Takip Edin

Güncel

Çavuşoğlu: Tam gün eğitimi pilot olarak uygulamayı istiyoruz

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, en önemli hedeflerinin, eğitimin tüm paydaşlarıyla birlikte çalışarak, ülkeye hizmet edebilmek adına 10 yıllık bir stratejik plan hazırlamak olduğunu belirtti.

Hazırlayacakları planın ülkenin tüm iş kollarına insan yetiştiren bir eğitim sistemini içermesini istediklerini dile getiren Çavuşoğlu,  “İstediğimiz okuyan ve mesleği olmayan insanlar değil, mesleği olan çok okuyan insanlar yetiştirmektir” dedi.

Stratejik planı gerekirse Meclis’ten geçirerek tüm siyasi partilerin destek verdiği bir ortak mutabakat şeklinde geçirmeyi istediklerini belirten Çavuşoğlu, hükümet değiştiğinde uygulamaların değişmemesi gerektiğini kaydetti.

Çavuşoğlu, Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) eğitim sistemi, planlar ve hedefleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Okulların açılacağı eylül ayına eksiksiz hazır olabilmek  için ciddi hazırlık ve çalışma içinde olduklarını dile getiren Çavuşoğlu, “Hedefimiz, her yıl yaşanan sorunların hiçbiri yaşanmadan okulları açabilmektir” dedi.

Tam gün eğitim konusunu da değerlendiren Çavuşoğlu, bir anda topyekün tam güne geçme hedefinde olmadıklarını ancak her türden bir okulda tam gün eğitimi pilot olarak uygulama hedefinde olduklarını dile getirdi.

Çavuşoğlu, “Bu yıl finansman bulabilirsek bu yıl, bulamazsak gelecek yıl, özel eğitim, orta okul, kolej her tür okulda bir pilot uygulama yapma hedefindeyiz.  Buna göre müfredatları geliştirerek tüm ülkeyi tam güne geçirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“OKULLARIN SORUNSUZ AÇILMASI İÇİN CİDDİ ÇALIŞMA YAPIYORUZ”

Okulların açılacağı eylül ayına hazır olabilmek  için ciddi hazırlık ve çalışma içinde olduklarını dile getiren Çavuşoğlu, mali protokol imzalanmadığından TC kaynaklı projelerin hayata geçmediğini dolayısıyla bunu aşmak adına belediyelerle temasa geçtiklerini söyledi.

Çavuşoğlu, bu bağlamda belediyelerden destek istediklerini, Gazimağusa Belediyesi’nin dört, Değirmenlik Belediyesi’nin iki derslik ve Girne Belediyesi’nin de iki dersliğin karkasını yapacağını, bakanlığın da yerel bütçeyle yapabileceği tadilatlar için ihaleye çıktığını belirtti.

Kitapların basılması, kırtasiye eksiklikleri için ihaleye çıkıldığını, masa, sandalye alımı sürecinin de devam ettiğini dile getiren Çavuşoğlu, bu anlamda yaşanabilecek sıkıntıları çözme için gayret içinde olduklarını kaydetti.

Çavuşoğlu, öğretmen münhalleri ile ilgili de gecikme yaşanmaması için tüm branşlardan birer münhal ilan ederek sınav sürecini başlatabilmek adına Maliye ve Başbakanlık’tan yetki talep ettiklerini söyledi.

Ülkenin ihtiyaç duyduğu öğretmen sayısı kadar ilgili branşta yeni yeni talepler yaparak, zaman kaybetmeden süreci tamamlamayı hedeflediklerini söyleyen Çavuşoğlu, “Hedeflerimizi doğru koyduk. Sorunu çözüm yollarını doğru bulduk. Sendika ile birlikte tüm bakanlık personeli çok ciddi çalışma yapıyoruz” dedi.

“TAŞIMACILIKTA SİSTEM TIKANMIŞTIR”

Taşımacılık alanındaki sorunlara değinen Çavuşoğlu, ödemede de taşımacılıkta da sıkıntılar yaşandığını söyleyerek, “Yasalarımıza göre taşımacılığın ihale ile yapılması gerekiyor. Bu yapılamadığı için de büyük sorun yaşanıyor. Hiçbir müdür ve müsteşar ödeme bordrolarının altına imza atmıyor. Benden önceki bakan da imza atmak zorunda kaldı. Ben de imza attım. Belli ki sistem tıkanmıştır. Bu sistemin, bu tıkanmışlığın aşılması gerekiyor” dedi.

Çavuşoğlu, taşımacılarla bir araya gelerek bu sorunun nasıl aşılabileceğinin tartışılacağını söyledi.

Mevcut düzenin taşımacıları da bakanlığı da mutlu etmediğini, yasalar karşısında da sıkıntı yarattığını dile getiren Çavuşoğlu, “Herkesin mutlu olacağı sistemi denemek gerekiyor. Çözüm yolu kooperatifleşme ve toplu taşımacılığı şekillendirmedir” diye konuştu.

Çavuşoğlu, hem otobüslerin standartlarının hem de taşımacıların hayat standartlarının yükseltilmesi hedefinde olduklarını, bunu yaparken de taşımacıların da görüşlerinin alınacağını ifade etti.

“OKUL BAZLI BÜTÇE SİSTEMİNE GEÇİLECEK”

Çavuşoğlu, okullarda kayıt döneminin başladığını, kayıtlar sırasında alınan ücretler konusunda sürekli şikayet aldıklarını dile getirdi.

Çavuşoğlu, “Yılların alışkanlığı şekline dönüşmüş bu uygulamada şartlar okulları bu duruma getirmiştir. Bakanlığımız okullara pek bütçe ayıramıyor. Okullar da günlük ihtiyaçlarını okul aile birlikleri aracılığıyla velilerden karşılamaya çalışıyor. Bağış yapmak gönüllük esasına dayanır ama okulların ihtiyaçları o kadar yüksek ki böyle çatışmaya varabilecek bazı sıkıntılar yaşıyoruz” diye konuştu.

“Çözüm, ‘bağışlar gönüllük esasına dayalıdır’ demekten geçmiyor” diyen Çavuşoğlu, bunun yeterli olmadığını, bakanlığın okullara bütçe ayırması gerektiğini belirtti.

Çavuşoğlu, mesleki teknikte okul bazlı bütçe uygulamasına gidildiğini söyleyerek, tüm okullarda bakanlıktan da destek alan okul bazlı bütçe sistemine geçileceğini vurguladı.

Kayıt sırasında alınan paranın öğrenciler için kullanıldığını belirten Çavuşoğlu, bunun denetiminin yapıldığını ifade etti.

“KOLEJ SINAVLARI”

Kolej sınavlarına değinen Çavuşoğlu, tamamen sınavsız bir sistemi savunamayacaklarını ancak çocukların psikolojisini ve ailelerin maddiyatını en az etkileyecek sistemi kurmak zorunda olduklarını belirtti.

Şu anda yapılan kolej uygulamasında iki sınav bulunduğunu anlatan Çavuşoğlu, 2010 yılında bakanlığı döneminde, tek olan sınavı üçe çıkardığını daha sonra ikiye düşürüldüğünü kaydetti.

Çavuşoğlu, sorunun sınavın sayısını düşürmek veya artırmakla çözülemeyeceğini dile getirdi.

Kolejden ve liseden mezun olan çocukların performans ve hayattaki başarılarının incelenmesi gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, kolejin seçilmesinin, çocukların buna yönelmesinin nedenlerinin araştırılmasının önemine işaret etti.

Çavuşoğlu, “Çocukların koleje gitme gerekçelerini azaltabilirsek insanları bu kadar mutsuz edecek kolej sıkıntısı ortadan kalkmış olacak” dedi.

“Yabancı dilde eğitimle, yabancı dil eğitimi arasındaki farkı ailelere anlatabilirsek ve klasik liselerde bir çocuğun yetişmesi için gerekli altyapının olduğuna, gerekli müfredatın uygulandığına aileleri ikna edebilirsek sanırım sorunun büyük bölümü çözülmüş olacak” diyen Çavuşoğlu, en büyük sıkıntılardan birinin klasik liseye giden öğrencilerin performanslarının kamuoyu tarafından yeterince bilinmemesi olduğunu kaydetti.

Çavuşoğlu, koleje giden çocukların daha başarılı olduğuna inanıldığından herkesin çocuğunu oraya göndermek istediğini, ancak üniversitelere girişler ve sonraki başarılar incelendiğinde çok büyük farkın söz konusu olmadığının halka istatistiki olarak anlatılması gerektiğini ifade etti.

Okullarda kaliteli eğitimin aksamasına neden olan etkenlerin de ortadan kaldırılması gerektiğine işaret eden Çavuşoğlu, “Tartışılan konuların başında gelen klasik liselerin kalabalık okullar olduğudur. Velilere ve öğrencileri koleje motive eden  yönelten neyse bunu diğer okullara da yansıtmamız gerekiyor. Bu yapıldığında kolej tartışmasının ortadan kalakacağını düşünüyorum” dedi.

“TAM GÜN EĞİTİMİ PİLOT OLARAK UYGULAMA HEDEFİNDEYİZ”

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, tam gün eğitim  hedefleri bulunduğunu söyleyerek, “O noktaya gelmeden önce yapılacak çok iş var” dedi.

Çavuşoğlu, kırtasiye, okul, öğretmen eksikliği gibi sorunların tamamen ortadan kalkmasından sonra tam gün eğitimin gündeme gelmesi gerektiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, “Biz tam gün eğitime karşı değiliz. Ama ayakları yere basan bir bakan olarak öncelikli olarak bu sorunların çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu sorunlar varken, ders kayıpları en yüksek seviyedeyken tam gün eğitime geçeceğim demek, tam gün içinde daha çok ders kaybı demek” dedi.

Tam gün eğitime bir anda, top yekün geçme hedefinde olmadıklarını ancak her tür okulda tam gün eğitimi pilot olarak uygulama hedefinde olduklarını dile getiren Çavuşoğlu, “Bu yıl finansman bulabilirsek bu yıl, bulamazsak gelecek yıl, özel eğitim, orta okul, kolej her tür okulda bir pilot uygulama yapma hedefindeyiz.  Buna göre müfredatları geliştirerek tüm ülkeyi tam güne geçirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“STRATEJİK BELGE ÇALIŞMASI İÇİNDEYİZ”

Bunun için bir takvim gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, eğitimde bir stratejik belge çalışması yapmaya hazırlandıklarını söyledi.

Çavuşoğlu, stratejik belgeyi gerekirse Meclis’ten geçirerek tüm siyasi partilerin destek verdiği bir ortak mutabakat şeklinde geçirmeyi istediklerini belirterek, hükümet değiştiğinde uygulamaların değişmemesi gerektiğini kaydetti.

Çavuşoğlu, “Bu konularda çok laf üretildi ama iş üretilme noktasında başarılı olunamadı” dedi.

“YÖK İLE TERCİHLERDEN ÖNCE PROTOKOL İMZALAMAYI HEDEFLİYORUZ”

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ile yaptığı görüşmeyi de değerlendirdi. Görüşmenin çok başarılı geçtiğini söyleyen Çavuşoğlu, ülkede üniversite sayıları artarken ülkeye duyulan ilginin azalmasının görüşmeleri yapmayı zorunlu kıldığını ifade etti.

YÖK Başkanı ile yapılan toplantıda tüm sorunların masaya yatırıldığını ve toplantı sonunda tüm sorunları çözme prensibinde anlaştıklarını kaydeden Çavuşoğlu, bununla ilgili çalışma grupları oluşturup bir ayı geçmeyecek bir süre içinde tüm sorunların çözümünü metne çevirip bir protokol metni imzalamayı hedeflediklerini vurguladı. 

Tercihlerden önce bu protokolü imzalayıp kamuoyuna duyurmayı istediklerini söyleyen Çavuşoğlu, üniveristelerin yaşaması muhtemel sıkıntıların önüne geçme hedefiyle bu hazırlık içinde olduklarını belirtti.

“YÖDAK’IN YETKİLERİNİN DÜZENLENMESİ GEREKİYOR”

Çavuşoğlu, Yükseköğretim Planlama, Denetleme Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu’na (YÖDAK) ilişkin gündeme gelen konuları da değerlendirdi.

YÖDAK’ın ünversiteler tarafından eleştirildiğini söyleyen Çavuşoğlu, kurulun da yetkileri ile ilgili sıkıntıyı dile getirdiğini, işlerini yapma noktasında sıkıntıları olduğunu aktardığını belirtti.

Çavuşoğlu, YÖDAK’ın mevcut şekliyle kendinden bekleneni verme noktasında büyük bir sıkıntı yaşadığını dile getirdi.

YÖDAK’ın yetkilerinin düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, “Kendilerinin de içeride yaşadığı sorunları çözmeleri gerekiyor” dedi.

Çavuşoğlu, herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini dile getirdi.

Üniversitelerin tanıtımına ve markalaşmasında, ayrıca akademisyenlerin Türkiye’de de akademik unvanların  tanınması konusunda da çalışma başlatma kararlılığında olduklarını belirten Çavuşoğlu, bunlar için uluslararası standartlara ulaşmaktan kaçabilmenin mümkün olmadığını, gelecek hafta üniversitelerle görüşmeler yapacaklarını ifade etti.

“YENİ ÜNİVERSİTE AÇMA NOKTASINDA ÇOK ÇOK SEÇİCİYİZ”

Çavuşoğlu, ülkede Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın yapması gerekenin üniversite sayılarını  sınırlandırmaktan ziyade, üniversite açma standartlarını oluşturmak olduğuna işaret etti.

Gelinen aşamada bazı üniversitelerin uluslararası standartlara ulaşma yolculuğunun devam ettiğini söyleyen Çavuşoğlu, yapılan bazı olumsuz kampanyalardan ülkedeki tüm üniversitelerin etkilendiğini kaydetti.

Çavuşoğlu, “Bu etkenler açılan tüm üniversitelerin belli bir standarda gelmesi noktasında çalışma yapmamızı ve daha sonra belki yeni açılımlara ön ayak olmamız gerektiği noktasına bizi zorlamaktadır” diye konuştu.

“Yeni üniversite açma noktasında çok çok seçiciyiz. Bu seçicilik yerel üniversitelerin lehine olacak şekildedir” diyen Çavuşoğlu,  dışarıdan gelen üniversitelerin lokomotif rol oyanamasını istediklerini, bunu yapamayacak dış yatırıma izin vermeyeceklerini, ülkede üniversite açıp, buradaki öğrencileri yurt dışındaki ana kampusa taşıma hedefinde olanlara geçit vermeyeceklerini vurguladı.

“HEDEFİMİZ, HER YIL YAŞANAN SORUNLARIN HİÇBİRİ YAŞANMADAN OKULLARI AÇABİLMEKTİR”

2018-19 öğretim yılının sona ermekte olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, öğretmenlere emek verdikleri için teşekkür ederek, hem öğretmenlere hem de öğrencilere iyi bir tatil geçirmelerini diledi.

Öğretmen ve öğrencilerin tatil yaptığı bu süreçte yeni öğretim yılına hazır olabilmek için büyük bir çaba içinde olduklarını belirten Çavuşoğlu, “Hedefimiz, her yıl yaşanan sorunların hiçbiri yaşanmadan okulları açabilmektir” dedi.

Hedefleri ile ilgili bilgi veren Çavuşoğlu, bir sonraki eğitim yılına müfredat çalışmalarını, eğitimde yeni vizyonları eğitime kazandırabilmeyi istediklerini, 2019-20 eğitim yılında finansman hazırlanabilirse her türden bir okulda pilot uygulama ile tam gün eğitim başlatabilmeyi amaçladıklarını söyledi.

Hedefleri arasında, yeni öğretim yılında öğretmenlerin mesleki gelişimine destek olmanın da bulunduğuna işaret eden Çavuşoğlu, en önemli hedefin eğitimin tüm paydaşlarıyla, ülkeye hizmet edebilmek adına 10 yıllın bir stratejik plan hazırlamak olduğunu vurguladı.

Hazırlayacakları planın ülkenin tüm iş kollarına insan yetiştiren bir eğitim sistemini içermesini istediklerini dile getiren Çavuşoğlu,  “İstediğimiz okuyan ve mesleği olmayan insanlar değil, mesleği olan çok okuyan insanlar yetiştirmektir” dedi.

Çavuşoğlu, Milli Eğitim Yasası’nın hedefinde olduğu gibi sağlıklı, soran, sorgulayan, sorgulanmaya açık, mutlu insanlar yetiştirmek istediklerini söyledi.

Haber: Gözde Süreç Sarı /TAK

Güncel

“Polise büyük görev düşüyor”

Lefkoşa Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, “partisinin yola çıkarken verdiği sözlerden taviz vermeden, ülkenin imkanları ölçüsünde bazı şeyleri değiştirerek, bazı şeyleri düzelterek yoluna devam ettiğini” söyledi.

Manavoğlu, sonunda kaybetmek bile olsa savunulan değer ve olgulardan taviz vermeyeceklerini, eski siyaset anlayışını değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdi.

HP Milletvekili Manavoğlu, yazılı bir açıklama yaparak, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

“RUMLAR VETO VE OY GÜCÜYLE AB’Yİ TEHDİT EDİYOR”

Doğu Akdeniz’deki sondaj krizini yorumlayan Manavoğlu, son yaşananların, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın “Artık farklı işbirliklerine gitmeliyiz” söyleminin haklılığını kanıtladığını ifade etti.

Manavoğlu, şöyle devam etti:

“Gelinen durumda artık çözüm olayını Rum kesiminin kilitlediği aşikardır. Kıbrıslı Türkler eğitim konusunda tutucu davranmadı; din ve ahlak bilgisi konusundaki bilgileri doğru harmanladı. O yüzden biz çok şanslıyız ama Rum kesimindeki insanların böyle bir şansı olmadı. Kilise Kıbrıs meselesinin peşini bırakmıyor. Türklere küçücük bir hak veren lider aforoz ediliyor neredeyse. O yüzden bunu konuşmayı, dillendirmeyi dahi düşünemezler. Kıbrıs Rum kesiminde yaşayanların büyük çoğunluğu Türklere herhangi bir imtiyaz verilmesini kesinlikle kabul etmiyor. Böyle bir yapıyı masaya oturup çözmenin imkanı yoktur. Bunu çözmek için dışarıdan başka dürtüler olması lazım. Avrupa Birliği bunu yapacak güce sahipti. Geçen gün yapılan açıklamadan anlıyoruz ki; Kıbrıs Rum ve Yunan lobisi AB’ye ciddi bir baskı yapıyor. Avrupa Birliği’nin bütün karar mekanizmasını etkilediği için AB’ye tehdit unsuru olarak Kuzey Kıbrıs’ın şu an Türkiye’ye vermiş olduğu sondaj iznini kullanıyorlar. Aslında üyelerin veto ve oy güçlerini kullanarak bir çeşit tehdit yapıyorlar.”

Manavoğlu, Annan Planı döneminde Türk tarafının “evet”inden sonra AB’nin Rumlara; “Siz ‘hayır’ dediniz ve buradaki çözümsüzlüğü sürdürdünüz. Sınır ve çözümsüzlük problemi olan bir ülkeyi üye olarak kabul edemem” demesi ve çözüm kapısını aralaması gerektiğini ancak o dönemde bunun yapılmamasının, Kıbrıslı Türkleri dışlamak ve o dönem güçlenen Türkiye’yi durdurma amaçlı olduğunu belirtti.

Manavoğlu, şöyle devam etti:

“Hem Ortadoğu’ya hem Avrupa’ya yakın köprü görevi gören birçok değerli bir toprak parçası. Böyle bir ülkenin önünü kesmezsen gün gelir başına bela olur diye düşündü. Gerçi o günlerde geldi galiba. Ne kadar AB’ye almasalar da ABD S-400’ler üzerinden çeşitli ambargolarla tehdit etse de Türkiye seneler önce KKTC’nin Rum kesimine yapılan teklifin geri çevrilmesinden sonra çok doğru bir hareket yaparak sondaj gemilerini hazırladı. Rum kesimine komite teklifi Derviş Eroğlu zamanında yapılmıştı. O teklifi hazırlayan da o dönem Eroğlu’nun müzakerecisi olan Sayın Kudret Özersay’dır. Bugün konuşulan komite teklifinin çerçevesini çok önceden Kudret Özersay çizmişti. Sayın Akıncı da bu teklifi sundu. İlk teklifi Rum tarafı kabul etmiş olsaydı, bugün Türkiye’nin sondaj gemileri orada olmayacaktı. Kabul etmemeleri çok büyük dezavantajlarına oldu. Bizim stratejimizin de doğruluğunu kanıtladı. Madem siz bizimle masaya oturmuyorsunuz varlığımızı kabul etmiyorsunuz., o zaman biz de garantörümüz ve tek müttefikimizle birlikte gerekli önlemi alacağız denildi. Sonraki seneler içinde de bu yatırımlar yapıldı. Bu hazırlığı Türkiye o zamandan yapmaya başladı. Rum kesimi bence o zaman büyük bir hata yaptığını anladı diye düşünüyorum.”

“POLİSE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”

Gülşah Sanver Manavoğlu, ülkede suç oranlarının artması konusuna da değindi.

“Nüfusun değişmesi, kaçakların artması, değişik ihtiyaçlardan dolayı işçi olarak getirilip başıboş bırakılan bir kesimin olmasının” bunda etkin unsurlar olarak gördüğünü belirten HP milletvekili Manavoğlu, bu konuda polise büyük görev düştüğünü kaydetti.

Rum kesimiyle aramızdaki sınıra rağmen ciddi bir uyuşturucu geçişi olduğunu söyleyen Manavoğlu, “Rum kesiminde bonzai üretilip bizim tarafa satılmasına göz yumulduğunu duyuyoruz. Geçişin kolay yapıldığı, organize olduğu bölgelerde daha fazla kontrol edilmesi lazım. Polisin bir dönem varlık göstermemesi, suç oranında artışa neden oldu. Suç oranını en aza indirmek istiyorsak otorite açısından ülkemize sahip çıkmamız gerekir. Polisin rolü çok büyüktür. Düzenli baskın ve kontrollerin yapılması lazım. Herkes suç işlediğinde başına ne geleceğini hatırlayacak.” Diye konuştu.

“MİLLETVEKİLİ GÖREV SÜRESİ 10 YILLA SINIRLANMALI, BAKANLAR TEKNOKRAT ATANMALI”

Halkın Partisi Lefkoşa Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, sistem değişikliği konusuna da değindi.

Şu an çeşitli sebeplerle Başkanlık sisteminin kabul görmesinin zor olacağını ama  yapılacak üç düzenlemeyle ülkenin önünü açmanın mümkün olabileceğini ifade eden Manavoğlu, bunun partisinin değil kendi düşüncesi olduğunu kaydetti.

Manvoğlu, milletvekillerinin görev süresinin 10 yılla sınırlanması, bakanların hepsinin teknokrat olarak atanması sağlanırsa başkanlık sistemini konuşmaya gerek kalmayacağını vurguladı. Manavoğlu, Meclis’in açılış tarihinin de 1 Eylül olması gerektiğine inandığını ifade etti.

Devamını oku

Güncel

20 Temmuz’da şehit olanlar için cuma günü tüm camilerde mevlit okutulacak

Erenköy Mücahitler Derneği ile TMT Mücahitler Derneği, 20 Temmuz Barış Harekatı’nda şehit olanlar için Cuma günü öğle namazından önce KKTC’deki tüm camilerde mevlit okutacak.

Konuyla ilgili açıklama Erenköy Mücahitler Derneği Başkanı Mustafa Arıkan ile Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkanı Yılmaz Bora imzasıyla yapıldı.

Arıkan ve Bora,20 Temmuz’da şehit olan silah arkadaşları için Mevlidi Şerif okutulacağını kaydetti.

Devamını oku

Güncel

Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun KOP’a üyeliği yeniden gündemde

Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun (KTFF), Kıbrıs Rum Futbol Federasyonu’na (KOP) üyeliği konusunun, Zürih Anlaşması’nın imzalanmasının üzerinden 6 yıl geçtikten sonra, şu günlerde yeniden gündeme geldiği bildirildi.

Politis gazetesi, elde ettiği bilgilere dayanarak, Kıbrıslı Türk futbol kulüplerinin son günlerde federasyona konuyla ilgili baskı yaptıklarını; ancak henüz taraflar arasında resmi herhangi bir görüşme yapılmadığını ve KOP’a yönelik herhangi bir girişimde bulunulmadığını yazdı.

Gazete, edindiği bilgilere göre Kıbrıslı Türk futbol kulüplerinin ilk etaptaki hedefinin, Rum takımlarla veya UEFA onayıyla farklı ülkelerin takımlarıyla dostluk maçları yapmak olduğunu ve bu perspektifin, Kıbrıslı Türk futbol kulüplerine gelir sağlayacağını kaydetti.

Kıbrıslı Türk futbol kulüpleri tarafından her ne kadar resmi bir girişim yapılmadıysa da, yetkililerin “ağız yokladığını” belirten gazete, Kıbrıs Türk futboluna uygulanan ambargonun kaldırılması ve KTFF ile Kıbrıslı Türk futbol kulüplerinin KOP’a üye olabilmesi için KTFF ile KOP arasında 2013 yılında imzalanan anlaşma taslağının hala geçerli olduğunu anımsattı.

RUM FUTBOLCULAR EKONOMİK SEBEPLERDEN ÖTÜRÜ KIBRISLI TÜRK KULÜPLERDE OYNAMAYI TERCİH ETMİYOR

Gazete, bir diğer haberinde ise, Rum futbolcuların ekonomik sebeplerden ötürü Kıbrıslı Türk futbol kulüplerinde oynamayı tercih etmediğini yazdı.

Son 2 sezondur Kıbrıslı Türk futbol kulüplerinde oynayan hiç Rum futbolcu bulunmadığına dikkat çeken gazete, 2012-2017 yılları arasında her yıl ortalama 4 Rum futbolcunun KKTC’ye geldiğini; ancak Türk Lirası’nın değer kaybetmesi nedeniyle, bu durumun artık söz konusu olmadığını kaydetti.

Kaynak: TAK

Devamını oku

Çok Okunanlar

Copyright © 2017 Gazetda Haber Sitesi