Takip Edin

Güncel

“74’ten bu yana 2 Bin’e yakın insanımızı kazalarda kaybettik”

Şoför Okulları Birliği Başkanı Doğan Tilki, Kuzey Kıbrıs’ ta bu güne kadar gerekli trafik güvenliği ve ulaştırma sisteminin oluşturulmamasının ülkeyi vahim ötesi bir duruma getirerek 1974 yılından bu güne kadar 2 bine yakın insanın maalesef trafikte kaybedildiğine işaret etti.

Tilki, tüm istatistikler ve her gün yayınlanan haberlerin de bu durumu açıkça ortaya serdiğini ifade ederek, “Çok üzücüdür ki, geçmiş yönetimler bu farkındalığı gerektiğince ortaya koyamadılar, ve bu vahim ötesi durumu değiştirmeyi düşünmek dahi istemediler” dedi.

Tilki, dün birlik olarak ziyaret ettikleri Başbakan Ersin Tatar’a, trafikteki sorunlara işaret eden ve çözüm önerileri sıralayan bir yazı verdi. Başbakan’ın, pazartesi günü trafik için yaptığı toplantı ve akabindeki açıklamanın kendilerine umut verdiğini kaydeden Tilki, şöyle devam etti:

“Geciktirilmiş olan değişimi ve zihniyeti kararlılıkla değiştireceğinizden ve bir Başbakan olarak tüm imkanları seferber edeceğinizden asla ve asla hiç şüphemiz yoktur. Yapmış olduğunuz bu tarihi toplantının bizler tarafından son derece memnun karşıladığımızı ve göstermiş olduğunuz bu irade için size sonsuz teşekkürlerimizi sunduğumuzu bir kez daha belirmekte yarar görüyoruz.   Bizler KKTC Şoför Okulları Birliği olarak her türlü desteği ve katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu bildirerek yapacağımız çalışmalarda ülkemiz adına gurur duyacağımızı bildiririz.”

Tilki, Bakanlar Kurulu’nda alınan yeni polis istihdam kararının faydalı ve gerekli olduğunu, bu ve bunun gibi eksikliklerin belirlenmesi için Başbakanlık bünyesinde uzman ekipler kurularak, yollardaki eksiklikler ve yanlışların bir an evvel belirlenmesi için çalışmalara başlanarak, ülkenin daha güvenli, yaşanılabilinir duruma getirilmesinin sağlanmasını dilediklerini belirtti.

“İNSANIMIZIN CAN VE MAL GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK HÜKÜMETİN ASLİ GÖREVİDİR”

Tilki şöyle devam etti:

“Trafik ve çevre ülkenin aynasıdır. Bunun için gerek insanımızın kurallara uymasını sağlanmasını, gerek ise gelen turistlerimizin görmüş olduğu ilk intiba son derece önemli olmakla beraber insanımızın can ve mal güvenliğini sağlamak sizlerin hükümet yetkililerinin asli görevi olduğunu hatırlatmamızda yarar görüyoruz. Trafikte ölüm ve ciddi yaralanmaları kabullenmemiz mümkün değildir. Dolayısı ile, altını çizerek belirmek isteriz ki, hem toplum, hem de devlet yapısı olarak değişmemiz şarttır. Ancak, değişimler zordur ve bizler zoru başarmak için kararlı bir şekilde her türlü desteği vermeye katkı koymaya hazır olduğumuzu bildirmek istiyoruz. Yukarıda belirttiğim gibi Başbakanlığa bağlı bir Trafik biriminin oluşması için hızlı ve kararlı bir şekilde çalışmalarınızı sürdürmeniz gerekmektedir ve ‘Trafik Güvenliği ve Ulaştırma’ alanlarında tecrübeli ve bilimsel düzeyde çalışacak bir takımın oluşturulması için gerekli değişimin sağlanması çok önemlidir.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  “Ülkedeki pahalılığın sorumlularından bir tanesi de bu yapıdır”

“TRAFİK GÜVENLİĞİ SİSTEMİ HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Tilki, dünyanın başarılı şekilde kullandığı “eğitim, denetim ve mühendislik, acil hizmetlerin Yani 4E sisteminden başlayarak toplam 7 unsurdan oluşan Trafik Güvenliği sistemini hayata geçirmek için çalışmaların da hızlandırılmasının” kaçınılmaz olduğunu ancak atılacak adımda “eğitimin” değişimin en temel unsuru olması gerektiğini vurguladı.

Hayata geçirilmesi gereken projelerin çok kısa, kısa, orta ve uzun vadede sınıflandırılması gerektiğini ve çalışmaların başlanmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Tilki, önerilerinin bazılarını örnekleyerek şöyle sıraladı:

“Anaokul seviyesinden başlayarak Lise düzeyini ve hatta üniversitelerimizi de kapsayacak şekilde çağdaş bir Trafik Güvenliği Eğitimi Sistemi’ni ülkemize kazandırmak için geçmişte başlatılan çalışmaların hızlandırılması ve topluma kazandırılması son derece önemlidir. Ayrıca halkımızın Trafik Güvenliği farkındalığını artırıcı faaliyetler yapmanın son derece faydalı olacağına inancımız tamdır.

Trafik hız tespit kameralarının kullanım şekli ile ilgili olarak halkımızdan çok haklı birçok sorgulama ve şikayet olduğu bilinmektedir. Trafik hız tespit kameralarının kullanımına belirli bir standart getirmek ve kameraların tuzak veya sadece bir para makinesi niteliğinden mutlaka çıkarılması ve maksada hizmet etmek için çalışılması gerekmektedir.

 Yoğun güzergahlarımız üzerindeki problemli kavşaklarımızı tayin etmek için uzman kişiler tarafından çalışmaların başlanması gerekmektedir. Çok kısa vadede, bu kavşakların kalıcı çözüme getirme çalışılmalarının sürdürülmesini sağlamak ve bu kavşakların güvenli trafik akışını sağlamaya yönelik geçici bazı iyileştirilmelerin yapılması gerekmektedir.

Anayollarda ve kent içinde gerekli-gereksiz şekilde uygulanan aydınlatma sisteminin tamamen çalışır hale getirilmesi için hızlı bir şekilde çalışmaların tamamlanması gerekmektedir ki gerekli hizmet verilsin.

Yukarıda saydığımız kısa vadede yapılması gerekenlerin bir kaç örnek olduğunu daha yapılması gereken birçok işlerin ve konuların biriktiğini hepimiz bilmekte ve görmekteyiz. Bu eksikliklerin ve işlerin kalıcı yapılması için uzman kişiler tarafından kadroların oluşturulması ve çalışılması gerektiğinin önemini bir kez daha vurgulamakta yarar görmekteyiz.  Bir çok projenin ve çalışmanın yapılması için büyük ölçüde  maddi destek istemediğini kararlılıkla çözülebileceğini bilmekteyiz

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  KKTC’ye gelecek işçilerin çalışma hayatıyla ilgili tecrübesine ve mesleki eğitim düzeyine bakılacak

“ÖLÜM VE ÇARPIŞMA NEDENLERİ ORTAYA ÇIKARILMALI”

Yukarıda saydığımız çalışmaların yapılırken Trafikte meydana gelen tüm çarpışmaların ve öncelikli olarak ölüm veya ciddi yaralanma ile sonuçlanan çarpışma nedenlerinin ortaya çıkarılmasını ve böyle olayların tekrarlanmaması için nelerin yapılması gerektiğinin ortaya çıkarılması için uzman ekiplerin de oluşturulması gerekir.

Yapılmakta olan ve yapılması planlanan yol ve kavşak projelerinin standartlara uygun yapılmasını ve en önemlisi de trafik güvenliğini mutlaka sağlayacak çalışmaların başlatılması gerektiğini arzu etmekteyiz.

 Şüphesiz yaya, bisiklet ve toplu taşımaya dayalı bir ulaşım sistemini ülkemize kazandırmak için çalışmaların olmazsa olmazımız olduğunu son derece önemli olduğunu belirtmek istiyoruz.

Karayolları Dairesinin son derece işlev görmesi için gerekli katkıyı ve çalışmaların hızlandırılmasını talep etmekteyiz.”

“AB’NİN HAZIRLADIĞI VE HAYATA GEÇİRİLMEYEN TRAFİK PROJELERİ İNCELENEREK HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Tilki, Avrupa Birliği’nin yaklaşık 9-10 yıl önce tamamlamış olduğu ama “maksada hizmet edecek şekilde hayata geçirilmeyen” trafik projelerinin incelenmesini ve varsa eksikliklerin tamamlanarak hayata geçirilmesinin sağlanmasını istedi. Tilki, “Bu projeler çerçevesinde araç muayene, bizlerin sürücü eğiticilerinin eğitilmesini, ehliyet verme sisteminin değiştirilmesi ve polis denetim sisteminin yanında Trafik Güvenliğini sağlamaya yönelik projelerin hayata geçirilmesi, araç sigorta sisteminin Avrupa Birliği düzeyine taşınmasını ve çalışmaların ivedi olarak hızlandırılması gerekmektedir” dedi.

Tilki, ülkedeki tüm birim ve bireylerin de ciddi sorumlulukları olduğuna işaret ederek, “Basınımızın da bugün bahsettiğimiz değişimde çok önemli bir yeri olduğunu bu vesile ile vurgulamak isteriz. Ancak herkes sorumluluklarını yerine getirdiği takdirde güvenli ve çalışabilir bir trafik sistemine kavuşabileceğimizi hepimiz bilmekteyiz. Trafikte olmazsa olmaz üç tane ‘S’ harfimiz var ve bunlar  ‘Sevgi, Saygı ve Sabırlı olmaktır’ ” şeklinde devam etti.

Tilki, yazısını “Trafikte sorumluluğu paylaşalım” diyerek tamamladı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  "Seni parça parça keser öldürürüm”

Güncel

Rum “iç cephesi paramparça”

 Berlin’de 25 Kasım’da gerçekleşecek üçlü göçüşme, Genel Sekreter’in Kıbrıs geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un cumartesi günü yapacağı ziyaret, Türkiye’nin şu anda beşli konferansa katılmadaki isteksizliği ve AB’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri nedeniyle Türkiye’ye karşı yaptırım kararının yarın sabah toplanacak Rum Ulusal Konseyi’nin başlıca gündem konuları olması bekleniyor.

Fileleftheros, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in  yukarıda sayılan bütün konulardaki gelişmemeleri aktarması ve Rum tarafının önündeki verilere dair  bir değerlendirme yapması beklenen yarınki toplantı öncesinde siyasi partilerin gelişmelere dair mesajlarına “Başkan’a Baskı Yapıyorlar” başlığıyla yer verdi.

Gazete, yarınki Konsey toplantısının Anastasiadis hükümeti ile AKEL arasında Kıbrıs sorunu  odağında devam etmekte olan sürtüşmenin gölgesinde gerçekleşeceğine dikkat çekti.

Habere göre, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun Anastasiadis’ten -Rum kamuoyuna da yansıyan-  Rum yönetiminin Berlin üçlü görüşmesinden beklentisinin düşük olması ve İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, Anastasdiadis’in kendisine Berlin’den özlü bir şey beklemediğini söylediği açıklaması ile ilgili izahat istemesi bekleniyor.

AKEL Basın Sözcüsü Stefanos Stefanu dün “şu anda hükümet AKEL’e saldırmaya odaklanmak yerine 25 Kasım’daki kritik görüşmeye hazırlansın daha iyi. Bizim taraf haklı davamızı ancak net tezler, uzlaşılanlarda sarsılmaz  tutarlılık ve yapıcı ruh ile zırhlandırabilir ve Türkiye’nin gerçek niyetini ortaya çıkarabilir” dedi.

DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos “Türkiye’nin tavrından, bu görüşmenin (Berlin) müzakerelerin yeniden başlaması için adımları hazırlamak dışında bir şey olacağı anlaşılıyor. Üstünkörü ve gerekli ön hazırlık olmadan, varacağı sonucun şüpheli olduğu bir üçlü görüşmeye sürükleniyor olduğumuzu görmek çok kaygı verici. Her şey yeni bir çıkmaza sürüklendiğimizi gösteriyor” ifadelerini kullandı.

EDEK Başkanı Marinos Sizopulos Anastasiadis’in yapacağı bilgilendirmeyi beklediklerini ve kendisine, bu görüşmelere büyük bir dikkat, ağırbaşlılıkla katılması, ama özellikle de maceralara sürükleme ihtimali olan herhangi bir prosedüre katılmaması tavsiyesinde bulunacaklarını söyledi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Halkın Partisi, 2019 yılı ilk 9 aylık gelir gider tablosunu paylaştı

Dayanışma Hareketi Berlin üçlü görüşmesinin “ötenaziye gitmekte olduğu, Anastasiadis’in DİSİ ve AKEL’in Rum halkını manipüle ettiği” görüşünü ortaya koydu, şunları ekledi: “Berlin üçlü görüşmesinden hiçbir perspektifi olmadığını düşünüyor ve Ulusal Konsey toplantısında Başkan Anastasiadis’in, Kıbrıs sorununda bundan sonra atılacak adımlar hakkında bilgilendirmesini bekliyoruz.”

Ekologlar Başkanı Yorgos Perdikis’in Konsey toplantısında, Kıbrıs sorunundaki gidişatın belirlenmesiyle ilgili stratejik planlama önerisi sunması bekleniyor.

Türkiye’yi kınama ortak açıklaması önerisini yarınki Konsey’de yeniden gündeme getireceği kaydedilen Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas  “bu kez  herkesin zamanın ne kadar kritik olduğunu, vatanımızın ve halkımızın iyiliği için ciddiyet ve sorumluluk içerisinde davranması gerektiğini hepimizin anlamasını diliyorum” dedi.

Demokratik Cephe ise, yarınki Konsey toplantısında, iç cephenin sağlam ve taleplerin ortak olduğu mesajı verilmesi arzusunu dile getirdi.

Politis, haberi “Cephe Paramparça… Berlin Üçlü Görüşmesine Kadar ‘Ateşkes’ Arayışı… Berlin Üçlü Görüşmesi Işığı Altında Ulusal Konsey’e 24 Saat Kala İç Cephe Kırılıp Bin Parçaya Ayrılmış Cama Benziyor”  başlık ve spotlarıyla aktardı.

Haberde, Anastasiadis  hükümeti ve DİSİ’nin alenen, Berlin üçlü görüşmesi ışığı altında bütün bir iç cephe arzusunu iletmesine rağmen  AKEL’e ve Anastasiadis’in icraatlarını ve kullandığı söylemi eleştirenlere karşı çıktıklarına dikkat çekildi

Gazeteye göre dünkü açıklamasında “DİSİ içinde bulunulan zamanın ciddiyetinin ve 25 Kasım görüşmesinin ne kadar kritik olduğunun bilincindedir” diyen DİSİ Basın Sözcüsü “AKEL’in, Başkan Anastasiadis’i darbeleme hedefli çabası Kıbrıs Rum tarafının müzakerecilik pozisyonunu da darbeliyor” dedi.

Alithia, haberi “Ulusal Konsey’in Yarınki Toplantısı ve Türkiye’nin Niyetlerine Dair Bilgiler Işığı Altında Birlik Çağrıları ve Üçlü Görüşmeyle İlgili Fısıltılar” başlığıyla aktardı.

Gazete, Rum Ulusal Konsey toplantısı ve Türkiye’nin bu aşamada beşli konferansa katılmakta isteksiz olduğu yolunda sızan bilgiler ışığı altında DİKO, EDEK ve Dayanışma Hareketi’nin, Berlin’de yapılacak üçlü görüşmenin yararı ve müzakerelerin yeniden başlaması çabalarının sonuç vereceği  konusunda şüphe belirttiğini, DİSİ ile AKEL’in de aralarındaki çatışma devam ediyor olmasına karşın üçlü görüşmeye ve müzakerelerin en kısa zamanda yeniden başlamasına tam desteklerini yinelediklerini yazdı. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  “Ülkedeki pahalılığın sorumlularından bir tanesi de bu yapıdır”

Devamını oku

Güncel

Üç kilo hintkeneviri ele geçirildi

Güney Kıbrıs’ta Derinya bölgesinde şüpheli bir aracı durduran Rum polisi, araştırmaları sonucunda yaklaşık 3 kilo hintkeneviri türü uyuşturucu madde ele geçirdi.

Politis ve diğer gazeteler, Rum polisinin Pazar günü öğleden sonra Derinya bölgesinde yolda ilerleyen bir aracı, lastiklerine ateş açarak durdurduğunu ve araçta yaptığı aramada eser miktarda hintkeneviri ve kokin türü uyuşturucu madde ele geçirdiğini yazdılar.

Haberde, polisin araçta bulunan iki kişiyi tutukladığı ve bu iki kişinin olay öncesinde görüldükleri bir çiftlikte yapılan aramada ise 3 kilo hintkeneviri tipi uyuşturucu madde bulunduğu belirtirken, uyuşturucu maddenin bulunduğu çiftliğin 44 yaşındaki sahibinin de tutuklandığı aktarıldı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  2 ölümlü kazada sürücü taburcu oldu, mahkemeye çıkarıldı: İşte karar
Devamını oku

Güncel

“Sağlık Bakanı ve Maliye Bakanı’nı sözlerinde durmaya davet ediyoruz”

 KAMUSEN, sağlıktaki “ek çalışma” ile ilgili sorunun tüm sözlere rağmen çözümlenemediğini savunarak, “Sağlık Bakanı ve Maliye Bakanını sözlerinde durmaya davet ediyoruz” dedi.
KAMUSEN Genel Sekreteri Özgür Kıdrışlıoğlu yazılı açıklamasında, sendika olarak yaz aylarında Sağlık Bakanı Ali Pilli ile ek çalışma ödemeleri konusunda toplantı yaptıklarını, ayrıca Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu ile de görüştüklerini kaydetti. 
Bu görüşmelerde sağlık çalışanlarının ödemelerinin yapılacağı sözünü aldıklarını ifade eden Kıdrışlıoğlu, bu konuda grev de yaptıklarını, ancak ek çalışma ücretlerinin ödeneceğinin bildirilmesi üzerine grevi askıya aldıklarını ancak verilen sözlerin havada kaldığını savundu. 
Sağlık Bakanlığına eleştirilerde bulunan Kıdrışlıoğlu, şöyle dedi:
“Anayasanın 49.(3) maddesine göre angarya çalıştırma suçtur ve Sağlık Bakanının kendi talimatı ile personelin çalıştırılıp daha sonra kesinti yapılması asla kabul edilemez. Görülen odur ki hem Sağlık Bakanı hem de Maliye Bakanının müdürleri ile aralarında iletişim problemi vardır veya Bakanların değil Müdürlerin sözü geçmektedir. Kamusen olarak her iki bakanı da sözünde durmaya davet ediyoruz. 18 Kasım Pazartesine kadar Haziran, Temmuz, Ağustos ayı ek mesailerinde kesinti yapılanlar için olumlu bir gelişme yaşanması halinde hukuksal süreci başlatacağımızı, sonrasında buna ilaveten grev dahil her türlü girişimi başlatacağımızı komuoyuna duyururuz.” 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Halkın Partisi, 2019 yılı ilk 9 aylık gelir gider tablosunu paylaştı
Devamını oku

Güncel

Ekim ayında tüm otellerin doluluk ortalaması %64 oldu

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) üyesi tüm otellerin Ekim ayı doluluk oranı ortalaması % 64 olarak açıklandı.

 KITOB’un otel sınıfına giren ve 1’den 5’e kadar yıldız taşıyan oteller ile turistik bungalovlar, tatil köyleri, butik, apart otel ve özel belgeli otellerden oluşan üyelerinin, Ekim 2019 ayına ilişkin dolulukları açıklandı.

KITOB’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, 5 yıldızlı büyük tesislerin dolulukları Ekim 2019 ayında %74 oranında oldu. Buna göre Eylül 2019 ayına göre %1 oranında düşüş gerçekleşirken, 2018 yılının Ekim ayına göre %9 oranında bir yükseliş oldu.

Küçük otellerin Ekim 2019 ayında doluluk oranı %54 olarak açıklanırken, Eylül 2019 ve Ekim 2018’e göre oran aynı kaldı.

Tüm otellerin Ekim 2019 ayında doluluk oranı ortalaması ise %64 oldu. Doluluk oranı, Eylül 2019 ayına göre aynı seviyede kalırken, Ekim 2018’e göre %6’lık artış gösterdi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Halkın Partisi, 2019 yılı ilk 9 aylık gelir gider tablosunu paylaştı
Devamını oku

Güncel

“Süt sektöründe acil tedbirler alınmalı”

Süt İmalatçılar Birliği Başkanı Mustafa Başlar, süt sektöründe büyük sıkıntılar olduğunu savunarak,  “Acilen tedbir alınması gerekir aksi takdirde doğabilicek kötü neticeler  ilerde telafisi edilemeyecek sonuçlar doğuracak” dedi. 
Başlar yazılı açıklamasında, süt sektörünün, girdi maliyetlerinin, gaz, elektrik ve mazot ağırlıklı olarak çok büyük bir külfet altında ezildiğini ileri sürerek, şunları kaydetti:
“Süt fabrikalarinin plansız bir şekilde izin verilip çoğaltılması mevcut fabrikalar arasında haksız rekabeti oluşturmasına sebep oluyor. Her geçen gün üretim maliyetinin  arttığı  üretmenin zor ve yapılamayacak duruma gelmesinden endişe duyuyoruz. Gereksiz yere verilen süt fabrikası izinleride mevcut fabrikalar ile ayni sorunu yaşamak zorunda kalıyor. Zaten yetersiz olan süt miktarı ister istemez bölünüyor bir fabrikanın kar edebilir durumda çalışması için mevcut yatırım be kapasitesine işçi sayısına göre belirlenir süt miktarı düştüğü takdirde bu maliyet artmış oluyor. Tarım Bakanlığı ve hükümetten ciddi bir şekilde bu konuyu ele alıp değerlendirmesini istiyoruz.”
Başlar, süt sektörünün bir zincir halkası olduğuna ve bu halkanın birtanesinin de hayvancılık olduğuna işaret ederek, kilo başına verilen destek ayarlamasının hatalı ve yanlış olduğunu, bunun süratle düzeltilmesi gerektiğini kaydetti. 
Nakliyecilerin de iflas eşiğine geldiğini savunan Başlar, halkaların tümünde sıkıntı olduğunu kaydetti. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  2 ölümlü kazada sürücü taburcu oldu, mahkemeye çıkarıldı: İşte karar
Devamını oku

Çok Okunanlar