşa Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, sistem değişikliği konusuna da değindi.

Şu an çeşitli sebeplerle Başkanlık sisteminin kabul görmesinin zor olacağını ama  yapılacak üç düzenlemeyle ülkenin önünü açmanın mümkün olabileceğini ifade eden Manavoğlu, bunun partisinin değil kendi düşüncesi olduğunu kaydetti.

Manvoğlu, milletvekillerinin görev süresinin 10 yılla sınırlanması, bakanların hepsinin teknokrat olarak atanması sağlanırsa başkanlık sistemini konuşmaya gerek kalmayacağını vurguladı. Manavoğlu, Meclis’in açılış tarihinin de 1 Eylül olması gerektiğine inandığını ifade etti.

Devamını oku

Çok Okunanlar

Copyright © 2017 Gazetda Haber Sitesi