Takip Edin

Güncel

“Geri adım atmayacağız. Herkes hesap verebilmeli”

Halkın Partisi (HP) Genel Sekreteri Yenal Senin, “Dokunulmazlık ve Şeker Sigorta’da olduğu gibi; bildiğimiz tüm konularda irademizi ortaya koyuyoruz. Koymaya da devam edeceğiz. Geri adım atmayacağız. Herkes hesap verir konumda olmalı. Temennim böyle olayların hiç olmamasıdır ama olursa da iz üstündeyiz.” dedi

Senin, Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik daha net bir açıklamanın tahmini olarak bir ay içinde yapılabileceğini kaydetti.Senin, “Tüm görüşler harmanlanacak ve ona göre Parti Meclisi’nde bir karar çıkacak” dedi.

Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle ülkede bir hükümet krizi olmayacağını da belirten Senin, “Bunu birbirimize ve halka yapma lüksümüz yoktur. Ülkeye ekonomik istikrar gerekiyor. Bu ülke bir erken seçimi kaldırır mı çok emin değilim. Şu an bir erken seçim havası da yoktur” şeklinde konuştu.

Senin, katıldığı televizyon programda gündemi değerlendirdi.

Cumhurbaşkanlığı seçimini parti içinde konuştuklarını belirten HP Genel Sekreteri Yenal Senin, partideki her üyenin eşit söz söyleme hakkına sahip olduğunu vurguladı.

Senin, “Genişletilmiş parti meclisi toplantısı yaptık. Daha önce de parti kurucu üyeleriyle parti meclisi toplantısı yaptık. Geçen hafta parti merkez yürütme organı üyeleri her biri farklı ilçelere giderek ilçe yönetim kurullarıyla görüşme yaptı” dedi.

Tüzük gereği kararı Parti Meclisi’nin vereceğini anımsatan Senin, “Tüm görüşler harmanlanacak ve ona göre Parti Meclisi’nde bir karar çıkacak. Tahmini bir ay içinde daha net bir şey söylemek mümkün olacak” konuştu.

“KUDRET ÖZERSAY BİÇİLMİŞ KAFTANDIR”

Senin, şu değerlendirmelerde de bulundu:

“Karakteriniz, duruşunuz, diplomasi yeteneğiniz, müzakerecilik geçmişiniz, tecrübeniz, dinamik olmanız önemlidir. Bu değerlere baktığınızda, benim ve çoğu insan için, tıpkı 2015’te de bu mesajı gördüğümüz gibi, Kudret Özersay biçilmiş kaftandır. Gönlümde yatan aslan bellidir. Halkın Partisi, seçime girerse kazanma potansiyeli en yüksek partilerden biridir. Başkan Kudret Özersay en güçlü adaylardan biridir. Bunu sokaktaki vatandaş söylüyor. Kudret Özersay bu seçime girer ve kazanırsa bu ülkede bir şeyler değişecektir. Cumhurbaşkanlığı makamında da farklı bir durum söz konusu olacak. Cumhurbaşkanlığının anayasal yetkilerinin daha çok kullanıldığı, ülkenin iç konularına duyarlılığın daha fazla olduğu, dış politikada daha görünür olduğu bir dönemi göreceğimizi ümit ederim. Geçtiğimiz dönem de bunu gösteriyor. Beklentim bu yöndedir. Farklı işbirliği modellerinin konuşulacağı bir döneme de girilecektir.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yarına dikkat! Çok kuvvetli yağış geliyor

Genel Başkan Kudret Özersay’ın seçimi kazanması halinde HP’nin pozisyonunda bir değişiklik olmayacağını da kaydeden Genel Sekreter, partinin programına sadık şekilde siyaset sahnesinde olmaya devam edeceğini belirtti.

Senin, hükümete hangi siyasi parti gelirse gelsin bir yıpranma süreci yaşayacağını, yapılamayan ya da geç kalınan her konunun partinin aleyhine olabileceği gibi icraatların bir artıya dönüşebileceğini kaydetti.

“KIBRIS TARİHİNDE İLK KEZ BU KADAR PROAKTİF BİR DIŞİŞLERİ BAKANI GÖRDÜK..”

Kıbrıs tarihinde ilk kez bu kadar proaktif bir Dışişleri Bakanı gördüklerini söyleyen Senin, “Ortaya argüman koyan, dış temaslarda bulunan, doğalgaz sürecinde inisiyatif alan, Maraş konusunda atılım yapan, Güney’le işbirliği konusunda girişimlerde bulunan bir Dışişleri Bakanımız var. Bunu toplum da görüyor. Yıpranma olur ama kazanma da olur” dedi.

“ANKETLERLE İLGİLİ ÇOK YORUM YAPMIYORUM”

Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik yapılan anketlere çok takılmadığını söyleyen Senin, şunları da ekledi.

“Bunu 2015’te de yaşadık; yüzde 4-7 bandında gösterirken sonuç yüzde 21,5 oldu. ‘Halkın Partisi sosyal medyada doğdu o nedenle çok oy almayacak, sandığa yansımayacak’ denildi, yüzde 17,5 oranında oy aldı. Anketlerle ilgili bu nedenle çok yorum yapmıyorum. Biz de anket yapıyoruz. Bu toplumu daha iyi tanıyan, bu toplumun yetiştirdiği insanlarla çalışıyoruz. Veriler geliyor. Elimizdeki veriler iyi bir noktada olduğumuzu ve belli bir kesime doğrudan hitap ettiğimizi gösteriyorsa bu bizi memnun eder. Burada durmak da yeterli değildir, hep bir adım daha öteye nasıl gidebiliriz onu düşünmek lazım.”

“CUMHURBAŞKANLIĞI NEDENİYLE ÜLKEDE BİR HÜKÜMET KRİZİ OLMAZ”

Her parti gibi UBP’nin de bir aday çıkarabileceğini bunu bir hükümet krizine bağlamayı doğru bulmadığını söyleyen Genel Sekreter, hükümette zaman zaman doğal olarak farklı sesler olsa da, uyumlu bir süreç yaşandığını belirtti:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Geçişler Rahatlayacak

Senin, “Cumhurbaşkanlığı nedeniyle ülkede bir hükümet krizi olmaz. Bunu birbirimize ve halka yapma lüksümüz yoktur. Ülkede ekonomik istikrar gerekiyor. Bu ülke bir erken seçimi kaldırır mı çok emin değilim. Şu an bir erken seçim havası da yoktur” dedi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI KONUSUNDA DA BENZER BİR KARA PROPAGANDA YAPILIYOR”

“Dörtlü koalisyonun Türkiye’nin isteği üzerine bozulduğunu, UBP ve HP’nin Cumhurbaşkanlığı özelinde anlaştığını, Türkiye’nin hemen kaynak akışını sağlayacağını” iddia edeni bir güruh olduğunu da söyleyen Senin, Cumhurbaşkanlığı konusunda da benzer bir kara propaganda yapıldığını belirtti.

Senin, “İlk günden söyledik; biz Cumhurbaşkanlığı seçimini iki parti arasında müzakere konusu etmedik. Müzakerelerin hepsinde bulundum ve bu konunun asla konuşulmadığını söyledim ama bu da manipüle edildi. Günün sonunda; söylemlerimizin doğru olduğu ortaya çıktı” dedi.

Yenal Senin, 2020’deki projeler için daha fazla katkıya ihtiyaç olduğunu da söyledi.

“GÜVENLİ YOLLAR BAĞLAMINDA ADIM ATMAMIZ GEREK. BU KONUYU BİRAZ DAHA İYİ ÇALIŞACAĞIZ”

Senin şunları ekledi:

 “Son zamanlarda artan trafik nüfusu ve trafik kazaları bizi daha güvenli yollar bağlamında adım atmamız gerektiğini gösteriyor. Bu konuyu biraz daha iyi çalışacağız. Konu sadece Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’yla ilgili de değildir. Girne’deki okul eksikliği yıllardır söyleniyor. Sağlıktaki durum, ilaç alımındaki sıkıntılar ortadadır. Kısaca kamuya hizmet edilen her alanda belli başlı sıkıntılar var. Turizmle, yükseköğretimle, adil vergi sistemiyle mali gelir kaynağını artırmak zorundayız.”

Verdikleri sözlerin arkasında olduklarını söyleyen Genel Sekreter, hükümetin 300 günlük bir proje ve vizyon ortaya koyduğunu hatırlatarak, bahsi geçen konuların takipçisi olduklarını vurguladı.

“EN ÖNEM VERDİĞİMİZ YASA KAMU REFORMUDUR”

Senin, şu açıklamalarda da bulundu:

“Parti içinde de gerekli baskıları yapıyoruz. İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, İkamet ve Vizeler Tüzüğü’nü 56 yıl sonra revize edebildi ve hayata geçti. Bunun yanı sıra ‘Nerden Buldun Yasası’ olarak bilinen Mal Beyanında bulunma yasasının çalışmalarını hukukçularımızla tamamladık. 2020 bitmeden bunun geçmesini istiyoruz. En önem verdiğimiz yasa kamu reformudur. Her seçimde seçim manifestolarına yazılır, hiç değişmez, 5 yıl sonra başka bir seçimde yeniden yazılır. Biz bu ezberi istemiyoruz. Biz bu göreve bunun için gelmedik. Sözümüzü tuttuğunuz kadar bu siyasette kalırsınız. Kamu reformu komitesinin başkanı Jale Refik Rogers’tır ve canla başla çalışıyor. 2020 hedef projemizdir, hükümet programında birinci madde olarak yer alıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Uyuşturucu satıcılarına bir yıl hapis

Bir diğer önem verdiğimiz proje de belediyeler reformudur. Evet belki tepki olacak ama 28 belediye var. Popülizmden dolayı plansız şekilde yapılan, gelir dağılımı hiç düşünülmemiş. 2020’de borcu olan belediyelere yapılacak katkı bloke olacak. 2020 Ocak sonu belediyelerde kriz bekliyoruz. Biz radikal değişiklik yapılması gerektiğini, böyle gitmeyeceğini daha önce de söylemiştik. Reform kaçınılmazdır.”

“GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

Genel Sekreter Senin, şu değerlendirmede de bulundu:

“Dokunulmazlık ve şeker sigortada olduğu gibi; bildiğimiz tüm konularda irademizi ortaya koyuyoruz. Koymaya da devam edeceğiz. Geri adım atmayacağız. Herkes hesap verir konumda olmalı. Temennim böyle olayların hiç olmamasıdır ama olursa da iz üstündeyiz.”

Güncel

“Türkiye ile her konuda aynı şeyi düşünmek zorunda değiliz”

Bütçe görüşmelerinin ikinci gününde kürsüye çıkan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

“Son dönemde bazı kavramları ortak kullanmaya başladık. Bunlardan ne anladığımız farklı olabilir ama kullanılan kavramlar benzeşmeye başladı. Bunlardan biri ‘kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratmak’ diğeri de ‘statüko’… Statüko daha önce çözüm konusunda istekli olanların sözcüğüyken şimdi farklı kesimler tarafından da dillendirilen bir sözcüğe dönüştü. Statüko denen şeyi tanımlarsak yol hattını da oluşturabiliriz. Statüko dediğimiz şey adada bir çözüme ulaşılamamış olması ve BM’nin sürekli olarak sürdürülemez dediği şeydir. Bunun yansımaları da en azından bizim açımızdan öngörülemez bir durumun devamlılığı, dünya ile arzu ettiğimiz biçimde buluşamamak, diyaloğu geliştirememek ve uluslararası hukukun çerçevesi içerisine bir türlü girememektir.”

“Daha somut tabirle içinde bulunduğumuz koşullar doğrudan ticaret yapamama, direkt uçuşların olmaması, Maraş’ın onlarca yıldır kapalı kalması, kültür, sanat insanlarımızın, sporcularımızın uluslararası alanda kendilerini göstermekte zorluklarla karşılaşması. Yükseköğretim kurumlarımızın yine bir sürü problemle karşı karşıya kalması.”

“Bunu değiştirmek konusunda hemfikir miyiz? Görebildiğim aynen devam etsin diyen biri yok. O zaman rasyonel gözle bakmamız lazım ve bu statükoyu nasıl değiştirebiliriz konusunda fikrilerimizi yarıştırmamız lazım.”

“Rumlar çözüm olmasa da AB’ye gireceklerini düşünerek oy kullandılar ve hayır dediler. Statüko olduğu gibi kaldı. Bugünkü koşullarda doğrudan ticaret yapamıyoruz, turizmin ihtiyacı olan direkt uçuşlar konusunu çözmüş değiliz. Statüko buysa ve bugüne kadar değiştirilemediyse ne yapmamız gerekir konusu temel sorudur.”

“Cumhurbaşkanlığı makamı BM şemsiyesi altında toplum liderliği makamıdır. Bunun üzerinden çok daha proaktif olmak zorundayız. Elimiz güçsüz değil, Maraş konusunda bir şeylerin değişmesi gerektiği ortadır. BM ile kararları istişare ve müzakere etme zeminimiz vardır.”

“Temel derdimiz Kıbrıs Türk halkının varoluşunu, kimliğini, kültürünü geleceğe taşıma gailesidir. En önemli meselemiz budur. Bunu öteye taşıyıp Kıbrıslı Türkleri özne kılacaksak kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratmalıyız. Bu olmadığı müddetçe kendi kararlarımızı kendi organlarımızla olması gerektiği biçimde veremeyeceğimiz ortadadır.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yarına dikkat! Çok kuvvetli yağış geliyor

“Kapsamlı çözüme ulaşamadığımız koşullarda çözüme adım adım ilerleme yolunda adım atmamız lazım. Zaman zaman tek taraflı, zaman zaman GYÖ ile gerçekleşir ama hepsini bütün dünya ile konuşarak yapmak mümkündür.”

“Türkiye ile KKTC her konuda aynı şeyi düşünmek zorunda değildir. Geçmişte de olmadı. Lokmacı Barikatı’nın açılması sırasında yaşananları hatırlayın ama asla diyalog kopmadı ve ekonomik açıdan büyük fayda sağlayan kapı açıldı.”

“Yürümemiz gereken yol rasyonel düşünüldüğünde çok net biçimde karşımızda duruyor. Sonuca ulaşamadığımız noktada hem çözüm irademizi hem de hak ettiklerimizi, haklı taleplerimizi anlatmak gerekir.”

“Cumhurbaşkanlığı makamını daha efektif kullanmamız gerekiyor. Hükümetler olarak siyasi istikrar sorunumuz var ve 12 – 13 aylık hükümetlerle bu işlere odaklanamıyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamının yürütme yetkisi ve görevi başlığı altında yazanları tartışmaya ihtiyacımız var. Kamu işlerinin kesintisiz ve düzenle sağlaması gerektiğini konuşmamız gerekiyor. Anayasanın 111 maddesinde güvenlik sorunu tartışılırken Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’nun başında cumhurbaşkanının bulunduğunu, dolayısıyla bu kurulun güvenlikten temel sorumlu kurul olduğunu hatırlamaya ihtiyacımız var. Ekonomi konusunda da cumhurbaşkanının yetkisi vardır. Beş yıl görev yapan bir makam olduğunu düşünürsek ve cumhurbaşkanlığının yetkilerini artırırsak hükümetler değişse bile o kurulların istikrarı ileriye doğru taşınabilecek demektir.”

“Cumhurbaşkanlığı makamı doğrudan halk oyuyla seçilen bir makamdır. Türkiye buna yeni geçti ama bizde 1975’ten beri cumhurbaşkanını halk seçiyor. Cumhurbaşkanı aynı zamanda toplum lideridir ve içinde bulunduğumuz statüko içinde Rum liderliği ile eşitlendiğimiz tek yer burasıdır. O makamda kim oturursa otursun o kişiye yönelik olarak elbette eleştiri yapılabilir ancak sınırların aşıldığı, hakarete, tehide varıldığı noktalarda bu sadece makamda oturan kişi için sorun değil Kıbrıs Türk halkı için sorundur. O hakaretler Kıbrıs Türk halkının iradesine yönelmiş demektir. İçeride de dışarıda da bu hassasiyet önemlidir. Özne olma potansiyelimizin en önemli parçası cumhurbaşkanlığıdır.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Turizm Bakanı Üstel’den çağrı: Kuzey Kıbrıs üzerindeki haksız ulaşım ambargosunu kaldırın

“Ayrıca CTP grubu adına bütçeye oyumuzun ‘evet’ olacağını da açıklamak isterim.”

Devamını oku

Güncel

“Cumhurbaşkanı, toplumu kutuplara ayıran söylemlerden uzak durmalı”

Meclis Genel Kurulu’nda 2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı görüşülmeye devam ediyor.

Meclis Genel Kurulu’nda konuşma yapan HP Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, insan hakları günü olan bugün Kıbrıslı Türklerin haklarını dünyanın görmezden gelmesini eleştirdi.

ıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerini haklarını gasp ettiğini ve dünyanın da bunu görmezden geldiğini belirten Manavoğlu, uluslararası toplumun Kıbrıs’a gönderdiği katkıların yıllardır Rumlar tarafından kullanılmasını da eleştirdi ve bunun sorgulanması gerektiğini söyledi.

Manavoğlu, çözümden kaçan tarafın Rum tarafı olduğuna işaret ederek, “Kıbrıs’ın kuzeyinde farklı şekillerde dile getirsek de hepimiz bir çözüm istiyoruz. Müzakere masalarında harcadığımız bunca zamanda dünyadaki diğer güçler müdahale etmediği sürece kolay değil. Bu nedenle Kıbrıslı Türkler açısından bunu zaman kaybı olarak görüyorum” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti için adadaki Kıbrıs Türk varlığının önemli olduğunu dile getiren Gülşah Sanver Manavoğlu, müzakere süreci devam ederken içinde yaşanılan sistemi sürdürülebilir hale getirmenin yollarının aranması gerektiğini vurguladı.

Manavoğlu, Cumhurbaşkanı’nın tüm halkı kucaklaması gerektiğini de belirterek, Cumhurbaşkanı’nın toplumu kutuplara ayıran söylemlerden uzak durmasının önemli olduğunu söyledi.

Kıbrıslı Türklerin çıkarlarına zarar vermeyecek şekilde konuşulması gerektiğini kaydeden Manavoğlu, bu çıkarların elde edilmesi konusunda daha aktif olunması gerektiğini ifade etti.

Manavoğlu, Kıbrıs konusunda sürekli görüşmeler yapıldığını fakat müzakerelerden sonuç alınmadığını kaydetti.

Kıbrıs sorununun çözülmesi için dış dinamiklerin pozisyon alması gerektiğini dile getiren Manavoğlu, 1571’den beri Kıbrıs’ta Türklerin olduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti için de Türklerin çok önemli olduğunu belirtti.

“Müzakere süreci devam ettiği halde önümüze bakmamız gerekir” diyen Manavoğlu, artık ekonomik olarak ileriye bakılması gerektiğini söyledi.

Manavoğlu, Kıbrıs konusunda Kıbrıslı Türklerin çıkarları konusunda aktif olunması gerektiğini kaydetti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Genel Sağlık Sigortası Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı imzalandı
Devamını oku

Güncel

Lefkoşa’da alt yapıya 11 milyon TL

LTB Başkanı Harmancı, yeni yılda kanalizasyon, yol yapım, kaldırım, su hatları gibi altyapılara 11 Milyon TL, park yapımı sosyal tesisler gibi alanlara da 2,5 milyon TL özkaynak akışı öngörüldüğünü açıkladı

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, bütçe hazırlık çalışmalarını dün itibariyle tamamladıklarını açıkladı.

Harmancı’nın açıklaması şöyle:

“Aylardır süren bütçe hazırlık çalışmalarını dün itibariyle tamamladık. Uzun yıllardır meclis üyelerimizin bir fiil içinde olduğu ve neyi nasıl yapabiliriz birlikte ele aldığımız bir alan bütçe çalışmaları. Üzerimizde her yıl olduğu gibi 2020 yılında da elbette baskı büyük olacak. LTB kadrosu işçi açığı olan ama memuru fazla olan bir yapı, haliyle şubeler daha iyi çalışma gerçekleştirebilmek için işçi taleplerini ortaya koydular, bizler ise 20/25 yıllık bir maceraya atılma yerine bu talepleri yeni istihdam yaratmadan bazı çalışmalarımızı hizmet alımı ile yapmakla çözüm stratejisi ile yeni bütçeyi tasarladık. Elbette önümüzdeki yıl bizim yaratmadığımız ama çözmek zorunda olduğumuz geriye dönük ödeyeceğimiz ihtiyat sandığı, sigorta ve vergi borçları önemli bir zorluk ama başaracağız. Bütçenin ilk kez %60’ın altına düşen personel oranı olumlu tabi yıl sonu gerçekleşen bütçe ile kıyaslamak gen sağlıklı sonucu verecek ama düşen trendimiz devam ediyor.
Kanalizasyon, yol yapım, kaldırım, su hatları gibi altyapılara yaklaşık 11 Milyon Türk lirası, park yapımı sosyal tesisler gibi alanlara da 2,5 milyon TL gibi bir özkaynak akışı öngörülüyor. Yeni açık pazar projesinin yeni maliyeti ile birlikte proje kredisi kullanılarak bitirilmesi gündeme gelecek.
Sanayi bölgesinin altyapı sorunlarının minimize edilmesine yönelik hazırlanan projeler aylar öncesinde Başbakanlık ve afet kurulunun paydaşlarına verilmiş ve bütçe çıkarılması talep edilmişti. Bu bütçeler eğer sağlanmaz ise ayırdığımız altyapı kaynakları ile biz sorunu hafifleteceğiz lakin çok taraflı bu sorunun çözümü için herkesin elini taşın altına koyması en büyük beklentimiz.
70 Milyon TL AB kaynaklı kanalizasyon ana taşıyıcı hat projemiz başladı devam edecek, Lefkoşa’da 2022’de tamamlandığında hayatı değiştireceğine inandığımız AB kaynaklı Kanlıdere yürüyüş ve bisiklet yolu için de 2020 başında dizayn ve yapım ihalesinin çıkması bekleniyor”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Uyuşturucu satıcılarına bir yıl hapis

Devamını oku

Güncel

Yurt odasında uyuşturucuyla yakalandı

Bir üniversite kampüsü içerisinde gerçekleştirilen rutin kontrollerde yurt odası içerisinde uyuşturucu madde bulunan zanlı Abdalla Abdusallam Mohammad tutuklanarak bugün mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Mehmet Sevinç, olguları aktardı. Polis, zanlının 9 Aralık’ta bir üniversite kampüsü içinde yurt odasında güvenlik görevlileri tarafından yapılan rutin kontrolde 6 ayrı foil kağıda sarılı 2 gram ağırlığında hintkeneviri türü olduğuna inanılan uyuşturucu madde bulunduğunu belirtti. Polis, zanlının konu maddeyi ayni gün Gönyeli’de aranan bir şahıstan 400 TL’ye 2 gram olarak satın aldığını itiraf ettiğini söyledi. Polis, tahkikatın salimen yürütülebilmesi için zanlının üç gün tutuklu kalmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Temay Sağer, tahkikatın salimen yürütülebilmesi için zanlının üç gün tutuklu kalmasına emir verdi. Evrim KAMALI)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Uyuşturucu satıcılarına bir yıl hapis
Devamını oku

Güncel

Polislere beraat

Yedidalga – Gemikonağı ana yolu üzerinde 2012 yılı içerisinde kullandığı plakasız dağ motoru ile devriye gezen polisleri fark ederek kaçmaya çalışan ve daha sonra kaza yaparak yaşamını yitiren Aras Kansay’ın kaza yapmasından sorumlu tutulan Polis aracını süren polis memuru Cafer Aygün ve yanında yolcu olan polis memuru Ali Çiftçi, beraat etti.

Polislerin avukatları Mustafa Asena ve Burçin Sertbay, iddia makamının tanıklarının ve şahadetinin sanıkları müdafaaya çağrılmaması veya kendilerini müdafaa edeceklerini gerektirecek inanırlılığın olmadığı gerekçesiyle müdafaa yapılmaksızın beraat etmelerini talep etmişti.

Mahkeme, iki trafik polisini savunmaya davet etmeksizin beraat etmelerine karar verdi. Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkan Nüvit Gazi, Kıdemli Yargıç Şerife Katip ve Yargıç Umut İnan huzurunda itham edilmelerinin ardından yargılanmalarına başlanmıştı. Kazanın, 10 Haziran 2012 tarihinde 19.00 sıralarında Yedidalga – Gemikonağı anayolu üzerinde, Gemikonağı istikametine doğru motosikletle seyreden Aras Kansay’ın polis aracıyla önünün kesildiği ve Kansay’ın yönetimindeki motosikletin anayol dışındaki toprak bankete çıkıp, dengesini kaybederek sağ şeride geçerek, karşı istikametten gelen taksi araca çarpmasıyla meydana geldiği iddia edilmişti. Kansay olay mahallinde yaşamını yitirmişti. Polis aracını süren polis memuru Cafer Aygün ve yanında yolcu olan polis memuru Ali Çiftçi, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu başkasının ölümüne, Yolun sağını muhafaza etmeme, tehlikeli sürüş yapıp kazaya neden olma suçlarından itham edilmişti. Sanıklar suçlamaları kabul etmemişti. Evrim KAMALI)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  “Rumlar, yönetimi ve zenginliği paylaşmak istemiyor. Bu noktada ciddi sıkıntı var"
Devamını oku

Çok Okunanlar