Takip Edin

Güncel

“Crans Montana’nın devamı olacak süreçten ortaya bir şey çıkmaz”

Başbakan Ersin Tatar, Kıbrıs konusunda yaşanan gelişmelerin dikkatlice izlenmesi gerektiğini belirterek, Crans Montana’nın devamı olacak süreçten ortaya bir şey çıkmayacağını söyledi.

Tatar, sürecin, Kıbrıs Türk halkının kabul edeceği bir noktaya gelmesi gerektiğini, aksi halde bunun müzakeresinin doğru olmayacağını kaydetti.

BRT’nin haberine göre Başbakan Ersin Tatar, UBP’de gerçekleşen bayramlaşma sırasında liderler görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın açıklamalarını değerlendirdi.

Konuyla ilgili değerlendirmeyi daha önce yaptığını anımsatan Başbakan Tatar, “İleride bu bir müzakere sürecine dönüşür mü dönüşmez mi sorusuna cevabım şu anda öyle bir şey görünmediğidir. Belki bir üçlü görüşme olur şeklinde bir değerlendirme olmuştur Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile birlikte… Ama sonuçta Sayın Akıncı da kabul etmiştir ucu açık, sonuç odaklı olmayan bir müzakere sürecinin zemininin de olmadığını, Crans Montana’nın devamı olacak şekilde bir görüşme sürecinden pek bir şey ortaya çıkmayacağını… Dolayısıyla UBP olarak biz de aynı noktadan bu görüşmenin hayırlı olmayacağı düşüncesinde olduğumuzu söyledik” dedi.

Yaşanan gelişmelerin dikkatlice izlenmesi gerektiğine işaret eden Başbakan Tatar, Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk halkının kabul edeceği bir noktaya gelinmedikten sonra bunun müzakeresinin pek de doğru olmayacağını belirtti.

“ÜZERİNDE DURDUĞUMUZ GARANTÖRLÜK ANLAŞMASIDIR”

Başbakan Tatar, “Bizim fevkalade üzerinde durduğumuz bir garantörlük anlaşması vardır ki bu noktada gerçekten TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da ifadeleri çok yankı bulmuştur. Türkiye’nin garantörlük hakkını sonuna kadar kullanacağı ve Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını gerektiği şekilde koruyacaklarını söylemesi bizim için fevkalade önemli bir açıklamaydı. Tüm bunlar değerlendirildiğine, Rum tarafının ön koşulu olan Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arayışı ile ilgili açıklamalarının müzakere masası için bir ümit teşkil etmediğini UBP açık ve net şekilde belirtti” diye konuştu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İskele’de yarın beş saatlik elektrik kesinti

Güncel

Gökçek’e 8 gün tutukluluk daha!

6 Aralık’ta Girne’de denizde ölü olarak bulunan Halil Karakız’ı öldürdüğü şüphesiyle tutuklanan Arif Gökçek bugün yeniden Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Zanlı aleyhine 8 gün tutukluluk kararı verildi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  “2019-2021 orta vadeli program döneminde ortalama yüzde 3.3 büyüme olacağı tahmin edilmekte”
Devamını oku

Güncel

Başbakan Tatar, AA’nın “Yılın Fotoğrafları” oylamasına katıldı

Başbakan Ersin Tatar, Anadolu Ajansının (AA) “Yılın Fotoğrafları” oylamasına katıldı.

Başbakan Tatar, oylama hakkında bilgi alarak, AA foto-muhabirlerinin yurt içinde ve dışında çektiği fotoğraflardan oluşan “haber”, “yaşam” ile “spor” kategorilerden 3 fotoğraf seçti.

Haber kategorisinde Bülent Ersöz’ün “Yavuz’un Akdeniz’e yolculuğu” isimli fotoğrafı oylayan Tatar, yaşam kategorisinde Hasan Namlı’nın “Huzur Yaylası”, spor kategorisinde ise Serhat Çağdaş’ın “Derbi çekişmesi” fotoğrafını tercih etti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Polisten sürücülere şiddetli yağış uyarısı
Devamını oku

Güncel

Polisten sürücülere şiddetli yağış uyarısı

 Ülkeyi etkisi altına alan şidderli yağışlardan dolayı polis sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Özellikle İskele – Karoaz Anayolunun, Boğaz mevkii ile harup ambarları mevkii arasında seyreden sürücülerin,  görüş mesafesi yer yer azaldığından ve yollar içinde su  birikintileri oluştuğundan,  yavaş ve dikkatli seyretmeleri uyarısı yapıldı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yarına dikkat! Çok kuvvetli yağış geliyor
Devamını oku

Güncel

“Türkiye ile her konuda aynı şeyi düşünmek zorunda değiliz”

Bütçe görüşmelerinin ikinci gününde kürsüye çıkan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

“Son dönemde bazı kavramları ortak kullanmaya başladık. Bunlardan ne anladığımız farklı olabilir ama kullanılan kavramlar benzeşmeye başladı. Bunlardan biri ‘kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratmak’ diğeri de ‘statüko’… Statüko daha önce çözüm konusunda istekli olanların sözcüğüyken şimdi farklı kesimler tarafından da dillendirilen bir sözcüğe dönüştü. Statüko denen şeyi tanımlarsak yol hattını da oluşturabiliriz. Statüko dediğimiz şey adada bir çözüme ulaşılamamış olması ve BM’nin sürekli olarak sürdürülemez dediği şeydir. Bunun yansımaları da en azından bizim açımızdan öngörülemez bir durumun devamlılığı, dünya ile arzu ettiğimiz biçimde buluşamamak, diyaloğu geliştirememek ve uluslararası hukukun çerçevesi içerisine bir türlü girememektir.”

“Daha somut tabirle içinde bulunduğumuz koşullar doğrudan ticaret yapamama, direkt uçuşların olmaması, Maraş’ın onlarca yıldır kapalı kalması, kültür, sanat insanlarımızın, sporcularımızın uluslararası alanda kendilerini göstermekte zorluklarla karşılaşması. Yükseköğretim kurumlarımızın yine bir sürü problemle karşı karşıya kalması.”

“Bunu değiştirmek konusunda hemfikir miyiz? Görebildiğim aynen devam etsin diyen biri yok. O zaman rasyonel gözle bakmamız lazım ve bu statükoyu nasıl değiştirebiliriz konusunda fikrilerimizi yarıştırmamız lazım.”

“Rumlar çözüm olmasa da AB’ye gireceklerini düşünerek oy kullandılar ve hayır dediler. Statüko olduğu gibi kaldı. Bugünkü koşullarda doğrudan ticaret yapamıyoruz, turizmin ihtiyacı olan direkt uçuşlar konusunu çözmüş değiliz. Statüko buysa ve bugüne kadar değiştirilemediyse ne yapmamız gerekir konusu temel sorudur.”

“Cumhurbaşkanlığı makamı BM şemsiyesi altında toplum liderliği makamıdır. Bunun üzerinden çok daha proaktif olmak zorundayız. Elimiz güçsüz değil, Maraş konusunda bir şeylerin değişmesi gerektiği ortadır. BM ile kararları istişare ve müzakere etme zeminimiz vardır.”

“Temel derdimiz Kıbrıs Türk halkının varoluşunu, kimliğini, kültürünü geleceğe taşıma gailesidir. En önemli meselemiz budur. Bunu öteye taşıyıp Kıbrıslı Türkleri özne kılacaksak kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratmalıyız. Bu olmadığı müddetçe kendi kararlarımızı kendi organlarımızla olması gerektiği biçimde veremeyeceğimiz ortadadır.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Polisten sürücülere şiddetli yağış uyarısı

“Kapsamlı çözüme ulaşamadığımız koşullarda çözüme adım adım ilerleme yolunda adım atmamız lazım. Zaman zaman tek taraflı, zaman zaman GYÖ ile gerçekleşir ama hepsini bütün dünya ile konuşarak yapmak mümkündür.”

“Türkiye ile KKTC her konuda aynı şeyi düşünmek zorunda değildir. Geçmişte de olmadı. Lokmacı Barikatı’nın açılması sırasında yaşananları hatırlayın ama asla diyalog kopmadı ve ekonomik açıdan büyük fayda sağlayan kapı açıldı.”

“Yürümemiz gereken yol rasyonel düşünüldüğünde çok net biçimde karşımızda duruyor. Sonuca ulaşamadığımız noktada hem çözüm irademizi hem de hak ettiklerimizi, haklı taleplerimizi anlatmak gerekir.”

“Cumhurbaşkanlığı makamını daha efektif kullanmamız gerekiyor. Hükümetler olarak siyasi istikrar sorunumuz var ve 12 – 13 aylık hükümetlerle bu işlere odaklanamıyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamının yürütme yetkisi ve görevi başlığı altında yazanları tartışmaya ihtiyacımız var. Kamu işlerinin kesintisiz ve düzenle sağlaması gerektiğini konuşmamız gerekiyor. Anayasanın 111 maddesinde güvenlik sorunu tartışılırken Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’nun başında cumhurbaşkanının bulunduğunu, dolayısıyla bu kurulun güvenlikten temel sorumlu kurul olduğunu hatırlamaya ihtiyacımız var. Ekonomi konusunda da cumhurbaşkanının yetkisi vardır. Beş yıl görev yapan bir makam olduğunu düşünürsek ve cumhurbaşkanlığının yetkilerini artırırsak hükümetler değişse bile o kurulların istikrarı ileriye doğru taşınabilecek demektir.”

“Cumhurbaşkanlığı makamı doğrudan halk oyuyla seçilen bir makamdır. Türkiye buna yeni geçti ama bizde 1975’ten beri cumhurbaşkanını halk seçiyor. Cumhurbaşkanı aynı zamanda toplum lideridir ve içinde bulunduğumuz statüko içinde Rum liderliği ile eşitlendiğimiz tek yer burasıdır. O makamda kim oturursa otursun o kişiye yönelik olarak elbette eleştiri yapılabilir ancak sınırların aşıldığı, hakarete, tehide varıldığı noktalarda bu sadece makamda oturan kişi için sorun değil Kıbrıs Türk halkı için sorundur. O hakaretler Kıbrıs Türk halkının iradesine yönelmiş demektir. İçeride de dışarıda da bu hassasiyet önemlidir. Özne olma potansiyelimizin en önemli parçası cumhurbaşkanlığıdır.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yarına dikkat! Çok kuvvetli yağış geliyor

“Ayrıca CTP grubu adına bütçeye oyumuzun ‘evet’ olacağını da açıklamak isterim.”

Devamını oku

Güncel

“Cumhurbaşkanı, toplumu kutuplara ayıran söylemlerden uzak durmalı”

Meclis Genel Kurulu’nda 2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı görüşülmeye devam ediyor.

Meclis Genel Kurulu’nda konuşma yapan HP Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, insan hakları günü olan bugün Kıbrıslı Türklerin haklarını dünyanın görmezden gelmesini eleştirdi.

ıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerini haklarını gasp ettiğini ve dünyanın da bunu görmezden geldiğini belirten Manavoğlu, uluslararası toplumun Kıbrıs’a gönderdiği katkıların yıllardır Rumlar tarafından kullanılmasını da eleştirdi ve bunun sorgulanması gerektiğini söyledi.

Manavoğlu, çözümden kaçan tarafın Rum tarafı olduğuna işaret ederek, “Kıbrıs’ın kuzeyinde farklı şekillerde dile getirsek de hepimiz bir çözüm istiyoruz. Müzakere masalarında harcadığımız bunca zamanda dünyadaki diğer güçler müdahale etmediği sürece kolay değil. Bu nedenle Kıbrıslı Türkler açısından bunu zaman kaybı olarak görüyorum” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti için adadaki Kıbrıs Türk varlığının önemli olduğunu dile getiren Gülşah Sanver Manavoğlu, müzakere süreci devam ederken içinde yaşanılan sistemi sürdürülebilir hale getirmenin yollarının aranması gerektiğini vurguladı.

Manavoğlu, Cumhurbaşkanı’nın tüm halkı kucaklaması gerektiğini de belirterek, Cumhurbaşkanı’nın toplumu kutuplara ayıran söylemlerden uzak durmasının önemli olduğunu söyledi.

Kıbrıslı Türklerin çıkarlarına zarar vermeyecek şekilde konuşulması gerektiğini kaydeden Manavoğlu, bu çıkarların elde edilmesi konusunda daha aktif olunması gerektiğini ifade etti.

Manavoğlu, Kıbrıs konusunda sürekli görüşmeler yapıldığını fakat müzakerelerden sonuç alınmadığını kaydetti.

Kıbrıs sorununun çözülmesi için dış dinamiklerin pozisyon alması gerektiğini dile getiren Manavoğlu, 1571’den beri Kıbrıs’ta Türklerin olduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti için de Türklerin çok önemli olduğunu belirtti.

“Müzakere süreci devam ettiği halde önümüze bakmamız gerekir” diyen Manavoğlu, artık ekonomik olarak ileriye bakılması gerektiğini söyledi.

Manavoğlu, Kıbrıs konusunda Kıbrıslı Türklerin çıkarları konusunda aktif olunması gerektiğini kaydetti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yarına dikkat! Çok kuvvetli yağış geliyor
Devamını oku

Çok Okunanlar