Takip Edin

Dünya

Çipras’tan Türkiye’ye ‘sondajı aklından bile geçirme’ uyarısı: Bedeli olur

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Türkiye’ye Meis adası açıklarındaki sondaj faaliyetine karşı uyardı ve ‘bunu aklından bile geçirmemesi gerektiğini’ söyledi.

Yunanistan Başbakanı Çipras: Türkiye, Doğu Akdeniz’deki saldırgan tutumundan vazgeçmezse bedeli olur

Yunanistan’ın kamu yayıncısı EPT3’e bir röportaj veren Aleksis Çipras, Atina’nın kendi kara sahanlıklarında yapılacak herhangi bir sondaj faaliyetine karşı planı olduğunu ve bunları önleyeceklerini söyledi.

Çipras, Avrupa Birliği’nin bu hafta Lüksemburg’da düzenlediği toplantıda Ankara’ya, Doğu Akdeniz’deki yasadışı faaliyetleri sebebiyle açık ve sert bir mesaj verdiğini belirtti.

Çipras, daha önce de Ankara’yı uyarmış ve saldırgan tutumundan vazgeçmemesi halinde bunun ‘bedeli’ olacağını söylemişti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İşte Altınbaş davasının detayları

Dünya

İsviçre’de iki çocuk yetiştirmenin maliyeti 3 milyon liradan fazla

Dünyanın en zengin ve pahalı ülkelerinden İsviçre’de yapılan araştırmalarda, bir ailede iki çocuğu 18 yaşına getirmenin maliyetinin yarım milyon İsviçre frangından (yaklaşık 3 milyon lira) fazla olduğu bildirildi.

Ülkenin resmi haber ajansına ait Swissinfo internet sitesinde yer alan haberde, lükse kaçmadan bile İsviçre’de çocuk yetiştirmenin çok pahalı olduğu belirtildi.

İsviçre Federal İstatistik Kurumu ve Zürih Kantonu’nun yaptığı iki araştırmanın ortalama sonuçlarına göre, anne, baba ve iki çocuktan oluşan en yaygın çekirdek aile modelinde çocukların aylık masrafı 2 bin 500 frangı buluyor.

Bu rakamın ailelere göre aylık 1200-1800 frank arasında değiştiğine dikkat çekilen araştırmada, 18 yaşına gelene kadar iki çocuğun maliyetinin ortalama 540 bin franga (3 milyon 130 bin lira) ulaştığı kaydedildi.

Araştırmada, dünyanın sayılı zengin ülkelerinden İsviçre’de çocuk yetiştirmenin kolaylıkla lüks sayılabileceği, söz konusu rakamlara sosyal faaliyetler, Disneyland gezisi ve akıllı telefonlar gibi dolaylı masrafların ise dahil edilmediğinin altı çizildi.

Maliyetlerde en büyük kalemin barınma bedeli olduğu, bunu sırasıyla sağlık, gıda ve giyecek giderlerinin takip ettiği belirtildi.

İsviçre Federal İstatistik Kurumu araştırmasında ayrıca nüfusun geri kalanına oranla 3 ya da daha fazla çocuğu olan aileler için yoksulluk oranı ve yoksulluk riskinin de daha yüksek olduğuna dikkat çekildi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Akacan ve korumalarına 2'şer yıl hapis cezası
Devamını oku

Dünya

“ABD, petrol için Suriye’yi bölmek istiyor”

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, petrol sahalarını kontrol altına almak için Suriye’yi bölmeye çalışan ABD’nin, terör örgütü PKK’nın kontrolündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve PYD temelinde yerel yönetimlerin kurulması için Körfez ülkelerinden de büyük yatırımlar yapmasını talep ettiğini belirterek, “Son derece pervasız şekilde bu kısmı Suriye’den ayırmak ve petrol sahalarını kontrol etmek istiyor.” dedi. 

Lavrov, Fransa’da düzenlenen Paris Barış Forumu’nda yaptığı konuşmada, Suriye’deki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Rusya, Türkiye ve İran’ın başlattığı Astana süreci sayesinde, Suriye’de rejim ve muhalefet arasında diyaloğun mümkün kılındığını anlatan Lavrov, “O dönem öne sürülen tek muhalefet sadece Batı tarafından büyütülmüş, İstanbul, Riyad, ABD ve Avrupa’da yaşayan göçmenlerdi. Bunlar diyalog için ortak olarak sunuldu. Sonra Rusya, Türkiye ve İran, hükümet ve hükümete karşı savaşanların oturmalarını sağladı.” ifadelerini kullandı. 

ABD’nin, Suriye’de rejim kontrolündeki bölgelere Avrupa Birliği (AB) veya NATO tarafından yatırım yapılmasını yasakladığını belirten Lavrov, “ABD, SDG ve PYD temelinde yerel yönetimlerin kurulması için Körfez ülkelerinden de büyük yatırımlar yapmasını talep ediyor. Son derece pervasız şekilde bu kısmı Suriye’den ayırmak ve petrol sahalarını kontrol etmek istiyor.” görüşünü paylaştı. 

Barış Pınarı Harekâtı öncesinde ABD ile Türkiye arasında müzakerelerin yürütüldüğünü anımsatan Lavrov, “ABD, Türkiye ile müzakere etmeye çalıştı, anlaşmaya varamayınca da ‘Kürtlere artık kendi başınasınız, biz gidiyoruz’ dedi. Sonra, ‘Kürtlere karşı artık bir sorumluluğumuz yok ama Kürtler için değil petrol için geri dönüyoruz’ dedi.” şeklinde konuştu.

Lavrov, Suriye’deki Kürtlerin siyasi diyalogda yer almaları gerektiği değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti:

“Ama Suriye’deki Kürtlerin tutarlı olması gerekiyor. ABD’nin desteğine güvenerek Rojava federasyonunu kurdular. Bu ayrılıkçı karara ABD’nin daima destek olacağını varsaydılar. Biz ise Şam ile konuşmalarını anlatmaya çalıştık ama onlar ilgilenmediler. Şimdi Kürtler Şam’la diyalog için bizden yardım istiyorlar. Biz yine de buna destek vermeye hazırız ancak ABD şimdi petrol için dönünce yine diyalogla ilgilenmiyorlar. Tutarlılık gerekiyor. Kürtler Cenevre’deki komitede temsil ediliyorlar ancak bunda PYD yok, Türklerin de PYD’ye yaklaşımını biliyorsunuz. Bu konunun oldukça detaylı şekilde ele alınması gerekiyor. Ancak Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde, masada tüm kilit oyuncuların yer alması gerekiyor.”  

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Cuma ve cumartesi yer yer sağanak veya gökgürültülü sağanak bekleniyor

Devamını oku

Dünya

Yunanistan’da üniversite öğrencileri polisle çatıştı

Yunanistan’da Atina Ekonomi Üniversitesinde derslere 17 Kasım’a kadar ara verilmesine ilişkin kararı protesto eden öğrencilere polis müdahale etti.

Başkent Atina’daki üniversitenin (ASOEE) Senatosunca 11-17 Kasım arasında derslere ara verilmesi kararının ardından üniversiteye girmeye çalışan yaklaşık 100 kişilik grup ile polis arasında arbede yaşandı.

Polis grubu dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve ses bombalarıyla karşılık verdi.

Güvenlik güçlerince dün üniversitede düzenlenen operasyonda çok sayıda maske, taş ve sopa ele geçirilmişti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Kıbrıs İçin AB'den Türkiye'ye Yaptırım Kararı
Devamını oku

Dünya

Irak’taki protestolarda ölü sayısı 319’a yükseldi

Irak’ta bir aydan uzun süredir devam eden hükümet karşıtı gösterilerde, 319 gösterici hayatını kaybetti, 15 bin gösterici de yaralandı.

Irak Meclisine bağlı İnsan Hakları Komisyonunca yapılan yazılı açıklamada, 1 Ekim’den bu yana ülkede devam eden gösterilerde, hayatını kaybeden göstericilerin sayısının 319’a, yaralıların da 15 bine ulaştığı ifade edildi.

Uluslararası Af Örgütü, Iraklı yetkililere göstericilere karşı ölümcül güç kullanılmasına son verilmesi çağrısı yapmıştı.

Iraklılar işsizlik, yolsuzluk ve kamu hizmeti yetersizliğini protesto etmek amacıyla ülkenin çeşitli bölgelerinde gösteriler düzenliyor.

Ülkede, 1 Ekim’de harekete geçen eylemciler, Erbain törenleri nedeniyle ara verdikleri gösterilere 25 Ekim’de yeniden başlamıştı.

(BRT/TRT)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Kıbrıs İçin AB'den Türkiye'ye Yaptırım Kararı
Devamını oku

Dünya

Güney Amerika’da hangi ülkelerde neden protestolar düzenleniyor?

Şili, Ekvador, Bolivya, Uruguay, Haiti…Güney Amerika’daki bu ülkeler son günlerde sokaklarında düzenlenen protestolarla gündemde.

Bolivya’da Pazar günü düzenlenen başkanlık seçimlerinde hile yapıldığı iddialarının ardından seçmenler sokaklara çıktı. Ancak diğer çoğu ülkede düzenlenen protestoların ortak noktasında kemer sıkma politikalarına ve neoliberalizmin getirdiği sosyo-ekonomik eşitsizliğe başkaldırı var.

Güney Amerika’daki bu ülkelerde insanların sokaklara neden çıktığını, ortak ve farklı noktalarını derledik.

Şili

Şili’de geçen hafta metro ücretine zam yapılmasının ardından öğrenciler sokaklara çıkarak eylemler düzenledi.

Öncelikli olarak ulaşım ücretlerine yapılan zammı protesto ile başlayan bu gösteriler bir haftadır sürüyor.

Devlet Başkanı Sebastián Piñera, protestoların başlangıcında takındığı tutumdan ötürü özür dilese ve yeni bir ekonomik paket açıklasa da on binlerce kişi sokaklardaki eylemlerine bu hafta da devam ediyor.

Binlerce işçi Çarşamba ve Perşembe günleri genel greve katıldı.

Geçen hafta yaşanan kimi yağma olaylarının ardından hükümet Cumartesi günü ülke genelinde olağanüstü hal ilan etti.

Bu, diktatör General Augusto Pinochet yönetiminden beri ülkede ilan edilen ilk olağanüstü hal oldu.

Şimdiye kadar eylemciler ve polisler arasın yaşanan çatışmalarda 18 kişi hayatını kaybetti.

Protestocular, eylemlerine son vermek için olağanüstü halin sona erdirilmesini ve askerlerin kışlalarına geri dönmesini istiyor.

GINI katsayısı grafiği

Şili, Latin Amerika’nın en zengin ülkelerinden biri olsa da aynı zamanda gelir adaletsizliğinin en yüksek olduğu ülkeler arasında.

36 üyeli Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) içinde gelir dağılımının en adaletsiz olduğu ülke de Şili.

Salı günü Şili Devlet Başkanı Piñera’nın açıkladığı reformlar arasında emeklilik maaşına yüzde 10 zam yapmak ve asgari ücreti 413 dolardan 482 dolara yükseltmek de bulunuyor.

Aynı zamanda yüksek maaş kazananlardan daha fazla vergi alınması, devletin sağlık masraflarını karşılaması ve elektriğe yapılması planlanan zammın geri alınması da açıklanan reformlar arasında.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Akacan ve korumalarına 2'şer yıl hapis cezası
Şili

Çoğu emtia üreticisi Latin Amerika ülkesi, 2000’lerin başında emtia fiyatlarında yükseliş yaşanması ile ekonomik anlamda büyük bir ilerleme kaydetti.

Ancak sonraki yıllarda emtia fiyatlarında yaşanan düşüş, ekonomilerinin zora girmesine yol açtı. Aynı zamanda ekonomik büyümeden toplumun dezavantajlı konumları yeteri kadar yararlanamadığı için sosyal ve ekonomik eşitsizlik açısından uçurum derinleşti.

Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili de büyümesi yavaşlayana kadar 2000-2014 yılları arasında ekonomisi büyük ilerleme kaydeden ülkelerden biri.

New York Üniversitesi Latin Amerika ve Karayipler Çalışmaları Merkezi’nden Profesör Patricio Navia, Şili’deki protestoların neden kaynaklandığını Voice of America haber sitesine verdiği demecinde şöyle açıklıyor:

“İnsanlar sokaklara çıktı çünkü hükümetin zenginlere daha çok değer verdiği hissediliyor. Yoksullara yardım etmesi gereken sosyal programlar hiç gelişmiş değil ve toplumun geri kalanı kendi kendine geçinmek zorunda.

“Sokağa çıkanların bir kısmı kamu yardımı almak için yeteri kadar yoksul değil, geri kalanı da hükümetin vergi indirimlerinden faydalanmak için yeteri kadar zengin değil. Seslerinin duyulması için isyan etmeleri gerekiyordu.”

Bolivya

Bolivya'da düzenlenen devlet başkanlığı seçimlerinin sonuçları beklenirken iki güçlü aday Morales ve Mesa'nın taraftarları birbiriyle çatıştı
Image captionBolivya’da düzenlenen devlet başkanlığı seçimlerinin sonuçları beklenirken iki güçlü aday Morales ve Mesa’nın taraftarları birbiriyle çatıştı

Bolivya’da Pazar günü yapılan devlet başkanlığı seçimlerinin ilk turunda Devlet Başkanı Evo Morales, rakibi Carlos Mesa’yı yüzde 10 oy farkıyla geçtiğini ve ikinci tura gerek olmadığını açıklayınca seçmenler sokaklara çıktı.

Oyların yüzde 84’ü sayıldıktan sonra oy sayımının durması, muhaliflerin ve uluslararası gözlemcilerin hile iddialarını ortaya atmasına yol açtı.

Bunun üzerine Bolivyalılar sokaklara çıkarak sandıklarda ve seçimde hile yapıldığını, oylarının çaldığını söylemeye ve isyan etmeye başladı.

Morales ise rakibinin darbe yapmaya çalıştığını iddia etti.

En son olarak Morales Perşembe günü yaptığı açıklamada oyların yüzde 46,83’ünü, Mesa’nın ise oyların yüzde 36,7’sini aldığını iddia ederek zaferini açıkladı.

Ancak farkın yüzde 10’a çıkması takdirinde, “ikinci tura gidilmesi gerekiyorsa gideceklerini” de söyledi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Kıbrıs İçin AB'den Türkiye'ye Yaptırım Kararı
Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales
Image captionBolivya Devlet Başkanı Evo Morales

Seçim usulsüzlüklerine dair yaşanan tartışmaların yanı sıra Bolivya ekonomisi de Güney Amerika’nın kırılgan ekonomileri arasında yer alıyor.

Emtia gelirlerinin fırladığı yıllarda Bolivya ekonomisi yıllık olarak ortalama yüzde 4 büyüme kaydederken enflasyon düşük bir seyir izledi.

Ancak son yıllarda ülkenin doğalgazdan elde ettiği gelirlerin düşmesiyle ekonomi daha kırılgan bir hale geldi.

Özellikle Brezilya ve Arjantin’in doğalgaz talebinin düşmesiyle sıkıntılar baş gösterdi.

Ülkedeki yolsuzluk skandalları ve altyapı yatırımlarının zayıflaması da sosyoekonomik zorluklar arasında yer alıyor.

Ekvador

Ekvador protestolar

Ekvador’da bu ay protestolar, IMF’nin (Uluslararası Para Fonu) kemer sıkma politikaları sonucu hükümetin on yıllardır verdiği petrol sübvansiyonlarını sonlandırma kararıyla başladı.

Yerliler bu karardan olumsuz etkileneceklerini belirterek protestoların önünü açtı.

3 Ekim’de başlayan eylemlerin sonucunda geçen hafta Ekvador Devlet Başkanı Lenín Moreno, bu kararı geri aldıklarını açıkladı.

Yerli gruplar ve hükümet arasında sürdürülen müzakereler ise bu hafta için yerli grupların lideri hakkında soruşturma açıldığı için sona erdirildi.

Ekvador’un başkenti Quito sokaklarındaki göstericiler polisle çatıştı

Protestolarda 7 kişi hayatını kaybetti.

Ekvador da aynı şekilde petrol fiyatları varil başına 100 doları bulduğu zaman ekonomisi büyüyen ve altyapı yatırımları yükselen bir ülke.

Ancak petrol fiyatlarının düşmesiyle beraber ülke büyük bir dış borca ve bütçe açığına düştü.

Devlet Başkanı Lenin Moreno, dış borçla başa çıkmak için IMF’den 4,2 milyar dolarlık yardım paketi aldı ve 1,3 milyar dolarlık bir kemer sıkma paketi açıkladı.

Bu da ülkedeki protesto dalgasının başlamasına yol açtı.

Haiti

Haiti'de 13 Ekim'de düzenlenen protestolardan bir görüntü
Image captionHaiti’de 13 Ekim’de düzenlenen protestolardan bir görüntü

Güney Amerika ülkelerinden Haiti’de ise yolsuzluk karşıtı gösteriler altıncı haftasına girdi.

Bu hafta Salı günü ülke tarihinde nadir rastlanacak bir gelişme olarak binlerce Katolik Kilisesi liderinin bir yürüyüş düzenlediği görüldü.

Kilise liderleri, Devlet Başkanı Jovenel Moise’un istifasını talep etti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Altınbaşlar’a tutuklama şoku

Moise, Şubat 2017’de göreve geldiğinden beri yolsuzlukla suçlanıyor.

Başkan olmasını sağlayan seçimlerde de hile yapmakla suçlanmıştı.

Ağustos ayında yakıt sıkıntısının baş göstermesiyle beraber protestolar şiddetli bir hal aldı.

Son haftalarda ise öğrenciler ve sanatçılar gibi farklı sosyal gruplar sokaklara çıkarak hükümetü protesto ediyor.

Moise ise yapacakları reformlar sayesinde ülkeyi dönüştüreceğini öne sürüyor.

Haiti, 2009 yılında Venezuela’nın petrol yardımı ve 2010’daki depremden sonra uluslararası yardımla ayakta duruyordu.

Bölgenin en yoksul ülkelerinden biri olan Haiti’de Venezuela’nın ekonomik sıkıntıya girmesi olumsuz sonuçlar doğurdu.

Uruguay

Uruguay

Güney Amerika ülkelerinden protesto dalgasını en son yaşayan ülkelerden biri de Uruguay.

Ülkede 22 Ekim Salı günü 55 bin kişi sokağa çıkarak ülkenin yeni güvenlik yasa tasarısını protesto etti.

27 Ekim’de düzenlenecek başkanlık seçimiyle beraber oylanacak olan taslakta, polis ve kamu güvenliğine ek olarak bir ulusal koruma gücünün oluşturulması, bazı hapis cezalarının güçlendirilmesi ve şu an ülkede yasa dışı olan gece baskınlarının yapılması önerileri yer alıyor.

Bu taslağın hazırlanmasında, ülkedeki cinayet ve hırsızlık gibi suç oranlarının komşu ülkelere kıyasla çok yüksek olması rol oynuyor.

Bu yasa tasarısına karşı çıkan protestoları Americas Quarterly haber sitesine değerlendiren Uruguaylı araştırmacı Nicolás Saldías’a göre bu protesto, ‘Uruguay demokrasisinin ne kadar gelişmiş olduğunu’ gösteriyor.

Merkez solun devlet başkanı adayı olan ve eylemlerin düzenlenmesine ön ayak olan isimlerden Daniel Martínez ise bu protestonun “gençlerin sivil topluma ne kadar bağlı olduğunun bir kanıtı olduğunu” belirtti.

Kimi anketlere göre seçmenlerin onda biri, kimilerine göre yarısı bu tasarıyı destekliyor.

Devamını oku

Çok Okunanlar