Takip Edin

Dünya

ABD’de idam cezası alan mahkumlar 16 yıl sonra infaz edilecek

 ABD Adalet Bakanlığı, federal hükümetin 2003 yılından bu yana ilk kez idam cezası alan mahkumların infazlarına yeniden başlayacağını duyurdu. 

ABD Adalet Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, 16 yıllık aradan sonra federal hükümetin idam cezası alan mahkumların infazlarına yeniden başlayacağı bildirildi. Karara Demokratlar ve Birleşmiş Milletler (BM) tepki gösterdi.

ABD Adalet Bakanı William Barr’ın talimatına atıfta bulunulan açıklamada, federal hükümetin 2003’ten sonra ilk kez idam cezası infazlarını uygulamaya başlayacağı kaydedildi.

Açıklamada, halen infaz listesinde bulunan ve çocuk öldürmekten suçlu bulunan 5 idam cezası alan mahkûm için Federal Ceza İnfaz Kurumlarına hemen talimat gönderildiği, söz konusu 5 infazın aralık ayından itibaren 6 hafta içinde gerçekleştirileceği belirtildi.

Aynı açıklamada Adalet Bakanı Barr’ın, “Kongre, halkın temsilcisi olan her iki kanadın da yasama süreçleriyle kabul ettiği ve Başkan’ın da imzaladığı idam cezasını onaylamıştır.” şeklindeki ifadelerine de yer verildi.

Bakanlık, idam cezası alan 62 federal mahkûmun infaz listesinde bulunduğu bilgisini paylaşarak, infaz işlemlerine devam edileceği sinyalini verdi.

TRUMP İSTİYOR, DEMOKRATLAR KARŞI ÇIKIYOR

Söz konusu kararın, 2020’deki başkanlık seçimleri öncesinde özellikle uyuşturucu kartelleri ve adam öldürme suçlarına karışan çeteler için idam cezası isteğini dile getiren ABD Başkanı Donald Trump ile Demokratlar arasındaki tartışmaları alevlendirmesi bekleniyor.

Nitekim, Demokrat başkan aday adaylarının neredeyse tamamı, başkan seçilmeleri halinde idam cezasını ilgili federal kanunlardan çıkarmayı vadediyor. Buna karşı çıkan Trump ise idam cezasının uygulama alanının genişletilmesini istiyor.

Senato Adalet Komitesinin Demokrat üyesi Dianne Feinstein, federal hükümetin büyük bir yanlış yaptığını savunurken, Demokrat başkan aday adayları da açıklamalarıyla karara tepki gösterdi.

BM’DEN DE TEPKİ GELDİ

Öte yandan, BM Genel Sekreter sözcülerinden Farhan Haq da federal hükümetin idam cezasının uygulanması yönündeki kararına tepki gösterdi.

Haq, BM’nin dünyanın neresinde olursa olsun idam cezasının uygulanmasına karşı olduğunu ve bütün ülkelerin bu uygulamaya kesinlikle son vermesi gerektiğini söyledi.

ABD’de halen 29 eyalette idam cezası uygulanıyor ve federal kanunlara göre cezalar “pentobarbital” adlı zehirli iğne kullanılarak infaz ediliyor.

Ülkede federal mahkemeler idam cezası vermeye devam etse de 2003’ten bu yana infazlar uygulanmıyordu.

Devamını oku

Dünya

Japonya’da Krosa Tayfunu

Japonya’nın batı kesimlerinde etkili olmaya başlayan Krosa tayfunu nedeniyle 16 kişi yaralandı, 7 binden fazla kişi tahliye edildi.

Kyodo ajansının haberine göre, Japonya Meteoroloji Ajansından yapılan açıklamada, Krosa tayfununun Hiroşima bölgesinin Kure şehri yakınlarında karaya ulaştığı belirtildi.

Açıklamada, Japon Denizine doğru ilerlemesi beklenen tayfunun hızının saatte 144 kilometreye kadar ulaştığı ifade edildi.

Yangın ve Afet Yönetim Ajansı, ülkenin toprak kayması ve sel uyarısı yapılan batı ve güneybatı kesimlerinde 15 bölgede 7 binden fazla kişinin tahliye edildiğini, 8 bölgede tayfun nedeniyle 16 kişinin yaralandığını açıkladı.

Öte yandan, yetkililerin tayfunun beraberinde getirdiği şiddetli yağışlar ve sert rüzgarlar nedeniyle yaklaşık 600 bin kişiye tahliye uyarısında bulunduğu bildirildi.

Tayfun nedeniyle Shin-Osaka ile Kokura istasyonları arasındaki tren seferlerinin geçici durdurulduğu ve Okayama, Hiroşima ile Yamaguçi bölgelerindeki yerel tren hizmetlerinin de iptal edileceği belirtildi.

Japon Hava Yolları ve All Nippon Havayolları da bugün 400’den fazla iç ve dış hat uçuşunu iptal etti.

Yerel yetkililer, Oita bölgesinin Kusu kasabasında bir nehrin sularının yükselmesi nedeniyle önceki gün mahsur kalan, aralarında çocukların da olduğu 18 kişilik bir grubun kurtarıldığı bilgisini de paylaştı.

Devamını oku

Dünya

9 kişiyi katleden saldırgan, kardeşini de öldürdü

ABD’nin Daytona kentinde 9 kişiyi öldüren ve 27 kişiyi yaralayan saldırganın 24 yaşındaki yaşındaki Conner Betts olduğu açıklandı. Saldırganın öldürdüğü kişiler arasında kendi kız kardeşi de var

ABD’nin Ohio eyaletine bağlı Daytona kentinde 9 kişiyi öldüren ve 27 kişiyi yaralayan saldırganın kimliği 24 yaşındaki yaşındaki Conner Betts olarak açıklandı. Saldırganın öldürdüğü kişiler arasında 22 yaşındaki kendi kız kardeşinin de olduğu belirtildi.

Ohio’daki Dayton kentinde saldırgan Connor Betts internetten otomatik silah sipariş etti. 24 yaşındaki saldırgan kent merkezindeki Ned Peppers Bar’ın önüne gelip çevreye ateş açmaya başladı. Akşam saatlerinde insanlar can havliyle kaçmaya çalıştı, çığlıklar yükseldi. Çevreye ateş açmaya başladıktan bir dakika sonra vurulan saldırganın, 22 yaşındaki kız kardeşini de öldürdüğü ortaya çıktı.

ABD basını, saldırganın 22 yaşındaki kız kardeşi Megan Betts’in bir otomobilin içinde erkek arkadaşıyla birlikte hayatını kaybettiğini duyurdu.

Dayton polisi, çelik yelek giyen ve yanında yedek şarjörleri bulunan Betts’in 30 saniye süren saldırının ardından kalabalık bir bara girmeye çalışırken vurulduğunu açıkladı.

Saldırı gece saat 1 sıralarında, yaklaşık 140 bin nüfuslu Dayton şehrinin eski ve turistik Oregon bölgesinde düzenlendi. Oregon’da birçok gece kulübü, bar, sanat galerileri ve dükkanlar bulunuyor.

Daytona şehri Belediye Başkanı Nan Whaley “Neyse ki olay başladığında civarda birçok sivil polis vardı. Bu yüzden şiddet kısa bir sürede bitti” ifadelerini kullandı.

Polis Şefi Richard Biehl, saldırganın en az 100 mermi kapasitesine sahip 223 kalibrelik bir silahı olduğunu, vurulmasına kadar geçen 30 saniyelik süre içerisine düzinelerce kez ateş attığını söyledi.

Betts’in adresi ise Daytona şehrinin 40 mil güneyindeki Bellbrook’ta olduğu bildirildi ve saldırganın Sinclair Community College’da psikoloji öğrencisi olduğu ve Chipotle’da çalıştığı açıklandı.

Devamını oku

Dünya

“Yeni nükleer füze anlaşmasına Rusya’nın yanı sıra Çin de dahil olmalı”

ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin çekildiği Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’na (INF) alternatif olarak yeni bir anlaşma hazırlanması ve buna Rusya’nın yanı sıra Çin’in de dahil olması gerektiğini söyledi.

ABD, 1987 yılında Sovyetler Birliği’yle imzaladığı ve bu ülkenin dağılması sonrası Rusya’nın taraf olduğu INF anlaşmasından dün çekilmişti.

Trump, Rusya ve Çin’le konuyu konuştuğunu ve iki ülkenin de “çok çok istekli” olduğunu söyledi.

ABD’nin bu anlaşmadan çekilmesi, nükleer silahlanma yarışı endişelerine yol açmıştı.

Trump, nükleer silahlanma yarışının nasıl engelleneceği sorusuna ise Rusya ile bir nükleer anlaşma üzerine görüştüklerini söyleyerek yanıt verdi ve “Onlar bazı nükleer silahlarını yok etsin, biz de yok edelim” dedi.

Trump bu tür bir anlaşmaya bir noktada Çin’i dahil etmek zorunda olduklarını, bir anlaşmaya varmalarının “dünya için müthiş bir şey olacağını” söyledi.

Dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan ve Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov tarafından imzalanan anlaşma, menzili 500 ile 5 bin 500 kilometre arasında olan ve karadan havaya atılabilen orta menzilli tüm nükleer ve konvansiyonel balistik füzelerin yasaklanmasını öngörüyordu.

NATO’nun en büyük üyesi olan ABD, bu yılın başında Rusya’yı yeni tip bir füze geliştirmekle suçlamış ve anlaşmayı askıya aldığını açıklamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Şubat ayında yaptığı açıklamada, en geç 2 Ağustos tarihine kadar anlaşma şartlarına geri dönülmesi çağrısında bulunmuştu.

ABD Dışişleri Bakanlığı Silahların Kontrol Edilmesi, Doğrulanması ve Uygunluğundan Sorumlu Dairesi, bir tweet atarak 2 Ağustos’da ABD’nin anlaşmadan resmen çekildiğini duyurdu. “Rusya anlaşma şartlarına yeniden uyma şartını yerine getirmediği için, ABD artık bu anlaşmanın tarafı değildir” ifadeleri kullanıldı.

Moskova ise ABD’nin iddiasını yalanlamış; füzenin anlaşma şartlarını ihlâl etmediğini duyurmuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de, ABD’nin hemen ardından ülkesinin anlaşmayla ilgili yükümlülüklerini askıya almıştı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ise ABD’nin kararıyla “paha biçilmez bir fren mekanizmasının” kaybedildiğini söyledi.

ANLAŞMA NEDEN ÖNEMLİ?

INF Anlaşması, denizden ateşlenen füzeleri ise kapsamıyordu.

Nükleer savaş tehdidini ortadan kaldırmayı hedefleyen anlaşma kapsamında 4 yılda yaklaşık 2 bin 691 füze imha edilmişti.

INF Anlaşması, nükleer başlık takılan füzelerin 30 yılı aşkın süredir Avrupa topraklarından uzak tutulmasını sağlamıştı.Anlaşma, Soğuk Savaş’ın son dönemlerinde iki süper gücün nükleer savaş tehdidini azaltmak amacıyla başlattığı üç ayaklı silahsızlanma sürecinin parçasıydı.

Bu sürecin diğer ayağını 1991’de imzalanan Stratejik Nükleer Silahların Azaltılması Anlaşması (START), diğerini de uzay silahları konusundaki müzakereler oluşturmuştu.

Devamını oku

Çok Okunanlar

Copyright © 2017 Gazetda Haber Sitesi