Takip Edin

Güncel

“Kıbrıs Türk halkının tek seçeneği olduğunu söylemek onu statükoya mahkum etmektir”

Cumhuriyet Meclisi eski Başkanlarından ve eski Başbakanlardan Sibel Siber, “Kıbrıs Türk halkının tek seçeneği olduğunu söylemek, onu statükoya mahkum etmektir. Çünkü Kıbrıs Türk halkının tek seçeneği olduğu iddia edilen model, yıllarca Rum tarafınca masada reddedilmiş olan formüldür” dedi.

Yazılı açıklama yapan Siber, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın son günlerde Kıbrıs konusunda Kıbrıs Türkü için federal çözüm dışında bir seçenek olmadığı yönünde açıklamalar yaptığını savunarak, “Kıbrıs Türkünün federal çözüm dışında bir alternatifi olmadığını söylemektedir. Akıncı’nın bu yaklaşımı kesinlikle kabul edilemez” iddiasında bulundu.

Federasyonun bir ortaklık olduğunu ve karşı tarafın da federal bir çözüme gidebilmek için bunu istemesinin gerektiğini belirten Siber, “Halbuki Rum Lider yaptığı tüm açıklamalarında ‘Biz Kıbrıslı Türklerle yetki paylaşımına gitmek, federasyon kurmak istemiyoruz’ demektedir” ifadelerini kullandı.

Siber şöyle devam etti:

“Hal bu iken Cumhurbaşkanının ısrarla ‘Bizim federasyondan başka çaremiz yok’ demesini üzüntüyle izliyorum. Bu halkımızı öğrenilmiş çaresizliğe itmek demektir. Olması gereken tartışma en iyi çözümün federal çözüm olup olmadığı değil, sizinle eşit ortak olmak istemeyen tarafla federasyon kurulup kurulamayacağıdır. Kurulmayacaksa da Kıbrıs Türk halkının bu statükodan nasıl kurtulacağıdır. Cumhurbaşkanından beklenen toplumu federal çözüm isteyenler ve istemeyenler diye bölmek yerine, Kıbrıs Türk toplumunu mevcut statükodan kurtaracak ortak akıl için çalışmasıdır.

Akıncı, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğine karşı olduğunu söyleyen Rum liderin bu açıklamalarını dünya kamuoyunun gündemine getirmek yerine, ısrarla federasyon dışında bir çözümün mümkün olmadığını söylemektedir. Bu söylemin Kıbrıs Türk halkına bu aşamada hiçbir faydası yoktur.”

“TOPLUMU BÜTÜNLEŞTİRECEK SÖYLEMLER KULLANILMALI”

Siber, “Akıncı bu yaptığı ile toplumda gereksiz bir kutuplaşma ve tartışma zemini yaratmakta, çözümsüzlüğü savunan Rum liderin ekmeğine bal sürmektedir” iddiasında bulunarak, “Bu aşamada federasyon isteyenler ya da istemeyenler diye bir kutuplaşma yaratan söylemleri öne çıkarmak yerine, toplumu bütünleştirecek söylemler kullanılmalı, Anastasiadis’in siyasi eşitliğimizi hedef alan söylemleri karşısında birlik ve beraberliği sağlayacak sorumlu bir anlayış içinde hareket edilmelidir” dedi.

Rum liderin açıklamalarına karşı verilen tepkinin cılız, sönük, edilgen olduğunu savunan Siber, şunları ileri sürdü:

“Bu aşamada dış dünyaya doğru ve güçlü mesajlar verilmesi gerekirken, maalesef iç politik kaygılarla hareket edilmekte ve sürekli zigzaglar çizilmektedir.

Kıbrıs konusunda olası alternatifleri konuşmayı başından reddederek, BM Genel Sekreterinin raporunda olduğu gibi yeni fikirlerin tartışılmasına imkan tanımayarak kendimizi zayıf duruma düşürmekteyiz. Eğer karşı taraf sizin başka seçeneğiniz olmadığını görürse sizinle kedi fare ile oynarmış gibi oynar. Hiçbirimizin Kıbrıs Türk halkını böyle bir duruma düşürmeye hakkı yoktur.”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye olmalısınız Giriş

Yorum Yaz

Güncel

“AB, barışı değil zulmü savunuyor”

Başbakan Tatar, Ankara’da TC Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya geldi. Erdoğan, “AB Kıbrıs’ta eşitliği değil eşitsizliği, hakkaniyeti değil haksızlığı, barışı değil zulmü savunuyor” dedi

Başbakan Ersin Tatar, Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yer alan baş başa görüşme saat 18.45’te başladı ve yarım saat sürdü.

Erdoğan ile Tatar’ın baş başa görüşmesinin ardından heyetlerarası görüşmeye geçildi. 

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Tatar arasında gerçekleştirilen  görüşmede, Türkiye ile KKTC arasındaki yakın işbirliğinin daha da geliştirilmesine yönelik hususlar ile Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarına dair faaliyetler ve Kıbrıs meselesine ilişkin son gelişmeler ele alındı. 

Başbakan Tatar’a ziyaretinde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ile Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu da eşlik etti. 

Öte yandan Erdoğan Tatar görüşmesi sırasında Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Kudret Özersay da Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü. 

Ersin Tatar, ikili görüşme ve heyetlerarası görüşmenin tamamlanmasının ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Ankara’da, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği ve refahı için yürütüğü çalışmaları desteklemeye devam etmektedir, devam edecektir. Kendi haklarımızı nasıl savunuyorsak, Kıbrıs Türklerinin de adadaki ve bölgedeki çıkarlarını, aynı kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz” dedi.

“Kıbrıs’taki sorunun ortaya çıkışı da bugüne kadar gelişi de tamamen Rumların uzlaşmaz tavırlarından kaynaklanmaktadır.” diyen Erdoğan, “Dün Kıbrıs Türklerinin kanını akıtarak adayı ele geçirmeye çalışanlar, bugün de siyasi ve ekonomik saldırılarla aynı amacın peşindedir” ifadesini kullandı. Erdoğan: “Kıbrıs Rum Kesimi, ancak samimi ve gerçekçi bir uzlaşma zeminine gelirse adada herkesin beklediği çözüm yolu açılır. İşte o gün gelene kadar, Türkiye olarak, KKTC ile birlikte her alanda kendi yol haritamıza uygun adımları atmaya devam edeceğiz.”şeklinde konuştu.

Erdoğan, Annan Planı referandumunda “hayır” oyu veren Rumları üyeliğe kabul eden Avrupa Birliği’ni (AB) de eleştirdi.  Erdoğan “Ne yazık ki Annan Planı referandumunda Kıbrıslı Türklerin sözünde durmasına, Rumlarınsa sözünde durmamasına rağmen, AB Güneyi üyeliğe almış, Kuzeyi ise dışlamıştır. Kıbrıslı Türklere yönelik mali sözlerini dahi tutmamıştır. Bu AB’nin kendi ayıbıdır” dedi.

Erdoğan şu ifadeleri kulandı:

“Kıbrıs Rum Kesimi’nin tek muhatabı, adadki sorunu birlikte müzakere ettikleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir (KKTC). AB bu meseleye müdahale tarzıyla adada eşitliği değil eşitsizliği, hakkaniyeti değil haksızlığı, barışı değil zulmü savunan bir konuma düşmüştür. Maalesef AB ve uluslararası toplumun attığı her adım Kıbrıs Rumlarını çözüm değil, çözümsüzlük yönünde cesaretlendirmektedir. Kıbrıs Rum Kesimi’nin, KKTC’yi tanımayan tavrı, ortada tarihiyle, coğrafyasıyla, nüfusuyla, kültürüyle, siyasi ve ekonomik haklarıyla bir toplum ve devlet olduğu gerçeğini değiştirmiyor.”

Erdoğan, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon arama faaliyetlerine ilişkin, “Arama çalışmalarına bizler aynı kararlılıkla devam ediyoruz, edeceğiz.” diye konuştu.

Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Doğu Akdeniz’le ilgili olarak ülkemize yönelik sözde tedbirler açıklayan AB bize değil, kendine zarar veriyor. Türkiye, adayla olan derin bağları yanında, üç garantör ülkeden biri olan Türkiye’nin elbette orada söz hakkı vardır. Ama bir bakıyorsunuz, hiç söz hakkı olmayanlar da var. Bu aram çalışmalarına bizler aynı kararlılıkla devam ediyoruz, devam edeceğiz. Doğu Akdeniz’de ne Türkiye’yi ne de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yok sayan hiçbir proje hayata geçirilemez. Ülkemizin bu konudaki kararlılığını sınamak isteyenler şu ana kadar gerekli dersleri almış olmalıdırlar. Şayet yaşananlardan hala ders almayanlar varsa onlara da gereken cevapları vermekten çekinmeyeceğimizin bilinmesini isterim.” şeklinde konuştu.    

Bu süreçte asıl önemli olan Kıbrıslı Türklerin kendi içlerindeki birliği, beraberliği, dayanışmayı güçlü tutmasıdır” diyen Erdoğan, “Rum tarafının ve arkasında yer alan kesimlerin oyunları artık hepimizin malumudur. KKTC’deki hiçbir yöneticinin ve hiçbir Kıbrıs Türkü’nün bu oyunlara gelmeyeceğine inanıyorum. Sayın Başbakan ve heyetiyle yaptığımız görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yönetiminin bu konudaki dirayetini ve kararlılığını görmekten memnuniyet duydum. Aynı dirayetli ve milli yaklaşımın ülkenin diğer yönetim kademelerinde de hakim olduğundan en küçük bir şüphe duymuyorum.” dedi.

Kıbrıslı dostlarımızı ülkemizde ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyleyen Erdoğan şunları kaydetti:

“Milli davamız olan Kıbrıs meselesinin peşini, oradaki kardeşlerimizden güvenliğinden başlayarak, siyasi ve ekonomik hakları tamamen kendilerine teslim edilene dek bırakmayacağız. Taşınmaz mal komisyonu çalışmalarından Maraş’ın yeniden iskana açılmasına kadar her gelişmeyi bu anlayışla yakından takip ediyoruz.”

Devamını oku

Güncel

Firari yakalandı

Kıbrıs’ın güneyinden araba sirkat ederek kuzeye geçirdiği iddiası ile tutuklanan 23 yaşındaki Gökhan Doğan, öğle saatlerinde Lefkoşa Askeri Mahkemeden firar etti, Doğan, İnönü – Türkmenköy arasındaki bir arazide polis ekipleri tarafından gizlenmiş vaziyette bulunarak tutuklandı.

Devamını oku

Güncel

Protokol ayıbı: Tatar’ı, aynı uçakla geldiği Elçi karşıladı!

Tatar’ı Ankara Esenboğa Havalimanı’nda aynı uçakla geldiği Büyükelçi Başçeri karşıladı

Başbakan Ersin Tatar’ın, ilk resmi ziyaretini gerçekleştireceği Ankara’da üst düzey şekilde karşılanmaması dikkat çekti.

Başbakan Tatar’ı Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KKTC’nin Ankara Büyükelçisi Kemal Köprülü ve diğer yetkililer karşıladı. 

Ancak Büyükelçi Başçeri de Tatar’la birlikte uçaktaydı. Başçeri uçaktan inip karşılama bölümüne geçti ve Tatar’ın elini sıktı. Tatar’a yapılan bu uygulama, tepkiyle karşılandı.

Vatandaşlar, Tatar’a yapılan bu uygulamanın Kıbrıs Türk halkına yapılmış bir ayıp olduğunu vurguladı.

Devamını oku

Çok Okunanlar

Copyright © 2017 Gazetda Haber Sitesi