Takip Edin

Güncel

“Cezaevi Müdürlüğü’nün hastalık raporu, mazeret izni ve izinlerin kullanımıyla ilgili uygulamaları hatalı, yasal zemini yok”

Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Emine Dizdarlı, Merkezi Cezaevi Müdürlüğü’nün hastalık raporu, mazeret izni ve izinlerin kullanımı ile ilgili uygulamalarının hatalı olduğunu, herhangi bir yasal zemini bulunmadığını belirtti.

Emine Dizdarlı, İçişleri Bakanlığı’nın Polis Genel Müdürlüğü’nün uygulamasını emsal olarak alarak, Merkezi Cezaevi’ndeki keyfi uygulamayı ortadan kaldırması gerektiğini kaydetti.

Polis Genel Müdürlüğü’nün 24/48 saat esasına göre uyguladığı yöntemin doğru bir yöntem olduğuna dikkat çeken Dizdarlı, “Polis Genel Müdürlüğü’nün uyguladığı bir yöntem var iken Gardiyanlar için farklı bir yöntem uygulanması hatalıdır veya yanlıştır. Bu tür bir uygulamanın Merkezi Cezaevi Müdürlüğü tarafından da hayata geçirilebileceği gibi izin, hastalık izni ve mazeret izni haklarının yasal bir çerçeveye oturtulmasına katkı sağlayacaktır “ ifadelerini kullandı.

MERKEZİ CEZAEVİ’NDE ÇALIŞMA SİSTEMİ VE YASAL DÜZENLEMELER

Dizdarlı, Merkezi Cezaevi Müdürlüğü’nde IV. Derece Erkek Gardiyan Eri olarak görev yapan Hasan Onbaşı’nın başvurusu üzerine hazırlanan raporu yayımladı.

Dizdarlı, “Kamu Görevlilerinin haftalık çalışma süresi yaz mesaisinde 35 (otuz beş), kış mesaisinde 40 (kırk) saattir. Bu süreler, Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir. Ancak vardiya veya rota usulüyle çalışan Kamu Görevlileri için Cumartesi ve Pazar günleri, vardiya veya rota süresi içerisine düşmesi halinde tatil olarak düzenlenmez” diyerek, Bakanlar Kurulu tarafından düzenlenen “Vardiya, Rotasyon veya Düzensiz Mesaide Uygulanacak Usul ve Esaslar Tüzüğü”ne atıfta bulundu.

Tüzük incelendiğinde vardiya, rota veya düzensiz mesai usulüyle çalışan personelin, izin, hastalık izni ve mazeret izin haklarının şüpheye mahal vermeyecek bir şekilde veya kapsamlı bir şekilde düzenlenmediğinin görüldüğünü vurgulayan Dizdarlı şöyle devam etti:

“ Merkezi Cezaevi’nde vardiya, rotasyon veya düzensiz mesai usulüyle çalışan personelin, izin, hastalık izni ve mazeret izin haklarına ilişkin dönemin Personel Dairesi Müdürlüğü Personel Dairesi Müdürü Sayın Metin Karaderi, Merkezi Cezaevi Müdürlüğü’nün izin haklarına ilişkin bir müracaatı üzerine, görev yetki ve sorumlulukları dahilinde bir görüş bildirmiştir. Sayın Karaderi, 2 Nisan 2015 tarihinde PER.0.00-K.282/2-15/893 sayılı yazısında Merkezi Cezaevi Müdürlüğü’nün nöbet çizelgesinde 12 saat olan gündüz ve gece nöbetlerinin devir teslim nedeniyle 13 saate uzadığını, bu çerçevede vardiya çalışma sürelerinin haftalık 39 çalışma saatine yani Personel Dairesi Müdürlüğü’nün çalışma sürelerine eşit olduğunu belirterek, 13 saatlik gece nöbeti, 13 saatlik gündüz nöbeti karşılığında 2 gün izin doldurulmasının, 1 günlük hastalık iznine karşılık ise 2 gün hastalık izni kullandırılmasının uygun olacağını belirtmiştir. Sayın Karaderi’nin mezkur görüşünden sonra, Merkezi Cezaevi’nde vardiya, rota ve intizamsız mesai usulü ile çalışan gardiyanların izin, hastalık izni ve mazeret izin hakları bu görüş doğrultusunda şekillenmiştir.”

POLİSLERİN ÇALIŞMA SİSTEMİ…”GARDİYANLARA FARKLI YÖNTEM HATALI”

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Polis Genel Müdürlüğü nezdinde çalışan polis memurları ve sivil personelin, gardiyanların çalışma düzenine benzer bir çalışma düzeni olduğundan Polis Genel Müdürlüğü’nün izinler hususundaki uygulaması hakkında bilgi alındığına da dikkat çeken Dizdarlı şöyle devam etti:

“Polis Genel Müdürlüğü’nde 24/48 saat esasına göre çalışan personel saat 08:00’da göreve başlamakta ve ertesi gün saat 08:00’a kadar kesintisiz çalıştıktan sonra 48 saat istirahat izni hak ederek 48 saat istirahate ayrılmaktadır. 24/48 saat esasına göre çalışan personel 24 saat görevde olacağı yani vardiyasını işlediği gün bir günlük hastalık izni alması veya bir günlük mazeret izni talep etmesi durumunda çalışması gereken günü takip eden ve çalışmış olsa istirahat hakkı olan vardiyasının boş günleri sayılan ilk günde göreve gelip, mesai saatlerinde çalışması gerekmektedir. Bir başka değişle, bu uygulamada, çalışmadığı gün için vardiya usulünde çalıştığı gerekçesiyle istirahat hakkı kazanmamaktadır ve/veya çalışmadığı gün için vardiya usulünde çalıştığı gerekçesiyle istirahat günü hakkı elde etmez veya edemez. Bu sebeple 24/48 saat esasına göre çalışan personelin 24 saat çalışma gününde mazeret iznini üç gün talep etmesi veya aynı şekilde hastalık iznini de üç gün kullanması halinde mazeret/hasta izninin hitamında bir sonraki vardiya gününde (24 saatlik çalışma gününde) göreve başlamaktadır. Görüleceği üzere, Polis Genel Müdürlüğü’nün 24/48 saat esasına göre uyguladığı yöntem doğru bir yöntemdir. Polis Genel Müdürlüğü’nün uyguladığı bir yöntem var iken Gardiyanlar için farklı bir yöntem uygulanması hatalıdır veya yanlıştır. Bu tür bir uygulamanın Merkezi Cezaevi Müdürlüğü tarafından da hayata geçirilebileceği gibi izin, hastalık izni ve mazeret izni haklarının yasal bir çerçeveye oturtulmasına katkı sağlayacaktır.”

YASA VE TÜZÜKLERDE DÜZENLEME

Emine Dizdarlı, vardiya, rota veya düzensiz mesai usulüyle çalışan kamu görevlilerinin de mevcut olduğu göz önünde bulundurularak, Kamu Görevlileri Yasası’nda bu tür mesai düzeninde çalışan personelin izin haklarının yeniden düzenlemesi gerektiğini kaydetti.

Dizdarlı, Vardiya, Rotasyon veya Düzensiz Mesaide Uygulanacak Usul ve Esaslar Tüzüğü ile 2001 İzinlerin Kullanımı ve Uygulanacak Yöntem ile İlgili Usul ve Esaslar Tüzüğü’nde  ve yeni Kamu Reformu Yasası’nda da bu hususun düzenlenmesinin faydalı olacağı kanaatinde olduğunu ifade etti.

Dizdarlı şöyle dedi:

“Netice itibarıyla, Merkezi Cezaevi Müdürlüğü’nün hastalık raporu, mazeret izni ve izinlerin kullanımı ile ilgili uygulamaları hatalıdır ve/veya herhangi bir yasal zemini bulunmamaktadır. Bu süre zarfında KKTC İçişleri Bakanlığı’nın Polis Genel Müdürlüğü’nün uygulamasını emsal olarak alarak Merkezi Cezaevi’ndeki keyfi uygulamayı ortadan kaldırması gerekir.”

Güncel

Mağusa’da yangın! Marangoz atölyesi yanarak kül oldu

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre yangın, bugün saat 12:45 sıralarında çıktı.

Gazimağusa’da ikibuçuk mil yolunun TIR parkı arkasında bulunan Taşkın Gümüştaş’a ait marangoz atölyesinin dış kısmında henüz tespit edilemeyen sebepten dolayı çıkan yangın sonucu, söz konusu şahsa ait çinkodan mamul marangoz atölyesi, içerisinde bulunan marangoz makineleri ile aletleri, atölyenin dış kısmında tamir maksatlı park halinde bulunan adi edilene ait bir adet salon araç tamamen, bir adet kepçenin (şiro) kabin kısmı ile iki lastiği kısmen, henüz sahibi tespit edilemeyen bir adet 50 cc’lik motosiklet, bir adet akülü scoteer ve hurdalık malzemeler tamamen yanarak zarar gördü.

Yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

Soruşturma devam etmektedir.

Devamını oku

Güncel

44 yaşındaki adam, denizde boğularak yaşamını yitirdi

Yeniboğaziçi’nde Bedis Plajında 44 yaşındaki adam, denizde boğularak yaşamını yitirdi.

Edinilen bilgiye göre olay, bugün saat 13.15 sıralarında meydana geldi.

Yeniboğaziçi’nde Bedis Plajında, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde sakin Arestis Panayi (E-44), yüzmek için denize girdiği sırada denizin dalgalı oluşundan dolayı boğulmak suretiyle yaşamını yitirdi.

Olayla ilgili soruşturma devam etmektedir.

Devamını oku

Genel

“ANASTASİADİS EŞİTLİK İÇİNDE BİR ORTAKLIK ANLAYIŞINDAN ÇOK UZAK”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Londra konuşmasının, yine siyasi eşitlik içinde bir ortaklık anlayışından çok uzak olduğuna dikkat çekti ve siyasal eşitlik ile etkin katılımın artık yerleşmiş bir BM parametresi olduğunu, geçmiş mutabakatlar arasında bulunduğunu kaydetti. Akıncı, Anastasiades’in bunu kabul etmediğini BM Genel Sekreterine de anlatması gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın sosyal medya hesabında yaptığı açıklaması şöyle:
“Sayın Anastasiades’in Londra konuşması, yine siyasi eşitlik içinde bir ortaklık anlayışından çok uzak. Hala geçmiş mutabakatları inkar eden, kararlara etkin katılımı şeytanlaştıran bir söylemi devam ettiriyor. 
Kıbrıslı Türklerin öteden beri var olan haklı bir talebini Türkiye’nin dayatması olarak takdim etmek de işine geliyor. 
Zorluklarımız çok ve tek yanlı değil; çeşitli yönlerden gelen zorluklara karşı mücadelemize devam ediyoruz. Kıbrıs Türk halkının eşitlik, özgürlük ve güvenlik içinde, özgün kimlik ve kişiliği ile uluslararası hukuk temelinde var olma hakkını koruma kararlılığı içinde BM Genel Sekreteri ile görüşmeye gidiyoruz. 
Siyasal eşitlik ve etkin katılım artık yerleşmiş bir BM parametresidir ve geçmiş mutabakatlar arasındadır. Anastasiadis bunu kabul etmediğini BM Genel Sekreterine de anlatmalıdır. Yarın sabah 08.15’de Ercan hava alanındaki basın toplantısında halkımıza daha geniş bilgiler vereceğim.”

Devamını oku

Çok Okunanlar

Copyright © 2017 Gazetda Haber Sitesi