Takip Edin

Güncel

Basın-Sen’den Zaroğlu ile ilgili açıklama: Tehditlerine karşı sessiz kalacak değiliz

Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Başkanı Ali Kişmir, Yeniden Doğuş Partisi (YDP) milletvekili Bertan Zaroğlu’nun açıklamalarıyla yargıya, hukuka, yasalara ve toplumun kültürüne meydan okuduğunu, gazetecileri hedef gösterdiğini kaydederek, “Tehditlerine karşı sessiz kalacak değiliz” dedi.

Kişmir, Bertan Zaroğlu’nun dün sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamaları eleştirerek, Zaroğlu’nun tavırlarının “küstah”, “küfürbaz”, “faşist”, “ırkçı” ve “hadsiz” olduğunu savundu.

Ali Kişmir, yaptığı yazılı açıklamada Zaroğlu’nu, “Kıbrıs düşmanlığı, Türkiyeli – Kıbrıslı ayrımı yapmak ve toplumu kutuplaştırmakla” suçladı, bu tavırların toplumda huzursuzluk yarattığını, artık bardağın taştığını belirtti.

Kişmir, “Zaroğlu şunu net olarak bilmelidir ki, onun tehditleri biz basın emekçilerini sindiremez. Hedef gösterdiği gazetecilere ve/veya yayın organlarına karşı yapılacak olan en ufak bir faşist girişimin sorumlusu bu zat olacak” ifadelerini kullandı.

Kişmir, Basın Emekçileri Sendikası ile bağlı bulunduğu Sendikal Platform’un bu konuda birlikte hareket edeceğini de kaydetti.

Ali Kişmir, Yeniden Doğuş Partisi’nin ve bazı kesimlerin Zaroğlu’nu destekler nitelikte açıklamalar yapmasını da eleştirdi.

Zaroğlu’nun, “vatandaşlığı, askerlik yapmayışı ve dokunulmazlığı” konusunda da eleştirilerde bulunan Kişmir, hükümetten, YDP’li vekilin “vatandaşlık konusunu masaya yatırmasını, araştırma yapılmasını, vatandaşlığına ve vekilliğine son verilmesini” istedi.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye olmalısınız Giriş

Yorum Yaz

Güncel

“Polise büyük görev düşüyor”

Lefkoşa Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, “partisinin yola çıkarken verdiği sözlerden taviz vermeden, ülkenin imkanları ölçüsünde bazı şeyleri değiştirerek, bazı şeyleri düzelterek yoluna devam ettiğini” söyledi.

Manavoğlu, sonunda kaybetmek bile olsa savunulan değer ve olgulardan taviz vermeyeceklerini, eski siyaset anlayışını değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdi.

HP Milletvekili Manavoğlu, yazılı bir açıklama yaparak, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

“RUMLAR VETO VE OY GÜCÜYLE AB’Yİ TEHDİT EDİYOR”

Doğu Akdeniz’deki sondaj krizini yorumlayan Manavoğlu, son yaşananların, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın “Artık farklı işbirliklerine gitmeliyiz” söyleminin haklılığını kanıtladığını ifade etti.

Manavoğlu, şöyle devam etti:

“Gelinen durumda artık çözüm olayını Rum kesiminin kilitlediği aşikardır. Kıbrıslı Türkler eğitim konusunda tutucu davranmadı; din ve ahlak bilgisi konusundaki bilgileri doğru harmanladı. O yüzden biz çok şanslıyız ama Rum kesimindeki insanların böyle bir şansı olmadı. Kilise Kıbrıs meselesinin peşini bırakmıyor. Türklere küçücük bir hak veren lider aforoz ediliyor neredeyse. O yüzden bunu konuşmayı, dillendirmeyi dahi düşünemezler. Kıbrıs Rum kesiminde yaşayanların büyük çoğunluğu Türklere herhangi bir imtiyaz verilmesini kesinlikle kabul etmiyor. Böyle bir yapıyı masaya oturup çözmenin imkanı yoktur. Bunu çözmek için dışarıdan başka dürtüler olması lazım. Avrupa Birliği bunu yapacak güce sahipti. Geçen gün yapılan açıklamadan anlıyoruz ki; Kıbrıs Rum ve Yunan lobisi AB’ye ciddi bir baskı yapıyor. Avrupa Birliği’nin bütün karar mekanizmasını etkilediği için AB’ye tehdit unsuru olarak Kuzey Kıbrıs’ın şu an Türkiye’ye vermiş olduğu sondaj iznini kullanıyorlar. Aslında üyelerin veto ve oy güçlerini kullanarak bir çeşit tehdit yapıyorlar.”

Manavoğlu, Annan Planı döneminde Türk tarafının “evet”inden sonra AB’nin Rumlara; “Siz ‘hayır’ dediniz ve buradaki çözümsüzlüğü sürdürdünüz. Sınır ve çözümsüzlük problemi olan bir ülkeyi üye olarak kabul edemem” demesi ve çözüm kapısını aralaması gerektiğini ancak o dönemde bunun yapılmamasının, Kıbrıslı Türkleri dışlamak ve o dönem güçlenen Türkiye’yi durdurma amaçlı olduğunu belirtti.

Manavoğlu, şöyle devam etti:

“Hem Ortadoğu’ya hem Avrupa’ya yakın köprü görevi gören birçok değerli bir toprak parçası. Böyle bir ülkenin önünü kesmezsen gün gelir başına bela olur diye düşündü. Gerçi o günlerde geldi galiba. Ne kadar AB’ye almasalar da ABD S-400’ler üzerinden çeşitli ambargolarla tehdit etse de Türkiye seneler önce KKTC’nin Rum kesimine yapılan teklifin geri çevrilmesinden sonra çok doğru bir hareket yaparak sondaj gemilerini hazırladı. Rum kesimine komite teklifi Derviş Eroğlu zamanında yapılmıştı. O teklifi hazırlayan da o dönem Eroğlu’nun müzakerecisi olan Sayın Kudret Özersay’dır. Bugün konuşulan komite teklifinin çerçevesini çok önceden Kudret Özersay çizmişti. Sayın Akıncı da bu teklifi sundu. İlk teklifi Rum tarafı kabul etmiş olsaydı, bugün Türkiye’nin sondaj gemileri orada olmayacaktı. Kabul etmemeleri çok büyük dezavantajlarına oldu. Bizim stratejimizin de doğruluğunu kanıtladı. Madem siz bizimle masaya oturmuyorsunuz varlığımızı kabul etmiyorsunuz., o zaman biz de garantörümüz ve tek müttefikimizle birlikte gerekli önlemi alacağız denildi. Sonraki seneler içinde de bu yatırımlar yapıldı. Bu hazırlığı Türkiye o zamandan yapmaya başladı. Rum kesimi bence o zaman büyük bir hata yaptığını anladı diye düşünüyorum.”

“POLİSE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”

Gülşah Sanver Manavoğlu, ülkede suç oranlarının artması konusuna da değindi.

“Nüfusun değişmesi, kaçakların artması, değişik ihtiyaçlardan dolayı işçi olarak getirilip başıboş bırakılan bir kesimin olmasının” bunda etkin unsurlar olarak gördüğünü belirten HP milletvekili Manavoğlu, bu konuda polise büyük görev düştüğünü kaydetti.

Rum kesimiyle aramızdaki sınıra rağmen ciddi bir uyuşturucu geçişi olduğunu söyleyen Manavoğlu, “Rum kesiminde bonzai üretilip bizim tarafa satılmasına göz yumulduğunu duyuyoruz. Geçişin kolay yapıldığı, organize olduğu bölgelerde daha fazla kontrol edilmesi lazım. Polisin bir dönem varlık göstermemesi, suç oranında artışa neden oldu. Suç oranını en aza indirmek istiyorsak otorite açısından ülkemize sahip çıkmamız gerekir. Polisin rolü çok büyüktür. Düzenli baskın ve kontrollerin yapılması lazım. Herkes suç işlediğinde başına ne geleceğini hatırlayacak.” Diye konuştu.

“MİLLETVEKİLİ GÖREV SÜRESİ 10 YILLA SINIRLANMALI, BAKANLAR TEKNOKRAT ATANMALI”

Halkın Partisi Lefkoşa Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, sistem değişikliği konusuna da değindi.

Şu an çeşitli sebeplerle Başkanlık sisteminin kabul görmesinin zor olacağını ama  yapılacak üç düzenlemeyle ülkenin önünü açmanın mümkün olabileceğini ifade eden Manavoğlu, bunun partisinin değil kendi düşüncesi olduğunu kaydetti.

Manvoğlu, milletvekillerinin görev süresinin 10 yılla sınırlanması, bakanların hepsinin teknokrat olarak atanması sağlanırsa başkanlık sistemini konuşmaya gerek kalmayacağını vurguladı. Manavoğlu, Meclis’in açılış tarihinin de 1 Eylül olması gerektiğine inandığını ifade etti.

Devamını oku

Güncel

20 Temmuz’da şehit olanlar için cuma günü tüm camilerde mevlit okutulacak

Erenköy Mücahitler Derneği ile TMT Mücahitler Derneği, 20 Temmuz Barış Harekatı’nda şehit olanlar için Cuma günü öğle namazından önce KKTC’deki tüm camilerde mevlit okutacak.

Konuyla ilgili açıklama Erenköy Mücahitler Derneği Başkanı Mustafa Arıkan ile Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkanı Yılmaz Bora imzasıyla yapıldı.

Arıkan ve Bora,20 Temmuz’da şehit olan silah arkadaşları için Mevlidi Şerif okutulacağını kaydetti.

Devamını oku

Güncel

Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun KOP’a üyeliği yeniden gündemde

Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun (KTFF), Kıbrıs Rum Futbol Federasyonu’na (KOP) üyeliği konusunun, Zürih Anlaşması’nın imzalanmasının üzerinden 6 yıl geçtikten sonra, şu günlerde yeniden gündeme geldiği bildirildi.

Politis gazetesi, elde ettiği bilgilere dayanarak, Kıbrıslı Türk futbol kulüplerinin son günlerde federasyona konuyla ilgili baskı yaptıklarını; ancak henüz taraflar arasında resmi herhangi bir görüşme yapılmadığını ve KOP’a yönelik herhangi bir girişimde bulunulmadığını yazdı.

Gazete, edindiği bilgilere göre Kıbrıslı Türk futbol kulüplerinin ilk etaptaki hedefinin, Rum takımlarla veya UEFA onayıyla farklı ülkelerin takımlarıyla dostluk maçları yapmak olduğunu ve bu perspektifin, Kıbrıslı Türk futbol kulüplerine gelir sağlayacağını kaydetti.

Kıbrıslı Türk futbol kulüpleri tarafından her ne kadar resmi bir girişim yapılmadıysa da, yetkililerin “ağız yokladığını” belirten gazete, Kıbrıs Türk futboluna uygulanan ambargonun kaldırılması ve KTFF ile Kıbrıslı Türk futbol kulüplerinin KOP’a üye olabilmesi için KTFF ile KOP arasında 2013 yılında imzalanan anlaşma taslağının hala geçerli olduğunu anımsattı.

RUM FUTBOLCULAR EKONOMİK SEBEPLERDEN ÖTÜRÜ KIBRISLI TÜRK KULÜPLERDE OYNAMAYI TERCİH ETMİYOR

Gazete, bir diğer haberinde ise, Rum futbolcuların ekonomik sebeplerden ötürü Kıbrıslı Türk futbol kulüplerinde oynamayı tercih etmediğini yazdı.

Son 2 sezondur Kıbrıslı Türk futbol kulüplerinde oynayan hiç Rum futbolcu bulunmadığına dikkat çeken gazete, 2012-2017 yılları arasında her yıl ortalama 4 Rum futbolcunun KKTC’ye geldiğini; ancak Türk Lirası’nın değer kaybetmesi nedeniyle, bu durumun artık söz konusu olmadığını kaydetti.

Kaynak: TAK

Devamını oku

Çok Okunanlar

Copyright © 2017 Gazetda Haber Sitesi