Takip Edin

Genel

Doğru Zamanda Doğru Adımlarla Başaracağız

Halkın Partisi bölge ziyaretleri çerçevesinde hafta sonu Mehmetçik’te vatandaşlarla buluştu. Mehmetçik’in sorunları başta olmak üzere vatandaşların sorunlarının dinlendiği sohbet toplantısı ardından Halkın Partisi Mehmetçik temsilcilik binasının açılışı yapıldı. Mehmetçik’teki sohbet toplantısına yoğun ilgi gösteren vatandaşlardan gelen birçok soruya yanıt veren Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Halkın Partisi’nin ziyaretleri, çalışmaları yanı sıra vatandaşlardan gelen sorular üzerine Kıbrıs Sorunu hakkında da bilgi verdi. Toplantıda İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars da vatandaşları, kırsal kesim arazileri alt yapı çalışmaları ve belediyeler yasa tasarısı hakkında bilgilendirdi. Mehmetçik ziyaretinde Halkın Partisi Genel Sekreteri Yenal Senin, Milletvekilleri Gülşah Sanver Manavoğlu, Hasan Büyükoğlu ve Mesut Genç de hazır bulundu. 

Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay,Mehmetçik de, Kıbrıs Sorunu, garantiler, son zamanlardaki GKRY’nin silahlanması vebölgemizdeki hidrokarbon rezervleri konusunda yaşanan diplomatik gelişmeler hakkında vatandaşları bilgilendirdi. GKRY’nin son zamanlarda silahlanma detaylardan da anlaşılacağı üzere bahse konu adımların savunma maksadını fazlasıyla aşan bir nitelik gösterdiğini belirten Özersay, bu adımların yanı sıra, Rum tarafının ABD’nin GKRY’ye uygulamakta olduğu silah ambargosunu kaldırmak yönünde bir takım girişimler yaptığını ve Washington ziyareti sırasında bunu önlemeye dönük diplomatik temaslar yaptığını ve ABD’nin silah ambargosunun kaldırılması durumunda GKRY’nin silahlanma faaliyetlerini daha da artıracağı ve iki taraf arasında gerginliği tırmandıracağının muhataplara anlatıldığını hatırlattı.

Özersay, “Rum tarafının bu eylemleri, hassas dengelerin bulunduğu adamız ve Doğu Akdeniz’deki güven ve huzur ortamını tehdit ederek güvensizlik ortamının yerleşmesine neden olacağı gibi, Ada’da işbirliğine dayalı bir ortaklık tesis edilmesi felsefesinin içeriğini de boşaltmak anlamına gelmektedir.” Dedi.

Garantiler konusunda da halkımızın müsterih olmasını istiyorum diyen Özersay, geçen haftalarda Antalya’da TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı görüşmede tüm bölgesel gelişmeleri konuştuklarını her konuda istişare içerisinde olunduklarını belirtti. Özersay, “TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Yunan Dışişleri Bakanı GeorgiosKatrugalos’un daha iki gün önce Antalya’da gerçekleştirdikleri ortak basın açıklamasında yaşananlardan da görüldüğü üzere bu konudaki hassasiyetimizin altı çizildi.” Özersay, “bir yandan bölgede savunma maksadını aşan bir silahlanma içine gireceksiniz öte yandan da garantilerin modasının geçtiğini ileri süreceksiniz bu çok gerçekçi ve samimi bir yaklaşım olmaz. Dedi. 

Siyasi eşitlik ve Kıbrıs etrafındaki hidrokarbon rezervlerine ilişkin vatandaşlardan gelen sorular üzerine de Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, siyasi eşitlik ve yönetimde yetkilerin paylaşımı konusunda birçok kez dile getirdiğimiz gibi GKRY maalesef buna hazır görünmüyor. 

Geçmişte bu konularda uluslararası toplumun atmış olduğu hatalı adımlardan dolayı sorunun çözümünden uzaklaşıldığına vurgu yapan Özersay, “2004’te AB tarafından yapılan yanlış ya da AB yetkililerinin Rum tarafının yanlışına ortak oluşu Kıbrıs sorununu yapay bir ‘Avrupa Birliği uyuşmazlığı’ haline getirdi, Rum tarafına verdiği statü ve kendisine güven hissi nedeniyle süreci daha da zorlaştıran bir durum ortaya çıkardı. Şimdi ise Rum tarafının doğalgaz ve petrol girişimiyle Kıbrıs sorunu yine yapay olarak ‘Ortadoğu sorunu haline getirilmektedir. Yani Doğu Akdeniz’de bir adada esasen etnik temele dayalı uluslararası bir uyuşmazlık iken, hem Avrupa hem de Ortadoğu uyuşmazlıklarının içerisine dâhil edilerek Kıbrıs sorunu daha da karmaşık hale sokuluyor. Ortadoğu ülkeleri arasındaki uyuşmazlıklar, mevcut Kıbrıs sorununa ithal edilmiş olacak. Sorunun çözümünü güçleştiren yeni birunsur daha yaratılmış olacak.” Şeklinde açıklamalarının olduğunu hatırlatan Özersay, bugün geldiğimiz noktada sekiz ay önce tekrardan bu yaklaşımların ötesine bakarak “evrimsel işbirliği” modeliyle ve pragmatizmle doğalgaz sorunuaşabileceğimize dikkat çekmiştim. Hatırlayacaksınız; Kıbrıs Rum tarafını özellikle uluslararası şirketler bir noktada durup bizimle işbirliğine zorlarsa bütün düğüm çözülür aslında” demiştim.

2004 yılında büyük bir fırsat kaçırıldığını anımsatan Özersay, “Rumlar’a sen AB üyesi olmak istiyorsan Kıbrıs sorununun çözümünü sağlayacaksın veya Kıbrıslı Türkler’in rızasını alacaksın denilmedi, denilmiş olsaydı bugün çok başka bir yerde olurduk. Şimdi aynısı potansiyel olarak önümüzde duruyor. Bu aşamada ya da doğalgazın pazara çıkma aşamasında, Rumlar’a ya ‘burada risk var biz bunu yapamayız’, ya da ‘gidin Kıbrıslı Türkler’le uzlaşıya varın’ denmesi gerekiyor”.  Üç ay önce ABD temaslarımız çerçevesinde birden fazla düşünce kuruluşuna, doğal gazda işbirliği yapılması gerektiğini, uluslararası toplumun bununşartlarını yaratması gerektiğini ve bunun şirketler aracılığıyla ne şekilde yapılacağını anlatmıştık. Daha önce defaatlesöylediğim gibi “doğalgaz konusu bir çatışma unsuru olsun istemiyoruz ve biliyoruz ki eğer çözümden de önce bu konuda oturup konuşur, işbirliği yapmaya başlarsak o zaman Doğu Akdeniz bölgesi çok daha istikrarlı bir bölge haline gelir. Bu bölgedeki tüm aktörler arasında ticaretin ve işbirliğinin gelişmesi karşılıklı bağımlılık yaratacağından kimse o noktadan sonra çatışma ihtimalini göze alamayacaktır. Bölge barışı için işbirliği ve karşılıklı bağımlılık elzemdir diye düşünüyoruz ve hala bu önerilerimiz geçerlidir.” Dış ilişkiler bağlamında aktif diplomasinin çok önemli olduğunu, Kıbrıs Türk Halkı olarak burada var olduğumuzu, var olacağımızı ve dünyaya söyleyecek sözümüz olduğunu herkes bilmelidir. Bunu diplomasi yoluyla, doğru zamanda doğru adımlarla başaracağız.

Halkın Partisi Mehmetçik Temsilcilik Binasının açılışını yaptı…

Mehmetçik’teki sohbet toplantısından sonra Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Halkın Partisi Genel Sekreteri Yenal Senin, Milletvekilleri Gülşah Sanver Manavoğlu, Hasan Büyükoğlu, Mesut Genç ve Halkın Partisi gönüllüleri Mehmetçik Temsilcilik binasının açılışını yaptı. Açılışta konuşan Özersay, “söz verdiğimiz gibi sadece muhalefette değil, sadece seçim zamanı değil her zaman halkın içinde olmaya, vatandaşı samimiyetle dinlemeye, sorunlara doğru çözüm üretmek için her zaman halkın nabzını tutmaya devam edeceklerini yineledi ve Mehmetçik temsilcilik binasının tüm bölgeye ve halkımıza hayırlı olmasını diledi. 

Genel

KUDRET ÖZERSAY: “KAPALI MARAŞ MESELESİNDE RUM LİDERLİĞİNİ MUHATAP ALMIYORUZ”

Güney’de haftalık olarak yayımlanan Kathimerini gazetesi, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ile Kıbrıs sorunu, doğal gaz ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile akşam yemeğinde bir araya gelmesiyle ilgili konularda röportaj yaptı. 

Gazetenin, Kapalı Maraş’ın Kıbrıs Türk idaresi altında açılması konusunu sorması üzerine Özersay “Bu meselede Kıbrıs Rum liderliğini muhatap almıyoruz. Çünkü kapsamlı çözüme yakın değiliz ve güven yaratıcı önlem değildir –geçmişte bu çaba başarısız oldu. Çünkü Kapalı Maraş gerçekte dar kapsamda Kıbrıs meselesidir. Mülkiyet, güvenlik, toprak düzenlemeleri, yönetim yönleri vardır. Bugün şu üçüncü bir durumu tartışıyoruz: Maraş Kıbrıs Türk bölgesindeki bir askeri bölgedir. Bu bölge içerisinde özel mülkler vardır. Bu mülklerin bazılarının mülkiyet statüsü tartışmalıdır, Vakıflar meselesi vardır. Durum netleştirilmeli ve bazı mülkler iade, bazıları tazmin edilmelidir. Yine, Vakıflar İdaresi’nin hakları da güvenceye alınmalıdır.”

Gazete Özersay’ın iki bölgeli iki toplumlu federasyonun vadesinin dolduğuna inandığını belirterek “Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar başka bir ortaklık modeline odaklansa BM Güvenlik Konseyi reddedemez” sözünü öne çıkardı.

Söyleşiye geçmeden önce ise Özersay için şu ifadelere yer verildi:

“Eroğlu döneminde müzakereci olan Kudret Özersay daha sonra, işgal bölgelerinde Dışişleri Bakanlığı yaptığı sözde hükümetin ikinci ayağını oluşturan Halkın Partisi’ni kurarak parti başkanı oldu. Aynı zamanda, tanınmamış bir varlıkta olabilecek diplomaside, söylendiği üzere Ankara’ya da iyi erişimleriyle, ipleri oynatan adam olduğu görünüyor. Özersay, Başkan Anastasiadis’le 4 Haziran’daki gizli yemekle kamuoyunda yükseltilmiş görünüyor.”

Özersay gazetenin Monako modelini örnek gösterdiği, KKTC’yle ilgili alternatif planlar sorusuna gazetenin örnek verdiği model için “hayal ürünü” dedi, şunları söyledi:

“Bu tür düşüncelere olumlu yaklaşmıyoruz. Şahsen toplumun nabzını yokluyorum. Kıbrıs Türk toplumunun bu tür önerilere olumlu yaklaşmadığını biliyorum. Siyasi unsur olarak ben de reddediyorum. Şahsen, bir şehit çocuğu olarak, babamın, bizi başkaları yönetsin diye öldüğüne inanmıyorum.”

“NE İÇİN MÜZAKERE EDECEĞİMİZ SORUSU CEVAPLANMADAN MÜZAKERELERE BAŞLAYACAĞIMIZI SÖYLEYENLER KURULU DÜZENE HİZMET EDER”

Gazetenin “Bu tür modelleri reddettiğinize göre Kıbrıs Türk toplumunun geleceğine yaklaşımınız nedir?” sorusu üzerine sözlerine “Ne için müzakere edeceğimiz sorusuna cevap almadan müzakerelere yeniden başlayacağımızı söyleyenler, kurulu düzene hizmet eder” vurgusuyla başlayan Özersay, şöyle devam etti:

“Ne tür bir ortaklık için müzakere edeceğiz? Lute, başta durum tespiti yapmak üzere bir iki aylığına geldi.  Müzakerelerin başlaması için uygun zemin olup olmadığını hâlâ araştırıyor. Geçen bunca ay, ilk başta müzakereler için zemin olmadığını, yani ‘ne tür ortaklık için müzakere edeceğiz’ sorusuna henüz cevap vermediğimizi gösterdi.   Müzakerelere buna cevap vermeden başlarsak o kadar daha zaman boş yere harcanacak.”

“ÖNCELİKLE İSTEDİĞİMİZ ORTAKLIĞI VE NEYİ MÜZAKERE EDECEĞİMİZİ GÖRÜŞELİM”

Kudret Özersay, “müzakereler için uygun şartlar bulunmadığını düşündüğüne göre Kıbrıs Türk toplumunun gelecekteki süreci için önerisinin ne olduğu” sorulduğunda ise “Öncelikle istediğimiz ortaklığı ve neyi müzakere edeceğimizi görüşelim” diyerek başladığı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir dizi yeni fikri görüşmemiz gerektiğine inanıyorum. Sayın Anastasiadis’in Türkiye ile yeni fikirleri görüşme hakkı var da bizim neden olmasın? Bunu istediğimizde kimileri bizi eleştiriyor, kimileri Güvenlik Konseyi kararlarını çekiyor. Bu kararlar yıllar önce, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar iki bölgeli, iki toplumlu federasyon görüştüğünde çıkarıldı. Bugün Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar başka tür bir ortaklık modeline odaklansa, Güvenlik Konseyi bu yeni modeli reddedemez.”

“YENİ HÜKÜMETİN PROGRAMINDA AB ÇATISI ALTINDA İKİ DEVLET PARADİGMASI VAR”

Özersay gazetenin “Yani, yeni bir çözüm modeli görüşülmesi gerektiğini mi değerlendiriyorsunuz” sorusuna “Aynen. Yeni hükümetin programında AB çatısı altında iki devlet paradigması var” vurgusunu yaptı, şunları söyledi:

“Bu, her halükarda bu modeller uygulanacak anlamına gelmiyor. Şunu vurguluyoruz: 1-Federal model denendi ve başarısız oldu. Modelin başarılı olması için ya mevcut şartların değişmesi veya farklı bir şeyi görüşmeye başlamamız gerek. 2- İki toplumun bazı alanlarda iş birliğine dayalı ortaklık modeliyle ilerleyebiliriz. Yeni dönemde, AB çatısı altında iki devlet fikri de dahil yeni fikirler görüşülmelidir. Alternatif olarak, konfederal model de görüşülebilir. Geniş bir fikir yelpazesi söz konusudur.”

ANASASİADİS İLE YEMEK…

Kudret Özersay, bu önerilerini 4 Haziran’daki yemekte bir araya geldiği Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’le görüşüp görüşmediği sorulduğunda “Sosyal bir yemeğin içeriğini açıklamamın doğru olduğunu düşünmüyorum” yanıtını verdi. Eşi ile birlikte, dostlarının evine ziyarete gittiklerinin altını çizen Özersay şöyle devam etti:

“Yemekte Sayın Anastasiadis’in de olacağını önceden biliyordum. Kendisi ve eşiyle önceki dönemden tanışıyorduk. Biz (politikacılar) iletişim köprüleri yaratmalı ve birbirimizi daha iyi tanımalıyız. Bazı durumlarda bu görüşmelerden görüntüleri basına veririz, bazılarını vermeyiz.  Sayın Averof ve AKEL lideri ile bunu yaptık. Ama önceki ay Sayın Mavroyannis ile görüştüğümüzde sosyal medyada hiçbir şey paylaşmadık.”

“BÖLGENİN ASKERÎ STATÜSÜNÜ YIKARSAM NE SEBEPLE PROTESTO EDİLSİN?”

Özersay, “Bu tür adımların Güvenlik Konseyi kararlarına ters olabileceği görüşü var mı?” sorusuna şu cevabı verdi:

“Bugün Güvenlik Konseyi’nin Maraş ile ilgili kararlarını uyguluyor muyuz? Hayır. Ama yarın kişisel mülkiyet haklarıyla ilgili olumlu bir adım atabilir ve bu şekilde kararların ihlalini kısıtlayabiliriz. Bölgenin askerî statüsünü yıkarsam, ne sebeple protesto edilsin?”

Gazetenin “Evet, ama idarî statü açısından eleştirilebilir. Birileri geri dönecek deniyor. Hangi idare altında, BM’nin mi başka birinin mi?” sorusuna karşılık ise Kudret Özersay şu cevabı verdi:

“Mesele idarî statü değildir. Mantık yanlıştır. Kapalı Maraş KKTC’nin parçasıdır. Farz edelim ki yeni bir yol geçsin diye Girne otoyolunun bir noktasındaki askeri bir bölgenin statüsünü değiştirdim. Dünya kamuoyu böyle bir şeyi ne sebeple protesto edecek?”

“BİZ MEDENİ BİR DEVLETİN YAPMASI GEREKENİ YAPTIK”

“Mülteciler konusunda, Kuzey’den Güney’e hareketin arttığı doğru mu?” sorusuna karşılık “Aksine. Temelsiz bir iddia” cevabını veren Özersay, şunları söyledi:

“Bakanlar Kurulu 15 gün önce Suriye vatandaşlarına turistik vize uygulanmasına karar verdi. Yeni dönemde, bazı sebeplerle vize almaları haricinde Suriye vatandaşlarının Ercan’a ulaşması çok zor. Önceki dönemde bu insanlar, daha sonra Güney’den sığınma talebinde bulunmak için Ercan’a geliyordu. Bir süre Ercan’da bir odada bekliyorlardı. Biz onlarla söyleşiler yaptık. Temaslarımız ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin mülteci hakları ile ilgili kuralları temelinde Güney’den sığınma almak için gerekli ön şartlara sahip olup olmadıklarını anlamaya çalıştık. Teyit ettiğimizde,  gerekli prosedürleri yürüttük ve bu kişileri kara yoluyla, mevcut sınır kapılarından yasal yollardan Güney’e yönlendirdik. Aşamalı olarak mülteci dalgasının büyüdüğünü ve Kıbrıs Rum tarafında absorbe edilme olanağının tükendiğini saptadık. Böylece vize uygulamasına başladık. Herhalukârda hedefimiz Kıbrıs Rum tarafını incitmek değildi. Böyle bir şey istesek öteki tarafı mahvederdik. Aksine, medeni bir devletin yapması gerekeni yaptık.”

“ULUSLARARASI UNSURUN ELİNDE BASKI UNSURLARI VAR”

Özersay’a,  Doğu Akdeniz’deki son gelişmelere yaklaşımı da soruldu. Özersay, şu görüşleri ifade etti:

“Uluslararası unsurun elinde; örneğin BM Barış Gücü’nün geleceğiyle ilgili tartışma, doğal gaz şirketlerinin Kıbrıslı Rumlara ‘risk almayız, Kıbrıslı Türklerle görüşün’ mesajı, AB’nin ve diğer uluslararası unsurların Kıbrıslı Rumlara ‘temsili hükümeti kabul etmiyorsunuz, anayasanın 2/3 erteleme statüsünde, Kıbrıslı Türkleri temsil edip etmediğinizi inceleyeceğim’ mesajı gibi baskı unsurları var.  Uluslararası unsur bugün bu baskı unsurlarını kullanmadığı için kendi baskımızı kullanıyoruz. Türkiye de kendisine ait gördüğü bölgelerde çalışmalara başlıyor. Gerçekte bu olan, Doğu Akdeniz’deki güçlerin dengelenmesine katkı koyuyor. 2011’den bugüne kadar biz sadece harika protesto mektupları yazdık. Ancak bu protesto Kıbrıs Rum tarafında tavır değişikliği sonucunu getirmedi.”

“BU FİLMİ DAHA ÖNCE İZLEDİK”

“Gelişmelerin bugün geldiği noktada MEB konusunda Kıbrıslı Türkleri ne tatmin eder?” sorusu üzerine ise Özersay, “Saf değiliz. Bu filmi daha önce izledik. Güney’de Kıbrıs Türk malları için, içinde bir kuruş bile olmayan bir fon kurdular (Kıbrıs Türk Malları Vasiliği) ve bizimle dalga geçtiler. Doğal gazda da bu olmayacak. İkincisi, para olsa bile, teşekkür ederiz ama almayacağız. Neden? Çünkü kaynağın (hidrokarbonlar) her ikimize de ait olduğunu iddia ediyorsunuz. Ancak kendi düşündüğünüz ve kendi belirlediğiniz oranla bir fon kuruyorsunuz. Faydalanmama izin verdiğinizde vereceksiniz. Siz kimsiniz? Ortak sahipsek sen bu şekilde yapamazsın” dedi.

“ANLAŞMA YAPTIĞIMIZ ŞİRKETLER BİZDEN ALACAKLARI YETKİYLE MASAYA OTURSUN”

Kudret Özersay “Sorunun çıkış yolu ne olabilir” sorusuna karşılık şunları söyledi:

“Herkesin meseleyi ortaklaşa yönetme olanağı olmalı. Sen iki-üç şirketle sözleşmeler imzaladın, ben bir taneyle. O zaman bütün bu şirketler bizden alacakları yetkiyle masaya otursun. Keza bir kaynaktan söz ediyoruz. Bundan nasıl faydalanacağız? Gazı nasıl çıkaracağız? Bunu söylerken sadece güneyin değil bütün Ada’nın yataklarından söz ediyorum. Uluslararası piyasaya nasıl ve hangi daha tatmin edici yöntemle nakledeceğiz? Paylaşım (kârı) nasıl olacak? Oranlar ne olacak? Kârdan edinilecek ödenekler hangi maksatlarla kullanılabilecek? Veya hangi alanda (silahlanma, vb.) kullanılmaları mümkün olmayacak? Bunları konuşacağız.”

Özersay gazetenin “Türk tarafının çalışmaları aşamalı olarak bütün Kıbrıs’ın etrafına yayılacak mı?” şeklindeki son sorusuna ise “Böyle bir şeyin olmaması için hiçbir sebep yok” cevabını verdi.

Devamını oku

Genel

28 KİLO HİNT KENEVİRİ SAHİLE VURDU

Gaziveren’deki Afrodit Sahili’nde karaya vurmuş 28 kg ağırlığında kalıp halinde Hint keneviri bulundu.

Polis Basın Subaylığı’nın açıklamasına göre, bugün 11.20 sıralarında, Gaziveren’de Afrodit Sahili’nde karaya vurmuş şekilde, yaklaşık 28 kg ağırlığında kalıp haline getirilmiş Hint Keneviri türü uyuşturucu olduğuna inanılan madde bulundu. Emare alınan maddeyle ilgili soruşturma sürüyor.

Devamını oku

Genel

Seyrüsefer Ödemeleri İnternet Üzerinden Olacak

Önümüzdeki aylarda tam olarak uygulamaya girecek olan “Araç Kayıt Bilgilendirme Sistemi’yle ilgili Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Kemal Bağzıbağlı açıklamada bulundu.

Yeni sistem, araç sahiplerine seyrüsefer ve muayene gibi işlemlerin zamanının hatırlatılmasının yanısıra harçların da online olarak ödenmesi imkanını sunacak.

Dün itibarıyla vatandaşlar 1300’a ücretsiz olarak bilgilerini göndermeye başladı.

Vatandaşlardan dünden bugüne ciddi dönüş aldıklarını söyleyen Bağzıbağlı, bu konuda endişe duyan vatandaşlara da seslenerek “ bu uygulamada kesinlikle güvenlik zaafiyeti olmayacak” dedi.

“Araç Kayıt Bilgilendirme Sistemi”yle ilgili Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Kemal Bağzıbağlı BRT’ye açıklamalarda bulundu.

Bağzıbağlı, “Araç kayıt sistemimizi genel olarak bir otomasyona geçireceğiz vatandaşlarımızın seyrüsefer muayane gibi işlemlerinin harcını online ödeyebilmesi yönündeki bu çalışmamız devam ediyor.”

Peki Bu bize neyi sağlayacak…

Bağzıbağlı…“Bu sistemi tamamladığımız ve herkesin kaydını aldığımız zaman ciddi bir dönüş de oldu dünden bugüne. Vatandaşımızı sistemimizde sorguladığımız zaman muayenelerinin seyrüseferlerinin bitmesine yakın olduğu dönemi hatırlatacacağız veya bilgilendirme yapabileceğiz.

Online seyrüsefer sistemi çok kısa süre sonra önümüzdeki aylarda başlayacak.” dedi.

Bağzıbağlı, yeni sistemle birlikte online ödemelerde de kredi kartlarına taksitlendirme olacağını  belirtti.

Kesinlikle güvenlik zaafiyeti olmayacağını vurgulayan Bağzıbağlı, vatandaşların endişe duymadan 1300’a ücretsiz olarak bilgilerini girebileceklerini söyledi.

Ücretsiz olan bu servis sayesinde bilgiler kayıt altına alınacak ve seyrisefer muayene gibi işlemlerin tarihi yaklaştığında araç sahipleri SMS yoluyla bşilgilendirilecek.

Sisteme kayıt olunması için SMS’ler 1300’a isim, soyisim, e posta adresi ve araç plakası girilerek ve her bilgiden sonra boşluk bırakılarak gönderilebilecek.

(BRT)

Devamını oku

Çok Okunanlar

Copyright © 2017 Gazetda Haber Sitesi