Takip Edin

Güncel

Erhürman: Reform yapmak bu hükümetin kaderidir. Bizim daha fazla kaybedecek neslimiz yok

Başbakan Tufan Erhürman, reformların her dönemde sancılı olduğunu belirterek, reform yapmanın bu hükümetin kaderi olduğunu ve bunun için gecelerini gündüzlerine katarak çalıştıklarını vurguladı.

Başbakan Tufan Erhürman “Bizim daha fazla kaybedecek neslimiz yoktur. Bugüne kadar yaptığımız hatalar bir çok neslimize bir çok şey kaybettirdi, artık kaybetmeye tahammülümüz yoktur. Onun için en zor koşullarda dahi daha çok işimiz var. Kıbrıs Türk halkının da bunların yapılması konusunda isteği, kararlılığı ve desteği var. Biz yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz” dedi.

“DAHA ÇOK ŞEY YAPMAK İSTERDİK…”

Başbakan Tufan Erhürman, 13 ayını dolduran hükümetin çok zor koşullar altında bir çok atılımı gerçekleştirdiğini belirterek,” Yaptıklarımızla, yapmak istediklerimiz bire bir örtüşmedi. Daha çok şey yapmak isterdik . Çok ciddi sıkıntılı dönemler geçirdik” dedi.

Başbakan Tufan Erhürman, hükümetin, bütçesi olmadan iktidara geldiğini, arkasından seçim ve bunun arkasından da döviz krizinin patladığını ve son olarak da sel felaketleriyle karşı karşıya kalındığını, bu sıkıntılı dönemlerde ana muhalefetin destek olmadığını, öneri getirmediğini sadece “ha bu hafta ha 15 gün sonra hükümet olurum” hesapları yaptığını söyledi.

“MÜZAKERELER SONUÇ ODAKLI OLMALI”

Kıbrıs sorununa da değinen Başbakan Tufan Erhürman, kendisinin de bir an önce çözümü isteyenlerden olduğunu vurgulayarak, ancak müzakerelerin ucu bucağı belli ve sonuç odaklı olarak başlaması gerektiğini vurguladı.

Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin Crans Montana’da hiç kimsenin beklemediği ciddi açılımlar getirdiğini ancak bunların her zamanki gibi uluslararası raporlara yansımadığını kaydeden Erhürman, Rum lider Anastasadis’in siyasi eşitliği halkına anlatamama endişesiyle literatüre gevşek federasyon, desantralize federasyon gibi kavramlar getirdiğini hatta konfederasyondan dahi bahsettiğini kaydetti.

Başbakan tufan Erhürman, müzakere masasında “siyasi eşitlik” konusunun tartışma konusu dahi olamayacağını vurguladı.

“KIBRIS SORUNU ÇÖZÜLMEDEN HİÇBİR ŞEY OLMAZ YAKLAŞIMI KOLAYCI VE KADERCİ…”

Başbakan Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk toplumu olarak sadece Kıbrıs sorununa odaklanarak “Kıbrıs sorunu çözülmeden hiçbir şey olmaz” yaklaşımının kolaycı ve kaderci bir yaklaşım olduğunun altını çizerek,”Bu yaklaşımla halkı layık olduğu düzeye çıkarmak mümkün değil.Yürürken sakız çiğnemeyi de bileceğiz” dedi.

Başbakan Tufan Erhürman “Halkla Buluşma” toplantıları çerçevesinde dün akşam, partisinden bakanlarla birlikte Gazimağusa’da hükümetin 13 aylık icraatlarını anlattı.

“YAPILANLAR BİRİKTİ. ANLATMAYINCA YAPILMAMIŞ GİBİ GÖRÜNÜYOR”

Rauf Raif Denktaş Kültür ve Kongre sarayında yer alan toplantıda konuşan Başbakan Tufan Erhürman, hükümet icraatlarında 13 ayda yapılanların biriktiğini, bunları anlatmak gerektiğini, anlatılmadığında yapılanların yapılmamış gibi göründüğünü, bunun da adil olmadığını kaydetti.

Başbakan Erhürman, Türkiye’de yaşanan döviz dalgalanmaları ve dünyada gelişen olayların KKTC’yi ekonomik anlamada ciddi etkilediğini belirterek,”Çözülmemiş uluslararası problemle karşı karşıyaysanız her an risklerle karşılaşabilirsiniz. Ekonominizi sağlam temeller üzerine oturtmadıysanız siz hata yapmasanız da dışarıda yaratılacak depremler sizi de sallayabilir” dedi.

Kıbrıs sorunuyla ilgili yaşanan Annan Planı ve Crans Montana süreçlerini anlatan Erhürman, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin Crans Montana’da hiç kimsenin beklemediği ciddi açılımları masaya getirdiğini kaydederek, görüştüğü bir çok uluslararası diplomatın ve yetkilinin bu gerçeği teyit ettiğini ancak bunların uluslararası rapora yansımadığını, bunun kendilerini şaşırtmadığını çünkü Kofi Annan’ın Annan Planı referandumu ile ilgili hazırladığı raporun dahi BM Güvenlik Konseyi’nden onaylanmadığını belirti.

“SORUN SİYASİ EŞİTLİĞİN KABUL EDİLMEMESİ”

Crans Montana’da sonuç elde edilememesinin nedeninin Anastasiadis’in sorun olarak vurguladığı “siyasi eşitlik” konusu olduğunu ve Anastasiadis’in Crans Montana’dan beri bunu vurguladığını kaydeden Erhürman, Anastasiadis’in “Crans Montana’da masadan kalkarken söylediği “ben siyasi eşitliğin bu biçimini kendi halkıma anlatamam” sözünü hatırlattı.

Gelinen noktada Anastasiadis’in kendi halkına “siyasi eşitliği anlatamama endişesi” yattığını belirten Erhürman, “Tekrar müzakere masasına oturacaksak, sonuç odaklı ve ucu bucağı belli olan müzakereler masası olacak orası. O müzakere masasında ne konuşulacağı belli olacak. Onlarca yıldır belli olan siyasi eşitlik konusu tekrardan tartışılarak müzakere masasına oturulması da mümkün değil. Bunu çözüm istemeyen biri olarak söylemiyorum. Bir an önce çözüm isteyen biri olarak söylüyorum. Çünkü sıfırdan başlayalım senaryolarını çok gördük…” dedi.

Kıbrıs sorununa çözüm çabaları devam ederken, ülkenin sosyal ve ekonomik kalkınması için çalışmaya devam edilmesi gerektiğini belirten Erhürman, ekonomiyle ilgili rakamlara değindi.

Bugüne kadar yapılmayanlar nedeniyle ithalatın 1 milyar 700 milyon Dolar, ihracatın 100 milyon Dolar olduğunu hatırlatan Erhürman, yerel gelirlerle yatırım yapma imkanına sahip olunmadığı, sağlık ve ulaştırmada arzu edilen seviyeye ulaşılmadığına göre ters giden bir şeyler olduğunu, bu ters giden şeyleri hep birlikte düzletme sorumluluğu bulunduğunu söyledi.

Özel sektörde istihdamda KKTC vatandaşı istihdamının sadece yüzde 50’de olduğunu, turizmde çalışanların sadece yüzde 20’sinin vatandaş olduğunu ancak yüzde 20 de genç işsiz olduğunu, bunları düzletmek gerektiğini kaydetti.

Erhürman, hükümet olarak çok sıkıntılı dönemler yaşadıklarını söyleyerek, bu zor dönemde kısıtlı imkanlarla, müteahhitlerin devlet ihalelerine teklif dahi atmadığı dönemde yıllardır yapılamayan Güzelyurt-Lefke yolunun Doğancı’ya kadar olan bölümünü tamamladıklarını, yine bu bölgede yıllardır gerçekleşmeyen kamulaştırma işlemlerini de gerçekleştirdiklerini söyledi.

Güzelyurt’ta yerel kaynaklarla tarım sektörüne ucuz fiyattan su sağladıklarını, yine yıllardır konuşulan ancak gerçekleştirilemeyen Aplıç ve Derinya kapılarının açılmasını gerçekleştirdiklerini söyledi.

Erhürman, 30 yıldır dokunulmayan Güzelyurt Sağlık Merkezi’nin 24 saat hizmet vermeye başladığını, on yıllardır olmayan Adli Tıp Kurumu’nun oluşturulduğunu, Dipkarpaz’a doktor gönderildiğini, Engelli Koordinasyon Merkezi’nin faaliyete geçtiğini anlattı.

Üniversite öğrencilerini sigorta kapsamına alan Öğrenci Takip Sistemi kurulduğunu ve bu ana kadar 57 bin üniversite öğrencisinin sisteme girdiğini, hedefin 88 bin rakamına ulaşmak olduğunu söyledi.

2009 yılından beri Meclis’in raflarında bekleyen Ar-Ge ve Teknopark Yasalarını geçirdiklerini vurgulayan Erhürman, söz verdikleri gibi yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının üzerine giderek adaleti sağlamaya çalıştıklarını kaydetti.

Bunlara örnek olarak Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun hazırladığı CAS, Kıb-Tek’teki fazla ek mesai ödenmesi, Devlet Laboratuvarı yangını, Şeker Sigorta raporlarını gösteren Başbakan, bu raporların 3-5 günlük iş olmadığını kaydetti. Erhürman, bunları yaparken amaçlarının “birilerine gol atmak” olmadığını, adaleti sağlamak ve tarafsızlığı korumak ilkesiyle hareket ettiklerini kaydetti.

ÇOKLU TARİFE

Son zamanlarda kamuoyunda tartışılan elektrikte çoklu tarife tartışmasına değinen Erhürman, çoklu tarife sistemine hiç kimse karşı olmamakla birlikte içeriği hakkında yanlış yorumlar yapıldığını ifade etti.

Erhürman, hükümete geldikleri andan itibaren dövizde ve akaryakıt fiyatlarında defalarca gerçekleşen artışın hükümeti elektrik zammıyla burun buruna getirdiğini ancak bunların vatandaşa yansıtılmadığını, ya Maliye’ye yönlendirildiğini, ya da zamana yayıldığını anlattı.

Erhürman, akaryakıtta benzine zammın 36, euro dizelde ise 24 kez baskılandığını vurguladı.

Çoklu tarifede en alt basamak dilimin 250 kilowatt saatten 300’e çıkarıldığını, bunun altında kalan tüketicilere yüzde 15 de indirim getirildiğini söyleyen Erhürman, çoklu tarifeye girişin isteğe bağlı olduğunu, tekli tarifede de kalınabileceğini belirtti.

Erhürman, elektriğe yapılan zamların 4 kurşunun Kıb-Tek personeli maaşlarına yansıtıldığı iddialarıyla ilgili olarak, 2018 yılında gerçekleşen yüzde 30 enflasyon oranı nedeniyle kamu çalışanlarına yansıtılan hayat pahalılığının Kıb-Tek personeline de yansıtıldığını ancak toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan artışın yansımasının iddia edildiği gibi 4 kuruş değil, 0,01 kuruş olduğunu sözlerine ekledi.

NAMİ

Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami de, olağanüstü durumların yaşandığı geride bırakılan bir yılda hükümetin ciddi icraatlara imza attığını kaydetti.

Nami, Bakanlık olarak 5 yasa tasarısının yasalaşmasını sağladıklarını, önemli yasa çalışmalarının da devam ettiğini, Şirketler Yasasının da bitmek üzere olduğunu ifade etti.

Nami, Tüketici haklarını koruma, tüketici kredilerine yönelik yasa tasarısını tamamlayarak Meclis’e sevk ettiklerini kaydederek, bu yasa çalışmasıyla tüketici kredilerinde faiz değişikliğinin önüne geçileceğini ifade etti.

Hal Yasası çalışmalarının da son aşamada olduğu bilgisini veren Nami, Serbest Liman’la ilgili çalışmaları anlattı.

KALKINMA BANKASI

Kalkınma Bankası’nda son derece başarılı bir ekibin görev yaptığını söyleyen Nami, ekonomik krizin analizini yaparak özellikle küçük işletmelerin ve kalkınmada öncelikli yerlerin nakit ihtiyacına yönelik mikro krediler programı hazırlandığını, yakında sıfır faizli krediler de dahil olmak üzere çeşitli programların hayata geçirileceğini söyledi.

Nami, Acil İşletme İhtiyacı Kredi Programı’nın da hayata geçirildiğini, bunun bir çok işletmeye “hayat suyu” gibi geldiğini kaydetti.

YENİLENEBİLİR ENERJİ İKİ KATINA ÇIKTI

Bakanlığının yenilenebilir enerji politikasının Kalkınma Bankası’nca da desteklendiğini söyleyen Nami, şu anda yenilenebilir enerji kapasitesinin göreve geldikleri tarih itibarıyla bugün iki katına çıktığını, bu yılın sonuna doğru 60 megawatt’ın da üzerine çıkmış olacaklarını söyledi.

ENERJİ

Bakan Nami, enerji konusunun zor bir konu olduğunu, herkesin yüksek enerji maliyetlerinden şikayetçi olduğunu vurgulayarak, “Bunları hızlı bir şekilde aşağı indirmek son derece zor, önemli yatırımları hayata geçirmek gerekiyor” dedi.

Uzun vadede çözüm formülünün güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerjiden daha fazla yararlanmak olduğunu söyleyen Nami, Türkiye ile gündemde olan enterkonnekte sistemin maliyetleri düşürecekse hayata geçirilmesini istediklerini kaydetti.

Bu konuda Türkiye’deki muhataplarıyla ve uluslararası düzeyde birçok temas gerçekleştirerek üzerilerine düşeni yaptıklarını söyleyen Nami, “Artık Türkiye’deki muhataplarımızdan adım atmalarını bekliyoruz. Bu adımın ilk aşaması fizibilite çalışması olmalı. Rakamlarla bu ucuzluğun nasıl olacağını görmemiz gerekir” dedi.

ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ

Nami, enerji arz güvenliğini sağlamak üzere Kıb-Tek’e santral alımı için uluslar arası ihaleye çıktıklarını söyleyerek, yeni jeneratörlerin, eski jeneratörlerin dışarı alınmasını sağlayarak, uzun vadede maliyetlerin düşmesini sağlayacağını söyledi.

“Hükümet yeni alacağı santrallerin parasını ödemek için elektriğe zam yapıyor” iddialarının doğru olmadığını vurgulayan Nami, gündeme gelen fiyat artışlarının doğrudan doğruya akaryakıt ve sabit bedeldeki artışlardan kaynaklandığını söyledi.

ÇOKLU TARFE SİSTEMİ

Çoklu tarife sistemine açıklık getiren Nami, bu tarifeyle halka çeşitli seçenek sunduklarını, 1 Nisan’dan itibaren tüm konutların otomatik olarak sisteme alınacağını, ancak dileyenlerin bu tarifeden çıkabileceğini ve sabit tarifeye geçebileceklerini, bu işlemi yılda 3 kez de tekrarlayabileceklerini ifade etti.

İlk etapta sadece konutları çoklu tarifeye aldıklarını, ticari işletmelerin bunun dışında olduğunu söyleyen Nami, ancak isterlerse ticari müesseselerin de çoklu tarifeye geçebileceklerini söyledi.

Yeni fiyatlandırmada fiyat dilimlerini kaldırarak, 98 Kuruş’a sabitlediklerini, çoklu tarifeyi seçmeyen tüketicilerin kullandıkları enerjinin 98 Kuruş’tan hesaplanacağını, bunun da Kıb-Tek’in maliyeti olduğunu kaydetti.

Nami, 250 kilowatt saat olan alt dilimi 300’e yükselttiklerini, bu dilimin içinde kalanlara ayrıca yüzde 15 daha indirim yapılacağını, bu dilimde enerjinin kilowatt saat ücretinin 83 kuruşa düşmüş olacağını söyledi.

Nami, bu sistemin modern dünyada uygulanan bir sistem olduğunu ve birçok faydasının görüleceğini söyledi.

ŞAHALİ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali de, Başbakan’ın öncülüğünde 13 aydır görev yapan hükümetin, acil çözüm bekleyen sorunların ve kanıksanmış sorunların çözümü için ciddi programlarla görev yaptığının altını çizdi.

“KUSURLU ÜRÜN SAYISINDA CİDDİ AZALMA VAR”

Şahali, bitki sağlığı ve gıda güvenliği konusundaki çalışmaları anlatarak, her cuma günü açıklanan bitkisel gıda analiz raporlarını, formatını geliştirerek sürdürdüklerini, son 13 ayda analiz rakamlarında yaklaşık yüzde 60’lık bir fark sağladıklarını söyledi. Şahali, analiz sayıları artmasına rağmen kusurlu çıkan ürün sayısında ciddi azalma olduğunu belirtti.

Bakan Şahali, bitki yetiştiriciliği düzenli eğitimlerine hayvan yetiştiriciliği eğitimlerinin de katıldığını söyleyerek, Bakanlığının AB uyum sürecine yönelik gerçekleştirdiği yasa çalışmalarına da değindi

SERACILIK

Seracılığın hiçbir dönemde bu kadar desteklenmediğini vurgulayan Şahali, seracılığın Genel Tarım Sigortası Fonu’na dahil edilerek güvence altına alındığını, doğrudan gelir desteği payını artırma çalışmalarının da sürdüğünü ifade etti.

Orman Dairesi’nin doğal kaynakların en görünür hali olduğunu kaydeden Şahali, geçen yıl 160 bin fidan yetiştirdiklerini ve 150 bin dikim yaptıklarını söyledi.

Orman Dairesi’ne, yangınların önlenmesi ve müdahalesi için mevsimlik işçi alımlarını kamu duyurusu ve şeffaflık içerisinde gerçekleştirdiklerini kaydeden Şahali, 2019 yılı için de müracaatların başladığını duyurdu.

Taş ocaklarının ülkede herkesi rahatsız ettiğini söyleyen Şahali, taş ocakları örgütüyle birlikte 8 taş ocağını kapatma kararı aldıklarını ancak restorasyon çalışmalarında kullanılacak Kıbrıs taşı için Jeoloji ve Maden Dairesi’nin gerekli tedbirleri aldığını, restorasyonların akamete uğramayacağını söyledi.

BESİM

Sağlık Bakanı Filiz Besim de, göreve geldiği gün itibarıyla koruyucu sağlık hizmetlerine büyük önem verdiklerini belirerek, bu yönde atılan adımları aktardı.

Besim, bu kapsamda 16 sağlık merkezini güçlendirerek, koruyucu sağlık hizmetleri konumuna getirmeye çalıştıklarını söyledi.

Besim, kurulan Halk Sağlığı Birimi ile de çok daha sağlıklı nesiller yetiştirileceğinin altını çizdi.

Kadınların sağlık hizmetlerine ulaşmasının sağlanmasının önemine değinen Besim, kadınların hastanelerde ücretsiz kürtaj olabileceğini söyledi.

Sağlık merkezlerinin ilk kez ultrasound, laboratuarlara ve röntgen cihazlarına kavuşturulmak üzere olduğunu söyleyen Besim, HPV aşısını program kapsamına aldıklarını ve bu aşıyla her yıl 12 yaş kızları aşılayarak, sağlıklı kadınlar yetiştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

MAĞUSA HASTANESİ

Gazimağusa Devlet Hastanesi’nin çok önemli ve alt yapısı çok güçlü bir hastane olduğunu vurgulayan Besim, bu hastaneyi güçlendirmek için çok çaba sarf ettiklerini söyledi.

Besim, İskele, Mehmetçik, Yenierenköy ve Dipkarpaz sağlık merkezlerini güçlendirerek Gazimağusa Devlet Hastanesi’nin yükünü azalttıklarını belirtti.

Yaşlı bakım evlerine büyük önem verdiklerini söyleyen Besim, Gazimağusa’da da yaşlı bakım evi projesi düşündüklerini belirti.

ADLİ TIP KURUMU

Besim, Adli Tıp Kurumu’nun ciddi bir şekilde devreye girdiğini ve bu kurumun daha da geliştirileceğini vurguladı.

ÖĞRENCİ TAKİP SİSTEMİ

Öğrenci Takip Sistemi ile üniversite öğrencilerinin kayıt altına ve sigorta kapsamına alındığını belirten Besim, “Ülkeye gelen öğrencilerin sağlık sigortalarını toplayabilirsek biz de daha iyi sağlık hizmeti verebilmiş olacağız” dedi.

Güncel

Tahsin Mertekçi Anısına Dostluk Maçı

Cumhuriyet Meclisi Futbol Takımı ile Yalova Masterleri, 2017 yılında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden eski milletvekili ve Yalova Spor Kulübü eski Başkanı Tahsin Mertekçi anısına futbol maçında karşı karşıya geldi.

Cumhuriyet Meclisi’nden yapılan açıklamaya göre Meclis takımında Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay, milletvekilleri Oğuzhan Hasipoğlu, Hasan Büyükoğlu, Erhan Arıklı ve Mesut Genç yer aldı.

Karşılaşmayı Yalova Masterleri 4-3 kazandı.

Maç sonrası konuşmalar yapıldı ve anı kupaları verildi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay, merhum Tahsin Mertekçi’nin sadece sporcu kişiliğiyle değil, barış, huzur ve güven içerisinde insanları bir araya getirme uğraşlarıyla da akıllarda yer ettiğini söyledi.

Uluçay, onun fikirlerini, gençlere kattıklarını her zaman ileriye taşıma arzusunda olduklarını dile getirirken organizasyonda emeği geçenleri kutladı.

Halkın Partisi Güzelyurt Milletvekili Hasan Büyükoğlu da konuşmasında merhum Tahsin Mertekçi’nin birçok adımlar attığını ve bu adımların bugün hâlâ hatırlandığını söyledi.

Büyükoğlu, Mertekçi’yi eskiden beri tanıdığını belirterek yaptıkları ile onun çok özel birisi olduğunu ifade etti.

Yalova Kulübü’nün eski Başkanlarından Kadir Dağcan da, master takımını temsilen yaptığı konuşmada Mertekçi’yi yapacakları etkinliklerle her vesileyle anmaya çalışacaklarını söyledi.

Konuşmaların ardından kupalar verilirken, Meclis Başkanı Uluçay, anı kupasını Tahsin Mertekçi’nin kızına takdim etti.

Devamını oku

Güncel

Erhürman: Yönetme sorumluluğuyla davranmakla yükümlüyüz!

Cumhuriyetçi Türk Partisi İlçe kongreleri devam ediyor. Mağusa İlçesi 23. Olağan Kongresi dün akşam KÜKOM’da gerçekleştirildi. Yönetim ve disiplin kurullarının da oluşturulduğu kongrede başkanlığa yeniden Oktay Kayalp getirildi.

Kongreye Başbakan ve Genel Başkan Tufan Erhürman, eski başbakanlardan Özkan Yorgancıoğlu, Genel Sekreter Erdoğan Sorakın, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları ve ilçe başkanları da katıldı. Kongrede ayrıca AKEL’den yetkililer de yer aldı. Kongre, divanın kurulmasının ardından demokrasi şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu ile devam etti. Mağusa İlçe Başkanı Oktay Kayalp’in açılış konuşmasının ardından Mağusa İlçe Sekreteri Chrysanthos Zannettos konuşma gerçekleştirdi. Genel Başkan Tufan Erhürman’ın hitabıyla devam eden kongre, faaliyet ve mali raporların okunup aklanmasıyla tamamlandı.

Başbakan ve Genel Başkan Tufan Erhürman konuşmasında, 1970’te kurulduğunda hiç kimsenin gün gelip CTP’nin hükümette olacağını, iktidar olacağını, ülkeyi yöneteceğini hayal dahi etmediğini belirtti. CTP’nin 1990’lara kadar büyük

bedeller ödeyerek siyasi faaliyetlerini sürdürdüğünü, asla hükümete gelemeyeceği söylendiği halde mücadelesine devam ettiğini kaydeden Erhürman, “CTP ve CTP’liler bu mücadeleyi ne için verdi? Aslında çok basit, çok insani şeyler için… Sevgi için, insanca yaşam için, insan hakları için… Demokrasi gelsin, özgürlükler yaşanabilsin diye mücadele edildi. CTP adalet talep etti, eşitlik talep etti ve bunlar için çok ağır bedeller ödedi” dedi. Bu uzun mücadelede bu ülkede yaşayan her insana dokunup, kucaklaşmayı kendilerine şiar edindiklerini ifade eden Erhürman, bu adada nefes alıp veren tüm insanlarla kardeşçe birlikte yaşayabilelim diye mücadele ettiklerini belirtti. Erhürman, “hayat kısa ama mücadele uzun sürer. CTP’liler hayatlarını birbirlerinin hayatlarına ekleyerek mücadeleyi ileri taşıdı, bundan sonra da bu böyle olacak” dedi.

Başbakan ve Genel Başkan Tufan Erhürman konuşmasında aylardır süren ‘hükümet bozuluyor’ senaryolarına da değinerek şöyle konuştu:

“İlk kez hükümete geldiğimiz 1990’lı yıllardan bugüne CTP’nin bir ödevi var. Bu da ülkeyi yönetme ödevidir. Hepsinden önemlisi yönetme sorumluluğudur. CTP başbakanlık ya da bakanlık koltuğunda kurulmadı. Başbakanlık, bakanlık önemli değil. Biz hükümette olmazsak nefes dahi alamayız, partimizi yaşatamayız diyenlerden ne olduk ne de bundan sonra olacağız. Ancak, eğer biz yönetme sorumluluğunu üstlenmezsek, ülkeyi hangi zihniyetin yöneteceği, dahası nasıl yöneteceği de herkesin bildiği bir şeydir. Bu yüzden her daim yönetme sorumluluğuyla davranmaya yükümlüyüz. Gelecek kuşaklara karşı yükümlüyüz. Yazılan, çizilen senaryoları gazetelerden okuyoruz. CTP herhangi bir senaryonun parçası değildir. Elbette bu senaryoların nasıl yazıldığı ve nasıl oynandığı konusunda bilgi ve tecrübe sahibiyiz. Biliriz, görürüz, değerlendirmemizi yaparız ama son tahlilde bunlara kulak asmaz, işimize bakarız. Biz sorumluluk bilinciyle hareket etmek zorundayız. 14 aydır her hafta hükümet bozulur, yenisi kurulur. Dinlemekten, okumaktan bıktık usandık. Yenilenen senaryolarla aynı şeyi yazıp çiziyorlar. Biz her hâlükârda işimize bakacağız ve adalet için, eşitlik için, demokrasi için, barış için, insan hakları için ne pahasına olursa olsun mücadeleye devam edeceğiz.”

Mağusa İlçe Başkanı Oktay Kayalp konuşmasında Partinin 48 yıllık geçmişine değinerek geleneklerine sahip çıktıklarını, adaleti, demokrasiyi, daha fazla sevgiyi ve barışı savunarak CTP’nin bugünlere geldiğini ifade etti. Daha fazla demokrasi ve inadına barış istenciyle mücadelelerini sürdürdüklerini kaydeden Kayalp, “Kıbrıs Türk halkı bize yönetme şansı vermiştir.

CTP, 1974 sonrası dönemden 2003’lere, yakın döneme kadar sadece iki buçuk yıl hükümet edebilmiştir. Son 15 yılda ise 9 yılını yönetimde geçirmiştir. Bu nedenle halkımıza karşı olan sorumluluğumuz gereği ilkelerimize sahip çıkarak halkımıza yakışan hizmeti vermek için çalışmaya, büyümeye devam edeceğiz” dedi.

Mağusa ilçesinin büyük olduğunu, katılımcı anlayışla herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini söyleyen Kayalp, etkili örgütlenmeyi sürdüreceklerini ifade ederek kırsaldan kente en ücra köşenin İlçede temsil edileceği bir yapıyı bu dönemde oluşturacaklarını belirtti. Diğer bir hedeerinin de Cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğunu ifade eden Kayalp, CTP’nin kendi adayını çıkaracağını, Parti tabanında geniş şekilde tartışarak en uygun adayı belirleyeceklerini ifade etti. Genel ve yerel seçimlere de bir yandan hazırlanmaya devam edeceklerini, örgütlülüğü sürdüreceklerini belirtti.

CTP’nin yerel yönetimlerde marka olduğunu kaydeden Kayalp, bu hizmet anlayışını ülkenin geneline yaymak için çalışacaklarını ifade etti. Birlikte olunduktan sonra başarıyı yakalamaktan başka şansları olmadığını vurgulayan Kayalp, bunun yakalanamaması durumunda nelerin kaybedilebileceğinin de bilindiğini ifade etti.

AKEL Mağusa İlçe Sekreteri Chrysanthos Zannettos de konuşmasında ortak vatana ve ortak mücadeleye vurgu yaptı.

“Birleşmiş federal Kıbrıs vizyonu bizleri birleştiren en önemli şeydir” diyen Zannettos, dayanışma ve ortak faaliyetlerin güçlendirilmesinin önemine değindi. AKEL’in müzakere sürecini desteklediğini ve çözümün daha fazla bekletilemeyeceğini belirten Zannettos, zamanın yeniden birleşmenin lehine ilerlemediğine dikkat çekti.

YÖNETİM VE DİSİPLİN KURULLARI BELİRLENDİ

Mağusa İlçesi 23. Olağan Kongresi’ne göre İlçe Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu:

Cemal İnce, Cemal Mert, Çimen Varer, Erhun Şahali, Erol Adalıer, Fatoş Erozan, Hasan Pekineli, Hüseyin Aranır, Ömer Gür, Şafak Çankaya.

İlçe Disiplin Kurulu ise şöyle belirlendi: Hasan Anday, Osman Kocatürk, Saffet Mehmetalioğulları, Firuz Atakan (Yedek Üye), Hikmet Burkay (Yedek Üye).

Devamını oku

En Çok Bunlar Okundu

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.