Takip Edin

Güncel

“74’ten bu yana 2 Bin’e yakın insanımızı kazalarda kaybettik”

Şoför Okulları Birliği Başkanı Doğan Tilki, Kuzey Kıbrıs’ ta bu güne kadar gerekli trafik güvenliği ve ulaştırma sisteminin oluşturulmamasının ülkeyi vahim ötesi bir duruma getirerek 1974 yılından bu güne kadar 2 bine yakın insanın maalesef trafikte kaybedildiğine işaret etti.

Tilki, tüm istatistikler ve her gün yayınlanan haberlerin de bu durumu açıkça ortaya serdiğini ifade ederek, “Çok üzücüdür ki, geçmiş yönetimler bu farkındalığı gerektiğince ortaya koyamadılar, ve bu vahim ötesi durumu değiştirmeyi düşünmek dahi istemediler” dedi.

Tilki, dün birlik olarak ziyaret ettikleri Başbakan Ersin Tatar’a, trafikteki sorunlara işaret eden ve çözüm önerileri sıralayan bir yazı verdi. Başbakan’ın, pazartesi günü trafik için yaptığı toplantı ve akabindeki açıklamanın kendilerine umut verdiğini kaydeden Tilki, şöyle devam etti:

“Geciktirilmiş olan değişimi ve zihniyeti kararlılıkla değiştireceğinizden ve bir Başbakan olarak tüm imkanları seferber edeceğinizden asla ve asla hiç şüphemiz yoktur. Yapmış olduğunuz bu tarihi toplantının bizler tarafından son derece memnun karşıladığımızı ve göstermiş olduğunuz bu irade için size sonsuz teşekkürlerimizi sunduğumuzu bir kez daha belirmekte yarar görüyoruz.   Bizler KKTC Şoför Okulları Birliği olarak her türlü desteği ve katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu bildirerek yapacağımız çalışmalarda ülkemiz adına gurur duyacağımızı bildiririz.”

Tilki, Bakanlar Kurulu’nda alınan yeni polis istihdam kararının faydalı ve gerekli olduğunu, bu ve bunun gibi eksikliklerin belirlenmesi için Başbakanlık bünyesinde uzman ekipler kurularak, yollardaki eksiklikler ve yanlışların bir an evvel belirlenmesi için çalışmalara başlanarak, ülkenin daha güvenli, yaşanılabilinir duruma getirilmesinin sağlanmasını dilediklerini belirtti.

“İNSANIMIZIN CAN VE MAL GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK HÜKÜMETİN ASLİ GÖREVİDİR”

Tilki şöyle devam etti:

“Trafik ve çevre ülkenin aynasıdır. Bunun için gerek insanımızın kurallara uymasını sağlanmasını, gerek ise gelen turistlerimizin görmüş olduğu ilk intiba son derece önemli olmakla beraber insanımızın can ve mal güvenliğini sağlamak sizlerin hükümet yetkililerinin asli görevi olduğunu hatırlatmamızda yarar görüyoruz. Trafikte ölüm ve ciddi yaralanmaları kabullenmemiz mümkün değildir. Dolayısı ile, altını çizerek belirmek isteriz ki, hem toplum, hem de devlet yapısı olarak değişmemiz şarttır. Ancak, değişimler zordur ve bizler zoru başarmak için kararlı bir şekilde her türlü desteği vermeye katkı koymaya hazır olduğumuzu bildirmek istiyoruz. Yukarıda belirttiğim gibi Başbakanlığa bağlı bir Trafik biriminin oluşması için hızlı ve kararlı bir şekilde çalışmalarınızı sürdürmeniz gerekmektedir ve ‘Trafik Güvenliği ve Ulaştırma’ alanlarında tecrübeli ve bilimsel düzeyde çalışacak bir takımın oluşturulması için gerekli değişimin sağlanması çok önemlidir.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Polislere beraat

“TRAFİK GÜVENLİĞİ SİSTEMİ HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Tilki, dünyanın başarılı şekilde kullandığı “eğitim, denetim ve mühendislik, acil hizmetlerin Yani 4E sisteminden başlayarak toplam 7 unsurdan oluşan Trafik Güvenliği sistemini hayata geçirmek için çalışmaların da hızlandırılmasının” kaçınılmaz olduğunu ancak atılacak adımda “eğitimin” değişimin en temel unsuru olması gerektiğini vurguladı.

Hayata geçirilmesi gereken projelerin çok kısa, kısa, orta ve uzun vadede sınıflandırılması gerektiğini ve çalışmaların başlanmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Tilki, önerilerinin bazılarını örnekleyerek şöyle sıraladı:

“Anaokul seviyesinden başlayarak Lise düzeyini ve hatta üniversitelerimizi de kapsayacak şekilde çağdaş bir Trafik Güvenliği Eğitimi Sistemi’ni ülkemize kazandırmak için geçmişte başlatılan çalışmaların hızlandırılması ve topluma kazandırılması son derece önemlidir. Ayrıca halkımızın Trafik Güvenliği farkındalığını artırıcı faaliyetler yapmanın son derece faydalı olacağına inancımız tamdır.

Trafik hız tespit kameralarının kullanım şekli ile ilgili olarak halkımızdan çok haklı birçok sorgulama ve şikayet olduğu bilinmektedir. Trafik hız tespit kameralarının kullanımına belirli bir standart getirmek ve kameraların tuzak veya sadece bir para makinesi niteliğinden mutlaka çıkarılması ve maksada hizmet etmek için çalışılması gerekmektedir.

 Yoğun güzergahlarımız üzerindeki problemli kavşaklarımızı tayin etmek için uzman kişiler tarafından çalışmaların başlanması gerekmektedir. Çok kısa vadede, bu kavşakların kalıcı çözüme getirme çalışılmalarının sürdürülmesini sağlamak ve bu kavşakların güvenli trafik akışını sağlamaya yönelik geçici bazı iyileştirilmelerin yapılması gerekmektedir.

Anayollarda ve kent içinde gerekli-gereksiz şekilde uygulanan aydınlatma sisteminin tamamen çalışır hale getirilmesi için hızlı bir şekilde çalışmaların tamamlanması gerekmektedir ki gerekli hizmet verilsin.

Yukarıda saydığımız kısa vadede yapılması gerekenlerin bir kaç örnek olduğunu daha yapılması gereken birçok işlerin ve konuların biriktiğini hepimiz bilmekte ve görmekteyiz. Bu eksikliklerin ve işlerin kalıcı yapılması için uzman kişiler tarafından kadroların oluşturulması ve çalışılması gerektiğinin önemini bir kez daha vurgulamakta yarar görmekteyiz.  Bir çok projenin ve çalışmanın yapılması için büyük ölçüde  maddi destek istemediğini kararlılıkla çözülebileceğini bilmekteyiz

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yarına dikkat! Çok kuvvetli yağış geliyor

“ÖLÜM VE ÇARPIŞMA NEDENLERİ ORTAYA ÇIKARILMALI”

Yukarıda saydığımız çalışmaların yapılırken Trafikte meydana gelen tüm çarpışmaların ve öncelikli olarak ölüm veya ciddi yaralanma ile sonuçlanan çarpışma nedenlerinin ortaya çıkarılmasını ve böyle olayların tekrarlanmaması için nelerin yapılması gerektiğinin ortaya çıkarılması için uzman ekiplerin de oluşturulması gerekir.

Yapılmakta olan ve yapılması planlanan yol ve kavşak projelerinin standartlara uygun yapılmasını ve en önemlisi de trafik güvenliğini mutlaka sağlayacak çalışmaların başlatılması gerektiğini arzu etmekteyiz.

 Şüphesiz yaya, bisiklet ve toplu taşımaya dayalı bir ulaşım sistemini ülkemize kazandırmak için çalışmaların olmazsa olmazımız olduğunu son derece önemli olduğunu belirtmek istiyoruz.

Karayolları Dairesinin son derece işlev görmesi için gerekli katkıyı ve çalışmaların hızlandırılmasını talep etmekteyiz.”

“AB’NİN HAZIRLADIĞI VE HAYATA GEÇİRİLMEYEN TRAFİK PROJELERİ İNCELENEREK HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Tilki, Avrupa Birliği’nin yaklaşık 9-10 yıl önce tamamlamış olduğu ama “maksada hizmet edecek şekilde hayata geçirilmeyen” trafik projelerinin incelenmesini ve varsa eksikliklerin tamamlanarak hayata geçirilmesinin sağlanmasını istedi. Tilki, “Bu projeler çerçevesinde araç muayene, bizlerin sürücü eğiticilerinin eğitilmesini, ehliyet verme sisteminin değiştirilmesi ve polis denetim sisteminin yanında Trafik Güvenliğini sağlamaya yönelik projelerin hayata geçirilmesi, araç sigorta sisteminin Avrupa Birliği düzeyine taşınmasını ve çalışmaların ivedi olarak hızlandırılması gerekmektedir” dedi.

Tilki, ülkedeki tüm birim ve bireylerin de ciddi sorumlulukları olduğuna işaret ederek, “Basınımızın da bugün bahsettiğimiz değişimde çok önemli bir yeri olduğunu bu vesile ile vurgulamak isteriz. Ancak herkes sorumluluklarını yerine getirdiği takdirde güvenli ve çalışabilir bir trafik sistemine kavuşabileceğimizi hepimiz bilmekteyiz. Trafikte olmazsa olmaz üç tane ‘S’ harfimiz var ve bunlar  ‘Sevgi, Saygı ve Sabırlı olmaktır’ ” şeklinde devam etti.

Tilki, yazısını “Trafikte sorumluluğu paylaşalım” diyerek tamamladı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Turizm Bakanı Üstel’den çağrı: Kuzey Kıbrıs üzerindeki haksız ulaşım ambargosunu kaldırın

Güncel

“Türkiye ile her konuda aynı şeyi düşünmek zorunda değiliz”

Bütçe görüşmelerinin ikinci gününde kürsüye çıkan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

“Son dönemde bazı kavramları ortak kullanmaya başladık. Bunlardan ne anladığımız farklı olabilir ama kullanılan kavramlar benzeşmeye başladı. Bunlardan biri ‘kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratmak’ diğeri de ‘statüko’… Statüko daha önce çözüm konusunda istekli olanların sözcüğüyken şimdi farklı kesimler tarafından da dillendirilen bir sözcüğe dönüştü. Statüko denen şeyi tanımlarsak yol hattını da oluşturabiliriz. Statüko dediğimiz şey adada bir çözüme ulaşılamamış olması ve BM’nin sürekli olarak sürdürülemez dediği şeydir. Bunun yansımaları da en azından bizim açımızdan öngörülemez bir durumun devamlılığı, dünya ile arzu ettiğimiz biçimde buluşamamak, diyaloğu geliştirememek ve uluslararası hukukun çerçevesi içerisine bir türlü girememektir.”

“Daha somut tabirle içinde bulunduğumuz koşullar doğrudan ticaret yapamama, direkt uçuşların olmaması, Maraş’ın onlarca yıldır kapalı kalması, kültür, sanat insanlarımızın, sporcularımızın uluslararası alanda kendilerini göstermekte zorluklarla karşılaşması. Yükseköğretim kurumlarımızın yine bir sürü problemle karşı karşıya kalması.”

“Bunu değiştirmek konusunda hemfikir miyiz? Görebildiğim aynen devam etsin diyen biri yok. O zaman rasyonel gözle bakmamız lazım ve bu statükoyu nasıl değiştirebiliriz konusunda fikrilerimizi yarıştırmamız lazım.”

“Rumlar çözüm olmasa da AB’ye gireceklerini düşünerek oy kullandılar ve hayır dediler. Statüko olduğu gibi kaldı. Bugünkü koşullarda doğrudan ticaret yapamıyoruz, turizmin ihtiyacı olan direkt uçuşlar konusunu çözmüş değiliz. Statüko buysa ve bugüne kadar değiştirilemediyse ne yapmamız gerekir konusu temel sorudur.”

“Cumhurbaşkanlığı makamı BM şemsiyesi altında toplum liderliği makamıdır. Bunun üzerinden çok daha proaktif olmak zorundayız. Elimiz güçsüz değil, Maraş konusunda bir şeylerin değişmesi gerektiği ortadır. BM ile kararları istişare ve müzakere etme zeminimiz vardır.”

“Temel derdimiz Kıbrıs Türk halkının varoluşunu, kimliğini, kültürünü geleceğe taşıma gailesidir. En önemli meselemiz budur. Bunu öteye taşıyıp Kıbrıslı Türkleri özne kılacaksak kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratmalıyız. Bu olmadığı müddetçe kendi kararlarımızı kendi organlarımızla olması gerektiği biçimde veremeyeceğimiz ortadadır.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yarına dikkat! Çok kuvvetli yağış geliyor

“Kapsamlı çözüme ulaşamadığımız koşullarda çözüme adım adım ilerleme yolunda adım atmamız lazım. Zaman zaman tek taraflı, zaman zaman GYÖ ile gerçekleşir ama hepsini bütün dünya ile konuşarak yapmak mümkündür.”

“Türkiye ile KKTC her konuda aynı şeyi düşünmek zorunda değildir. Geçmişte de olmadı. Lokmacı Barikatı’nın açılması sırasında yaşananları hatırlayın ama asla diyalog kopmadı ve ekonomik açıdan büyük fayda sağlayan kapı açıldı.”

“Yürümemiz gereken yol rasyonel düşünüldüğünde çok net biçimde karşımızda duruyor. Sonuca ulaşamadığımız noktada hem çözüm irademizi hem de hak ettiklerimizi, haklı taleplerimizi anlatmak gerekir.”

“Cumhurbaşkanlığı makamını daha efektif kullanmamız gerekiyor. Hükümetler olarak siyasi istikrar sorunumuz var ve 12 – 13 aylık hükümetlerle bu işlere odaklanamıyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamının yürütme yetkisi ve görevi başlığı altında yazanları tartışmaya ihtiyacımız var. Kamu işlerinin kesintisiz ve düzenle sağlaması gerektiğini konuşmamız gerekiyor. Anayasanın 111 maddesinde güvenlik sorunu tartışılırken Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’nun başında cumhurbaşkanının bulunduğunu, dolayısıyla bu kurulun güvenlikten temel sorumlu kurul olduğunu hatırlamaya ihtiyacımız var. Ekonomi konusunda da cumhurbaşkanının yetkisi vardır. Beş yıl görev yapan bir makam olduğunu düşünürsek ve cumhurbaşkanlığının yetkilerini artırırsak hükümetler değişse bile o kurulların istikrarı ileriye doğru taşınabilecek demektir.”

“Cumhurbaşkanlığı makamı doğrudan halk oyuyla seçilen bir makamdır. Türkiye buna yeni geçti ama bizde 1975’ten beri cumhurbaşkanını halk seçiyor. Cumhurbaşkanı aynı zamanda toplum lideridir ve içinde bulunduğumuz statüko içinde Rum liderliği ile eşitlendiğimiz tek yer burasıdır. O makamda kim oturursa otursun o kişiye yönelik olarak elbette eleştiri yapılabilir ancak sınırların aşıldığı, hakarete, tehide varıldığı noktalarda bu sadece makamda oturan kişi için sorun değil Kıbrıs Türk halkı için sorundur. O hakaretler Kıbrıs Türk halkının iradesine yönelmiş demektir. İçeride de dışarıda da bu hassasiyet önemlidir. Özne olma potansiyelimizin en önemli parçası cumhurbaşkanlığıdır.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Polislere beraat

“Ayrıca CTP grubu adına bütçeye oyumuzun ‘evet’ olacağını da açıklamak isterim.”

Devamını oku

Güncel

“Cumhurbaşkanı, toplumu kutuplara ayıran söylemlerden uzak durmalı”

Meclis Genel Kurulu’nda 2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı görüşülmeye devam ediyor.

Meclis Genel Kurulu’nda konuşma yapan HP Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, insan hakları günü olan bugün Kıbrıslı Türklerin haklarını dünyanın görmezden gelmesini eleştirdi.

ıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerini haklarını gasp ettiğini ve dünyanın da bunu görmezden geldiğini belirten Manavoğlu, uluslararası toplumun Kıbrıs’a gönderdiği katkıların yıllardır Rumlar tarafından kullanılmasını da eleştirdi ve bunun sorgulanması gerektiğini söyledi.

Manavoğlu, çözümden kaçan tarafın Rum tarafı olduğuna işaret ederek, “Kıbrıs’ın kuzeyinde farklı şekillerde dile getirsek de hepimiz bir çözüm istiyoruz. Müzakere masalarında harcadığımız bunca zamanda dünyadaki diğer güçler müdahale etmediği sürece kolay değil. Bu nedenle Kıbrıslı Türkler açısından bunu zaman kaybı olarak görüyorum” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti için adadaki Kıbrıs Türk varlığının önemli olduğunu dile getiren Gülşah Sanver Manavoğlu, müzakere süreci devam ederken içinde yaşanılan sistemi sürdürülebilir hale getirmenin yollarının aranması gerektiğini vurguladı.

Manavoğlu, Cumhurbaşkanı’nın tüm halkı kucaklaması gerektiğini de belirterek, Cumhurbaşkanı’nın toplumu kutuplara ayıran söylemlerden uzak durmasının önemli olduğunu söyledi.

Kıbrıslı Türklerin çıkarlarına zarar vermeyecek şekilde konuşulması gerektiğini kaydeden Manavoğlu, bu çıkarların elde edilmesi konusunda daha aktif olunması gerektiğini ifade etti.

Manavoğlu, Kıbrıs konusunda sürekli görüşmeler yapıldığını fakat müzakerelerden sonuç alınmadığını kaydetti.

Kıbrıs sorununun çözülmesi için dış dinamiklerin pozisyon alması gerektiğini dile getiren Manavoğlu, 1571’den beri Kıbrıs’ta Türklerin olduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti için de Türklerin çok önemli olduğunu belirtti.

“Müzakere süreci devam ettiği halde önümüze bakmamız gerekir” diyen Manavoğlu, artık ekonomik olarak ileriye bakılması gerektiğini söyledi.

Manavoğlu, Kıbrıs konusunda Kıbrıslı Türklerin çıkarları konusunda aktif olunması gerektiğini kaydetti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Polislere beraat
Devamını oku

Güncel

Lefkoşa’da alt yapıya 11 milyon TL

LTB Başkanı Harmancı, yeni yılda kanalizasyon, yol yapım, kaldırım, su hatları gibi altyapılara 11 Milyon TL, park yapımı sosyal tesisler gibi alanlara da 2,5 milyon TL özkaynak akışı öngörüldüğünü açıkladı

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, bütçe hazırlık çalışmalarını dün itibariyle tamamladıklarını açıkladı.

Harmancı’nın açıklaması şöyle:

“Aylardır süren bütçe hazırlık çalışmalarını dün itibariyle tamamladık. Uzun yıllardır meclis üyelerimizin bir fiil içinde olduğu ve neyi nasıl yapabiliriz birlikte ele aldığımız bir alan bütçe çalışmaları. Üzerimizde her yıl olduğu gibi 2020 yılında da elbette baskı büyük olacak. LTB kadrosu işçi açığı olan ama memuru fazla olan bir yapı, haliyle şubeler daha iyi çalışma gerçekleştirebilmek için işçi taleplerini ortaya koydular, bizler ise 20/25 yıllık bir maceraya atılma yerine bu talepleri yeni istihdam yaratmadan bazı çalışmalarımızı hizmet alımı ile yapmakla çözüm stratejisi ile yeni bütçeyi tasarladık. Elbette önümüzdeki yıl bizim yaratmadığımız ama çözmek zorunda olduğumuz geriye dönük ödeyeceğimiz ihtiyat sandığı, sigorta ve vergi borçları önemli bir zorluk ama başaracağız. Bütçenin ilk kez %60’ın altına düşen personel oranı olumlu tabi yıl sonu gerçekleşen bütçe ile kıyaslamak gen sağlıklı sonucu verecek ama düşen trendimiz devam ediyor.
Kanalizasyon, yol yapım, kaldırım, su hatları gibi altyapılara yaklaşık 11 Milyon Türk lirası, park yapımı sosyal tesisler gibi alanlara da 2,5 milyon TL gibi bir özkaynak akışı öngörülüyor. Yeni açık pazar projesinin yeni maliyeti ile birlikte proje kredisi kullanılarak bitirilmesi gündeme gelecek.
Sanayi bölgesinin altyapı sorunlarının minimize edilmesine yönelik hazırlanan projeler aylar öncesinde Başbakanlık ve afet kurulunun paydaşlarına verilmiş ve bütçe çıkarılması talep edilmişti. Bu bütçeler eğer sağlanmaz ise ayırdığımız altyapı kaynakları ile biz sorunu hafifleteceğiz lakin çok taraflı bu sorunun çözümü için herkesin elini taşın altına koyması en büyük beklentimiz.
70 Milyon TL AB kaynaklı kanalizasyon ana taşıyıcı hat projemiz başladı devam edecek, Lefkoşa’da 2022’de tamamlandığında hayatı değiştireceğine inandığımız AB kaynaklı Kanlıdere yürüyüş ve bisiklet yolu için de 2020 başında dizayn ve yapım ihalesinin çıkması bekleniyor”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  “2019-2021 orta vadeli program döneminde ortalama yüzde 3.3 büyüme olacağı tahmin edilmekte”

Devamını oku

Güncel

Yurt odasında uyuşturucuyla yakalandı

Bir üniversite kampüsü içerisinde gerçekleştirilen rutin kontrollerde yurt odası içerisinde uyuşturucu madde bulunan zanlı Abdalla Abdusallam Mohammad tutuklanarak bugün mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Mehmet Sevinç, olguları aktardı. Polis, zanlının 9 Aralık’ta bir üniversite kampüsü içinde yurt odasında güvenlik görevlileri tarafından yapılan rutin kontrolde 6 ayrı foil kağıda sarılı 2 gram ağırlığında hintkeneviri türü olduğuna inanılan uyuşturucu madde bulunduğunu belirtti. Polis, zanlının konu maddeyi ayni gün Gönyeli’de aranan bir şahıstan 400 TL’ye 2 gram olarak satın aldığını itiraf ettiğini söyledi. Polis, tahkikatın salimen yürütülebilmesi için zanlının üç gün tutuklu kalmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Temay Sağer, tahkikatın salimen yürütülebilmesi için zanlının üç gün tutuklu kalmasına emir verdi. Evrim KAMALI)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Baybars: Gazimağusa-İskele-Yeniboğaziçi İmar Planı sürecinin sonuna gelindi
Devamını oku

Güncel

Polislere beraat

Yedidalga – Gemikonağı ana yolu üzerinde 2012 yılı içerisinde kullandığı plakasız dağ motoru ile devriye gezen polisleri fark ederek kaçmaya çalışan ve daha sonra kaza yaparak yaşamını yitiren Aras Kansay’ın kaza yapmasından sorumlu tutulan Polis aracını süren polis memuru Cafer Aygün ve yanında yolcu olan polis memuru Ali Çiftçi, beraat etti.

Polislerin avukatları Mustafa Asena ve Burçin Sertbay, iddia makamının tanıklarının ve şahadetinin sanıkları müdafaaya çağrılmaması veya kendilerini müdafaa edeceklerini gerektirecek inanırlılığın olmadığı gerekçesiyle müdafaa yapılmaksızın beraat etmelerini talep etmişti.

Mahkeme, iki trafik polisini savunmaya davet etmeksizin beraat etmelerine karar verdi. Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkan Nüvit Gazi, Kıdemli Yargıç Şerife Katip ve Yargıç Umut İnan huzurunda itham edilmelerinin ardından yargılanmalarına başlanmıştı. Kazanın, 10 Haziran 2012 tarihinde 19.00 sıralarında Yedidalga – Gemikonağı anayolu üzerinde, Gemikonağı istikametine doğru motosikletle seyreden Aras Kansay’ın polis aracıyla önünün kesildiği ve Kansay’ın yönetimindeki motosikletin anayol dışındaki toprak bankete çıkıp, dengesini kaybederek sağ şeride geçerek, karşı istikametten gelen taksi araca çarpmasıyla meydana geldiği iddia edilmişti. Kansay olay mahallinde yaşamını yitirmişti. Polis aracını süren polis memuru Cafer Aygün ve yanında yolcu olan polis memuru Ali Çiftçi, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu başkasının ölümüne, Yolun sağını muhafaza etmeme, tehlikeli sürüş yapıp kazaya neden olma suçlarından itham edilmişti. Sanıklar suçlamaları kabul etmemişti. Evrim KAMALI)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Baybars: Gazimağusa-İskele-Yeniboğaziçi İmar Planı sürecinin sonuna gelindi
Devamını oku

Çok Okunanlar