Takip Edin

Güncel

“Kararı tanımayacağım”

Gündemdeki isim Özgürgün, yine çok tartışılacak açıklamalarda bulundu. “Özersay bir illettir, benim cumhurbaşkanı adayı olmamdan korkuyor” diyen Özgürgün, “Hakkımda alınan kararı kabul etmeyeceğim. Mahkemeye başvuracağım” dedi

UBP Milletvekili ve eski başbakan Hüseyin Özgürgün, bugün BRT’de yaptığı açıklamada Dışişleri Bakanı Kudret Özersay hakkında ciddi ithamlarda bulundu ve Özersay’ın kendisinin aday olmasından korktuğu için bunları yaptığını belirtti.

Özgürgün şöyle dedi:

“Özersay bu topluma sokulmuş bir nifaktır. Özersay bir illettir. Özersay benim cumhurbaşkanı adayı olmamdan korkuyor. UBP’den hiçbir oy alamayacak.

UBP ile Özersay arasında nasıl bir anlaşma var onu da bilmiyorum. Kapı kapı bütün örgütleri gezeceğim. Ben aday değilim. Meclis ne isterse yapar, ben meclisin tavrını göreceğim. Ben bu meclisle çalışma taraftarı da değilim. Bunun değerlendirmesini milletvekillerine bırakıyorum. Alınacak kararı kabul etmeyeceğim. Bu işin altında ciddi bir siyasi kumpas var. Bu kadar benden korkuyorlarsa ne mutlu bana. Ben direkt olarak mahkemeye başvuracağım. Partimden istifa edip etmeme konusunda tavrım onların atacağı adıma göre olacak. Onlar benim yanımda gibi duruyor.”

UBP Milletvekili Hüseyin Özgürgün, Halkın Partisi kanadının yaptığı baskının gereksiz olduğunu ifade ederek konunun kasıtlı şekilde abartıldığını belirtti.

UBP-HP oluşumunun ardından midesini bulandıran gelişmeler olduğunu söyleyen Özgürgün, bir gün eve gittiğinde evde polisleri bulduğunu söyledi.

Polislere gerekirse önünü kesin talimatı verildiğini kaydeden Özgürgün, bunun yasal olmadığını belirtti.

Hüseyin Özgürgün, grup toplantısında iddialar karşısında açıklamalarını yaptığını ve milletvekillerine konuyu detaylı anlattığını söyledi.

Halkın Partisi’nin ülkeye zararı olduğunu kaydeden Özgürgün, HP’nin UBP’yi de aşağıya çektiğini söyledi.

Özgürgün şöyle konuştu:

“Halkın Partisi’nin ülkeye vereceği zarar çoktur. HP eğer bugün seçime giderse alacağı oy yüzde 5-6’yı geçmez. UBP bile HP ile hükümet kurulmasının ardından sıkıntı vardır. Bu hükümetin daha fazla sürmemesini diliyorum. Grup toplantısında her şeyi açıkladım ve anlattım. Genel başkan sadece istifa konusu gündeme geldiğinde itiraz etti ve kabul etmeyeceklerini söyledi. Erhürman’ın hukukçu olması nedeniyle bu davanın ileriye götürülmeyeceğini ve neticeye varılmayacağını göreceği için bence ileriye götürmezdi bu işi. Meclis’in tavrına göre en radikal adıma kadar tepkimi göstereceğim. Meclis genel kurulu komite kurulmasına ret verebilir. Ben buna ihtimal vermiyorum eğer böyle bir şey olursa bunu da değerlendiririm. Memleketin bir sürü işi var Özgürgün neden gündem oluyor. Ben neden Meclis’in gündemini meşgul edeyim.”

Hüseyin Özgürgün, en sonunda siyasi rüşvetle, savcı Ahmet Varol ve eşinin devrede olduğunu söyledi.

Savcının eşinin siyasi makam aldığını söyleyen Özgürgün, “Bu mecliste olup olmamayı değerlendireceğim” ifadesini kullandı.

Çoğunlukla milletvekillerinin bir karar vereceğini vurgulayan Özgürgün şöyle devam etti: Bu iddialar incir çekirdeğini doldurmaz. Mücadele edeceğim, bunlara pabuç bırakmayacağım. UBP’den istifa etmeyi, milletvekilliğinden de istifa etmeyi hep gündemde tutuyorum, bunu mücadele için yapacağım.

Bir kusurum olsa, ben zaten denetim isteyecektim. Milletvekilliğinden istifa ederek de yargılanmanın önünü açacağım. Bu kadar da rahatım.”

Devamını oku

Güncel

Erdoğan’dan “Barış Ve Özgürlük Bayramı” mesajı

 Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Barış Harekatı’nı, Kıbrıs Adası’nın eşit sahiplerinden biri olan Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını korumak amacıyla gerçekleştirdiğini belirterek, “Türk ordusunun, Kıbrıs Türkü’nün canı ve güvenliği söz konusu olduğunda, 45 yıl önce attığı adımı gerekmesi halinde yine atmakta tereddüt etmeyeceğinden kimse şüphe duymamalıdır.” ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya mesaj gönderdi. 

Erdoğan, “Sayın Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türkü’nü barış ve özgürlüğe kavuşturan 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’nın 45’inci yıl dönümünde, Türk milleti ve şahsım adına Kıbrıs Türk halkının Barış ve Özgürlük Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutlarım.” ifadesiyle başlayan mesajında, şöyle devam etti:  

“Türkiye, Barış Harekatı’nı, Kıbrıs Adası’nın eşit sahiplerinden biri olan Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını korumak amacıyla gerçekleştirmiştir. Bu konudaki kararlılığımızı tüm dünya bugün de görmektedir. Kıbrıs’ı kendi vatanından ayrı tutmayan kahraman Türk ordusunun, Kıbrıs Türkü’nün canı ve güvenliği söz konusu olduğunda, 45 yıl önce attığı adımı gerekmesi halinde yine atmakta tereddüt etmeyeceğinden kimse şüphe duymamalıdır.”

Barış Harekatı’nın 20 Temmuz 1974’te, uluslararası hukuka uygun bir biçimde, diplomasinin tüm yolları tüketildikten sonra gerçekleştirildiğine işaret eden Erdoğan, Kıbrıs meselesinde uluslararası meşruiyetin, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkiye’nin temel ilkelerinin başında geleceğini vurguladı.  

“TÜRKİYE DOĞU AKDENİZ’DE BARIŞIN HÜKÜM SÜRMESİ İÇİN TÜM İMKANLARINI KULLANACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıbrıs’ta olası bir çözüm, ancak Kıbrıs Türkü’nün siyasi eşitliğinin teminat altına alındığı, güvenlik kaygılarının karşılandığı koşullarda gerçekleşecektir. Ada’daki gerçeklerin gereği olan bu hedeften hiçbir koşulda vazgeçilmeyecektir. Türkiye, her halükarda Kıbrıs Türkü’nün refahının,
güvenliğinin ve geleceğinin garantisi olmaya devam edecektir. Ada’nın ve bölgenin zenginliklerinin sadece kendilerine ait olduğunu zannedenler, bugün olduğu gibi gelecekte de karşılarında Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kararlılığını bulacaklardır.” ifadelerini kullandı. 

Bu minvalde Türkiye’nin, Ada’da adil ve kalıcı çözümün sağlanması için, Doğu Akdeniz’de gerginliğin değil, barışın hüküm sürmesi için tüm imkanlarını kullanacağını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki dayanışmanın, Türk halkı ile Kıbrıs Türk halkının karşılıklı bağlılığının gücünü sorgulayanlar, ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduklarını acı tecrübelerle anlamışlardır. Kıbrıs Türkü, büyük Türk milletinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu gerçeği değiştirme hayali içinde olanlar beyhude bir amaç uğruna çabaladıklarını er ya da geç fark edeceklerdir. Bu duygu ve düşüncelerle, milli davamız uğruna canlarını veren aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi şükran ve saygıyla yad ediyor, Kıbrıs Türk Halkı’na barış, huzur ve mutluluklar temenni ediyorum.”

Devamını oku

Güncel

“Ülkede güvenlik ve huzur en üst düzeyde sunulmalı”

Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD), ülkede son zamanlarda artan adli vakalara işaret ederek, vatandaşlar yanında gerek yatırımcı gerekse ziyaretçilere güvenlik ve huzurun en üst düzeyde sunulması için devletin tüm makamlarına çağrıda bulundu.

İŞAD Başkanı Enver Mamülcü yazılı açıklamasında, Kıbrıs Türk İş insanları olarak hedeflerinin; her zaman ülkenin yatırım ve iş ortamını geliştirmek için gönüllülük esasıyla mücadele etmek olduğunu belirtti.

KKTC’nin gerek yatırımcı gerekse ziyaretçilere güvenlik ve huzuru en üst düzeyde sunması ile bilindiğini, ancak son zamanlarda artan adli vakaların halkve iş insanları tarafından endişe ile izlendiğini ifade eden Mamülcü, bu tür adli vakaların önlenmesi noktasında personel eksiklerine rağmen polisin verdiği fedakarca mücadeleyi saygı ve takdirle karşıladıklarını kaydetti.

Tüm dünya ülkelerinin çok daha güvenlikçi bir yapıya büründüğü şu günlerde daha geçen haftalarda ülkeye düşen füzenin kendilerine hangi coğrafyada yaşadıklarına dair bir daha düşünmeye yönelttiğini ifade eden Mamülcü, şöyle devam etti:

“Gerek askeri, gerek istihbarat ve gerekse polisiye olarak çok daha güçlü bir yapıya sahip olmamız gereken bir coğrafya ve dönemde yaşamaktayız.

Etrafımızda savaşlar,terör olayları ve insanlık dramları yaşanırken ülkemiz güvenliği adına alınması gereken önlemler olduğunu düşünüyoruz.

Örnek vermek gerekirse özellikle yasa dışı göç, deniz kıyı güvenliği, sınırlarımızda giriş-çıkışların çok daha dikkatli incelenmesi ve dış kaynaklı terör yapılanmalarının ülkemizde yapabileceği faaliyetler konusunda önlemler alınmalıdır.

Bu konulara altyapı, personel ve özellikle terörizmin önlenmesi konusunda yasal olarak ne kadar hazırız? Terör sadece silahla olmaz, mikro terör, finansal terör, rakip devletlerin halkı sindirmek için uyguladığı yasadışı terör faaliyetleri ve paralel yapılanmalar gibi…

Bizlere düşen bu konularda devletin tüm makamlarını uyararak ülkemizin huzur ve güvenlik ortamına katkıda bulunmaktır. Yurttaşlarımızın huzur ve refahı İŞAD yönetim Kurulunun birinci önceliğidir.”

Devamını oku

Güncel

Pilli: Büyük zaferin 45. Yılı kutlu olsun

Sağlık Bakanı Ali Pilli, yüzlerce kayıp, binlerce yaralı ve mağdur insanın her türlü zorluğa karşı direndiği mücadelede, Kıbrıs Barış Harekatı’nın Kıbrıs Türk halkının varlığı ve devamı için önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Pilli 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda, Kıbrıslı Türklerin uğradığı baskı ve zulmü ortadan kaldırmak amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nce (TSK) gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı’nın üzerinden tam 45 yıl geçtiğini anımsattı. 

Pilli mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Kurtuluş mücadelesinde hayatını kaybeden aziz  şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla anıyorum.

Kıbrıslı Türklerin acılarının sona erdiği, can ve mal güvenliğinin garanti altına alındığı, özgürlük ortamının sağlandığı tarihimize kazınan bu büyük zaferin 45. Yılı kutlu olsun.”

Devamını oku

Çok Okunanlar

Copyright © 2017 Gazetda Haber Sitesi