Takip Edin

Güncel

Esentepe’de 6 aylık bebek yaşamını yitirdi

Polis Basın Subaylığı’ndan edinilen bilgiye göre, dün saat 00:30 sıralarında Esentepe’de 6 aylık bebek Shıfa Fatıma Hussaın ikametgahı içerisinde aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirdi.

Soruşturma devam etmektedir.  

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  "GKK’da memur olacak kişilere 5 yıl şartı konacak! Daha erken görevden çekilmek isteyenler tazminat ödeyecek"

Güncel

Türkiye’nin 2018 vergi rekortmenleri açıklandı

Türkiye Gelir İdaresi Başkanlığı, gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannamelerinin değerlendirilmesi sonucunda Türkiye genelinde en fazla vergi beyan eden 100 mükellef listesini açıkladı.

Gelir vergisi beyanları önceki yıla göre yüzde 13,67, tahakkuk eden vergi ise yüzde 14,44 arttı.

Kurumlar vergisi beyanı yüzde 29,01, vergiler ise 38,61 arttı.

En fazla gelir vergisi ödeyen ilk iki kişi isimlerinin açıklanmasını istemedi. Üçüncü sırada 54 milyon 169 bin 334 lirayla Mustafa Rahmi Koç yer aldı. İlk 100’de yer alanların 49’u İstanbul’dandı.

Kurumlar vergisi beyan eden mükellef listesinde ise ilk sıranın sahibi geçen yıl tahakkuk ettirilen 10 milyar 610 milyon 547 bin 65 lira vergiyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası oldu.

İlk 10 kurumun altısı banka oldu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Cezaevine 20 gardiyan alınacak
Devamını oku

Güncel

“Dava kararları karşılaştırılmamalı! Kararlar, her olayın olgusuna göre veriliyor”

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, Lefke’de herhangi bir ilerleme sağlanamadığını söyledi.

Şefik, adli yıl açılışını yapmama nedenlerinin tasarruf olduğunu dile getirerek, oraya harcanacak para ile ihtiyaçları karşılama yönünde bir karar alındığını belirtti.

Yapısal reform ya da sistem değişikliği ile ilgili kendilerine bir bilgi ulaşmadığını söyleyen Şefik, yüksek mahkeme yargıçlarının sayısının artırılmasına yönelik bazı konuların gündeme geldiğini ancak hükümet yetkileri ile bir görüşme yapmadığını belirtti.

Şefik, personel, bina, altyapı ve kapasite konularındaki sorunların devam ettiğini söyledi.

Eski polis binasının kullanıma verildiğini ancak bazı aksaklıklar nedeniyle binanın devralınamadığını, sıvanın çöktüğünü belirten Şefik, Eski Eserlerden kaynaklanan sorunlar yaşandığını, para harcanmasına rağmen binaya girilemediğini ve girilemeyeceğini ifade etti.

Şefik, kurumda iş yoğunluğu nedeniyle ayrılanlar olduğu gibi bazı kişilerin de meslekleri ile ilgili istihdamları değerlendirdiklerini ve ayrıldıklarını belirtti.

Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasası’nda yapılan değişikliklere de değinen Şefik, değerlendirmelerde bulundu.

Şefik, borcunu ödemek isteyenlere yardımcı, parası olup ödemeyenleri caydıracak düzenlemeler için çalışma yapıldığını, borcu olanların üzerine gidecek bir durum bulunmadığını kaydetti.

Şefik, yargı süreci tamamlanmayan konuların tartışılmaması gerektiğini, ancak yargı kararlarının tartışılmasına karşı olmadıklarını söyledi.

Dava kararlarının karşılaştırılmaması gerektiğini dile getiren Şefik, her olayın olgusuna göre kararların verildiğini belirtti.

Yeniden yargılama konusunda bir yasa hazırlığı başladığını bildiğini belirten Şefik, Seçim Halk Oylaması ile ilgili siyasi bir tercih yapamayacağını uygulayan olarak karşılaştıkları zorlukları anlattıklarını söyledi.

Şefik, bu konudaki önerilerini anlattı.

“Eğer meclisten farklı bir yasa çalışması yapılmadan devam edilecekse buna yönelik de bir hazırlığımız mevcuttur” diyen Şefik, yasa geçmeyecekse insani koşullarda çalışılması için B planı yaptıklarını ama sonuçların açıklanması süresinin uzayabileceğini ifade etti.

Şefik, elektronik sisteme geçilmesi durumunda kısa sürede uyum sağlanabileceğini belirtti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Kıbrıs’ta kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor

Devamını oku

Güncel

Türkiyeli Yetkililerle Her Konuda Aynı Düşünmek Mümkün Olmadığı Gibi Zorunlu da Değildi

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in çağrısıyla 25 Kasım’da Berlin’de üçlü bir toplantı gerçekleştirileceğini anımsatarak, bu toplantıda her zaman olduğu gibi meşru hak ve çıkarları koruma kararlılığı içerisinde, gerçekçi ve yapıcı tutumlarını sürdüreceklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Kıbrıs sorununun adadaki iki toplumun eşitliğini, güvenliğini ve özgürlüğünü teminat altına alan iki kurucu devlete dayalı adil ve kalıcı federal bir çözüme kavuşturulmasına yardımcı olabilecek her ortamı ve fırsatı değerlendirmek, en başta halkımıza karşı sorumluluğumuzdur. Ben sorumluluğumun bilincinde olarak Berlin’de bulunacağım. Umarım muhatabımın tutumu da aynı olur” dedi.

Akıncı, yaptığı yazılı açıklamada,  Berlin’de yapılacak üçlü görüşme ve şahsına yöneltilen eleştirilere de yanıt

“SÜREKLİ AYAR VERME TELAŞIYLA HAREKET EDENLERE TAVSİYEM, YÜZLERİNİ HALKA DÖNMELERİ VE TOPLUM İRADESİNE SAYGI GÖSTERMELERİDİR”

“Böylesi bir görüşmeden önce, içimizde ısrarla sergilenen kimi yaklaşımlar karşısında ise daha fazla sessiz kalmak mümkün değildir” diyen Akıncı, şunları kaydetti:

“Örneğin daha önce Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil etmediğimi iddia ederek Berlin’e gitmemem yönünde çağrı yapan Başbakan, şimdi ise, Kıbrıs Türk halkını ve ülkenin tamamını temsil etmekte olduğumu söyleyerek, Berlin’de sözlerime dikkat etmem gerektiğini belirtmektedir.

Elbette herkesin ağzından çıkacak olanları önceden ölçüp tartması gereklidir. Hayatım boyunca önce konuşup sonra düşünenlerden olmadım. Ya da sufle alarak konuşma ihtiyacı hissetmedim.

Ben Kıbrıs Türk halkının ne istediğini; Kıbrıs Türk halkı ise benim ne için çalıştığımı, nerede nasıl konuştuğumu iyi biliyor. Kendi kafalarındakini başkalarına empoze ederek, sürekli ayar verme telaşıyla hareket edenlere tavsiyem, yüzlerini halka dönmeleri ve toplum iradesine saygı göstermeleridir.”

“HEM GERÇEKLERDEN HEM CİDDİYETTEN UZAK BİR TAVIR”

Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Öte yandan son zamanlarda İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, düzenli olarak şahsıma yönelik gerçekleri çarpıtarak bazı suçlamalar yönelttiği ve bu şekilde gündem yaratmaya gayret ettiği dikkat çekiyor. Son olarak işi öyle bir noktaya taşımıştır ki, haksız suçlamaları daha fazla yanıtsız kalamaz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sevgilisinin evini bastı, tokat attı, cep telefonunu kırdı!

Göreve seçildiğim ilk günden beri, Kıbrıs sorunun çözüme kavuşturulabilmesi için, oturup beklemeden, inisiyatifler alarak ve fırsatlar yaratmaya çalışarak hareket ettim. Kıbrıs Türk tarafı benim dönemimde aktif bir şekilde sürecin içinde ve hatta yeri geldikçe sürecin sürükleyicisi oldu.

Bütün bunlar yaşanırken elbette Türk tarafının bir bütün olarak hareket etmesinin önemini bilerek davrandık. KKTC olarak her aşamada Türkiye ile istişare içinde olduk, görüşlerimizi anlattık, görüşlerden istifade ettik. Bazı durumlarda inisiyatif almamız gerektiğinde de bunu yapmaktan çekinmedik. Kıbrıs, beşli konferans aşamasına böyle ulaştı. Orada da gerek kendi içimizde, gerekse Türkiye ile yakın istişare içinde çalışıldı.

Bunca gelişmeden sonra Kıbrıs sorununun halen niçin çözülemediğini anlamak için derin analizlere gerek yoktur. Buna karşın ‘Akıncı’nın Türkiye olan ilişkileri Kıbrıs’ta çözümü imkansızlaştırıyor’ demek, hem gerçeklerden hem ciddiyetten uzak bir tavırdır.”

“UYUM, İLKELERDEN SAPMADAN FARKLI GÖRÜŞLERİN AÇIKÇA İFADE EDİLEREK SENTEZE ULAŞILMASIYLA SAĞLANIR. BUNUN OLMADIĞI YERDE UYUM DEĞİL, BİAT VARDIR”

Türkiyeli yetkililerle her konuda aynı düşünmenin mümkün olmadığı gibi zorunlu da olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, bunun demokrasinin en doğal sonuçlarından biri olduğunu ifade etti. 

Akıncı, Kıbrıs Türk tarafından kaynaklanan herhangi bir diyalog eksikliğinin de söz konusu olmadığını belirtti ve şu ifadeleri kullandı:

“Kendi görüşünü ve duyarlılıklarını ifade etmemeyi ‘iyi ilişkinin’ reçetesi sayan siyaset anlayışları da olabilir. Ben hiçbir zaman bu anlayışı benimsemedim. İyi bir ilişkinin ilk şartı eşit iletişim, dürüstlük ve açıklık olmalıdır. Uyum, ilkelerden sapmadan farklı görüşlerin açıkça ifade edilerek senteze ulaşılmasıyla sağlanır. Bunun olmadığı yerde uyum değil, biat vardır ve bu anlayışın hiçbir tarafa yararı yoktur.

KKTC Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türk halkının çıkarları ve geleceği için söz söylemeye ve uğraş vermeye devam edecektir. Bunu yaparken her zaman olduğu gibi halkına kulak vermeyi ve onun sesi olmayı sürdürecektir. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Özersay açıkladı: Bayrağı yakanların kimliği tespit edildi

Kimse bizden kaderimize razı bir biçimde oturup kalmamızı beklememelidir. Kıbrıs Türk halkının çıkarları neleri gerektiriyorsa, onları söyleyip onları yapacağız. Kendimize güvenerek hep devrede kalacağız; ilişkilerimizi açık ve samimi bir iletişim içinde sürdüreceğiz. Gerekli durumlarda her türlü diyalog ve istişare mekanizması daha önce de olduğu gibi elbette yürürlükte olacaktır.”

“ÇÖZÜM EN BAŞTA İKİ TOPLUM TARAFINDAN BENİMSENMELİDİR Kİ YAŞAYABİLİR OLSUN”

Kıbrıs sorununun çözümü için gerek Türkiye’nin gerekse diğer garantör ülkelerin katkı ve desteğinin kaçınılmaz olduğunu belirten Akıncı, bunun da ötesinde BM’nin, AB’nin ve en genel anlamda uluslararası toplumun ilgi ve yardımının da gerekli olacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Ancak unutulmaması gereken en önemli gerçek, en başta Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların çözümü istemesi ve bu yönde ortaya çaba koymasının zorunluluğudur. Bulunacak çözüm en başta iki toplum tarafından benimsenmelidir ki yaşayabilir olsun. Bu bilinçle çalışmalarımızı Berlin’de de sürdüreceğiz” dedi.

Devamını oku

Güncel

Yenal Senin, Serdar Denktaş’a Belgeler ile Cevap Verdi

Halkın Partisi’de Genel Sekreteri Yenal Senin dörtlü kualisyon döneminde yaşanan Serdar Denktaş’ın arsa olayı ile ilgili açıklama yaptı

Senin “kendi verdikleri belgede GİZLEDİKLERİ ya da en iyi ihtimalle YAZMAYI UNUTTUKLARI ilave bir 60 dönüm arazi kiralaması DAHA dün yayınlanan sözleşmelerle ortaya çıkmıştır. Belge ortada dururken gözümüzün içine baka baka bunun aksini savunmaya çalışanların var olması kabul edilemez.” dedi.

İşte Yenal Senin’nin açıklaması

Dün basına yansıyan “ARSA OLAYI” gündemin en önemli haberi olurken, maalesef dörtlü hükümet döneminde kabinede yer alan bazı arkadaşların ve konunun ilk muhatabı Serdar Bey’in olayı OLMAMIŞ gibi göstermesini anlamlandıramıyorum. Mayıs 2019′ da Halkın Partisi bu konuda hassasiyetini ortaya koymuş, dönemin Maliye Bakanı Serdar Bey’de dörtlü koalisyonun diğer üç ortağına, yani CTP, HP ve TDP Genel Başkanları’na “bizim hükümetimiz döneminde yaptığım kiralamalar bunlardır” diyerek birer dosya vermiştir. Ancak bu verdiği dosyada ve belgelerde dün Kıbrıs Gazetesi’nde belgeleriyle ortaya çıkan 60 dönümlük arazi kiralamasının yer almadığını gördük. Bu, 2017 yılında yine oğlunun şirketine kiraladığı 58 dönümden ayrı, ona ilaveten bir 60 dönümdür. Bunun akabinde dün, o dönem Kabine’de bulunan bazı bakanlar ise bunu kabul etmeyen açıklamalarda bulundu. Kimse kusura bakmasın ama kendi verdikleri belgede GİZLEDİKLERİ ya da en iyi ihtimalle YAZMAYI UNUTTUKLARI ilave bir 60 dönüm arazi kiralaması DAHA dün yayınlanan sözleşmelerle ortaya çıkmıştır. Belge ortada dururken gözümüzün içine baka baka bunun aksini savunmaya çalışanların var olması kabul edilemez. Bu nedenle kimin haklı olduğunu görmemiz, topluma gerçeği iletmemiz bağlamında bize ve diğer partilere ilgili şirketin kiraladığı yerlerle ilgili verilen belgeyi sizlere sunuyorum:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sevgilisinin evini bastı, tokat attı, cep telefonunu kırdı!
Devamını oku

Güncel

Özersay açıkladı: Bayrağı yakanların kimliği tespit edildi

Dışişleri Bakanlığı’nın KKTC bayrağını yakan ELAM hakkında BM ve polis teşkilatı nezdinde yaptığı girişimler sonuç verdi.

Bayrağı yakan ELAM üyelerinin kimlik tespiti yapıldı, sınır kapılarına gerekli bilgiler iletildi.


Söz konusu çirkin provokasyonu yapan eylemciler, KKTC’ye giriş yaptıkları anda tutuklanacak.

Konuyla ilgili sosyal medya hesabından bilgi veren Dışişleri Bakanı Kudret Özersay şöyle dedi.
“Bakanlığımızın girişimiyle gerekli araştırmayı yapan Polis Teşkilatımız bayrağımızın yakılmasından sorumlu olanların kimliklerini tespit etmiştir, sınır kapılarından geçişlerinde polisin gerekli işlemi yapması için kapılara bilgi ve talimat da verilmiştir. Kamuoyunun bilgisine.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Güney Kıbrıs’ta gündem eski İsrail istihbarat ajanının casusluk aracı
Devamını oku

Çok Okunanlar