Takip Edin

Güncel

Bakan Sucuoğlu: Gereken her türlü destek sağlanacak

 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faiz Sucuoğlu, aynı aileden 4 vatandaşın denizde boğularak hayatını kaybetmesinin tüm halkı derinden üzdüğünü bildirdi.

Sucuoğlu yayımladığı taziye mesajında, “Bu üzücü olay yaşandığı andan itibaren, Bakanlığımız ve Bakanlığımıza bağlı Sosyal Hizmetler Dairesi yetkilileri, tedavi altında olan çocuğumuzun durumunu yakından takip etmektedir. Ayrıca aile yakınlarının durumu da takip edilmekte olup; bundan sonraki süreçte de Bakanlığımız ve Sosyal Hizmetler Dairesi, çocuğumuza ve aile yakınlarına gereken her türlü desteği sağlayıp onların yanında olacaktır.” ifadelerini kullandı.  

Sucuoğlu, “Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaslı ailelerine ve halkımıza başsağlığı dilerim.” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  "Seni parça parça keser öldürürüm”

Güncel

“Yollar savaş alanına döndü”

Trafikte Güvenli Yaşam Derneği, Ulaştırma Bakanlığı’nın trafik konusunda verdiği sözlerin hiçbirinin yapılmadığını, Bakanın uzmanlar yerine rant çevrelerini tercih ettiğini, eğitim müfredatına girecek kitapların da hâlâ müfredata konmadığını vurguladı

Bir grup sivil toplum örgütü, trafik sisteminin bir an önce toplumun sağlığı, güvenliği ve refahına hizmet edecek şekilde yeniden düzenlenmesi talebinde bulundu. 

Trafikte Güvenli Yaşam Derneği (TGYD), Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Kooperatif Görevlileri Sendikası (KOOP-SEN) ve Basın Emekçileri Sendikası (BASIN-SEN) eğitim, denetim ve trafik mühendisliğinin bir bütün olarak çalışacağı trafik güvenlik sistemi mücadelesinin süreceğini açıkladı.

KTOEÖS’te bugün bir araya gelen 5 örgütün temsilcileri, trafikte ehliyet sistemi, trafik kuralları, yol standartları gibi birçok konuda eksik ve hata bulunduğuna işaret ederek, sistem değişikliğine ilişkin görüşlerini aktardı.

“2018’DE SÖZ VERİLEN UYGULAMALARIN HİÇBİRİ YAPILMADI”

Sendika yetkilileri, toplantıda yaptığı açıklamada, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı’nın TGYD ile birlikte hazırlanan ve 21 Mayıs 2018’de “Trafik Güvenliği ve Ulaştırma Sistemi” basın toplantısında hayata geçirileceği söylenen uygulamaların hiçbirinin yapılmadığına işaret etti. Bakanın, işin gerçek uzmanları yerine bazı rant çevrelerini tercih edip, bu çevrelerin menfaatlerine yönelik hareket ettiği iddia edildi.

Araç muayene hizmetinin Avrupa Birliği (AB) uzmanlarının önerilerine tamamen ters olarak, tek bir şirkete verilerek özelleştirilmesinin planlandığını ileri süren örgütler, bu değişikliğin devleti ciddi bir mali kaynaktan mahrum edeceğini savundu.

TGYD Başkanı Taner Aksu, basın toplantısında yaptığı konuşmada, trafik güvenlik sisteminin oluşamamasından dolayı yolların adeta “savaş alanına” döndüğünü söyledi.

Trafiğin 3E olarak nitelendirilen “Eğitim, Denetim ve Trafik Mühendisliği” ayakları bulunduğuna işaret eden Aksu, TGYD ve KTÖS iş birliğiyle hazırlanmış anaokul ve ilkokul 1-2-3. sınıfların eğitim müfredatına girecek kitapların hâlâ müfredata konmadığının altını çizdi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Tatar: Orta vadeli hedefimiz her yıl 5 milyar TL yatırım ve yüzde 5 büyüme

Trafik Güvenlik Sistemi’nin hayata geçmesinin tek istekleri olduğunu belirten Aksu, “Son 20 yılda bu sistem oluşturulmuş olsaydı, yüzlerce ölümün önüne geçilmiş olurdu” diyerek, hükümet ve Meclis’e duyarsızlık eleştirisinde bulundu.

Hazırlanan ortak basın bildirisini okuyan TGYD Başkan Yardımcısı Hüseyin Sevay, adeta savaş alanına dönen trafikte 3E’ye dayalı, hayat kurtaracak ve kalıcı sakatlıkları önleyecek bir sistemin oluşması gerektiğini, aksi halde yapılanların hiçbir insani amaca hizmet etmeyip, toplumun ölüm ve kalıcı sakatlıkları saymaya devam edeceğini vurguladı. 

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanının, 21 Mayıs 2018’de üzerinde mutabakata varılan konularla ilgili konuşurken verdiği sözlerin hiçbirini tutmadığını savunan Sevay, bunun yerine bazı rant çevrelerini tercih ederek, onların menfaatlerine yönelik adımlar atıldığını iddia etti.

Sevay, araç muayene hizmetinin Avrupa Birliği (AB) uzmanlarının önerilerine tamamen ters olarak, tek bir şirkete peşkeş çekilerek özelleştirilmesinin planlandığını, bu özelleştirmenin, devleti ciddi bir mali kaynaktan mahrum ederken hayal edildiği şekilde bir hizmet kalitesi de sağlamayacağını belirtti.

Hüseyin Sevay, araç muayene hizmetinin, AB uzmanlarının önerdiği gibi, özel bir şirket tarafından değil de, AB’nin yardımlarıyla devletin oluşturacağı yeni bir sistemle vermesi gerektiğini kaydetti.

Sevay ayrıca, 2020 yılı başında yürürlüğe girmesi için Bakanlar Kurulunca düğmeye basılan “Sürüş Eğitim İzni ve Sürüş Ehliyetleri Sağlık Tüzüğü” ile AB yasalarına uyum kisvesi altında ilgili AB direktifinde var olmayan ağır şartlar getirilerek, her yeni ehliyet alma ve yenileme durumunda tüm sürücülerden sağlık raporu isteneceğini; böylelikle zaten çalışmayan sağlık sistemine gereksiz bir yük daha bindirilerek, özel sağlık kuruluşlarının rant kapısı haline getirileceğini iddia etti.

TGYD Başkan Yardımcısı Sevay, yeterli hiçbir altyapı yokken ve polis yeterince en temel denetimleri dahi yapamazken polise uyuşturucu denetimiyle ilgili sorumluluk yüklenmeye çalışılmasının tamamen yanlış olduğunu kaydetti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  "Seni parça parça keser öldürürüm”

Sevay şöyle devam etti:
“2017 yılının ortasında toplum tarihimizde ilk kez meclis bünyesinde trafik güvenliği üzerine çalışmalar yapmak üzere özel statüde bir komite kurulmuştu. Bu komitenin altında daimî görev yapmak üzere TGYD’den bir profesyonel trafik mühendisi ve bir akademisyen, Doğu Akdeniz Üniversitesinden ise bir akademisyenden oluşan bir uzman danışman grubu seçilmişti. Bu çalışmalar yolunda devam ederken hükümetin değişmesi üzerine tüm çalışmalar durdurulmuş ve bir sonraki hükümet döneminde Meclis İçtüzüğüne rağmen bu komite yeniden canlandırılmamıştı.
Uzun bir çalışma sürecinin ardından TGYD ve KTÖS iş birliği ile hazırlanmış ve Telsim sponsorluğu ile bastırılıp Eğitim Bakanlığına teslim edilmiş anasınıf ve ilkokul 1-2-3. sınıf trafik güvenliği eğitimi kitapları hala müfredata konmamıştır. Unutulmamalı ki trafik güvenliği eğitimi 3E sisteminin vazgeçilmez parçalarından biridir.

Ehliyet sistemi, trafik kuralları, yol standartları gibi birçok konuda sayısız eksiği ve hatası bulunan trafik sistemimizin bir an önce toplumun sağlığı, güvenliği ve refahına hizmet edecek şekilde yeniden tasarlanması gerekmektedir. Reform şarttır. Bunu yapmak bir seçenek değil, bir mecburiyettir. Ciddi ve istikrarlı adım atılmadığı her gün toplumumuz için bir kayıp olmaya devam edecektir.
Burada bir araya gelmiş örgütler olarak eğitim, denetim ve trafik mühendisliğinin bir bütün olarak çalışacağı bir trafik güvenliği sistemi için vermekte olduğumuz mücadeleyi sürdüreceğiz. Hak ettiğimiz trafik güvenliği sistemine kavuşmamız için halkımızın da sesini yükseltmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isteriz.”

ELCİL

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, konuşmasında, çok yoğun çalışmalarla Avustralya’daki sistemi örnek alarak hazırladıkları trafikle ilgili eğitici kitapların önce Kemal Dürüst, sonra Özdemir Berova ve ardından Cemal Özyiğit’e sunulduğunu ve söz alındığını fakat bu kitapların müfredata halen sokulmadığını belirtti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Amcaoğlu: Kimsenin kimseye kıyak geçtiği yok

TGYD’nin öğretmenlere kitaplarla ilgili kurslar da verdiğini hatırlatan Elcil, “Buna karşın bakanların ilgisizliği ve umursamazlığı kitapların eğitim müfredatına konulamamasını getirdi” dedi. Elcil her geçen gün insan hayatının trafikte daha büyük bir tehlikeye girdiğini, özellikle bir başka derneğin etkisiyle alımı sağlanan ve olur olmaz yere dikilen sabit hız tespit radarlarının devlete ek gelir kapısı olarak hizmet verdiğini, bunun yerine sürücülerin trafikteki hata yapmasının engellenmesi gerektiğini ifade etti.

Ciklos’ta geçen yıl selli yağmur sırasında sulara kapılarak hayatını kaybeden 4 kişiyi hatırlatan Elcil, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı’nın bu konuda sorumluluğu olduğunu savundu.

 Elcil, yetkililerin açılan soruşturmalarda sorumluluktan kaçtıklarını ve devletin olayda sorumluluğu bulunan kişilerle ilgili herhangi bir adım atmadığını ifade etti.

Birilerine rant sağlamak için yollara konulan aydınlatma ışıklarının kavşakları ve yolları aydınlatmaya yetmediğini savunan Elcil, Ercan-Çukurova arasındaki yolun 10 gündür “yamalama yapılacağı” gerekçesiyle kapalı tutulduğunu ve Devletin 10 günde “yamalamayı” bitiremediğini söyledi.

Yetkililerin birilerine rant sağlama, peşkeş çekme ve kâr sağlama amacında olduklarını iddia eden Elcil, bundan dolayı oluşan tüm stresi ve zararı toplumun çektiğini söyledi.

Devamını oku

Güncel

Tam bir trafik canavarıymış!

Lefkoşa Güzelyurt anayolunda 269 promil alkol alıp direksiyon başına geçen ve 200 km hızda giderken Yılmaz çiftinin aracına çarparak ölümlerine neden olan Mustafa Ürcan’ın, aynı araçla bugüne kadar 15 kez kaza yaptığı ortaya çıktı

Lefkoşa Güzelyurt anayolunda 2 Kasım akşamı trafik kazasında Devrim Yılmaz ve eşi Seda Suat Yılmaz’ın aracına çarpan zanlı Mustafa Ürcan’ın vukuatları bununla sınırlı olmadığı ortaya çıktı.

Gazeteci Levent Özadam, Mustafa Ürcan’ın daha önceden 15 ayrı kazaya karıştığını yazdı.

Özadam’ın yazısına göre zanlı Mustafa Ürcan 2014 yılında 4 kaza yaptı.

2016’da 2 kazası var. 2017 yılında da 5 kaza gösteriyor liste.

2018’de 1 kazası var! 2019 yılında ise 3 kazası…

Mustafa Ürcan’ın kazaların hepsini de MH 313 plakalı araçla yaptığı ortaya çıktı.

Son kazasında ise 269 promil alkol aldıktan sonra, yani neredeyse bir şişe rakı içtikten sonra aracına binen ve 200 km hızda giden Mustafa Ürcan, Devrim Yılmaz ve eşi Seda Suat Yılmaz çiftine çarparak ölümlerine neden olmuştu.

Mustafa Ürcan, dün çıkarıldığı mahkemede davaları görüşülünce kadar üç ayı geçmemek kaydıyla cezaevine gönderilmişti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  KKTC’ye gelecek işçilerin çalışma hayatıyla ilgili tecrübesine ve mesleki eğitim düzeyine bakılacak
Devamını oku

Güncel

Aldemir, YDÜ’de hayata tutundu

Düşme sonucu kafa travması yaşayan ve kaldırıldığı sağlık merkezinden beyin tümörü teşhisi ile YDÜ Hastanesi’ne sevk edilen 56 yaşındaki Ayşe Aldemir’in, beyindeki görme sinirine ve diğer hassas anatomik yapılara yakın olduğu tespit edilen 3,5cm’lik tümörü, mikrocerrahi yöntemle alındı ve Aldemir eski sağlığına kavuşturuldu

Düşme sonucu yaşadığı kafa travması ile kaldırıldığı sağlık merkezinden beyin tümörü teşhisi ile Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen 56 yaşındaki Ayşe Aldemir’in, beyindeki görme sinirine ve diğer hassas anatomik yapılara yakın konumda olduğu tespit edilen 3,5cm’lik tümörü, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Tarafından mikrocerrahi yöntemle alındı ve bu başarılı operasyonla Aldemir eski sağlığına kavuşturuldu.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Doğa Gürkanlar, gerçekleştirdikleri detaylı tetkik ve incelemeler sonrasında 3,5cm büyüklüğünde olduğu tespit edilen tümörün, özellikle görme sinirine, beyindeki önemli hassas yapılara ve kafa sinirlerine çok yakın bir konumda olduğunu belirtti. 

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde daha önce çok daha büyük beyin tümörlerinin başarıyla alındığı ameliyatlar gerçekleştirdiklerini ifade eden Doç. Dr. Doğa Gürkanlar, Ayşe Aldemir’de tespit edilen ve iyi huylu olduğu belirlenen 3,5 cm’lik tümörü ise ameliyatla alınmadığı taktirde daha da büyüyerek hastayı, görme, konuşma, muhakeme gibi temel fonksiyonlarını kaybetme riski ile karşı karşıya bırakma olasılığı bulunması nedeniyle büyük bir risk faktörü olarak değerlendirdiklerini ve ameliyat kararı verdiklerini söyledi.

Doç. Dr. Doğa Gürkanlar başkanlığında, Uzm. Dr. Hüsnü Koşucu, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı uzmanı Dr. Nesrin Kayışoğlu ile 5 kişilik ameliyathane ekibi tarafından mikrocerrahi yöntemle gerçekleştirilen ve 4 saat süren ameliyatın, hastada hiçbir temel fonksiyon kaybı yaşanmaksızın, başarı ile tamamlandığı bildirildi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Halkın Partisi, 2019 yılı ilk 9 aylık gelir gider tablosunu paylaştı

Operasyon sonrası açıklamalarında, vücudun kontrol merkezi beyine ilişkin ameliyatların büyük titizlik, hassasiyet, uzman deneyimi ve teknolojik donanım gerektirdiğini belirten Doç. Dr. Doğa Gürkanlar, yapılacak en küçük hatanın hastanın görme, konuşma, hareket gibi temel fonksiyonlarında kalıcı kayba neden olabileceğine dikkat çektiği konuşmasına şöyle devam etti;  “Mikro cerrahi yöntemde kullanılan özel mikroskoplar, 3 boyutlu detaylı görüntü sağlayarak ameliyatın daha az komplikasyonla gerçekleştirilmesine, sağlıklı dokuların, tümör dokularından ayrılarak, cerrahın hangi dokunun alınması gerektiğine dair daha sağlıklı kararlar vermesine olanak sağlıyor.  İleri teknoloji kullanımının yanında, bilgi, beceri ve deneyim gerektiren beyin cerrahisinde, olası yanlış ve yetersiz müdahalelerde, hastada felç olma, komaya girme veya operasyondan sağ çıkamama gibi olumsuz durumlar da gelişebiliyor.  Anabilim dalımızla ilgili hastanemizin başarı oranları dünya standartlarının üzerindedir.  Bunu da sahip olduğumuz uzman kadro ve yüksek teknolojik alt yapıya bağlıyoruz.”

Teknolojinin gelişmesi ile operasyon başarılarının daha da arttığı günümüzde, mikrocerrahi yöntem ile çıplak gözle görülemeyen birçok olgunun tedavi edilebildiğini söyleyen Doç. Dr. Doğa Gürkanlar, bu yöntemle gerçekleştirilen operasyonlar sonrasında hastalarda iyileşmenin de daha hızlı olduğunun gözlemlendiğini bildirdi. 

Devamını oku

Güncel

20 yaşındaki Kayra destek bekliyor

Londra’da yaşayan ve beyin tümörü ile mücadele eden 20 yaşındaki Kıbrıslı Türk Kayra Özsezer destek bekliyor

Londra’da yaşayan 20 yaşındaki Kıbrıslı Türk Kayra Özsezer, beyin tümörüyle mücadelesinde destek bekliyor.

Kıbrıslı Türk Kayra Özsezer, düğün arifesinde öğrendiği hastalığıyla mücadele veriyor. 20 yaşındaki gencin yaşamı sinir sistemi içinde ortaya çıkan beyin tümörüyle bir anda değişti.

2017 yılının Sevgililer Gününde hayat arkadaşı olmasını istediği 20 yaşındaki Ariona Kryeziu ile evlilik planları yapan Özsezer, Kıbrıs’taki tatili sırasında yaşadığı travmayla acı gerçeği öğrendi.

Tatilde araç kiralayan iki nişanlı, Özsezer’in sürüş yaptığı sırada büyük bir kaza atlattı. Hastanede yapılan ilk kontrollerde doktor, Özsezer’in yüzünün yarısının felç geçirdiğini açıkladı. Temmuz ayının sonunda İngiltere’ye dönen Özsezer, derhal hastaneye giderek muayene oldu. Yapılan testlerin ve biyopsinin ardından Özsezer’in beynindeki tümörün 4. aşamada olduğu tespit edildi. Yoğun bakıma alınan 20 yaşındaki genç bir dizi tedaviler gördü.

İngiltere’de tedavisi süren Özsezer’in alternatif bir tedavi için Almanya’ya gitmesi gerekiyor. Özsezer’in nişanlısı Kryeziu, 25 bin poundluk tedavi masrafları için internetten bir bağış kampanyası başlattı.

www.gofundme.com/f/kayras-cure adresi üzerinden başlatılan kampanyayla şu ana kadar yaklaşık 15 bin pound toplandı. 500’den fazla bağışçının destek verdiği kampanyanın 25 bin pounda ulaşması ise sizlerin destekleriyle mümkün.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Halkın Partisi, 2019 yılı ilk 9 aylık gelir gider tablosunu paylaştı
Devamını oku

Güncel

Rum “iç cephesi paramparça”

 Berlin’de 25 Kasım’da gerçekleşecek üçlü göçüşme, Genel Sekreter’in Kıbrıs geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un cumartesi günü yapacağı ziyaret, Türkiye’nin şu anda beşli konferansa katılmadaki isteksizliği ve AB’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri nedeniyle Türkiye’ye karşı yaptırım kararının yarın sabah toplanacak Rum Ulusal Konseyi’nin başlıca gündem konuları olması bekleniyor.

Fileleftheros, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in  yukarıda sayılan bütün konulardaki gelişmemeleri aktarması ve Rum tarafının önündeki verilere dair  bir değerlendirme yapması beklenen yarınki toplantı öncesinde siyasi partilerin gelişmelere dair mesajlarına “Başkan’a Baskı Yapıyorlar” başlığıyla yer verdi.

Gazete, yarınki Konsey toplantısının Anastasiadis hükümeti ile AKEL arasında Kıbrıs sorunu  odağında devam etmekte olan sürtüşmenin gölgesinde gerçekleşeceğine dikkat çekti.

Habere göre, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun Anastasiadis’ten -Rum kamuoyuna da yansıyan-  Rum yönetiminin Berlin üçlü görüşmesinden beklentisinin düşük olması ve İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, Anastasdiadis’in kendisine Berlin’den özlü bir şey beklemediğini söylediği açıklaması ile ilgili izahat istemesi bekleniyor.

AKEL Basın Sözcüsü Stefanos Stefanu dün “şu anda hükümet AKEL’e saldırmaya odaklanmak yerine 25 Kasım’daki kritik görüşmeye hazırlansın daha iyi. Bizim taraf haklı davamızı ancak net tezler, uzlaşılanlarda sarsılmaz  tutarlılık ve yapıcı ruh ile zırhlandırabilir ve Türkiye’nin gerçek niyetini ortaya çıkarabilir” dedi.

DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos “Türkiye’nin tavrından, bu görüşmenin (Berlin) müzakerelerin yeniden başlaması için adımları hazırlamak dışında bir şey olacağı anlaşılıyor. Üstünkörü ve gerekli ön hazırlık olmadan, varacağı sonucun şüpheli olduğu bir üçlü görüşmeye sürükleniyor olduğumuzu görmek çok kaygı verici. Her şey yeni bir çıkmaza sürüklendiğimizi gösteriyor” ifadelerini kullandı.

EDEK Başkanı Marinos Sizopulos Anastasiadis’in yapacağı bilgilendirmeyi beklediklerini ve kendisine, bu görüşmelere büyük bir dikkat, ağırbaşlılıkla katılması, ama özellikle de maceralara sürükleme ihtimali olan herhangi bir prosedüre katılmaması tavsiyesinde bulunacaklarını söyledi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Altınbaşlar’a tutuklama şoku

Dayanışma Hareketi Berlin üçlü görüşmesinin “ötenaziye gitmekte olduğu, Anastasiadis’in DİSİ ve AKEL’in Rum halkını manipüle ettiği” görüşünü ortaya koydu, şunları ekledi: “Berlin üçlü görüşmesinden hiçbir perspektifi olmadığını düşünüyor ve Ulusal Konsey toplantısında Başkan Anastasiadis’in, Kıbrıs sorununda bundan sonra atılacak adımlar hakkında bilgilendirmesini bekliyoruz.”

Ekologlar Başkanı Yorgos Perdikis’in Konsey toplantısında, Kıbrıs sorunundaki gidişatın belirlenmesiyle ilgili stratejik planlama önerisi sunması bekleniyor.

Türkiye’yi kınama ortak açıklaması önerisini yarınki Konsey’de yeniden gündeme getireceği kaydedilen Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas  “bu kez  herkesin zamanın ne kadar kritik olduğunu, vatanımızın ve halkımızın iyiliği için ciddiyet ve sorumluluk içerisinde davranması gerektiğini hepimizin anlamasını diliyorum” dedi.

Demokratik Cephe ise, yarınki Konsey toplantısında, iç cephenin sağlam ve taleplerin ortak olduğu mesajı verilmesi arzusunu dile getirdi.

Politis, haberi “Cephe Paramparça… Berlin Üçlü Görüşmesine Kadar ‘Ateşkes’ Arayışı… Berlin Üçlü Görüşmesi Işığı Altında Ulusal Konsey’e 24 Saat Kala İç Cephe Kırılıp Bin Parçaya Ayrılmış Cama Benziyor”  başlık ve spotlarıyla aktardı.

Haberde, Anastasiadis  hükümeti ve DİSİ’nin alenen, Berlin üçlü görüşmesi ışığı altında bütün bir iç cephe arzusunu iletmesine rağmen  AKEL’e ve Anastasiadis’in icraatlarını ve kullandığı söylemi eleştirenlere karşı çıktıklarına dikkat çekildi

Gazeteye göre dünkü açıklamasında “DİSİ içinde bulunulan zamanın ciddiyetinin ve 25 Kasım görüşmesinin ne kadar kritik olduğunun bilincindedir” diyen DİSİ Basın Sözcüsü “AKEL’in, Başkan Anastasiadis’i darbeleme hedefli çabası Kıbrıs Rum tarafının müzakerecilik pozisyonunu da darbeliyor” dedi.

Alithia, haberi “Ulusal Konsey’in Yarınki Toplantısı ve Türkiye’nin Niyetlerine Dair Bilgiler Işığı Altında Birlik Çağrıları ve Üçlü Görüşmeyle İlgili Fısıltılar” başlığıyla aktardı.

Gazete, Rum Ulusal Konsey toplantısı ve Türkiye’nin bu aşamada beşli konferansa katılmakta isteksiz olduğu yolunda sızan bilgiler ışığı altında DİKO, EDEK ve Dayanışma Hareketi’nin, Berlin’de yapılacak üçlü görüşmenin yararı ve müzakerelerin yeniden başlaması çabalarının sonuç vereceği  konusunda şüphe belirttiğini, DİSİ ile AKEL’in de aralarındaki çatışma devam ediyor olmasına karşın üçlü görüşmeye ve müzakerelerin en kısa zamanda yeniden başlamasına tam desteklerini yinelediklerini yazdı. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Amcaoğlu: Kimsenin kimseye kıyak geçtiği yok

Devamını oku

Çok Okunanlar